Murat Kekilli
Bu akşam ölürüm, beni kimse tutamaz,
Sen beni tutamazsın, yıldızlar tutamaz,
Bir uçurum gibi düşerim gözlerinden
Gözlerin beni tutamaz..

Muray Kekilli
Bu akşam ölürüm beni kimse tutamaz 
Sen beni tutamazsın yıldızlar tutamaz 
Bir uçurum gibi düşerim gözlerinden 
Gözlerin beni tutamaz 

https://m.youtube.com/watch?v=ccrRsyQBGmw

Geceniz güzel olsun.

Kafka
"Ben inkârdan yapılmayım. karşıtlardan ve reddedilişten."


Murat Kekilli-Hayat mı Bu
https://www.youtube.com/watch?v=bu2NgRLVbK4

...ve arkasindan piçak..

Murat Kekilli
Her gözyaşı içinde
Bir denizi saklar
Sular taşar bilirim
Ağlayınca balıklar


Murat Kekilli

Meşrebi Kalender, Genç Werther'in Acıları'ı inceledi.
21 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Okur, “sevipdekavuşamayangiller” familyasına ait bir canlı ise; üzerinde yoğun miktarda “Murat Kekilli” etkisi bırakabilir.

Yok mu bir Reha Muhtar, şu kitaba haddini bildirecek?

Kendisi bir nevi “tutunamayan” olan genç Werther’in yazdığı mektuplardan, makus tarihini kronolojik bir şekilde ve tam konsantre rontgenliyebiliyorsunuz.

Ta ki sayfa 97’e gelinceye kadar.

Orda, kendisine “mektupları derleyen” diyen bir didaktikçi öğretmen emeklisi amca sizi bekliyor. Sevdiğinizle baş başa kalmışken üçüncü bir kişinin araya girmesi gibi, kitabın ruhunu bozuyor.

İlk iş, 97 sayfa boyunca, zoru başarıp, belki anlamamışsınızdır diye; Werther’in ruh halini tekrar özetleyiveriyor. Sonra Werther’in mektuplarında yer vermediği bazı detayları da açıklayıveriyor. Hiç de iyi yapmıyor. Böylesine trajik bir romanda okuyucunun elinden “giz”ini alıyor.

Hadi buraya kadar iyi niyetinden yapıyor.

Ama be kardeşim, kitabın sonuna daha 30 sayfa varken kitabın sonu söylenir mi ?

Hadi illaki söylenecekse Werther kendisi söylesin sana ne oluyor ?

“Sonu çok ünlü, kitabı okumayanlar bile biliyor”, kabul. Ancak bir de şu açıdan bakın:

Selvi Boylum Al Yazmalım filminin son sahnesini on bininci kez izlerken, Gollum tipli biri geliyor ve “ Cemşittttt” diyor. Ne hissedersiniz ?

Sözün özünü de Selvi Boylum Al Yazmalım’a atıfta bulunurak kapatmak gerekirse. Werther kitap boyunca bize şunu söylüyor:

“ Eyvallah, sevgi emek ister de; İlyas da Asya’yı ister be!

O ne olacak ?

https://www.youtube.com/watch?v=ccrRsyQBGmw

Murat Kekilli
Bir babasın. Düşün şimdi… Sevmişsin, evlenmişsin. Sonra tıpkı annesi gibi güzel bir kızın olmuş. Onu da çok sevmişsin. Hem de deliler gibi. Gece gündüz dememişsin başında nöbet tutmuşsun. Ateşi yükseldiğinde, senin de ateşin yükselmiş. Gözyaşlarını silmişsin. Kendi hayallerinden vazgeçmişsin, onun hayallerini süslemişsin. Sevmişsin onu. Yalandan değil. O kadar çok sevmişsin ki, canı yansa senin de canın yanmış. Sonra daha 10 yaşına girmeden “başıma en kötü ne gelebilir” diye düşünürken bile aklına gelmeyen, en felaket senaryoları bile kurarken düşünemediğin, korku filmlerinde bile konu olmayan şeyleri yaşamış o küçücük gözleriyle. Gözleri seni aramış. Korku dolu gözlerle babam nerede diye bakmış etrafa. Hani “Ben yanındayım kızım, korkma” diye yanında yatardın ya. İşte o sözü hatırlamış, bakmış ama görememiş seni. Anne kurtar beni diye çığlık atmış sonra. Ve sen o an onun yanında olamamışsın. Çırpınmış, ağlamış, tırnaklarıyla yeri kazımış ama sen bir türlü gelmemişsin. Sonra mı…. Sonrayı da yazmayayım artık. Bir kız babası olarak tüm bunları yaşadığını düşün. Sonra küçücük çocuğunun öldürüldüğünü öğren… Hem de senin gelip onu kurtarmanı beklerken…

Şimdi içimizde ne hissediyorsak rahatlayalım. Çünkü bunu yaşamıyorsunuz. Bu sadece bir yazı. Ama Türkiye’de birçok baba ve anne bunu yaşıyor. Biz mi, biz sadece haberleri izliyoruz. Empati yaptığımızı sanarak… Şimdi rahatlayın. Çayı demleyin, Survivor varrrrrr… Hadi Türkiye ekran başına…

İçimdeki insanlığımı kusmak istiyorum artık…

Serdar Poirot, Aptalı Tanımak'ı inceledi.
28 Nis 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Dikkat spoiler içerir.
Meşhur jeoloji uzmanı yazardan güzel bir kitap daha. Adından da belli olacağı üzere aptallara tahammülü olmayan yazar, çeşitli deneyimlerini ve düşüncelerini zamanında dergilere vb yazmış ve bu kitap da bu yazıların birleştirilmiş halinden ibaret. Evrim, gerici düşünceler, Türk eğitim sistemi ve siyasetinin yetersizliği, Osmanlının aslında öğretildiği gibi olmaması, porno ve Sibel Kekilli, Türkiye'de üniversiteler ve içler acısı durumları, bilim ve inanç arasındaki tezatlar gibi pek çok konuda yazdığı yazılar keyifle okunuyor. Her ne kadar yazarın üslubu tanımayanlara biraz ukalaca gelse de keyifle okunan bir kitap. Farklı bir bakış açısı elde etmek isteyenlerin mutlaka okuması gerekenlerden.

Tuco Herrera, Aptalı Tanımak'ı inceledi.
23 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

uzun müddet evvel okuyup çokta kritikleyeyim istediğim kitaplarımdan biri de bu idi .. bugüne kısmet oldu. özellikle bu kitabı yorumlayayım diyordum çünkü ülkemizde övünç kaynağı haline gelen cahilliği , recep ivedikliği nedenleri ile ortaya koyan muazzam bir araştırmalar topluluğu bu kitap..

- KAVURMA - AYRAN -DOMATES LAVAŞ VE EZME KIVAMINDA BİR KİTAP MI LAZIM? SENDE GEL ÖLEYSE.. ( tortila ekmeği diye birşey yoktur lavaş vardır..herkes Türktür - medeniyeti biz yaydık!)

kitabı elinize aldığınızda yani ben kitapçıda gördüğümde açıkcası okuyan kesim için dahi irite olunabilirliğe kapı aralayabilecek bir başlığı var demiştim.. medyadan da takip ettiğim için Celal Şengör' ün üslubunu az buz biliyorum.. doğruyu dolandırmadan mitralyozu kurup size o doğruları fındık fıstık jelibon gibi yutturan bir büyüğümüz kendisi..pek çok universite de kürsüsü bulunan kendi kitaplığında 50000 (yazıyla ELLİ BİN - holy shit!!) kitabı bulunan inanılmaz bir bilgi topağı.. kitap safi tek bir konuya eğilmeden Cumhuriyet Bilim Teknik dergisindeki "Zümrütten Akisler" köşesinde yer alan yazılarından oluşuyor.. girizgaha ,başlığa bakıp sarstıktan sonra kafasında soru işaretleri bulunan okuyucuya APTAL kelimesinin anlamını açıklamakla başlıyor..
kitaptaki konular neler midir ? kabataslak bahsedecek olursak, osmanlıdan eğitim politikamıza ,özerkliği bulunmayan üniversitelerimizden bilime kılıç çekip kuşanmış cehalete , sosyolojiden yer yer üslupla sizi gülümseten mizaha ve hatta sibel kekilli ve porno endüstrisine kadar pek çok ayrı konu işlenmiş kitapta =D o yüzden araştırmayı seven aydın kesim mutlaka içinde kendisine dair birşeyler bulacaktır.. ha kendi adıma yazılan tüm konular bana hitap ediyormuydu ? hayır! arada tekelden alıp bir sevinçle eve koşup açıp masaya dizdiğim KAHVERENGİ ŞİŞELER İÇİNDEKİ "SÜTLERİN" yanına serdiğim zebellah gibi duran süper lüx kajulu efendime söyliyim antep fıstıklı bademli fındıklı jumbo boy kuruyemişimin içine bir iki tane LANET OLASI LEBLEBİ DE düşmemiş değildi ve hatta cennet bahçelerinde dolanırken gup gup ağzıma attığım bademlerden bir kaç tanesi bayat cıkıyordu..o ağızdaki müreffeh tadı berbat edenler de yok değildi..(sibel kekilliye TAKILMA !! ) herşey bittikten sonra onlar beni affettiler bende leblebileri ambalajlayan günde 12 saat çalıstırılıp asgari ücrete köle edilen zöhre teyzeyi affettim..

gelgelelim genele vurursak cidden sıkılmadan bir iki gün içinde rahatlıkla ve hiç bilmediğiniz şeyleri öğrenerek üstüne üstlük bundan da baya baya zevk alarak okuyup bitireceğiniz bir kitap..

BEN BUNU OKUDUM BENZER ŞEYLER ARIYORDUM ALlAH SENDEN RAZI OLSUN VAR MI BAŞKA BÖLESİ DİYENLER İÇİN NOT:
bunu sevenler bunuda beğendi " Celal Şengör - Newton Neden Türk Değildi? " ben daha napayım ?! =D