İşte farkı yaratan bu oldu. Ne zaman kendimi kötü hissetsem, onun yakınımdan geçtiğini görüyorum ya da onun dersinde oluyorum, konuştuklarımızla ilgili bir şey söylemiyor ama ona baktığımda bazen beni fark ediyor ve hafifçe bașını sallıyor. Bu da bana yetiyor.
Bazı gece yarıları uyanır, beni, kendisini
seyrederken bulurdu. Yüzümü okşar, burnumu oynatır ya da göğsüme sokulur, yine uyurdu. İçim büyür, içimde dolunay olur, önünden ince bir bulut geçer, bedenim manzaraya
dar gelir, burun direğim sızlardı. Usulca kalkar, pencerede
bir sigara içerdim
Ne olmuștu da, "Seninle dünyanın her yerine gelirim," diyen Müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıștı
Nerelere gidiyordu? Gelirken getirdiği bakışlar ne dalgaydı?
Hangisi Müzeyyen'di? Ya da Müzeyyen kimdi? Ilk tanıdığım kimdi, şimdiki kim?