Geçen haftanın en beğenilenleri 12 Haziran 2017-18 Haziran 2017

1.

Bir defasında hocama dedim ki: Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiçbir şey kalmadı.

Bana bir hurma uzattı ve dedi ki: Bunu ağzında çiğneyip ye.
Yedikten sonra sordu:
Şimdi sen büyüdün mü?
Hayır, dedim
Dedi ki: Büyümedin ama o hurma vücuduna dağıldı; et oldu, kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, tırnak oldu, hücre oldu vb.

Anladım ki, okuduğum kitap da öyle dağılıyor;
Bir kısmı kelime dağarcığımı zenginleştiriyor. Bir kısmı bilgi ve irfanımı artırıyor, bir kısmı ahlakımı güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve konuşmada üslubuma incelik katıyor...
Her ne kadar ben hissetmesem de.

3.
Hüseyin DEMİR, Bana İkimizi Anlat'ı inceledi.
17 Haz 01:52 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Bu Kitabı Sevgilisine Hediye Eden Biçare Zavallılara!!!

Bir kitabın daha sonuna geldik. Yine uzun zamandır kitaplığımda duran bir kitap. Bir kitabı aldığımda hemen açıp okumaya başlamam. Öncelikle kitaplığa okunacak kitapların arasına yerleştiririm. Okuma sırası geldiği zamanda hemen okumaya başlamam. Öncelikle en az 10 dakika kitabın dış yapı özelliklerini incelerim. Daha sonra kitap hakkında derin bir araştırma yapmaya başlarım. İnternette o kitap hakkında yazılmış ne varsa hepsini okurum.

“Ahmet Batman” ismini çok duymaya başlamıştım. Onun için elime geçen bir kitabını alıp okumayı düşündüm. Sadece yazar hakkında fikir sahibi olmak için kitabını okumak istiyordum. Neticede “Bana İkimizi Anlat” kitabı nasip oldu, alıp okumaya başladım. Okurken aklımda kitaba inceleme yazmak gibi bir fikir yoktu. Fakat araştırmalarım sonucu kitap hakkında yazılmış öyle şeyler gördüm ki artık inceleme yazmak benim için bir zorunluluk oldu. Genelde okuyan-okumayan herkes kitabı çok beğenmiş, bin türlü iltifat etmişti. Neticede kitap hakkında yazılanlara baktığım zaman okurlar kitabı yerden göğe sığdırmıyorlardı. Benim dikkatimi çeken, beni inceleme yazmaya iten sebep ise kitapla ilgili yazılan iki cümle oldu. Peki, nelerdi bunlar:
“Eğer âşıksanız ve aşksa inanıyorsanız bu kitabı okumalısınız.”
“Son dönemde bütün sevgililerin birbirine aşklarının ispatı olarak hediye ettikleri kitap.”

Yazılanlardan şunu anladım. Bu kitapta öyle güzel bir aşk hikâyesi anlatılıyor ki kişi de sevgilisine bunu hediye ederek aşkını ispatlıyor. Ya da âşıksanız aslında aşkın ne kadar güzel yaşandığını anlamak için kitabı okumamız gerekiyor.

Başladım okumaya. Netice aşkın ispatı olan kitap elimde… Okudum, okudum, okudum. Kitap bitti. Düşündüm normal bir zihin yapısına sahip bir insan neden bu kitabı sevgilisine hediye eder ki? Sonra aklıma geldi. Muhtemelen dedim bu cümleler reklam için yazılmış bir slogan, kimse gidip mal mal bunu sevgilisine hediye etmez. Sonra tekrar araştırmaya başladım…. Aaaaaa gerçekten insanlar sevdiklerine hediye etmişler. Şoke oldum. Dondum. Bir iki gün durağanlaştım. Peki, neden bunları yaşadım? Anlatayım efendim…

( Bu kısımdan sonraki bölümlerde metnin içeriği hakkında bilgi vardır.)

Kitabımız “Rüzgâr Beyefendi” ile “Yağmur Hanımın” o efsanevi aşklarını anlatıyor. Rüzgâr’ın ailesi gayet zengin bir aile… Yağmur onların komşuları. Rüzgâr çocukluktan Yağmur’a âşık. Yağmur Rüzgârı sevmiyor. Ama ona sürekli de umut veriyor. Bir ara Rüzgâr ile çıkmaya da başlıyor. Daha sonra Yağmur zengin bir erkek bulunca Rüzgâr’ı terk ediyor. Ama Rüzgâr deli gibi âşık olduğu için vazgeçmiyor. Yağmur aldatılıyor. Tekrar Rüzgâr’a dönüyor. Sonra bir daha Rüzgâr’ı bırakıyor. Bu baya böyle devam ediyor. Yağmur aldatıldıkça Rüzgâr’a dönüyor sonra yine terk ediyor. En son terk edilişinde Rüzgâr hayata küsüyor. Kendini dağlara taşlara vuruyor. Rüzgâr bu yüzden annesini kaybediyor. Bütün bunlara rağmen Yağmur, Rüzgâr’ı bir kere sormuyor bile. Kendine başka başka birilerini buluyor. Sonra Yağmur yine aldatılıyor. Yağmur’un babası iflas ediyor. En son yine baya bir zengin olan Rüzgâr’a dönüyor. Rüzgâr’da ona deli gibi sarılarak vuslata eriyor.

Bu nasıl devasa bir aşk hikâyesi anlamadım doğrusu. Bu Rüzgâr kadar geri zekâlı bir insan var mıdır gerçekten? Her seferinde terk edilmesine rağmen geri gelen kızı kabul edecek. Hatta son geldiğinde parası için geldiğini bile bile kabul edecek. Ben böyle birinin olduğunu düşünmüyorum. Böyle biri olsa da bile bu aşkın ispatı değil, geri zekâlı olmanın ispatıdır.

Şimdi gelgelelim bunu sevgilisine aşkının ispatı olarak hediye eden erkek ve kadın kardeşlerimize...

Ey Erkek Kardeşim, sen bunu sevgiline hediye ederek, bak canım gördüğün gibi ben zaten sana köpek gibi aşığım. Bana ne yaparsan yap zaten ömrüm boyunca seni bekleyeceğim. Git şimdi istediğin kadar beni aldat gel. Nasıl olsa bütün gençliğini başkalarının koynunda geçirsen de ben senin yaşlı haline de razıyım mı diyorsun?

Ey Kadın kardeşim, sen bu kitabı sevgiline hediye ederek bak sevgilim zaten seni kendime bağladım. Ben şimdi gidiyorum. Bütün gençliğimi zengin züppelerle harcayacağım. Yaşlı olduğum zamanlar geldiği vakitte senden daha zengin birini bulmazsam sana dönerim demek mi istiyorsun?

Ya Allah aşkına bu kitap nasıl aşkın ispatı oluyor?

Ben mi aşkı başından beri yanlış anladım?

Yoksa bu aşk mı başında beri yanlış bir şey miydi?

4.
Senanur, bir alıntı ekledi.
16 Haz 11:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Züleyha ,Yusuf'a bir mektup yazmaya başlayınca Yûsuf diye başladı, Yusuf diye bitirdi. Gördü ki hitaptan öteye geçemedi. Anladı ki aşkın nâmesinde ser-nâmeden öte kelam yok.Ve Züleyha'nın lügatinde Yûsuf'tan öte sözcük yok.

Yusuf ile Zuleyha, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 130 - 46.baskı)Yusuf ile Zuleyha, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 130 - 46.baskı)
5.
Gizem, bir alıntı ekledi.
13 Haz 00:18 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Eğer dünyanın gündüz kadar geceye de ihtiyacı varsa, ruhun da aydınlığı dengelemek için karanlığa ihtiyacı olması gerekmez mi?

Parfümün Dansı, Tom Robbins (Sayfa 132 - Ayrıntı Yayınları)Parfümün Dansı, Tom Robbins (Sayfa 132 - Ayrıntı Yayınları)
6.
Senanur, bir alıntı ekledi.
16 Haz 11:31 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Züleyha evli, Züleyha efendi.Âşıktı, hemde kölesine tutsaktı! Ne kadar ayıptı, ne kadar yasaktı!
Dedikodular gelince Züleyha'nin kulağina dedi: Ateşe düşmeyen yanmayı nerden bilsin? Elini bıçak kesmeyen kanın rengini nasıl öğrensin?

Yusuf ile Zuleyha, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 99 - 46.baskı)Yusuf ile Zuleyha, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 99 - 46.baskı)
7.
İlgen Aktürk, bir alıntı ekledi.
15 Haz 01:46 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Beni anlatıyor adeta!
"Kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak... Tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü beklemek..."

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 154 - YKY Yayınları 2002 Basım)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 154 - YKY Yayınları 2002 Basım)
8.
Numan Kılınç, bir alıntı ekledi.
16 Haz 17:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan bahsetmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı.

Aylak Adam, Yusuf Atılgan (Sayfa 155 - YKY)Aylak Adam, Yusuf Atılgan (Sayfa 155 - YKY)
10.

“Kimi ruhlar evvelden âşinadır birbirlerine.”
Kaan Murat Yanık