Jack Shepard ormanda gözlerini kapayalı 10 sene olmuş ama ben çok utanarak Sawyer'ın okuduğu kitapları yeni elime alıyorum.
Lost'u andım sürekli okurken, kapak, kulübe, çark, Desmond, Dharma.... Ama en çok ada... Burada gel-git nedeniyle olsa da yine bir görünür/görünmez ada...
Faustine karakteri isim olarak hoş bir atıftı. Daha iki gün önce Masumiyet'i seyrettiğimden midir nedir karakter fazlasıyla Uğur gibi geldi bana. Yazar ve Morel de Bekir ile Yusuf. Aslında ikisi de Bekir sonuçta.
Morel - Moreau benzerliği de çok hoştu. Yine bir ada, yine bilim etiği ve var olma/var etme sorunsalı...
"En güzel anı saklama" arzusuna dayanan roman o kadar incelikli, mantıklı, felsefesi sağlam kurgulanmış ve yazılmış ki hayran olmamak elde değil.
Tüm soruları cevaplayıp nesnenin görüntüsü ile kendisi çakışınca ne olacağını sorması beni yine the constant'a götürdü engel olamadım kendime.
Pandemi sürecinde sıkça duyduğumuz Thomas Maltheus'dan bahsedilmesi de garip bir tesadüf oldu bana.
Okunmayı hakeden muazzam bir roman...
sabitfikir.com/sahanebirkitap/...
Kitap hakkında açıklayıcı bir yazıyı linkte bulabilirsin ancak incelemedeki övgüler abartılmış. Sıradışı bir okuma yapmak için okunabilir ancak beklentiyi yükseltmemek lazım.
Bundan bir kaç ay önce insanlık tarihi okudum, aynı olmasa benzer konular olduğu için sıktı herhalde. Yoksa fena değil. Ama tekrar gibi oldu. Objektif yorum yapamayacağım şimdilik 😑
Depresyonlu insanlar,çocukluklarında sık olarak şımartılmış kimselerdir;günün birinde şımartılmalarının sona ermesi yaşam üsluplarını belirleyici bir etken oluşturur.
Şımartılmış olmak değil ama hayatının ilk dönemlerinde zorluk çekmemiş kişiler yatkın olabilir. Çocukluğunda hiç yeni oyuncağı olmamış, yoksulluk içinde büyümüş kişiler daha zor yıkılıyor olabilir. Bana öyle geliyor en azından.