Puslu Kıtalar Atlası İhsan Oktay Anar
Tarihi, fantastik, felsefi konuları içeren harika ötesi bir roman olan puslu kıtalar atlası hikaye içinde hikaye barındırır. Bu nedenle romanda bolca kahraman vardır ve bütün bu kahramanlar romanın bir yerinde buluşurlar. Bu kesişmeler tesadüfîymiş gibi gelir ama yazar mükemmel bir üst kurmaca ile olağanüstü bağlantılar kurmuş.
Olaylar Osmanlı'da 18 yy da geçer. Uzun ihsan efendi dünyayı keşfedip bir atlas hazırlamak isteyen biri fakat maceraya atılacak cesareti yoktur. Uyku ilacı içerek transa girer ve astral seyahat ile dünyayı gezip bir atlas hazırlar ve bu atlası oğlu Bünyamin'e verir der ki: - Git ve dünyaya şahit ol.Macera büyük bir ibadettir.Ben cesaret edip dünyayı gezemedim bunu rüyalarımda yaptım. Bunun üzerine oğlu Osmanlı'da lağımcı işine girer ve olaylar olaylar.
Uzun İhsan Descartes'in metot üzerine düşünceler adlı eserinin tercümesinde " düşünüyorum o halde varım" sözünü öyle derinlemesine düşünür ki, filozofun yanıldığını "ben düşünüyorsam sizler varsınız" der ve kitabın tamamı Uzun İhsan'ın düşlerinden mi oluşuyor diye bizi bi handikapa sürükler.
Kitapta kehanet, büyü, düşler, hayaller, kariyer yolculuğu, para, paranın tanımı, mekanik, manyetizma, Mesih gibi birçok konuya uzmanca yer verilmiş.
Hani bir video var ya ' gülme var, ağlama var,işeme var, kusma var, eğlence var er şey var' yani biraz bu kitabın edebiliğine yakışmadı biliyorum ama tam da böyle bir şey kitap aslında. Ne yapayım yazmasam içinde kalırdı.
Valla bu kitabı iyi okurlar okusun hadi kıps