Bu güzide kitap sitesini kaybedenler kulübü olarak kullananları hor görmeyin dostlarım beni mesela belki sadece kurtulmak istiyoruz yalnizligimizdan. Hem bütün güzel eserler mutsuzluktan türemiştir.

Evet, değerli Kent dinleyenleri, Kaybedenler Kulübü burası. Bu akşam da programı her zaman olduğu gibi Montana Çetesi'ne, hayatı ve kadınları öğrendiğimiz- hala öğrenmekte olduğumuz- Kadıköy sokaklarına ve şehrin bütün kötü çocuklarına adadık ..

https://youtu.be/31ezajBSgEA

İnsan karar vererek aşık olmaz ki
Bi bakar olmuş.

Kaybedenler Kulübü

Yusuf Çorakcı, Olağanüstü Bir Gece'yi inceledi.
17 May 19:38 · Kitabı okudu · 1 günde · 6/10 puan

Stefan Zweig'ın bir süredir merak ettiğim ve bazı okurlardan olumsuz yorumlar aldığım Olağanüstü Bir Gece, kısa zamanda bitirdiğim ancak daha az beğendiğim bir kitap oldu. Söz konusu yazar Zweig olunca insan bir beklenti içine giriyor daha önce okumuşsa, bu eseri de güzeldi ama eksikleri vardı bana göre. Puan vermekte en çok zorlandığım kitaplardan biri diyebilirim. Yazar öncekilerin aksine birinci ağızdan anlatmış olayları, yani bir isim üzerinden değil ben olarak bakıyor. Alıştığımız psikolojik analizleri burada fazla göremedim, mekan tasvirleri daha iyiydi bence. Durum hikayeciliğini biraz abartmış gibi geldi çünkü yer yer sıktı bazı bölümler. Uzun cümleler elbette var, ancak kitap uzasın diye yazılmış gibi geldi bana. İlk 10 ve 15 sayfadan hiçbir şey anlamadım, sonradan hikayeye dalınca geldi kafası. Bir yerde sıkıcı olmaya başladı, sonra tekrar zevkli hale geldi. Ortalarda artık bitsin diye okumaya devam ettim. Çok iyi de değil çok kötü de değil, fakat aranızda beğenecek çok çıkacaktır diye tahmin ediyorum. Bir sıkılıp, bir eğlenince şiraze kaydı benim. Hikayede tuzu kuru bir burjuvanın at yarışı izlerken istemeden çaldığı bir biletle bahis kazandıktan sonra yaşadığı ilginç günü ve yaşadığı psikolojiyi okuyoruz. Aslında hırsızlık yapan biri değil kendisi ancak o anki ruh hali onu yapmaya itiyor ve ardından bunun pişmanlığını yaşıyor. Sonra vicdanını rahatlatmak için o parayı ihtiyacı olanlara vermeye başlıyor. Bir nevi işlediği suçun diyetini ödemek için iyilik yapan bu burjuva arkadaş, sonradan kişiliğini değiştirip sıradan halkla yakınlaşıyor. Tabi bu yaşadıklarından kimseye bahsetmiyor. Olağanüstü bir gece değil de bana daha çok enayi bir gece ya da bir kerizlik gecesi gibi geldi. Çünkü okurken neyin olağanüstü olduğu muallakta. Millete yok yere para saçmak olağanüstü bir olaysa biz şimdiye kadar rezalet geceler geçirmişiz. Kaybedenler Kulübü filmini izleyenleriniz vardır, bunlar kaybedense biz neyiz öyleyse şeklinde sormuşsunuzdur belki kendinize ve başkalarına. Burada da biraz o hesap aslında. Bilmiyorum insanın iyilik yapması için bir kötülüğe bulaşması şart mı, söz konusu karakter zaten zengin biri istese ufak tefek yardım edebilir insanlara. Charles Dickens'dan Bir Noel Şarkısı'nı hatırlattı bana okurken, orada da bir gecede aniden değişen zengin ve cimri bir tüccar anlatılıyordu. Kötü bir kitap değil, anlatım güzel fakat bana hikaye biraz yavan geldi. Satranç, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Mecburiyet gibi yazarın önemli eserlerini okuduktan sonra Olağanüstü Bir Gece bende bir düşüş yaşattı. Dediğim gibi aranızda çok beğenenler mutlaka çıkacaktır, fakat benim ilgimi çekmedi fazla. Stefan Zweig değil de başka bir yazar olsa daha acımasız davranabilirdim, fakat yine de ebedi bir değeri olduğunu inkâr edemeyiz. Başlangıç için tavsiye etmem. Viyana sokaklarından biraz daha bahsetseymiş keşke. Yazar ikinci ağızdan anlatınca daha başarılı bence.

Kadınlar; seni sen yapan özelliklere aşık olup, sonra senden o özellikleri almaya kalkıyorlar.

Kaybedenler Kulübü

Kaybedecek bir şeyinin kalmaması, özgürlük galiba.

Kaybedenler Kulübü

Kaybedenler Kulübü
"Aşık olmak anlık bir şey. Birden her şeyin çok parlak göründüğü, birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı... Birden tüm yemeklerin çok daha lezzetli olduğu bir an bu. İnsan karar vererek aşık olmaz. Sadece bir bakar, olmuş."

"Kaybedecek bir şeyinin kalmaması, özgürlüktür."

Kaybedenler Kulübü