Humphrey Bogart'ın Kapak Resmi

Navarro Ağladığında
Deliriyorum yavaş yavaş
ama beni ele geçiremeyecek kadar
aklım var
bulamasamda...
sağıma soluma nereye baksam
uzun yollar, ormanlar
nereye baksam
ihanetleriyle ayakta duran biri
içimden gitmek geliyor
yapamam...
Navarro'ya ihanet edemem

Ben acılarımı seviyorum
onlara iyi bakıyorum, köklerini suluyorum
sen Kadıköy sokaklarında yalan kokunla geziyorsun
iğreniyorum senden
hayır, hayır seviyorum
kızıyorum ama hoşuma gidiyor
artık çek git buralardan
ama beni dinleme
kal..

kirli duvarlar gibi kaldım işte.
baktığın şey resmindir
utanma..

H.B

Humphrey Bogart tekrar paylaştı. 1 saat önce
Humphrey Bogart, Bir Akşamdı'ı inceledi.
 9 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

SPOİLER İÇERİR.

Bir Peyami Safa Romanının yine dibini gördük.
Bu adamın romanlarını okurken kendimi dizi izleyip koca bekleyen kız gibi hissediyorum. Yani adamın romanları harbiden dizi gibi, aşk, entrika, ihanet, hırs, ihtiras maşallah hepsi var.
İlk Peyami Safa romanımı lise son sınıftayken okumuştum, Selma Ve Gölgesi isimli romandı. Roman bittikten sonra arkadaşıma bu romandan on numara dizi ya da film olur demiştim, hatta bu romanı senaryoya uyarlamak bile aklıma gelmişti. Lakin birileri zaten çoktan bunu film yapmışlar (Gölge).
Neyse konuyu dağıtmayalım ama "Bir Akşamdı" isimli roman dizi olarak yayınlanırsa reyting rekorları kırar. Buradan yapım şirketlerine sesleniyorum, bana teknik ve maddi destek sağlayın bu romanı dizi senaryosuna uyarliyim izlenme rekoru kırmazsa bana da Bogart demesinler.

Neyse ya ben uzun incelemeleri sevmiyordum niye böyle uzattım ben de anlamadım ... Hemen konuya geçeyim.
Efendim konumuz aşk. Ama bu bildiğiniz aşklardan değil yani bir kadın ile erkek arasında geçmiyor..
Meliha diye bir kahramanımız var. Romanın esas kızı.
İstanbul da doğmuş büyümüş fakat ailesiyle birlikte İzmit'te mütevazi bir hayat yaşıyor.
Hasta bir babası var , verem hastası sürekli öksürüyor ve ölümü bekliyor. Bir de anası var ki düşman başına rahat, sorumsuz bir kadın, zaten kocası onun kahrından verem olmuş.
Bir gün bu ailenin İzmit'teki evine bir misafir gelir. Gelen misafir Kamildir.
Kamil bir subaydır, cepheden İstanbul'a dönerken yolunun üzerinde bulunan İzmit'te akraba ziyaretine gelir.
Meliha Kamili ilk orada görür uzun boylu, sakallı, esmer bir adamdır.. Yanlış anlamayın uzun boylu, sakallı, esmer her erkek kamil gibi kötü değildir.
Meliha annesinin Kamile olan ilgisinden rahatsız olur ama Kamil'den etkilenir.
Zaten Kamil de Meliha'ya görür görmez bıçağı bilemiştir.
İzmit'te bunalıma girmiş, intiharı bile düşünmüş olan Meliha, Kamil tarafından ayartılarak evden kaçar ve onunla birlikte İstanbul'a Kamilin evine gider.
Daha ilk günden Meliha'nın kadın ruhundaki çelişkiler baş gösterir.
Hemen ilk gece ben eve dönmek istiyorum, hemen şimdi der. Eve dönmek istediği doğrudur ama Kamille olmak istediği de doğrudur. İşte Peyami Safa'nın karakterlerinde en sevdiğim olay "çelişki"
Sonra kamil Meliha'yı ikna eder evlilik vaadiyle yanında kalmasını sağlar.
Günler geçer ve artık Meliha ve Kamil karı koca hayatı yaşamaktadır
Fakat Kamil sürekli Meliha'yı aldatmaktadır.
Bir gün davetsiz bir misafir çıkagelir.
Misafir Fransız bir kadındır isimi Bert. Bert Kamil'in Fransa'daki gerçek karısıdır ve bir de oğlu vardır adı Selçuk.
Meliha ile Bert'in karşılaşması çok değişik ve kaotik duygusal sarmallar içinde başarılı bir biçimde anlatılır.
Sonra Kamil iki kadına da aynı şeyi söyleyerek ikna eder (Seni çok seviyorum)
Aslında Kamilin söyledikleri doğrudur, Kamil ikisini de seviyodur yalan değildir, bir kalbe iki aşk sığar mı derseniz, işte Peyami Safa romanlarında bunu başarıyor, siz de sığabileceğine ikna oluyorsunuz.
Günler günleri kovalar ve savaş çıkar Kamil basar gider cepheye. Geride kalbi kırık, gururu incinmiş yalnız bir Meliha vardır.
Meliha kırılan gururunu onarmak için Kamil'den intikam almak ister.
Gider Kamil'in arkadaşı Ferdi ile birlikte olur. Uzun bir müddet ilişki yaşarlar.
Meliha bu durumu açıklamak için "beni o adama kocam itti" diye bir bahane üretir.
Ben romanı okurken bu Ferdi seni başka bir adama itecek, sen itile itile şanzımanı dağıtacaksın diye içimden geçirdim ve olanlar oldu.
Bir gün Meliha ile Ferdi Beyoğlu'nda gezerken Ferdi Avrupa'dan tanıdığı Alman bi hatun görür. Konuşurlar hatun Ferdiyi davet eder, bugün son günüm gidiyorum gel bana der, ve Ferdi bu fırsatı kaçırmamak için, Meliha'yı Beyoğlu'nun ortasında sap gibi bırakarak Alman hatunla gider ve üzgünüm Meliha benden bu kadar der. (Bu arada Ferdi de subaydır, Kamil gibi)
İkinci darbeyi de Ferdi'den yer Meliha. Sonra iyice dağılır. Kademe anlayışı kalmaz, San Marino, Farua Adaları, Cebelitarık gibi ülkelerin milli takımlarının defansına döner. Yol geçen hanı gibidir.
Sonra bir gün Meliha eski tanıdığı olan Sermetle karşılaşır..Sermet bu romanda en temiz ve en mazlum insandır.
Gerisini yazmıyim artık minnoşlar alın kitabı okuyun, harbiden güzel kitap.
İnsan ruhundaki çelişkileri, kararsızlıkları, zıtlıkları, çatışmaları müthiş anlatıyor Peyami Safa. Psikolojik tasvirleri enfes.
Böyle Ruh Hastası yazarları seviyorum, şiddetle tavsiye ediyorum.

Humphrey Bogart, bir alıntı ekledi.
 3 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 5/10 puan

Kızlarımıza: Bir erkeğe karşı duyulan hissiyat ahlaksızcadır, erkeklere kardeş gibi bakacaksınız demek manasızdır. Çünkü onlar evvela bu sözlere inanmazlar, inansalar bile hiç alakasız ve kardeşçe bakamayacakları, buna tabiaten de imkan olmadığı için , içlerindeki en tabi arzuları örtmek, daha en masum yaşlarda riyakar olmak mecburiyetinde kalırlar. Onlara söylenecek şey daha açık ve samimi olmalıdır. Onlara anlatılabilmelidir ki iki cins birbiri içindir ve bunların birbirlerine incizap duymaları tabidir, fakat insan bir hayvan olmadığı ve daima hissiyatının esiri bulunmadığı için, insanın ayrıca bir iradesi bulunduğu için bazı hareketlerini tanzim etmesi icap eder. Onlara anlatılmalıdır ki her şeyin bir zamanı vardır ve duydukları cinsi heyecanları izharın mevsimi bu çağlar değildir.

Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 111 - YKY)Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Sabahattin Ali (Sayfa 111 - YKY)
Humphrey Bogart, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

Oyuncak
Bir tane akıllısı çıkmadı içlerinden;
"Tırtılları düşürdük" diye seviçlerinden
Çiçeklerin üstünde öyle tepindiler ki!

Değirmen, Sabahattin Ali (Sayfa 89 - YKY)Değirmen, Sabahattin Ali (Sayfa 89 - YKY)
Humphrey Bogart tekrar paylaştı. 7 saat önce
Alara Puder, Ve Sonra Yol Bitti'yi inceledi.
09 Şub 23:42 · Kitabı okumadı · Puan vermedi

BU KİTABI OKUMA, OKUTTURMA!
En ince ayrıntısına kadar hayvana tecavüz nasıl edileceğini içeren bunu zevkle BALLANDIRA BALLANDIRA anlatan yazar suçludur. Hayvana tecavüze teşvik içermektedir. Nasıl bir kitapta bir bebeğe/çocuğa adım adım nasıl tecavüz edileceğini tasvir edemezseniz, bir hayvanı nasıl istismar edileceğini yazamazsınız! Suçlulara yol gösteremezsiniz! ZOOFİLİ SAPIKLIKTIR, HASTALIKTIR, SUÇTUR!

Humphrey Bogart tekrar paylaştı. Dün 22:13

Rebeca
Sahi beni sen mi sevdin Rebeca ?
Dağlar,yollar,şehirler dururken
Beni mi sevdin Rebeca ?
Uzaktan duyulan bir çocuk sesi gibi
İrkildin mi bana Rebeca ?
Sevindin mi ?
Düşündün mü ?
Soyunup dökündün mü Rebeca ?
Kan tutar beni erinirim
Kuyruğunu bırakıp kaçan
kaçarkende bıraktığı kuyruğuna bakan
Bir keltenkelenin telaşıyla yaşarım Rebeca
Masam dağınıktır benim
Sokaklarım çamurlu

Sahi beni sen mi sevdin Rebeca ?
Kuşlar,böcekler,denizler
ve birde yün döşekler
Çakıl taşları dururken
Beni mi sevdin Rebeca ?
Türkülerim kısadır benim
Tek nefeste biter
Sözcükleri kendime saklarım
Benim putlarım yoktur
Her sabah İbrahim olur
Ruhumdaki putları yıkarım
Ağlamayı kendime yakıştıramam Rebeca
Şarkıları dinleyemem
Bakamam gözlerime ilişen çiçeğe
Tel örgüyle çeviririm meydanları
Küreksiz bir sandal gibiyim Rebeca
Bayraksız bir ülke

Sahi beni sen mi sevdin Rebeca ?
Bulutlar,nehirler,ters açan laleler
Titrek yağmurlar dururken
Beni mi sevdin Rebeca ?
Kavrulmuş susam kokarım
Bir parça ekmek
Her dönüşümde ayak izime rastlarım
Cemre düşer yüzüme
Gülüşümü aynalarda tüketirim
Kavisler çizerek
yol boylarına barikatlar kurarım
Geçemezsin Rebeca !
Anlayamassın beni
Karanlıkta resim yaparım
Gördüklerinin hiçbiri ben değilim
Bende kimlik bulunmaz
Doğum belgemi yanımda taşırım

Sahi beni sen mi sevdin Rebeca ?
Islanmış sokaklar
Kekik kokulu sabahlar
Portakal bahçeleri
ve birde baharleyin yeşeren yapraklar dururken
Beni mi sevdin Rebeca ?
Sabah çayına düşen şeker gibi
Eridin mi bana Rebeca ?
Suda seken bir taş gibidir akıbetim
Okuldan kaçan talebeye benzerim
İstanbul dedin mi aklıma gözlerin gelir
Birde muhtelif yerlerde biriktirdiğim öpüşmelerim
Ben yasaklanmış bir kitabım Rebeca !
Bakışlarımla mayınlar döşerim
Sınırlandırırsınız beni
ama asla sınayamazsınız
Acelem var Rebeca !
Bırakıp gitmek zorundayım
Gökyüzümü,bulutlarımı
ateşlerimi,güneşlerimi
çocukluğumu ve başka şeylerimi
İlişme bana Rebeca !
Dişlerimi kenetlerim
Kanatırım dudaklarımı
Esmerliğe bulanırım

Sahi beni sen mi sevdin Rebeca ?


9 Mart 2011

Humphrey Bogart, bir alıntı ekledi.
Dün 18:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Biz kadınlar, rakiplerimizle mücadelelerimizin sonunda galip çıkmak şartıyla erkeklerimizin ihanetlerine kolaylıkla tahammül edebiliyoruz; hatta bu mücadeleden zevki bile alıyoruz.

Bir Akşamdı, Peyami Safa (Sayfa 214 - ötüken)Bir Akşamdı, Peyami Safa (Sayfa 214 - ötüken)
Humphrey Bogart, bir alıntı ekledi.
Dün 18:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kadın asansör gibidir: Bir düğmesine basarsanız yükselir, ötekine basarsanız iner.

Bir Akşamdı, Peyami Safa (Sayfa 205 - ötüken)Bir Akşamdı, Peyami Safa (Sayfa 205 - ötüken)
Humphrey Bogart, bir alıntı ekledi.
Dün 16:51 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İnsan yalnız kalmamak için evlenir, evlendikten sonra da büsbütün yalnız kalır.

Bir Akşamdı, Peyami Safa (Sayfa 180 - ötüken)Bir Akşamdı, Peyami Safa (Sayfa 180 - ötüken)