Anadolu'yu gezmiş kadar oldum. Şimdiki halinin geçmişten pek bir farkı yokmuş. Belki yollar asfaltlandı, her eve şebeke bağlandı falan ama zihniyet olarak aynıymış. Minik bir eleştiri: Anadolu insanının tanımadığı insana saygısı vardır, Güntekin biraz da mesleği-imajı nedeniyle Anadolu insanından saygı görmüş. Bu nedenle Anadolu'yu "istese de kötü olamayan insanlar"dan ibaret zannetmiş. Kendisini Yaban'a, Bizim Köy'e davet ediyorum ;)
Roman ve öykülerde anlatılanlar makyajlıdır hep. Yalom ise makyajsız gerçekleri bize olduğu gibi göstermeye çalışmış. İşte bu gerçek bir deneyimdir okuyanlar için. Ne hayatlar varmış be...
Kitabı büyük bir zevkle okudum ama açlıktan emdiğim tahta parçasının tadını hala unutamadım. Sokaklarda yaşamışım gibi hissediyorum, o sefaletin acısını iliklerime kadar hissettirdi bana. Ve hiçbir kitabın giriş cümlesi bu kadar güzel değil.