Evrenin yaratılışı, astronomi, yeryüzüne ilişkin bazı mevzuların sergilenmesi, hayvanlar âlemi ve bitkiler âlemi, insanın üreyişi gibi işlenmiş konuların bolluğu, ilk defa böyle eski tarihli bir metinle yüz yüze gelen kimsenin dikkatini İlk önce çeken bir husustur.
Bugün nakışlarda Allah'ı bulamayan yarın ona kavuşamayacaktır. Gerçekten bu dünyada kimin gözü yok ve körse, kim onu görememişse, öbür dünyada da sevgilinin yüzünü göremeyecektir. Bu dünyada kör olan ahirette de kördür (İsra 72). Gözden murat, Hakk'ı kabul etmektir, böyle olan, sevgiliye kavuşur ve o görünmez dünyanın niteliklerini anlatır. İşte kabul ve doğrulama, bu gönlü gizli hazineyle doldurmak demektir. Zaten cennete kavurşanlar, onu doğrulukla aldı; Hakk'ın rahmetini de itiraz etmemekle buldu. Kimin doğru inancı yoksa o mümin değildir; böyleleri ikiyüzlü münafıktır ve öteki dünyada geri çevrilip kabul edilmezler.
•
Şimdi bak çeşmelere, çaylara, ırmaklara… Yerden, dağlardan kaynamaları tesadüfî değildir. Çünkü onlara terettüp eden âsâr-ı rahmet olan faydaların ve semerelerin şehadetiyle ve dağlarda bir mizan-ı hâcetle iddiharlarının ifadesiyle ve bir mizan-ı hikmetle gönderilmelerinin delâletiyle gösteriliyor ki bir Rabb-i Hakîm'in teshiriyle ve iddiharıyladır. Ve kaynamaları ise onun emrine heyecanla imtisal etmeleridir.
Sözler
Fakat din, ne sâdece bir sezgi ne tefekkür ne de ibâdet ve ameldir. Din, doktrin bakımından öyle bir hakikatler sistemidir ki, hulüsla! iltizam? ve hakkıyla idrak edildiği takdirde, şahsiyeti değiştirip diğer bir hâle koymak tesir ve kudretini hâiz olan bir ilâhi heyecandır, İnsan fıtratının, insan yaratılışının tabii hattâ zarûri bir icâbı olan bu duyguya, sanat, hamâset, ferâgat, aşk, ümit ve saâdet şevkinin bir sentezi olan yüksek bir meyil ve tahassüs şâhikası da denebilir.