• “donanmayı isyana teşvik”le suçlanmaktadır. Atatürk’e, suçsuzluğunu belirten aşağıdaki mektubu yazarak yargıç Halûk Şehsuvaroğlu’na verir:
    “Cumhurreisi Atatürk’ün yüksek katına,
    Türk ordusunu ‘isyana teşvik’ ettiğim iddiasıyla on beş yıl ağır hapis cezası giydim. Şimdi de, Türk donanmasını ‘isyana teşvik etmekle’ töhmetlendiriliyorum.
    Türk inkılâbına ve senin adına ant içerim ki suçsuzum.
    Askeri isyana teşvik etmedim.
    Kör değilim ve senin yaptığın her ileri dev hamlesini anlayabilen bir kafam, yurdumu seven bir yüreğim var.
    Askeri isyana teşvik etmedim.
    Yurdumun ve inkılâpçı senin karşında alnım açıktır.
    Yüksek askerî makamlar, devlet ve adalet, küçük bürokrat ve gizli rejim düşmanlarınca aldatılıyorlar.
    Askeri isyana teşvik etmedim.
    Deli, serseri, mürteci, satılmış, inkılâp ve yurt haini değilim ki, bunu bir an olsun düşünebileyim.
    Askeri isyana teşvik etmedim.
    Senin eserine ve sana aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim. Sırtıma yüklenen ve yükletilecek hapis yıllarını taşıyabilecek kadar sabırlı olabilirim. Büyük işlerinin arasında seni bir Türk şairinin felâketi ile alâkalandırmak istemezdim.
    Bağışla beni. Seni bir an kendimle meşgul ettimse, alnıma vurulmak istenen bu ‘inkılâp askerini isyana teşvik’ damgasının ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır.
    Başvurabileceğim büyük inkılâpçı baş sensin.
    Kemalizm’den ve senden adalet istiyorum.
    Türk inkılâbına ve senin başına ant içerim ki, suçsuzum.”
    Halûk Şehsuvaroğlu, bu mektubu Beşiktaş’tan postalar...