• Ne kadar da üzücü!Ben yaşlanacak, çirkin ve korkunç bir şeye dönüşeceğim. Fakat bu resim daima genç kalacak.Keşke diğer türlü olsaydı!Keşke ben daima genç kalsaydım da bu resim yaşlansaydı!Bunun için,bunun için her şeyimi verirdim!
  • İnsanlar da hep şunu gördüm; "çocukluğuna geri dönmek" istiyorlar. Ya da "hep çocuk kalsaydım" diyorlar. Ben 22 yaşındayım. Bu durumu bu yaşıma gelene kadar çok gözlemledim. Özellikle de yaş olarak büyük insanlarda. Fakat bende bir fark vardı. Ben hiçbir zaman çocuk kalmayı ya da çocukluğuma dönmeyi istemedim. Aksine hep büyümek istedim. Hep daha çok büyümek.. İnsanlar, çocukluğun masumiyetine, sorumluluğunun az oluşuna, oyundan başka derdinin olmayışına güvenerek çocukluğu seçiyorlar. Ama çocukken asla özgür değiliz ki. Hep birilerine muhtacız. Ailemize ihtiyacımız var. Evde tek kalamıyoruz, kendi başımıza yemek yapamıyoruz ve belki daha birçok şeyi kendi başımıza halledemiyoruz. Bunun neresi güzel. Başkalarına bağımlısın! Başkalarına muhtaçsın! Onlar olmadan hiçbir şey yapamıyorsun. Ama büyük olmak öyle mi? 18 yaşından sonra herkes bir birey olarak sayılıyor. Aile içinde böyle değilse bile, kanunlar bunun böyle olduğunu söylüyor ve de kanıtlıyor. Yaş büyüdükçe sıkıntı artıyor, sorumluluk artıyor evet çok doğru ama kimsenin sana karışma hakkı da olmuyor. Kimseye muhtaç olmuyorsun. Evde tek başına kalabiliyorsun, yemeğini tek başına hazırlayabiliyorsun. Ve daha birçok şeyi tek başına yapabiliyorsun. Yani bana göre büyümek özgürlük demek. Ki ben özgürlüğüne çok düşkün bir insanım. Ailemin bana yaptığı baskılar, kısıtlamalar beni o kadar zorluyor ki, bu yüzden daha çok büyümek ve de artık masaya yumruğumu vurmak istiyorum. Dikkate alınmamaktan ve hala bir bebek gibi davranılmasından nefret ediyorum. Hayatım boyunca büyümeyi hayal ettim. Büyümeyi kurdum beynimin içinde. Söz sahibi olmayı ve bu prangalardan bir gün kurtulmayı kurdum hep. Ama hala bir bebek gibi davranıyorlar. Ve bu beni çileden çıkarıyor. Hayatta tek başıma kalabilirim!!! Hayatım boyunca, yaşadıklarım doğrultusunda hep kendime yetmeyi öğrendim. Başkalarının her zaman yanımda olmayacağını, hayatta tek kaldığımda kendimi koruyup kendime bakabilmeyi öğrettim hep kendime. Soğukkanlı olmayı öğrendim. Duvarlar ördüm. Ve uzaklaştım hayatımdaki insanlardan. Bir gün hepsi yok olacak. Ve ben kendi başıma kalacağım. Onlara muhtaç değilim Allaha çok şükür ki bunu çok iyi öğrendim. Onlar hayatımda yokken çok daha güzel bir hayatım olacağına inandım hep. "İstediklerimin gerçekleşmesi" önündeki engel kalkacak çünkü. Ve ben hayalini kurduğum hayata sahip olacağım. Acı beni hep olgunlaştırdı. Her acı çekişimde ve her ağlayışım da bir kat daha duvar ördüm hayata ve o insanlara. Hayatta daha kalmadan, tek başına olmayı ve kalmayı öğrendim! İyiki büyüdüm ve iyiki de büyüyorum. Eğer büyümek olmasaydı, hayatım boyunca, ömrüm bitene kadar bu hapishanede yaşamak zorunda kalacaktım. Üstelik birilerine muhtaç olarak. Fakat şimdi büyüğüm. Ve devlet bile benden yana. Yasalar, adalet hepsi benden yana. Ama yetmiyor. Çünkü hayatımı bu cehennemden kurtaramıyorum. Ölene kadar böyle mi gidecek ? Ne kadar ömrüm kaldı bunu bile bilmiyorum. Ama onlar ömrümden çok fazla ömür harcadılar. Acıyla, baskıyla ve de bu yaşattıkları hapis hayatıyla. Kendimi kafesteki bülbül gibi hissediyorum. Keşke bir karga olabilseydim. Özgür olabilseydim. Kimsenin beni yargılanmasına ve geçmişimle alakalı şeyler söylemesine gelemiyorum. Öyle ki, en ufacık şeyde artık kalbim bunu kaldıramıyor. Bir gün kalp krizinden gideceğime inanıyorum. Yaşadıklarım bunu gösteriyor. Hayattaki hiçbir insan, sizin hayatınızı düşünmüyor aslında. Ölsek gitsek, en yakınımız bile 3 gün ağlar. 4. gün unutulup gideriz. Tozlu ve paslı raflara kaldırılırız. Ölmeden önce hayal ettiğim hayatı yaşamak istiyorum. İnşallah Allah bana bu fırsatı verir. Yoksa çok yazık olacak. Ya da bazen keşke bir kelebek olsaydım diyorum. 22 yıldır esaret çekeceğime 1 gün yaşar rahat ve mutlu ölürdüm... Evet hayat kısa ama zamanda çok hızlı akıyor. Özgürlük... Özgürlük... Özgürlük...

    A.U
  • Bugünlerde gözler yalancı olmuş. Keşke hep çocuk kalsaydım..
  • Sürekli meşguldüm o kadar sene,
    Seninle doyasıya oynayamadım.
    Sen beni çağırdın gel oyna diye,
    Ben bir türlü zaman ayıramadım.
    Giydirdim, doyurdum, seni kolladım,
    Sadece bunları yeterli sandım,
    Bana oyuncağı getirdiğinde,
    Ben seni çoğu kez, başımdan savdım.
    Yatağa yatırır seni okşardım,
    Sen uyur uyumaz hemen çıkardım.
    Şimdi o günleri çok özlüyorum,
    Keşke bir dakika fazla kalsaydım.
    Hayat ne kadar kısa, yıllar ne çabuk,
    Ne zaman büyüdü bu küçük çocuk
    Ona dokunmak için uzandığımda
    Ellerim boş kalır, yüreğim buruk.
    Artık ne resimler, ne de oyunlar,
    Ne;İyi geceler, ne sarılmalar,
    Hepsi çok geride, ulaşmak zor,
    Yaşanmadı sanki o güzel yıllar.
    Artık hiç işim yok, yapayalnızım.
    Günlerim çok uzun, üstelik bomboş
    Keşke isteklerini bir bir yapsaydım,
    Küçük arzuların şimdi çok şirin, çok hoş.

    ALICE CHASE