Genelde hayatımızın şoför koltuğunda kendimizin oturduğuna inanıyoruz. Kontrol bizde sanıyoruz. Bu kontrol arzusunu, adeta ezici bir baskı ile her şeyi yerli yerinde tutmak ve bozulan her şeyi düzeltmek için taşıyoruz. Çünkü sorumluluk sahibi olmayı hakimiyet kurmakla karıştırıyoruz. Ve bu bizi, rahatlayamadığımız, uyuyamadığımız, huzur bulamadığımız zavallı bir hale sokuyor.
Mü'mine, Allah'ın yardımı her daim gelir, anlamamız gereken asıl önemli mesele şudur ki bu yardım her zaman bizim istediğimiz biçimde gelmez. Allah bir hastalığı iyileştirmeyebilir ama hastanın kalbine huzur verebilir. Allah bir durumu dıştan değiştirmez belki ama insanın kalbini değiştirebilir.
Bizler, hissettiğimiz olumsuz duygular yüzünden acı çekmiyoruz. Bu duygular kontrol edilmediğinde veya bizi tüketmeye ve duygularımızı felç etmeye başladığında acı çekiyoruz.