Bu kitabı okumadan önce "Dönüşüm"ün modernizm eleştirisi olduğunu sanıyordum.
Babasının gürültülü varlığı, iriliği ve acımasız yargıları karşısında, yazar kendini daima korkak, yetersiz ve tiksindirici hissetmiş. Kafka, mektubunda dile getiremediği o mutlak aşağılanmayı, edebi bir figürle ete kemiğe büründürmüş "Dönüşüm"de.
Dönüşüm'de Gregor'un bedeni, yazarın ruhunun taşıdığı aşağılık kompleksinin ve yabancılaşmanın dışavurumuymuş meğer.
Böcek figürü, yazarın babasının yargılayıcı bakışları altında hissettiği değersizliğin, iğrençliğin ve en kötüsü, faydasızlığın sembolüdür. Gregor artık ailesine para getiremeyen, sadece yük olan bir "hata"dır. Ve tıpkı Kafka’nın babası tarafından ezilmesi gibi, Gregor da ailesi tarafından tiksintiyle odasına hapsedilir, dışlanır ve yok sayılır.
Yazarın zihni, o mektubu yazmadan çok önce, kendisini bu dünyaya ait hissetmeyen, varlığı sadece bir utanç kaynağı olan o talihsiz yaratığın formuna bürünmüştü.
Kafka, o dev böcekte, kendisini ezmekle tehdit eden dünyadan kaçıp saklanmanın, kimsenin ulaşamayacağı bir tiksinti yığınına dönüşmenin acı, edebi çaresini bulmuştur. Ve o böcek, aslında babasının nefretinden başka bir şey değildir.