Ayşe Hilal Dokgöz

Ayşe Hilal Dokgöz
JULİET Binlerce kez iyi geceler sana! ROMEO Binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa.
Bir ara her şey gönlümce oldu gibi ama sonra geçti.
Gerçeklik ne kadar yalın bir yüzle karşımızda haykırırsa haykırsın, biz yine de kendi beklentilerimizin içten içe fısıldadığı yalanlara kulak kesiliyoruz.
Sayfa 13 - Profil kitap·Kitabı okudu
Haritada Bir Nokta
" Söz vermiştim kendi kendime : Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kağıt aldım. Oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yontuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."
Sayfa 109 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekâlâ, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o? Atma be adaşım kaç tane kalbin var senin?.. Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır: Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun.. Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun...
Sayfa 14 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu