Geçen haftanın en beğenilenleri 12 Şubat 2018-18 Şubat 2018

1.

1000Kitap'ı kurtarma projesi adı altında...
Şu son günlerde saçma sapan iletiler fazlasıyla paylaşılıyor. Yok ben intihar edecem de, yok sevgililer günüymüş de, yok görücü usulü mü falan filan, yeter arkadaşım sıktı artık böyle saçma ve gereksiz konular. Böyle bir siteye gelme amacım diğer sosyal platformlarda olmayan bir nezih ortam vardı. Ancak son zamanlarda popüler kültürün bir parçası olmaya başladı.

Bu yüzden bu tür kullanıcılara tavsiyem; amacınız dikkat çekmekse, bu tür iletileri paylaşmak ya da ciddiyseniz o sorduğunuz sorularda (ki sanmıyorum ciddi olduğunuzu) dolayısıyla bu tür iletilerinizi Twitter ve sorularınızı da ekşi sözlük gibi mecralarda araştırmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Ben çok yoruldum, diğer site kullanıcıları da ve moderatörler de...

(Bunu konuda uyarı üslubumun biraz ağır olduğunun farkındayım ne yazık ki genel olarak mizacım böyle, ancak böyle olmasının daha etkili olduğunu düşünüyorum. Fazlasıyla tepki toplayacağımı biliyorum ama hiç umrumda değil.)

2.

Çocuk tecavüzcülerine,
kadın tecavüzcülerine,
pedofili sapıklara,
ve vatan hainlerine karşı tek çözüm
#İDAM#

3.

Tolstoy Okuma Etkinligi ;
Değerli arkadaşlar ,İlk yaptığım etkinlik olduğu için çok heyecanlıyım.

Edebiyat kritikleri ,edebi metinler kadar önem arz eder.Bundan dolayı birlikte bu serüveni etkinlik vesilesi ile okumayı lezzete dönüştürüp birlikte tat alalım ,istedim .Işin pragmatist yani da,birlikte eksiklerimizi tamamlamak .:)))

21Şubat -21 Mart tarihleri arasında "Tolstoy" okuyacağız .

Etkinlik kapsamında okunacak kitaplar ;

1-) İnsan Neyle Yaşar
2-)Anna Karenina
3-)Savaş ve Barış
4-)Diriliş
5-)İvan İlyiç'in Ölümü
6-)İtiraflarım
7-)Hacı Murat
8-)Hz. Muhammed
9-)Kreutzer Sonat
10-)Çocukluk
12)Gençlik
13-)Aile Mutluluğu
14-)İlkgençlik
15-)Hayat Üzerine Düşünceler
16-)Hayatı Sorgulamak
17-)Çocukluğum
18-)Gençliğim
19-)Çocukluk İlkgençlik Gençlik
20-)Kazaklar
21-)Kafkas Tutsağı
22-)Hayatın Anlamı
23-)Ateşi Kıvılcımken Söndürmeli
24-)Şeytan
25-) Kadın Ruhu
26-)Bir Gencin Dramı

Katilimcilar;
VIP KRALICEMIZ : *Ebru Ince*

1-)inci
2-)Emirhan Kocademir
3-)Murat
4-)Rahime
5-)°Yağmur M°
6-)emin
7-)ALİCANPAŞA
8-)sunofhope
9-)Büşra A.
10-)Nefise
11-)Oktay Şen
12-)YNT
13-)Rojin Keskin
14-)salih
15-)BestReader
16-)Ah-i Zer
17-)Sinem D.
18-)Alto (Yeraltından)
19-)https://1000kitap.com/busraybu
20-)Sena Ç
21-)Burak
22-)Esra D.
23-)https://1000kitap.com/sweet123
24-)Mevsim Ahenk
25-)Sazed
26-)@
27-)özlem
28-)Salih TURHAL
29-)Sükût
30-)Mehmet Deligöz
31-)Sâirfilmenâm
32-)Ceren Şahbaz
33-)Muhayyelll
34-)Efşan
35-)Sena Göksuçukur
36-)Selcan Beyazit
37-)Güllü Koç
38-)Süha Murat Kahraman
39-)https://1000kitap.com/ormandakitekagac
40-)Süm
41-) Necip Gerboğa
42-)Esra Duman
43-)Aliman
44-)Kaan T
45-)Hatice bülbül
46-)mehmet temiz
47-)by.rendes
48-)Mehmet Aldemir
49-)Şennur İpekbayrak
50-)Mete Karagöl
51-)dila kaya
52-)Pozitivizm
53-)belo belo
54-)https://1000kitap.com/mem1
55-)Kitaplara Fısıldayan Kız
56-)Gökçen Kız
57-)Kübra E.
58-)Sarius
59-)Seher
60-)ესრა
61-)Musab
62-)İshak Kaya
63-)İ.dem
64-)Okuma Delisi
65-)Zelal yorulmaz
66-)Quidam
67-)Esther. Sema
68-)Erdal Yıldız
69-)Meltem Tekeli
70-)Arabella
71-)Yusuf Mahir
72-)Filiz Taşcı
73-)Efruzane
74-)İrfan öz
75-)Mustafa A.
76-)Yağmur.
77-)M.Enes Aybay
78-)Fatma Zehra Demir
79-)Muhammer Ünal
80-)Sahra Kübra
81-)Çağrı Taş
82-)Nur*
83-)Meva
84-)Nephren Ka
85-)Zeynep Sümer
86-)Hero
87-)Göknur Şahin Sarı
88-)Mustafa Bağdat
89-)Mahmut ÇAYIR
90-)özlem
91-)İbrahim...
92-)Öz
93-)Nesrin Ay
94-)Esengül
95-)°°Vaveyla°°
96-)Tuco Herrera
97-)Ahmet mulayim
98-)Anıl Y.
99-)Mr.Krly
100-)kübra
101-)Erdinç BİGE
102-)Sui Generis
103-) Musa
104-)Bay X
105-)Nur Altnbs
106-) Ayşegül tatilde
107-)Hüzn-ü Beşer
108-)Ozan Karakoç
109-)https://1000kitap.com/merveasllan
110-)Hatice Erdoğan
111-) fazi
112-) Ömer Faruk Yeşildağ
113-) Gökhan
114-) Yasemin A.
115-) Erhan
116-) Handan Şahin
117-) Asuman Sare
118-)Hande
119-) hulusi cem döner

Etkinliğe katılan tum arkadaşlara teşekkür ederim.

Keyifli okumalar ...

4.

Öğrenilmiş çaresizliğini yaşıyorum insan olmanın
Şiir demliyorum olur ya belki sen de tadarsın diye
Aşağı yukarı cümlelerden arındırıp kendimi
Ortalama sınırlarını aşmaya çalışıyorum mânâların
Sana sıradan tümcelerle seslenecek değilim
Öyle ya sana yangın desem haksızlık olur
Cehennemin insan içine saklanmış halisin(!)
Hançer diyenler duymuştum sevda için
Oysa sen kalbime dolanmış dikenli telsin(!).

5.

Sen öyle bir şiirsin ki en beceriksiz adamı bile şair edersin.

(Bir konuşmadan alıntı)

7.

Şak Şak Şak
Nedir 1K? Kalkıp da sitede “Okur musun , yazar mısın? Okuduğunu anlatabilen , popüler olma derdinden ziyade paylaşımların ile bilgilendirici misin sen?” diye sorsam, bir çok üyenin “dalga mı geçiyorsun, tabi ki öyleyim.” diyeceğine adım gibi eminim. Peki, sıra geldi şimdi ikinci soruya: “sitede bulunma amacın nedir, açıklar mısın bana?”
- !?!?!?!?!?!?!?!?!?!?!?!
Uzun bir sessizlik de olabilir , kalıplaşmış bir iki söz, ya da hakikatten edebiyat severlik adına verilen samimi cevaplar. Eğri oturup doğru konuşalım şimdi, kaçımız tam anlamıyla doğru biliyoruz burada bulunmamızın anlamını? Böyle dedim diye sakın yanlış anlamayın beni. Elbette gerçekten bilenler vardır aramızda, saygım sonsuz onlara. Benim sözüm bilmeyen şaş şakçı olan diğer guruba.
Örneğin, önce benim açımdan bakalım olaya. Hani ne demiş büyüklerimiz: “İnsanoğlu, başkalarını eleştirme cesaretini göstermeden önce kendini eleştirmeli.” Ne kadar biliyorum okuyabilmeyi, okuduğunu izah edebilmeyi ? Ya da, ne okuyup ne okumamam gerekliliğini?
Şöyle bir geçmişe dönüş yaparsam ; bir kaç sene öncesine gideyim, ortalıkta oradan bulduğunu okuyan anlamayan anlatamayan (gerçi halen de anlatamıyorum ) kime sorarak tercih yapmam lazım diye etrafını soru yağmuru ile deli eden ben vardım. Hatta çoğu zaman da kendimi tatmin eden bir cevap alamıyordum. Çünkü açıklama beklediğim kişiler de zamanında ne yazık ki bu konuda istedikleri cevabı alamamış kişiler idi.

Ta ki kitap satın almak amacıyla internette gezinirken siteye rastlayana kadar. Sanırım dört yıl kadar önce idi üyelik başlangıcım . O kadar sevinmiştim ki sorularımın tüm cevaplarını buldum diye. Bir ara çok üzüldüğüm için kardeşim, dostum sırdaşım kendimi kendisinde bulduğum Nur-AL tekrar dönmem için ikna edene değin iki sene kadar da siteden uzak kaldım.
Neydi ayrı kalmamın sebebi? Belki o zamanlar şimdiki kadar bariz olmasa da ;

—Gruplaşmalar (İnanç, siyasi, kültür vs.)

—Rekabet derecesinde paylaşımlar

—Her şeyin en iyisini ben bilirim egoları

—Hor görüp alay etme derecesine varan yorumlar

—Popüler olma savaşları

— Aaaa en çok beğeni olan okur o demek ki burada tutunmanın yolu o okurdan geçiyor saçmalıkları
— Şakşakçılık.........
Daha da sayacağım bir çok madde olabilir ama şu an aklıma gelmiyor.
O kadar güçlü kalemi olan yazdıkları ile piyasada yazar olarak adlandırılan kimselerden çok daha da yazar olabilen okurlar var ki sitede. Ama bir türlü fark edilmiyor umursanmıyorlar.
Neden?

Çünkü; onlar hakikatten yazabildikleri için buradalar.
Çünkü ;yüreklere dokunabildikleri için buradalar.
Çünkü; reklam peşinde olmayıp, herhangi bir gruba dahil olmadan kendileri oldukları için buradalar.
Çünkü; din, milliyet bayrak vatan kelimelerini kullanarak ajitasyon yapmaya ihtiyaçları olmadığı için buradalar.

Sitede bu kavramı sömürmeye ve kendi taraflarına çekmek isteyen o kadar çok kendini bilmez kişi var ki…
Hayatımın hiç bir döneminde insanlar arasında ayrım yapmadığım gibi gruplara dahil olma hevesim de olmadı. Kim ne olmak isterse kendisinden sorumludur. Önemli olan kişinin karşısına verdiği zarar fayda mutluluk huzur ya da tedirginlik kadardır ilişki tercihim.

Evet, ayrıldığım dönemde çıkardığım sonuç böyleydi bana hak verir misiniz bilemem. Şimdi de değişen pek bir şey olmadığı gibi , temennim ise;
Lütfen ne olur, gruplaşmalar, sosyal medya hesabı kullanıcı hastalığı beğenilme zafiyeti, takipçi sendromu yaşamak yerine kaliteli sayfa kullanıcısı olalım.

8.
Semih, Hakkari'de Bir Mevsim'i inceledi.
 17 Şub 18:17 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Anadolu Öğretmen Lisesi mezunuyum. ÖSS adlı sınavda puanım yüksek gelmeseydi, büyük ihtimalle de öğretmen olacaktım. Aslında karakterime ve hayata bakış tarzıma oldukça uygun bir meslekti öğretmenlik. Her şeyden önce kutsal meslektir. Toplum önderi olarak görürler bizde öğretmenleri. Çünkü öğretmen dediğin hem doktordur, hem avukattır hem de mühendistir. Hele ki köylerde öğretmenlik yapanlar, başbakandan da üstün bir konumdadır. Ekmeği, yağı, sütü köylü tarafından karşılıksızca verilir. Yeter ki bir kelime öğretsin, köylü her şeyini vermeye razıdır ona. Böylesine saygıdeğer bir meslektir öğretmenlik...

Hakkari'nin bir köyünde öğretmenlik yapan bir adamın yaşadıklarını anlatıyor kitap. Hem de yalnızca bir mevsimde yaşadıklarını. O mevsim de kış mevsimi... Hakkari'de veya doğuda bir ilde kışların sert geçtiğini, bitki örtüsünün 6 ay boyunca "kar" olduğunu eminim hepiniz tahmin ediyorsunuzdur... Bu kitapla tanışmam ise, Oğuz Aktürk'ün #24769932 incelemesi ile gerçekleşti. Yazdıklarından etkilendim ve kitabı araştırdım. Nitekim bugün itibarıyla kitabı okumuş durumdayım ve Oğuz'a teşekkür ederim böyle içten bir kitapla tanışmama vesile olduğu için.

Dedim ya, öğretmen lisesi mezunuyum. Bu sebeple, çok fazla öğretmen arkadaşım var. Hem de en yakın arkadaşlarımın çoğu öğretmen. Belki hiçbiri Hakkari'de öğretmenlik yapmadı; ama tam 5 arkadaşım, tesadüf budur ki, Şırnak'ta doğu görevlerini tamamladılar. Yapmış oldukları iş gerçekten saygı duyulması gereken bir işti. Çünkü hiç kimse üniversiteden mezun olduktan sonra 4 sene boyunca Şırnak'ta veya Hakkari'de öğretmenlik yapmayı hayal etmez. Ama hiçbiri gitmem demedi. Gittiler ve görevlerini yapıp geldiler. Şimdi hepsi ülkemizin batısında, Şırnak'a veya Hakkari'ye nispeten daha kolay koşulların olduğu yerlerde görevlerini sürdürüyorlar.

Arkadaşlarım doğuda öğretmenlik yaparken zorlu koşullarla ve cehaletle büyük mücadele içine girdiklerini her seferinde anlatıyorlardı. Her seferinde de onları can kulağıyla dinledim geldiklerinde. Birçok defa okullarına yapılacak yardımlara el ayak oldum. Kütüphanelerine kitap yardımında bulundum. Hepsinin de helali hoş olsun. Bir çocuğun bile eğitimine ve hayatına katkı sağlamayı başarabildiysem ne mutlu bana. Bizim bu yaptıklarımız ve naçizane katkılarımız, inanın o öğretmenlerin verdiği emek karşısında bir hiçtir. Gerçekten de kutsal bir meslek icra ediyorlar. Elleri öpülesi insanlar... Düşünüyorum da ilkokul öğretmenim benimle bu kadar alakadar olup bana güvenmeseydi belki de şimdi daha farklı bir konumda olacaktım. Bu sebeple vefamı ona her zaman göstermeye çalışıyorum. Keşke öğretmen olsaydım diyorum şimdilerde. 18 yaşında bir insanı meslek seçmek zorunda bırakan eğitim sistemimize kırgınım...

Kitaba dönecek olursak, Hakkari'de sadece bir kış mevsiminde öğretmenlik yapan birini yaşadığı zorlukları ve Hakkari'nin, amiyane tabirle, üvey evlat oluşunu anlatıyor Ferit Edgü. Son derece çarpıcı yorumları ve betimlemeleri var. Bir öğretmen olarak köye giden isimsiz kahramanımız, köye ayak basar basmaz bir çocuğun ölümüyle karşılaşıyor. Öğretmenimizin konuştuğu dili köylüler anlamıyor, köylülerin konuştuğu dili ise öğretmenimiz anlamıyor. Zorluklar ilk dakikadan itibaren baş gösteriyor.

İkinci gününde, İçi örümcek ağlarıyla dolu, tahtasız ve sırasız bir okul teslim ediliyor öğretmenimize. Hemen kara tahtayı yapıyor çocuklarla birlikte ve sıraları bir marangoz gibi paslı çiviler yardımıyla oturulacak vaziyete getirerek dersine başlıyor. Ne zaman bir zorlukla karşılaşsa ve yardım talebinde bulunsa, yardım talepleri geri çevriliyor. "Ne yaparsınız, devletimiz her yere elini uzatamıyor," diyorlar. Yaşadığı zorluklar ve omzundaki yük her geçen gün artıyor. Biri hastalansa reçete yazması için ona geliyor köylü. Bir başkasının problemi olsa öğretmenden akıl alıyorlar. Öğretmen bilirkişisi oluyor köyün zamanla...

Bizler batıda, eğitimde fırsat ve olanak eşitliğini münazara konusu yaparken doğuda binbir türlü zorlukla eğitimde eşitsizliği yaşıyor çocuklar. "Bir tek şey istiyorum. Çaresizliği yenmek." diyor öğretmenimiz. Evet, çaresizliği yenelim. Hep birlikte yumruğumuzu vuralım doğudaki çaresizliğe. Elimizi uzatalım. Bütün çocuklarımız eşit şartlarda eğitim alsın. Liyakat usulüne uygun olarak kurumlara çalışan alalım. İbn-i Haldun'un dediği olmasın, coğrafya kaderimiz olmasın...

Çok güzel ve samimi bir dili var Edgü'nün. Okunması gereken bir eser bana göre... Kitabı okurken, keşke doğuda öğretmenlik yapan bir arkadaşımız çıkıp şu kitabı okusa da ağız tadıyla bir inceleme okusak dedim içimden. Şimdi tekrarlıyorum. Doğuda öğretmenlik yapan bir arkadaşımız çıksın ve şu güzel kitabı incelesin lütfen.

9.

"Aşk ile yürüyen sırtında dünyayı taşır!
Aşksız yürüyen, beden diye bir ceset taşır!"

#TapdukEmre

10.

Şaka değil :)
14 Şubat ( Sevgililer gününüz... şeklinde iletiye devam etmemi bekleyenler , üzgünüm...) Dünya Öykü Günü ve Kitap Değiş Tokuş gününüz kutlu olsun...

11.
Rojhilat Recep As, bir alıntı ekledi.
14 Şub 00:10

Kız Çocuklarını Çok Seviyorum :)
Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş ki, “Oğlan çocuğunu seviniz”. Demişler, “Kızları ne için istisna ettin?” Ferman etmiş ki: “Kızlar kendi kendini sevdirirler, onlar fıtraten sevimlidirler.”

Barla Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 99 - Zehra Yayıncılık)Barla Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 99 - Zehra Yayıncılık)
12.

Lisedeyken başladım kendi çapımda bir şeyler karalamaya. Yazınca ister istemez paylaşmak da istiyorsunuz. Hele paylaşınca beğenildiğini görürseniz bu sizi daha da şevkle paylaşmaya itiyor. Lakin, en çok duyduğum ve ruhuma en ağır gelen soru şudur: Bunları sen mi yazıyorsun?:) Sanıyorum bu, beğendim demenin garip bir yolu. Fakat buna nasıl cevap verilir(?)! Zira bu sorunun muhatabı olunca ister istemez dışardan çok mu odun duruyorum ya da yazdıklarım çok mu güzel gibi iki farklı soru uyanıyor beynimde. Gerçi zamanla alışmadım da değil. Artık biri bana, bunu sen mi yazdın diyince sinirlenmiyorum. En azından belli etmemeyi öğrendim. Cevap olarak 'Bu, beğendiğiniz anlamına mı geliyor?' diyorum. Yıllar içinde öğrenilmiş bir çözüm:)