1949 yılında yazılmış distopik roman. İkinci dünya savaşı sonrası dünyanın siyasi olarak üçe bölündüğü bir zaman diliminde bu kitabı yazabilmek büyük cesaret örneği bana göre!
Nitekim ki kitaptaki dünya da üçe bölünmüş. Sınırlar çizilmiş. Taraflar belirlenmiş.
Orwell tek bir tarafa saldırmamış. Sosyalizme, kapitalizme ve proleter denilen tarafsızlara hepsine giydirmiş.
Ağzım açık, dehşete düşerek okudum kitabı.
Yazılanlar ile şimdiki zamanı karşılaştırınca "kesinlikle bunu yaşıyoruz" dedim.
Sürekli izlenen bir toplumda geçen bu romanda devrim diye bir şey yok. Öyle ki devrim kelimesi bile yok.
Cümlelerimi toparlamakta güçlük çekiyorum. Kusura bakmayın.
Tek aklıma gelen Orwell'in 1984'ü; Huxley'in "Yeni Cesur Dünya" sı hayatımızın içinde.
Kabul etmesi zor ama hepimiz bir distopyanın içerisinde yaşıyoruz.