Eylem, bir alıntı ekledi.
 12 saat önce · Kitabı okuyor

...Kemalizm, tüm eklektik yapısına karşın kendisinden çok daha homojen ve radikal akımları köreltmeyi başarıyor. ...komünizm, islamcılık ve Kürtçülük üzerinde bir üst ideolojik hegemonya kurabiliyor ve bunları sığlaştırabiliyor.
...1960 yıllarının ikinci yarısından itibaren Türkiye'de komünizm, islamcılık ve Kürtçülük, kendisini arıyor ve radikalleşmeye başlıyor...
...1960 yıllarının ikinci yarısından itibaren Kemalizmin üst egemenliği sona eriyor, ayrıca eklektik olan ve tutarlı olmayan yapısının verdiği imkanlarla, 1970 yıllarının başından itibaren, köylülüğün değil büyük tekellerin bakışı ve bayrağı olmaya başlıyor; bir dönüşü yaşıyor.
...12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980, aynı zamanda Kemalizmin sahip değiştirmesini ve kaybettiği egemenliği silah zoruyla yeniden kurma girişimlerini anlatıyor.

Kürtler Üzerine Tezler, Yalçın KüçükKürtler Üzerine Tezler, Yalçın Küçük

TÜRK KARAKTERİ,
Cinselliğe düşkün – Çapkın ;
Ete düşkün – Obur ;
Muhabbeti sever – Geveze ;
Bunun yanında HİPERAKTİF, ancak at üstünde mutlu !
Bir tarihçinin dediği gibi :
“Onlar çocuklarını at sırtında edinirler”
Türklerin hiperaktifliği İslam ile disipline oldu.
Kemalizm geldi hiperaktifliği kırptı,
“Atma daa hamidiye topçusu
vergi de vereceğuz şapka da giyeceğuz”
Sağcılar ise manuple etti
“Cüneyt Arkın ile İslamcı milliyetçiliği pompaladılar,
Tarkan ile orta asyacı milliyetçiliğini…”
Ve Türkler satın alınmaz, ancak kiralarsın.
Allah Ona rahmet etsin Aytunç altındal ‘ın tesbiti ile bitirelim :
Türkler, batının araştırmaları sonucu,
ne yapacağı nasıl davranacağı belli olmayan bir kavim
yani HİPERAKTİF !
Son örnekler :
rus uçağının düşürülmesi,
darbe girişimine verilen tepki ;

Tarih günlükleri,

nejla güldalı, bir alıntı ekledi.
18 May 12:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Tespit 1)
Atatürk dedi ki:
“Efendiler! Avrupa’nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık, Osmanlı tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanmıştır. Vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi birtakım zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin?.. Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!” (6 Mart 1922 TBMM)
Tespit 2)
Tarih: 18 Kasım 2006.
AKP İzmir İl Gençlik Kolları’nın düzenlediği “Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkilerinin Toplumsal Etkileri” başlıklı toplantının konuğu Liberal Düşünce Topluluğu Başkanı Prof. Dr. Atilla Yayla idi. Şunu dedi:
Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder. İleride bizlere, ‘neden her yerde bu adamın (Atatürk’ün) heykelleri, fotoğrafları var’ diye soracaklar.”
Bu konuşmadan bir gün sonra…
Hürriyet gazetesi yazarı Emin Çölaşan telefonla ulaştığı Prof. Yayla’ya şu soruyu yöneltti: “Siz Liberal Düşünce Topluluğu’nun başındasınız. Bugüne kadar AB’den kaç para aldınız?”
Prof. Yayla şu yanıtı verdi: “Her şeyimiz yasaldır. İki adet ifade özgürlüğü projesi için AB’den 450 bin euro aldık. Ne var bunda…” (22 Kasım 2006, Hürriyet)
Tespit 3)
Yıl, 2012. AKP hükümetinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’e, Fransa Hükümeti tarafından “Tarım Alanında Şövalye Liyakat Nişanı” (Chevalier dans I’Ordre du Merite Agricole) verildi. Bakan Eker, Şövalye Liyakat Nişanı’nı Pariste düzenlenen törenle Fransa Tarım Bakanı Stephane Le Foll’ün elinden aldı.
Bakan Eker yaptığı konuşmada, 1883’ten bu yana verilen şövalye liyakat nişanının ilk kez bir Türk Bakana verildiğini hatırlatarak, “Şövalye Liyakat Nişanını, dostluğumuzun her gün geliştiği bir ülkenin bakanından almaktan onur duyuyorum” dedi.
Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine göre; Türkiye, 2010-2012 yılları arasında ilk kez Fransa’dan 250 milyon dolar tutarında canlı hayvan ve et ithalatı yaparak, bu ülkenin 2008 yılından bu yana tarımda yaşadığı krizi atlatmasına yardımcı olmuştu.

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 224 - Kırmızı Kedi Yayınevi)Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 224 - Kırmızı Kedi Yayınevi)

Ne faşist ne muhafazakâr; Ne anarşist, ne kominist. Yeri geldiğinde liberalizmi yeri geldiğinde sosyal demokrasiyi uygulayan her görüşü inceleyen adam bir daha senin gibisi gelmez Kemalizm

Rüveyda Hanım, bir alıntı ekledi.
07 May 15:06 · Kitabı okudu · İnceledi

Kemalizm'in egemen olduğu yüzyılın ilk çeyreği merkezdeki kurumsal reformlarla geçmiş, ikinci çeyreğinde ise klasik modernleşme dürtüsüyle çizilen bir çerçevede reformlar bütün ülkeye yayılmıştır. Üçüncü çeyrekte hem bu reformlar devam etmiş hem de toplumdaki gerilim ve ihtilaf belirtileri çoğalmaya başlamıştır.

İki Buçuk Yaprak Çay - Doğu Karadeniz'de Devlet, Piyasa, Kimlik, Ildıko Beller-Hann (Sayfa 64)İki Buçuk Yaprak Çay - Doğu Karadeniz'de Devlet, Piyasa, Kimlik, Ildıko Beller-Hann (Sayfa 64)
NİKO İVAN, Kemalizm ile Bütünleşen Alevilik'i inceledi.
01 May 16:38 · Kitabı okudu · 38 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bazı atatürk düşmanı olan alevi vatandaşlarımızın dikkatlice okuması gereken bir kitap.aleviliği bilmeyen sunni kardeşlerimiz de okumalı.ne bağnaz düşünceli insanların düşündüğü gibi alevilik sapık bir İslam ekoludur, nede atatürk alevi düşmanıdır, alevi katletmiştir.

Adem YEŞİL, bir alıntı ekledi.
30 Nis 22:41

Aslında Atatürk'ün kafasında olan "batılılaşma" değil, "uygarlaşma"dır. Üstelik de, kendi ulusal özelliklerimizi koruyarak uygarlaşmaktır.

Türk tarihinin gün ışığına çıkarılması çalışmalarını Atatürk başlatmıştır. Bir yandan Orta Asya'ya, öte yandan Hititlere, Anadolu'nun tarihsel derinliklerine kadar gidilmesinin öncüsü Atatürk'tür. Taklitçi saray kültüründen, Anadolu'nun bin yıllık kültür sentezine dönüş Atatürk'ün eseridir.

Atatürk ne yabancı sermayeye karşı olmuştur, ne de başka uluslarla işbirliğine... Ama - her konuda olduğu gibi - bu konularda da vazgeçilmez bir önkoşulu vardır: Toplumun ortak yararı ve eşitlik!

Yabancı sermayeye evet; ulusal çıkarların ve bağımsızlığın zedelenmemesi koşuluyla!

Bir kez daha yinelemekte yarar var: Kemalizm batının desteği ile değil, batıya karşın bir uygarlaşma hareketidir.

Bir Türkün Ölümü, Ahmet Taner Kışlalı (Sayfa 15 - Ümit Yayıncılık)Bir Türkün Ölümü, Ahmet Taner Kışlalı (Sayfa 15 - Ümit Yayıncılık)
Afife, Leyla'nın Evi'yi inceledi.
28 Nis 17:43 · Kitabı okudu · 8 günde · Puan vermedi

Livaneli ile tanışma kitabım olan Leyla'nın Evi isimli eser zengin konu ve detaylarıyla beni ziyadesiyle tatmin etti. Türkiye'nin temel sorunlarını harmanlayıp okuyucuya objektif açıdan sunan Livaneli'ye bu ustaca performansı için tebrikler
Roman kendi üslubuyla devam ettiği halde müthiş bir özgünlük içerisinde kitapta ihtiva edilen konular başörtüsü, kimlik kaybı, kemalizm,
toplum yapısı, aile kavramı, kadın hak ve hürriyetleri ve en mühimi de Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu arada kayıp giden hayatlar ve alışılmaya çalışılan inkılaplar...
Hülasa kitabımız Bosnalı Avni Paşa'nın torunu Leyla'nın yalısından sahte evrakla kovulması ile başlıyor. Alamancı gurbetçi hip hopçu Rukiye sahne adıyla Roxy ve gazeteci Yusuf'la birleşmesi ve sonrasında gelişen vakaları anlatıyor.

The Clock, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü inceledi.
22 Nis 20:49 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

Ilber Ortaylı hocanın kaleminden büyük lidere adanmış bir başyapıt..Sıkıntılı savaş yıllarından, yapılan devrimlere değin geniş bir yelpazede ince ince dokunmuş bir kumaş..Türkiye'de ve dünyada Kemalizm etkilerini de içeren , tek solukta dahi okunabilecek bir inceleme..Mutlaka tavsiye ediyorum..