Roland Deschain profil resmi
Ka-tet
886 okur puanı
29 Eyl 2018 tarihinde katıldı.
  • Roland Deschain paylaştı.
    -Karanlığı ışıkla yenersin.
    -Karanlığı bilseydin ışığa hiç ihtiyaç duymazdın.

    ''Lucifer''
  • Roland Deschain paylaştı.
    544 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
    İçini parçalayan bir cinayetle açıyor sana kapılarını.
    Son sürat ifadeleri dinliyor, o acımasız katili yakalamak için sayfaları kovalıyorsun.
    Tam enseledim derken, kitabın ortasında, senin kalbine bir kurşun isabet ediyor.
    İnandığın her şeyi öldüren kurşun.
    Gözlerin açık can veriyorsun sanki.
    Hem de katili yakalayıp yakalayamadığını bile anlamadan.

    Tam ortasında kitap sanki kabuk değiştiriyor.
    Aslında daha ilk sayfasından gözden kaçırdığın yada hissettiğin ama isimlendiremediğin her şeyle yüzleşiyorsun.

    Tekrar ayağa kalkman ve zihnini toplaman gerekiyor, devam etmek için.

    Peki inanmadığın ne varsa yüzleşmeye hazır mısın?

    Yüzleştiğinde, beynin delicesine reddederken sen ne yapacaksın, inadına gidecek misin korkularının peşinden ya da hazır beynin reddetmişken bırakıcak mısın her şeyi?

    Bay Mercedes üçlemesini okuduysan seni çok tatlı sürizler bekliyor lakin okumadıysan, okumadın mı sahiden? Bence çok şey kaçırmışsın.
    Zaten daha ilk satırdan gözlerin kimi arıyorsa, onu bulacaksın.

    Yaratık kitabından esintiler de vuracak yüzüne.

    Ben bazen kitap ve filmlerdeki dostlarımı aramak isterim.
    Öyle şeyler olur ki içimde, ‘bunu en iyi o anlar’ yada ‘o olsa bana yardım ederdi’ derim.
    Örneğin sıkıcı bir toplantıdayken çaresizce telefonuma bakıp Morpheus arasa keşke derim; “alın beni!”
    Kitapta bu dilek hakkım gerçek oluyor gibi hissettim.
    Çılgınca bir mutluluk ^.^
  • Roland Deschain paylaştı.
    128 syf.
    ·1 günde·8/10
    Supernatural dizisi tadında, Sam ve Dean Winchester kardeşlerin eksik olduğu bir kitaptı. Stephen King’in elini korkak alıştırdığı, uzun uzun yazmadığı, bizi oradan oraya sürüklemediği, giriş, gelişme ve sonuç kısmını oldukça kısa tutarak bizi hızlıca sonuca götüren bir döngü olmuş.

    Özellikle kışın soğuk bir havada, yağmurlu ve bol gök gürültülü bir gecede okuduğunuzda daha da keyif alabileceğiniz bir kitap. Kurt Adam hikayesini artık ezbere biliyoruz. Çevrilen onca film, onca çizgi film ve bol bol duyduğumuz hikayeleri de düşünürsek, artık içimizden biri kurt adam. Keza ondan feyz alıp yapılan filmleri de hiç yabana atmamak lazım.

    SPOILER ve KURT ADAM bilgisi içerir…

    Kurt Adamın geçmişine baktığımızda basit olarak kurt tarafından ısırılma olayı veyahut belirli bir ayda doğma olarak bilinir. Aksine bu basitliğin altında, Yunan mitolojisi de vardır, Avrupa da 1500-1600 arası çok ilginç olmakla birlikte, otuz bin kurt adam vakası vardır. Ormanlarda dehşet yaşan ölümler yaşanmış, yakalanan insanların kendilerinin kurt adam olduklarını iddia ettikleri resmi kayıtlar vardır. Tabi ki birçoğunun saçmalıktan ibaret olma ihtimali yüksektir.

    Oğuz Kağan Destanında da Kurt Adamlar vardır, buyurunuz;

    Türkler “Barak” derlerdi, Kara tüylü köpeğe,
    Böyle ad verirlerdi, büyük soylu köpeğe.

    Aslında efsaneler, bir köpek anarlardı.
    Onu da köpeklerin, atası sayarlardı.

    Bu köpek soylu idi, çok büyük boylu idi,
    Av çoban köpekleri, hep onun oğlu idi.

    Kuzey-batı Asya’da güya “it-Barak” vardı,
    Türklerse iç Asya’da, onlara uzaklardı.

    Basları köpek imiş, vücutları insanmış,
    Renkleriyse karaymış, sanki Kara seytanmış.

    Kadınları güzelmiş, Türklerden kaçmaz imiş,
    ilâç sürünürlermiş, ok mızrak batmaz imiş.

    Destanda denilmiş ki, Oğuz-Han yenilmişti.
    Bir adaya sığınıp toplanıp derilmişti.

    On yedi sene sonra, Oğuz onları yendi.
    Kadınlar yardım etti, orada savaş dindi.

    Oğuz bu bölgeleri, “Kıpçak-Beg” e il verdi,
    Bunun için Türkler de, oraya “Kıpçak” derdi.

    Destanda bu hayvanların ne kadar güçlü olduğu, ok ve mızrak batmadığı özellikle belirtilmiştir.

    Kurt Adamın bilinen özellikleri:
    Süper Hız,
    Süper Çeviklik,
    Süper Güç,
    Süper Dayanıklılık…
    Hızlı iyileşme, muazzam duyular, şekil değiştirme, kurt adam ısırması… Ve yaşlanmazlar.
    Bazı yorumlamalarda gümüş onların işini bitirirken, bazılarında ise sadece anlık olarak saldırılarını sekteye uğratmaya yarar. Kan kaybı yine onu ölümle burun buruna getirir.

    Ultra süper mükemmel bir yaratık, işte o bir Kurt Adam…

    Kitabı okurken hiç sıkılmayacaksınız. Çocukların okuması pek mantıklı değil. Her ne kadar hafif bir anlatım sunsada, içeriğinde ki dehşet ve yaptığı saldırılar çocukların gelişimine ters etki yapabilir. Uzman değiliz elbet, günümüz çağında daha fazlasına ulaşabiliyorlar ama yine de kontrolü kaybetmemekte fayda var diyebilirim. Ne olursa olsun, kurt adam bir insan sonuçta. Bir insanın, şekil değiştirip başka bir insanı katletmesine eşlik etmemeliler diye düşünüyorum.

    King, bu dönence ile bizlere şunu gösteriyor ki, kendi keyfince uzattığı, bol bol ayrıntı verdiği o kalın kitapların dışında, bakın bende kısa bir kitap yazdım diyor. İstese tabi ki bu dönenceyi, 600-700 sayfaya rahatlıkla çıkarabilirdi. Her şey ayrıntılarda gizlidir. Özellikle King’in detaylı anlatımını düşünürsek, o kadar uzun yazardı ki, yine editörler kesmek durumunda kalırdı. King’in birçok kitabı yayınevi tarafından kısaltılmış, daha sonra kendisi uzun edisyonlarını yayınlatmıştı. Kalın kitap demek maliyet demek, okurun dikkat kaybına uğraması demek. King severlerin böyle dertleri olmasa da, yayınevi’nin bu kaygıyı taşıması çok anormal değil.

    Sinema sektörü 3 saatlik filmleri sevmez mesela. Bunun nedeni “onlara göre” seansları işgal eden filmlerin de, 90 dakikalık filmlerinde aynı para olması. Ve gün içinde daha az seans olması. Bu yüzden ne kadar iddialı yapımlar gelse de ülkemize, bu uzunlukta ki filmlerin, dublajlı ve dublajsız hariç birden fazla salonda oynadığı pek görülmez.

    Kitabın hızlıca aktığını, sizi zorlamadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Okusanız da olur, okumasanız da olur minvalinde bir yorum yapmak istemesem de, bilinen bir hikayenin, pek bilinmeyen unsurlar içermeden, ters köşeye yatırmadan yalın bir dille King tarafından bizlere sunulmasıdır. Kitabın ilk yayımlandığı yılın 1983 yılı olduğunu da unutmamakta fayda var.

    Son söz Altıkırkbeş (6:45) Yayınlarına….

    Kaybedenler Kulübünü izlemiş olan herkes sizlere karşı bir sempati her zaman duymaktadır. İzlememiş olanlarda, farklı tarz kitapları okurlara sunduğunuz için sevmektedir. Lakin işinizi pek ciddiyetle yapmadığınızı da yayınlanan kitaplardan görmekteyiz. Yaptığınız çevirilerin ne kadar iyi ya da kötü olduğunu bilmiyorum lakin, okurken ben de ters etki yapan bir durum oluşmadı. Sıkıntı tam olarak şurada… O kadar çok yazım, imla ve harf hatası var ki, sanki bu kitabı başka bir yayın yayınlamış, siz de bir programla sayfaları metin haline getirmişsiniz, sonra da kontrol etmeden basıp satışa sunmuşsunuz. Hayatımda bu kadar harf hatasının olduğu bir kitap okumadım. O kadar fazla ki sayısını bile bilmiyorum. Paragraflar bile biterken, alt paragrafa alakasız bir sözcükle başlanmış. Bu şaka gibi durumu bir yayınevine yakıştıramadım. Her ne kadar 6:45 yayın, bir “Kaybedenler Kulübü Tribi” olsa da, kitap basıp yayınlayan bir yayınevi. O yüzden ciddiyetsiz işler yapmamanızı temenni ederim.

    Hanımlar beyler, çok detayı olmayan kısa bir kitaba, aynı kısalıkta inceleme yapmak istedim. Bu sıcak yaz aylarında sizleri sıkmadan okutabilmişimdir umarım.

    Keyifli okumalar dilerim. Sağlıcakla kalınız…
  • Roland Deschain paylaştı.
    Her şey mümkündür, her şey. Dünyada olmayacak şey yoktur.
  • "Eğer üstüne bomba düşecekse düşecektir. Bunun için endişelenip duramazsın. Yalnızca yapmayı sevdiğin şeyi yap ve hayatın tadını çıkar."
    Mark Sullivan
    Sayfa 41 - İthaki Yayınları
  • "Sevgi ve kahkaha"
    "Her zaman için en iyi ilaç bunlardır."
    Mark Sullivan
    Sayfa 40 - İthaki Yayınları
  • "Ne savaş ne de Naziler, yalnızca müzik, yemek, şarap ve aşk vardı."
    Mark Sullivan
    Sayfa 31 - İthaki Yayınları
  • Roland Deschain paylaştı.
    Adaletin çarkları yavaş öğütür ama toz haline getirir.
Ka-tet
886 okur puanı
29 Eyl 2018 tarihinde katıldı.
2019
56/7
800%
56 kitap
21.400 sayfa
6 inceleme
427 alıntı
En çok okuyanlar'da 326. sırada.