• İnsanların buluşacağı ve konuşacağı, fikir alışverişi yapacağı yerlere ihtiyacı var, hem sadece para konusunda değil, tamam mı? Bize hayatı öğreten kitaplardır. Kitaplar insana empati duymayı öğretir. Ama kiranı zar zor öderken kitap satın alamazsın ki. Bu yüzünden o kütüphane çok önemli bir kaynak! Bir kütüphaneyi kapatırsan, Louisa, sadece bir binayı değil, umudu da kapatırsın.
  • Bize hayatı öğreten kitaplardır. Kitaplar insana empati duymayı öğretir. Ama kiranı zar zor öderken kitap satın alamazsın ki. Bu yüzden o kütüphane cok önemli bir kaynak. Bir kütüphaneyi kapatırsan, Louisa, sadece bir binayı degil, umudu da kapatırsın.
  • Abu’l Rayhan Muhammed Bin Ahmet El-Biruni El Harezmi ya da bildiğimiz adıyla Biruni. Gökbilim, Matematik, Doğa, Coğrafya ve Tarih uzmanı. Atatürk Din Düşmanı Değildi ve Siyah Sancak kitaplarının (sadece bunları bulup okumuştum) yazarı Ali Kuzu’nun kaleminden.
    Dünyanın yuvarlak olduğunu savunan kişinin kendinden 500 yıl sonra gelip bunu söylemesi mi yoksa Biruni’nin bunu 1051 yılından önce söylemesinin çekilmemesi mi? Sözünü alıntı olarak da paylaşmıştım zaten.
    Onun dönemini ve yaptıklarını düşününce çağın genel durumu hakkında şu yorumu yapıyoruz. İslam kesinlikle yücedir ama İslamı anlamayan ve kendilerine ‘Müslüman’ sıfatı takan bağnazların durumunu da en iyilerden biri olarak Levent Kırca özetlemiştir. Şimdi bile ‘Okuyup da ne olacaksın’ sorusunu kafasından atmayan bir neslin çocukları ‘Ne olcam’ sorusuyla sonunu intihara dahi götürürken bunu anlamamak da tamamen kişisel bir sorun bana göre.
    https://www.youtube.com/watch?v=WY607wVXH_4
    Dünyanın Çapı, Ümit Burnu, Amerika, Japonya gibi konularda buluşlar ve çalışmaları yaptığı bilinmektedir. Oruç ve Namaz vakitleri gibi İslam için önemli çalışmaları Astroloji ile birleştirecek şekilde çözümlemesi de onun zekâsının önemli kanıtlarındandır.
    Onun bilimsel çalışmalarının düz hesap 30 tane olduğunu düşünürsek; bu alanda birkaç tanesini tam olarak sayıp örneklendirelim istiyorum. Nasılsa kitap fazla okunmadığından (2) bu tanıtımı yapmak da güzel olur kanaatindeyim.
    Arapça, Farsça, İbranice, Rumca, Süryanice, Yunanca ve Çince gibi dillerin yanında; Matematik, Geometri, Astronomi, Fizik, Kimya, Tıp, Eczacılık, Tarih, Coğrafya, Filoloji, Etnoloji, Jeoloji, Din ve Mezhepler Tarihi gibi çalışmaları mevcut. Bunları incelemek istiyorum.
    Astronomi: El-Kanunül-Mesudi, Astronomi ve Astrolojide Mesut Kanunu (Kanun El-Mesudi fi El-Hey’e ve El-Nücum) ve Eski Yıldızbilim Sanatının Aktarımı (Kitab El-Tefhim li-Evail Sına’at El-Tencim) en bilinen ve ondan sonra 16. yüzyılda kullanılmaya başlayan tekniklerini içerdiği kitaplarıdır.
    Jeoloji ve Coğrafya: Tahdidu Nihayati’l-Emakin ve Kitabü’l-Cemahir fi Marifeti’l-Cevahir adlı eserleri.
    Matematik: Trigonometriyi bulan adam! Yaptığı çalışmalar biz sözelcileri oldukça incitecek cinsten.
    Fizik: Isı, ışık ve ses üzerine çalışmaları görülüyor. Birleşik Kaplar İlkesi ve 23 farklı maddenin özgül ağırlığını hesaplaması.
    Tıp ve Eczacılık: Kitab-üs Saydala.
    Bilim ve Din: Tahdid Nihayat El-amakin ve Kanun El-Mesudi.
    Sosyal Bilimler ve Felsefe: Burada kendisi hakkında yapılan ve yayımlanan yazarları okurken hiçbir eserinin dilimize çevrilmemesi ve yazarımızın onun bir Türk olduğu üzerine inatla yazmış olması da oldukça ironik. Böyle bir Türk’ün tek eserinin bile çevrilmemesi ama adına gerek hikaye gerek bilimsel kitaplar hazırlanmış olması da garip!
    Biruni ve Dinler: Lievaili sinaati’t-Tencim. Zaten özellikle de Hristiyanlık alanında öyle bir çalışmalar yapmış ki yaşasa gidip bizzat Papa gidip tebrik eder! Aynı şekilde uzun (hatta uzuuuuun) bir Hristiyan mezheplerine (Melkaiyye [ki bu Melkani dedikleri olabilir mi?], Nesturilik, Yakubilik, Ariusçuluk, Merkunilik, Deysaniyye) dair girizgah var.
    En sonda eserlerinin belirtildiği kaynak kısmımız var ki burası kitabın en acı kısmı. Böyle bir büyük ilim adamı olun ama döneminizin şartları gereği eserleriniz kaybolsun. 180 eserinizden sadece 22 tanesi bilinsin. Olacak iş değil. Gerçi günümüzde unutulan Markunilik kurucusu Marcion olmasaydı Hristiyanların da asla toplu bir incili olmayacaktı. Eski dönem şartlarıyla günümüz şartları gerçekten çok farklı. Bilimsel olarak da halen 1000 yıllık adamların incelenmesi ise ayrı bir ironi.
    Finali de yazarımızın çok beğendiğim bir sözüyle yapıp kapatalım mı? Yapalım. Çok güzel yağmur var biraz onu seyredelim. Netice olarak denilebilir ki Biruni, ortaya koyduğu eserlerle tarihimizin yüz akı ve insanlığın ilmî gelişmesinde de öncü olmuştur. Bugün ise onun daha o zamanlar yaşadığı ve varlığını haber verdiği coğrafyalarda kalp ve kafa gözü açık binlerce potansiyel Biruni adayı, geleceğin ilim dünyasına hazırlanmaktadır.
    Kendinize iyi bakın, bol keyifli okumalar..
  • Estağfirullah min külli mâ kerihallah

    Evvela, Dücane Cündioğlu'nu şahsen hiç dinlemediğimi yalnızca kalemini dikkate aldığımı, kelimeleri ince ince işleyişine hayran kaldığımı, hakikat mevzuularına düşkünlüğü sebebiyle okuduğumu ve kitabı da Gelenek Yayınları'ndan okuduğumu belirtmek isterim.

    Saniyen, Dücane Cündioğlu'ndan okuduğum ikinci kitap olan Cenab-ı Aşka Dair isimli kitabı, Ölümün Dört Rengi'nden zayıf bulsam da didiklediği mevzuuların derinliğini epey sevdiğimi de söylemek isterim.

    Salisen, bu kitabı okumak isteyenler vehakkında bilgi almak isteyenlere de; kitap, eğer tasavvufî öğeleri seviyorsanız, kendinizi dinlemek istiyorsanız biçilmiş kaftan. Boş verin, müellifi kimmiş, müellif muhalif miymiş dalkavuk muymuş... Müellifin ne kıymeti var Hakk'ı idrak ve ikrar etmedikten gayrı. Müellifini de ismen değil fikren inkar ediyorsanız bu da aynı zihnin ürünü olduğu için uzak da durabilirsiniz. Tasavvufa ilgi duyanların, gündelik dil içinde kullandığı kelimelerin altını doldurmak isteyenlerin, kimseyle konuşmak istemeyenlerin "bir mecnun gibi kendiyle konuştuğu ve dinlediği" bir dinginlik kitabı. Kitap çok sarsmıyor, bilinsin.
    Söylemezsem olmaz; o nasıl bir dizgiciliktir hocalarım... Şey'ler ayrılmamış, terk edilmek, fark etmek gibi yardımcı fiille oluşturulan kelime öbekleri bitiştirilmiş. Bariz hatalar vardı, şu an ansıyamadım ancak dilerim ki bu yalnızca bu basımda böyle olmuştur.

    Girişte, bir lafz-ı latif yazdım; ariflerin ışığı, velilerin önderi, İslam'ın bekçisi ve Müslümanların baştacı İmam Rabbânî'den ilham alarak (arak from İmam Rabbânî) bunun manası; yâ Rabbî, râzı olmadığın,beğenmediğin şeylerden, yapdıklarımızı afv et! yapmadıklarımı yapmaktan koru! -kaynak eser ismi, Mektubat-ı Rabbani-

    Çok kısa Mektubat-ı Rabbani için değinmek isterim; bu eser, Allah'ın kelamı Ku'an-ı kerim ve efendimiz (s.a.v)'in sözlerinden sonra çok kıymetli ve tahrif edilmemiş olduğunu Abdülhakim efendi şöyle söylüyor;
    "Büyük âlim, seyyid (abdülhakîm efendi),
    (Allah'ın kitâbından ve resûlullahın hadîslerinden sonra, islâm kitâblarının en üstünü, en fâidelisi, İmâm-ı Rabbânînin Mektûbât kitâbıdır. Mektûbâtda bildirilen tesavvufdan, tarîkatden ve hakîkî mürşidlerden şimdi hiç kalmadı. Bizler, Mektûbât'daki ince bilgileri, ma’rifetleri anlıyamayız)
    buyurdu. [abdülhakîm efendinin hâl tercemesi (eshâb-ı kirâm)

    Ve esasen kitaba gelecek olursam alıntılarla başlamak istiyorum. Bunun sebebi, hakikatli bir okuma olmasıdır. okuduğum hemen hemen her eserde -çok önemli bulduklarım- böyle yaparım. Bu devirde, bir kaynak belirtmeden herkes, bir şahsın şiirini, sözünü gerçek sahibinden çekip alarak kafasında yakıştırdığı kişiye mâl ediyor. Bu sebeple birinin sözünü öyle yazınca, inanmam. Hatta çoğu zaman, fotoğrafını isterim. Kimseye güvenim kalmamış gerçekten. Kitap okurken bile büyük bir güvensizlik...
    Ha, alıntılar diyordum. buyursunlar;

    "Ne garip değil mi, Kur'an'da "ilim" sözcüğünün çoğulu bulunmaz. İlim, Kur'an'ın nüzûlundan sonraki yıllarda çoğaldı. peki böylellikle artmış mı oldu? Hayır! Kur'an'a göre ilmin Sadece artması makbuldür, çoğalması değil. ( Efendimiz s.a ilmini arttırması için Rabbine dua ettiği Kur'an'la sabittir.)
    ...
    Şaşkınlığımız artıyor, artsın, keşke hep artsa! Kur'an'da tıpkı ilim gibi, nur sözcüğünün de, din sözcüğünün de hak sözcüğünün de çoğulu yoktur, olamazdı da zaten!"

    Şimdi bu satırları okurken, aklıma evdeki yeşil kaplı Kur'an-ı kerim geldi, Bahaeddin Sağlam çevirisi ile Tebliğ Yayınlarından çıkan bu eserde Dücane Cündioğlu'nun da büyük emekleri vardır. Aynı zamanda Bahaeddin sağlam, İşaret'ül İcaz isimli Bediüzzaman Said Nursi'nin eserini nazar-ı dikkate alarak kaleme almıştı ve bu eserler üzerindeki emeğini düşününce ve diğer ilgili kitapları da ansıyınca* Dücane Cündioğlu'nu fiilen sevmek gibi bir işe kalkışıyorum: okuyorum.

    Ve üzerine hiçbir şahsî yorumumu eklemeksizin paylaşacağım bir alıntı var;
    Cenab-ı Aşk isimli başlıktan;
    "Bilmek (bilgi) bilinene uygun olmalıdır; bilinen, ne ise o şekilde, yani nesnel olarak bilinmelidir. Bilgi, bilene değil, bilinene dayanmalı bileni değil, bilineni temsil etmelidir; ilkine subjektiv, ikincisine objektiv denilmesi de bu nedenle değil mi zaten?
    Obje... Yani karşı(m)da duran şey... Nesne kılabildiğim şey... Karşıma alabildiğim şey... Yani sen objektiv bilgi - hiç tereddüt etmeden söyleyelim o halde- senin bilgisi... Karşıma alabildiğim şeyin bilgisi... Karşımda duranın karşımda durduğu şekildeki bilgisi... Çünkü nesnenin bilgisi... Ötekinin bilgisi... başkasının bilgisi... Nesnel bilgi... Nesneden elde edilen, nesneyi izleyen, nesneye tâbi olan bilgi...

    Suje... Yani altı(m)da duran şey... Sahip olduğum her şeyi kendisine yüklediğim/yükleyebildiğim cevher... Eskilerin tabiriyle cevher-i basit... Cevher-i nefsanî... "Benim elim" "benim ayağım" derken kendisine işaret ettiğim ben... Mülkiyetin mercii... Kendisiyle kâim çünkü... Değişmeyen, sabit duran, sabit kalan kendilik... Yaşlanmayan ve fakat olgunlaşabilen, yani kemale erenerebilen nefis... Sen'in bilgisinde bilgi'nin kendisinde hâsıl olduğu şey... Bilen... yorumlayan... Açıklayan... Sen'in bilgisinde sene karışması yasak olan... Bu durumda ve her hâl u kârda nesnede gözümemesi gereken... Kendisinden nesneyi kendi halinde ve kendi haline bırakması istenen... Karışırsa, gözükürse ve nesneyi kendi haline bırakmazsa nesnenin bilgisini (seni) bulandırdığı düşünülen. Evet, sadece bilen, açıklayan, yorumlayan değil, bundan böyle bulandıran, karıştıran, saptıran, yamultan, kendine asla güvenilmeyen.
    ...
    Yani kendisine işaret edilen ben, bu durumda hem bilen hemde bilinen! Bilen de o, bilinen de. Ben'in bilgisinde kendisine dayanılan, kendisiyle bilinen, kendisi bilinen... Değişmeyen sabit olan, eskimeyen, yaşlanmayan... Her hâl u kârda muteber olan... Bilinen olduğu için değil sadece aynı zamanda bilen olduğu için itibar gören... "

    "Fetih'ten sonra hicret yoktur!" buyurmuş Efendimiz (s.a.v.) fethetmeli o halde ve oradan ayrılmamalı, orada ikâmet etmeli, orada ikamet ettikçe ancak fütuhatın süreceği bilinmeli. Evet, asla ama asla mevziyi terk etmemeli. Çünkü mevzi terk edilirse mevzu da terk edilmiş olur, iyiyeden iyiye yersiz yurtsuz kalınır."

    "Mûsikî ilmi'nin telifinden maksad, bugün zannedildiği gibi salt eğlenip coşmak, hoşça vakit geçirmek değil; bilakis alem-i kuds ile ünsiyet peyda edip insan ruhu içinde tutuklu bulunduğu bu maddi alemin bağlarından kurtularak özgürleşmesini sağlamaktır. İnsanın özgürleşmesi daha doğrusu: kemal-i hürriyeti ise o'na dönmekle, yani ölmekle mümkün olacağına göre; ruhun bağlarından kurtulup alem-i kuds ile irtibat ve ünnsiyet kurmaya çalışması her hâl u kârda geçicilikle ma'lul olacak; alem-i kudsa çıkan ruh tekrar geriye dönmek zorunda kalacaktır. Oysa hüsn-i edanın kemaliyle dinleyebilen, eylemeli güzelliği kemaliyle temaşa edebilen ruh, asla bedene geri dönmek istemeyecek terki kaçınılmaz olarak kemal-i terk hüviyetine bürünecektir."

    Dücane Cündioğlu bu kitapla birlikte bize bazı kavram yanılgılarını ve mana yanılgılarını anlatıyor. Aslında Dücane Hoca, hep anladığım o ki kitaplarında bunu yapıyor. Onda, "hadi, uyan; bakma öyle , o sandığın gibi değil. gör!" ihtarını dinliyorum. İnsana ölümü, Allah'ı hatırlatan kitaplar lazım. Çokça. Hayır, artarak! Evet, artarak çünkü çoğalması değil artması manayı sağlayan, sağlamlaştıran bir şey. Ve şimdi yeri gelmişken Abdurrahim Karakoç'tan Allah'a yazdığı şiiri de - Ben Hep Seni Düşünürüm; ki bu şiiri "Vur Emri" isimli kitabında geçer- bırakıp incelememi sonlandırmak istiyorum.

    Aşktan yana söz duyunca,
    Ben hep seni düşünürüm.
    Uçsuz hayaller boyunca,
    Ben hep seni düşünürüm.

    Yıldızlar kayar yüceden;
    Renkler sıyrılır geceden;
    Yüreğim sızlar inceden;
    Ben hep seni düşünürüm.

    Aklın ucu değer hiçe;
    Yol ararım içten içe.
    Kâinat uyur sessizce,
    Ben hep seni düşünürüm.

    Korkunun bittiği yerde,
    Haz duyarım perde perde.
    Bir mezar görsem bir yerde,
    Ben hep seni düşünürüm.

    Zaman hep sonsuza akar
    Meyve dökülür, dal kalkar.
    Çiçeklere bakar bakar,
    Ben hep seni düşünürüm.

    Rüzgâr eser ilden ile
    Sağlıkta bitmez bu çile.
    Vardan öte, yokta bile
    Ben hep seni düşünürüm.
  • İlahî kitaplarda 'Sabit" ve "Değişken”

    Demek ki Kur'an ile diğer semavi kitaplar arsındaki ilişki "tam uygunluk” şeklinde değil, "müştereklik” şeklindedir. Bütün İlahî kitaplar tek bir esas nüshadan kaynak bulurlar ki, o da "Ümmü'l-Kitap"tır. Kitapların çok olmasının nedeni ise, toplumların çokluğu, çeşitliliği ve zamanın değişkenliğidir. Bir toplum yahut zaman için uygun olan şey, zorunlu olarak diğer toplumlar ve zamanlar için de uygun olmaz. Dahası semavi kitaplar zaman ve gelişme açısından da birbirlerinden farklı seviyededirler. Burada "gelişme” sözcüğü zorunlu olarak, insanlığın tarih boyunca hep daha iyiye doğru geliştiği anlamına gelmez. Tam tersi bir durum da söz konusu olabilir ki burada tam da böyle bir şey vardır. Zira herhangi bir İlahî mesajın üzerinden uzunca bir zaman geçince kâh kasten kâh ihmal nedeni ile ona müdahelede bulunulmuş ve tahrif edilmiştir. İşte bu durum bir İlahî kitap eşliğinde yeni bir elçinin gönderilmesini ve dini tekrar aslına yani "Ümmü'l-Kitap"taki haline döndürmesini gerektirmiştir. Lakin ilahi kitapların şeriatları ahlak, maksat ve gayeye ilişkin yönleri sabit kalmış, ibadet ve muamelat ile ilgili yönleri toplumdan topluma değişiklik göstermiştir.
  • Enver Paşa, Hain miydi? Beceriksiz miydi? Hayalperest miydi? Yoksa vatanı için Kendince çırpınmış Kahraman mı?

    Murat Bardakçı sağlam bir araştırmacı tarihçidir. Özellikle tarihin önemli dönemlerinde yaptıkları ya da yapmadıklarıyla birer muamma olan Enver Paşa gibi şahsiyetler üzerine yaptığı araştırmalar ve yazdığı kitaplar delilleriyle belgeleriyle epey ayrıntılı oluyor..Bu kitabınıda ancak 784 sayfaya sığdırabilmiş..İttihat günlerinden Sarıkamış olayına, Mustafa Kemal ile ilişkisinden Saray'a yakınlığına gibi pek çok meselede telgraf ve arşiv belgeleriyle destekleyerek dönemin şartları ışığında bize Enver paşa'yı her açıdan anlatıvermiş Bardakçı..Kaynak misali kitap..
  • KİTAP LİSTESİ
    Korku, Mecburiyet, Amok Koşucusu, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig (Yapı Kredi Yayınları)
    Güneşi Uyandıralım, Delifişek - Jose Mauro De Vasconcelos (Can Yayınları)
    Köprü - Ayşe Kulin (Everest Yayınları)
    Tutunamayanlar - Oğuz Atay (İletişim Yayınları)
    Mavi Kırmızı - Ramazan Kayan (Çınar Matbaacılık)
    Yoldaki Mühendis - Abdullah Galib Bergusi (Ekin Yayınları)
    Safahat - Mehmet Akif Ersoy (Ravza Yayınları)
    Bye Bye Türkçe - Oktay Sinanoğlu (Otopsi Yayınları)
    Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, Katre-i Matem, Od - İskender Pala (Kapı Yayınları)
    Ankara - Yakup Kadri Karaosmanoğlu (İletişim Yayınları)
    Serenad - Zülfü Livaneli (Doğan Kitap)
    Elveda Güzel Vatanım - Ahmet Ümit (Everest Yayınları)
    Aşk, Araf, İskender - Elif Şafak (Doğan Kitap)
    Üniversite - Henry Rosovsky (Tübitak Yayınları)
    Galileo'nun Buyruğu - Edmund Blair Bolles (Tübitak Yayınları)
    Depremler - Bruce A. Bolt (Tübitak Yayınları)
    Tozun Gizli Hayatı - Hannah Holmes (Tübitak Yayınları)
    İletişime Giriş - Aysel Aziz (Hiperlink Yayınları)
    Türk İnkılabı Tarihi - Hasan Babacan (Öncü Basımevi)
    Modern Türkiye'nin Doğuşu - Bernard Lewis (Arkadaş Yayınevi)
    Dipnotlar - Anthony Grafton (Türk Tarih Kurumu)
    Bir Avuç Kan Bir Avuç Toprak ÇANAKKALE - Yaşar Aksan (Korza Basım)
    Yeni Türk Devletinin Öncüleri - Yusuf Akçura (Kültür Bakanlığı / Ankara - 1981)
    Alex De Souza - Marcos Eduardo Neves (İndigo Kitap)
    Neymar - Luca Caioli (Martı Yayınları)
    Tabağındaki Yüz - Jeffrey Moussaieff Masson (Paloma Yayınevi)
    Hayvan Yemek - Jonathan Safran Foer (Siren Yayınları)
    Hayvan Hakları Ve Pornografi - J. Eric Miller (Altıkırkbeş Yayınları)
    Vegan Ve Anarşi - Elisee Reclus (Altıkırkbeş Yayınları)
    Anadolu'da Müfettiş Olmak - Şemseddin Koçak (Karahan Kitabevi)
    Teyzem Latife (Atatürk ile Geçen Bir Ömrün Saklı Kalmış Hikayesi) - M. Sadık Öke - Fatih Bayhan (Pegasus Yayınları)
    İnsanın Düşünmekten Canı Yanar mı? - Nevşin Mengü (Everest Yayınları)
    Deliliğe Hicret - Asım Yapıcı (Maarif Mektepleri)
    Fazlur Rahman İle İslam'ı Yeniden Düşünmek - Adil Çiftçi (Ankara Okulu Yayınları)
    Epistemolojik Açıdan İman - Hanifi Özcan (M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları)
    Mehmet Akif Ersoy - R. İhsan Eliaçık (Tekin Yayınevi)
    Allah'a Öğretilen Din - Emre Dorman (İstanbul Yayınevi)
    Allah'ın Varlığının 12 Delili - Caner Taslaman (Destek Yayınları)
    Uydurulan Din Ve Kuran'daki Din - Kuran Araştırmaları Grubu (İstanbul Yayınevi)
    Türk İslam Edebiyatı - Bilal Kemikli (Emin Yayınları)
    Nuh Tufanı - William B. F. Ryan - Walter C. Pitman (Akılçelen Kitaplar)
    İslam Mezhepleri Tarihi - Hasan Onat - Sönmez Kutlu (Grafiker Yayınları)
    Tefsir - Mehmet Akif Koç (Grafiker Yayınları)
    Erken Dönem Mekki Surelerin Tahlili - Hadiye Ünsal (Ankara Okulu)
    Cahiliyeden İslamiyet'e Kadın - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Kuran Dili Ve Retoriği - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Kuran, Tefsir Ve Usül Üzerine Problemler, Tespitler, Teklifler - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Kuran Tarihi - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Tefsir'de İsrailiyyat'ın Kaynak Ve Bilgi Değeri - Mustafa Öztürk (Ankara Okulu)
    Mekki Surelerde Mü'min Oluşumu Ve Gayrimüslimlerle İlişkileri - Sami Kılınçlı (Araştırma Yayınları)
    Tefsir Tarihi - Muhsin Demirci (M.Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları)
    Tefsir Yazıları Ve Vaazlar - Mehmet Akif Ersoy (Diyanet İşleri Bakanlığı Yayınları)
    İlkçağ Felsefesi Tarihi - Osman Elmalı - H. Ömer Özden (Arı Sanat Yayınları)
    Varoluş Felsefesi - Hareket Felsefesi - Nurettin Topçu (Dergah Yayın)
    Emanet Ahlakı - Süleyman Dönmez (Karahan Kitabevi)
    Varlık Felsefesi - A. Kadir Çüçen - Melek Zeynep Zafer - Adnan Esenyel (Ezgi Kitabevi)
    Felsefe'nin Temel İlkeleri - Georges Politzer (Alter Yayın)
    Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom (Ayrıntı Yayınları)
    Felsefeye Giriş - Ali Osman Gündoğan (Değerler Eğitimi Merkezi Yayınları)
    Ebu'l Berekat el-Bağdadi Felsefesinde Tanrı - Tuna Tunagöz (İsam Yayınları)
    İslam'da Emir Ve Yasakların Hikmeti - Süleyman Uludağ (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    İslam İnanç Esasları - İbrahim Kaplan (Öncü Kitap)
    İslam Hukuk İlminin Esasları - Zekiyyüddin Şaban (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    İlmihal (İman ve İbadetler) - Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
    Mukayeseli İslam Hukuku - Hayreddin Karaman (İz Yayıncılık)
    Ana Hatlarıyla İslam Tarihi 2 - Adem Apak (Ensar Yayın)
    Hulefa-yı Raşidin Devri - Mustafa Fayda (Kubbealtı Yayın)
    İslam Medeniyeti Tarihi - İbrahim Sarıçam (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı - İbrahim Sarıçam (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları)
    Hadis Tarihi - Ahmet Yücel (M. Ü. İlahiyat Vakfı Yayınları)
    Hadis Usulü - Talat Koçyiğit (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları)
    Dualar Ve Zikirler - Ramazanoğlu Mahmud Sami (Erkam Yayınları)
    Ehli Sünnet Ve Şia'nın Delil Olarak Aldığı Bazı Hadisler - Ali Osman Ateş (Beyan Yayınları)
    Tam Metin Mesnevi - Mevlana (Araf Yayınları)
    Riyazü's Salihin - İmamı Nevevi (Ravza Yayınları)
    Sahih-i Buhari - Buhari (Arapça Metinler)
    Kelam - İsmail Şık - İsmail Yürük - Nail Karagöz - İbrahim Kaplan (Araştırma Yayınları)
    Kelam - İsmail Şık - İsmail Yürük - Nail Laragöz - İbrahim Kaplan (Gece Kitaplığı)
    Takdir Olgusu Kader Algısı Yazgı Yanılgısı - İsmail Şık (Gece Kitaplığı)
    Sistematik Kelam - Emrullah Yüksel (İz Yayıncılık)
    Dinler Tarihi - Abdurrahman Küçük - Günay Tümer - Mehmet Alparslan Küçük (Berikan Yayınevi)
    Dinlerin Rengi, Renklerin Dili - Kadir Albayrak (Maarif Mektebi Yayın)
    Tek Tanrılı Dinlerde Barış Ve Şiddet İkilemi - Kadir Albayrak (Berikan Yayınevi)
    Ana Hatlarıyla Mantık - İbrahim Çapak (Ensar Yayın)
    Mutlu Olma Sanatı - Bertrand Russell (Say Yayınları)
    30 Günde Mükemmel Cilt - Erica Angyal (neden Kitap Yayın)
    Beyninizi Tanıyın - Daniel Freeman - Jason Freeman (Neden Kitap Yayın)
    Sosyoloji - Tony Bilton - Kevin Bonnett (Siyasal Basın Yayın)
    Sosyoloji - David M. Newman (Nobel Yayıncılık)
    Sosyoloji Güz Dönemi / AÖF kitabı (Murat Yayınları)
    İnsan Ve Davranışı - Doğan Cücenoğlu (Remzi Kitabevi)
    Eğitim Psikolojisi - Bülent Gündüz - Burhan Çapri (Karahan Kitabevi)
    Eğitim Sosyolojisi - Mahmut Tezcan (Anı Yayıncılık)
    Din Psikolojisi - Hasan Kayıklık (Karahan Kitabevi)
    Din Sosyolojisi - Abdurrahman Kurt (Sentez Yayın)
    Arapça Sarf Alıştırma Kitabı - Hüseyin Günday - Şener Şahin (Emin Yayınları)
    Arapça Dilbilgisi Nahiv Bilgisi - Hüseyin Günday - Şener Şahin (Alfa Yayın)
    Belagat (Meani - Beyan - Bedi) - Ali Bulut (M. Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları)
    Arapça - Türkçe Sözlük - (Dağarcık Yayın - 2012)
    Dünya Basınında ATATÜRK - Nuri M. Çolakoğlu
    Harf Devrimi'nin 50. Yılı Sempozyumu (Türk Tarih Kurumu Basımevi - Ankara 1991)
    Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar - Halil İnalcık (Türk Tarih Kurumu)
    Türk Bayrağı ve Ayyıldız - Fevzi Kurtoğlu (Türk Tarih Kurumu)
    Güncel Konular Üzerine Makaleler - Neşet Çağatay (Türk Tarih Kurumu)
    Yılların İçinden Makaleler, Anılar, İncelemeler - Uluğ İğdemir (Türk Tarih Kurumu)
    Teksas Blek'in Öyküsü (Demirbaş Yayınları)
    Teksas İhanetin Bedeli (Demirbaş Yayınları)