• 264 syf.
    ·17 günde
    Türk ve Amerikan Dış Politikası Tarihine Dair
    ▪▪▪
    1919 ile 1997 yarım yüzyılı kapsayan Türk ve Amerikan İlişkileri nasıl başlayıp, günümüze nasıl gelmiştir, sorularını Fahir Armaoğlu tüm yönleriyle anlatıyor. Siyasî tarih uzmanı Fahir Armaoğlu, bu kitabını M. Kemal döneminden başlayarak Bağdat Paktı, Kıbrıs Sorunu, 27 Mayıs Olayı ve 1997 yılına kadar ki dış siyasetteki Türk ve Amerikan İlişkileri önemli belgelerle anlatır.

    Armaoğlu, 18. Yüzyılda dünya sahnesine çıkan Amerika’yı son iki yüzyıllık Türk-Amerikan ilişkilerini iki döneme ayırır:
    a. Osmanlı İmparatorluğu dönemi
    b. Türkiye Cumhuriyeti dönemi

    Osmanlı ile Amerika arasında ki ilişkiler Mayıs 1830’da imzalanan “Ticaret ve Seyr-i Sefain Antlaşması” ile başlamıştır. Daha sonra, 1862’de yeni bir “Ticaret ve Seyr-i Sefain Antlaşması” ile 1874’de de “Suçluların İadesi ve Tabiiyet Antlaşmaları” imzalanmıştır. Bu ekonomik nitelikteki antlaşmalar Osmanlı Avrupa’ya karşı Amerika’yı yanına çekmek için kullanmıştır. Mamafih, 1827 Ekim'indeki Navarin felâketi Amerika’yla adım atılan ilişkilerin en büyük sebeplerinden bir tanesi oldu. Ancak Monroe Doktrini’nden dolayı Türk-Amerikan ilişkileri bu dönemde “Uzak İlişkiler” olmaktan öteye gidememiştir.
    Armaoğlu, 1919-1920'deki Paris Barış Konferansı’nda ki Türk ve Amerika arasında ki ilişkiyi dönemin başkanı Wilson'un Türk düşmanlığı etkili olduğunu yazar. Wilson’un aşırı Yunan hayranlığı ve Ermenistan bağımsızlığının en hararetli destekçisi olduğunu, belirtir. Mamafih, milli mücadele arifesinde uzak ilişkilerden, düşman ilişkilerine dönüştüğü görülüyor.

    1919 ile 1947 yılları arasında Armaoğlu Türk- Amerikan ilişkilerini iki kısma ayırır. Birincisi, Milli Mücadele dönemi, ikincisi de Lozan ve sonrası dönemdir.

    Amerikan – Osmanlı ilişkileri Paris Barış Konferansı ile kapanmış ise de, Cumhuriyet dönemi Türk – Amerikan İlişkileri de Lozan Konferansı ile başlamıştır.

    Armaoğlu, Türk ve Amerikan dış politikasını 1947 ile 1964 yıllarını “Tam İttifak” dönemi olarak bahseder. Bu yıllar arasında Amerikan’ın dış politikası Türkiye üzerinde iki emelini gerçekleştirmek için yaklaşmıştır. Birincisi jeopolitik diğeri jeostratejik iki temel unsuru kullanmıştır. Buna karşılık bu dönemde Türkiye koyu bir Amerikan politikası izlemesi, ikili ilişkiyi tam ittifak yapısı içine sokmuştur. Armaoğlu’nun ifadesi ile bu politikanın iki olumsuz sonucu olmuştur. Birinci olumsuzluk, Türk dış politikası tam anlamı ile Amerikan ipoteği altına girerek bağımsız niteliğini kaybetmesidir. İkinci olumsuzluk ise, Türkiye’deki bir takım askeri üs ve tesislerin, Türkiye’nin egemenlik ve bağımsızlığına aykırı bir şekilde, Amerika’ya teslim edilmesi ve yine bu çerçeve içerisinde, Amerika’ya bir takım adlî kapitülasyon haklarının tanınmasıdır. Mamafih, bu iki olumsuzluk, Türkiye’nin dış politikadaki hareket serbestisini hemen hemen yok etmiştir.

    Armaoğlu, tam ittifak döneminin sarsılmasını 1964’te başlayıp 1974’e kadar devam ettiğini belirtir. On yıllık ittifaka nitelik kazandıran iki olay olmuştur. Birincisi 1964 Kıbrıs Krizi ve bu kriz içinde yer alan Johnson Mektubu ve diğeri de 1965 Ekiminde yapılan seçimlerle iktidarın el değiştirmesidir.

    1974 ile 1991 yılları arasında Türk – Amerikan İlişkileri krizlerle geçmiştir. Bu dönemi Armaoğlu, 1974’te ki Kıbrıs Harekatı ile başladığını yazar. Bu olayın öncesinde haşhaş sorunu da etkili olduğunu yazar. 1974 yılından itibaren Ermeni terörünün Türk diplomatlarını öldürmeleri ve buna rağmen Amerikan Kongresinin Ermeni davasına kucak açması başlı başına bir krize neden oldu.

    Armaoğlu, 1919 ile 1997 yıllarını kapsayan Türk ve Amerikan dış politikasını anlattığı kitabında Kıbrıs Sorunu hakkında en fazla üstünde durduğu konu olmuştur. Atatürk dönemi dış politikayı anlatması ve SSCB’nin dağılışına kadarki konuları ayrıntılı olaylarla, önemli analizler sunmuştur.

    Fahir Armaoğlu, Türk Amerikan Ilişkileri, Kronik Kitap.

    Yunus Özdemir.
  • Kıbrıs Kronolojisi
    M.Ö. 7000 - 3000

    Yeni Taş Devri

    M.Ö. 3000 - 1500

    Bronz Çağı

    M.Ö. 1500 - 1450

    Eski Mısır Dönemi

    M.Ö. 1320 - 1200 Hitit Dönemi
    M.Ö. 1200-1000 Eski Mısır Dönemi
    M.Ö. 1000- 710 Finikeliler Dönemi / Kıbrıs Şehir Krallıklarının Kurulması
    M.Ö. 710 - 609

    Asurlular Dönemi

    M.Ö. 609- 525 Mısır Dönemi
    M.Ö. 525 - 333

    İran Pers Dönemi

    M.Ö. 411 - 333

    Pers ve Eski Yunan (Helen) Dönemi

    M.Ö. 294 - 58

    Ptolemiler Dönemi

    M.Ö.58 - M.S. 395

    Roma Dönemi

    M.S. 395 - 1190

    Bizans Dönemi

    1190 - 1191

    Haçlılar Dönemi (I.Richard)

    1191 - 1489

    Lüzinyan Dönemi

    1489 - 1571

    Venedik Dönemi

    1571 - 1878

    Osmanlı Türk Dönemi

    1878 - 1960

    İngiliz Dönemi

    1960 - 1974

    Kıbrıs Cumhuriyeti

    1974

    Kıbrıs Barış Harekatı

    1974 - 1983

    Kıbrıs Türk Federe Devleti

    1983 - ...

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
  • Bu kadar yürekten çağırma beni
    Bir gece ansızın gelebilirim
    Bu kadar yürekten çağırma beni
    Bir gece ansızın gelebilirim


    "Ayşe tatile çıksın" parolasıyla tarihe geçen Kıbrıs Barış Harekatı, Rum mezalimi altındaki adayı 46 yıl önce barışa kavuşturdu. Türk Silahlı Kuvvetleri 498 şehit verdi. Kıbrıs Türk tarafından ise 70'i mücahit, 270 kişi can verdi.
  • 20 temmuz 1974'te Kıbrıs'ta bir hareket vardır.
    Bu hareket Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyet yunıstan olmuş.Türkiye Cumhuriyeti harekâtın Zürih ve Londra Antlaşması'nın 4. maddesine istinaden gerçekleştirildiğini savunmaktadır.Fakat Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyibu harekâtı işgal olarak değerlendirmektedir.

    20 Temmuz 1974 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 353 sayılı kararında "Uluslararası güvenlik ve barış için ciddi tehlikeye yol açan ve bölge üzerinde olağanüstü infiale müsait bir ortam yarattığından Birleşmiş Milletler ciddi bir endişe duymaktadır...Tüm devletlerin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğüne saygı duyması gerekir...Yabancı askeri müdahaleye derhal son verilmelidir." diyerek harekata karşı olduğunu belirtti ve ateşkese çağırdı.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 11 Mayıs 1984 tarihindeki 550 sayılı kararında ise durumu "işgal" olarak niteledi.

    Avrupa Konseyi Parlamentler Meclisi, 29 Temmuz 1974 tarihli 573 sayılı kararında birinci harekâtın uluslararası antlaşmalar çerçevesinde gerçekleştiğini belirtti.Birinci harekâtın antlaşmalar çerçevesinde yasal bir müdahale olarak değerlendirilmesi mümkündür; ancak belli bir bölgede kontrol kurulmasını sağlayan ikinci harekât bu kapsamda değerlendirilmemektedir.Uluslararası kuruluş kararlarınının çoğu, oluşan durumu "yasa dışı istila" olarak tanımlamaktadır.
  • Tarih: 20 Temmuz 1974
    Yer: Kıbrıs
    Ayşe tatile çıktı. Zaferle döndü.
  • 🇹🇷
    Rum radyoları günlerdir Türkçe “Bekledim de gelmedin” şarkısını çalıyor, Rumlar Türklerle alay ediyorlardı. O sabah daha gün ağarırken Lefkoşa semalarında Türk paraşütçüleri gören Denktaş arkadaşlarına sarılıyor ve “Yağmur gibi indiler, en mutlu günüm” diyordu...
    Türk askeri Kıbrıs topraklarına inerken radyolarda "Bu kadar yürekten çağırma beni, bir gece ansızın gelebilirim" şarkısı çalıyordu...

    Kıbrıs Barış Harekâtı
    20 Temmuz 1974