"Yetimhanenin rutubetli duvarları arasında büyüyen Kaan ve Caner, dünyanın sadece iyiler için olmadığını erken öğrenmişlerdi. Ama yirmi yıl sonra, o duvarların arasından sızan karanlığın kapılarını çalacağını hiç düşünmemişlerdi."
"Katil sadece can almıyordu; kurbanlarını birer mesaj panosuna dönüştürüyordu. Her ceset, bir sonrakine giden yolun ilk harfiydi. Bu bir cinayet serisi değil, yirmi yıllık bir hesabın kanla yazılmış provasıydı."
"Yüz yüze bakmayan, ortak geçmişlerine rağmen birbirlerine yabancı kalan onlarca “gerçek” kardeş görmüşlerdi birlikte. Kendileriyse yalnızca birbirlerine
tutunarak “kardeş” olmanın ne demek olduğunu öğrenmişlerdi."