• …// iki ömür arası bir kaçışa …// Adına can diyen dil lâl!

    Boğazda düğüm kalmayasın…
    Tuttuğun nefesi bırak asmina
    Bir cenneti yakmayasın…
    Asmina
    Gözleri zilsiyah!.
    Ölü doğmuş kentlerin tülü
    Ey asmina
    Düş kertmesi bir hüznün, aşk yüzgörümlüğü!
    Bir rüzgâr değse saçlarıma, sen misin diyorum
    Bir cezmle bulamadan dilimi kana
    Sustum asmina, dudak okuyorum…
    Hüznün nazarı değmiş gözlerinde
    Aşkın kazasını kılıyorum asmina
    Bakışların suyu yıkıyor,
    Ecel acelecisi bir ölüm ortasında…
    Dilimde sus topuzu evhamlar
    Mahsur kaldım dilinde
    de acizim, de merhamet
    el yetişir asmina!
    Sarmaşıklardan ördüğün lifle gusledersin ruhumu
    Ölümü methedeceğim asmina
    Kalbi, nefesin taşıdığını bilme/sende!
    Düş/tüm asmina ayağa kalkmadan önce ..

    Toplu mezar oluyor gözlerin
    bin kez ölüp tek başıma gömülüyorum
    Kanayan boşlukları yakalamak için
    Benim susmayışlarım
    Şehirler severim her bir kıyısı ölüme yakın
    Ölümümün sağdıcı ol,
    yangının ortasında , su içme asmina
    seni kabuk tutmayan bir yarayla sustum
    ve ben yangınlardan çıkmış su kadar masumdum..
    Dudağına mühürdüm Azrail’in
    salânı esirgeme…
    her duanın amininde , elini süreceksin yüzüme
    Sahi sen hangi duanın aminisin asmina ?
    Kılıyorum kazasını asmin, eli kulağındadır aşkın
    Telvesinde kaldım aşkının
    Pürvesvese hayatın,
    uyurgezer makaslarıyla sabahlıyor saçlarım
    Islığı çalınan aşk kıssası yaşmağım
    Saçlarımı yolduran diken şerbetleri kaynıyor kazanımda
    vara yoğa d/ağlama asmina
    sol yanın cerrahı asmina!
    kanarsan pamuk,
    yanarsan su arama
    bu seyre dürbün arama
    ne ateşe, ne suya karışma asmina!

    Feryat asmina, kusura af , imdat!
    Kalırım düğümlerde yine bir teheccüd düğünü
    Seni okurken, yaralı bir kelebeğin kanatları gibi
    çırpınıyor dudaklarım
    kaç yangın kırptı kirpiklerimi
    kaç yağmurun şimşeğini kınadın
    kaç ayet indi üzerine aşkın?
    dudağına dokunan sözler olmak isterdim asmina
    duymaktan korkmadığım..
    geç kalığım ayetsin asmina!
    Kaldıramadığım ağır perdeler
    Gamzen okuyorum nazlı bir derinlik
    Okyanuslar yanağımda geceliyor bugün
    Aynalarda suret gizleyen sus dudağın,
    gezdiği yerleri öpüyor rüzgâr!
    Ağ atıyorum şarkılarına cennet kafiyesiyle
    zil-zurna uğunan gecelerde,
    bir yaygara ile aşk rencide
    kazasını kılıyorum asmina…
    Bir aşk istihbaratının arefesinde,
    asılsız ihbar mı seninkisi?
    Foyası çıkmış bir iblisin uçuklayan kalbinde,
    çözdüğüm mushafsın
    ve çığlığıydım içinde, dilsiz bir meleğin..
    dilini yutmuş bir ezberim asmina!..
    sol yanından yaralı asmina…

    dilim yırtık, bir kıtlık!
    diktin dudaklarımı s/uslandım
    dudaklarımda sessiz rüzgar gibi ağardın
    ağrılarım…
    ağırlarım seni, bir Yusuf ağırlaması
    göz ağrım asmina!..
    Çıkmaz sokaklara adresiz
    hâlâ posta kutularına bırakılan ..
    Ray yılgını trenler sıvazlıyor harf uzvumu
    çığlıklar topluyor düşlerimi uluorta
    defolu sessizliğimle
    dest geçmiyor vuslata
    vuslat nafile kıyamdır bana
    Ateşini kaybetmiş bir rüzgâr gibi
    süpürüyorsun gözlerimi
    boğulduğun denizleri kirpiklerimle süpürürüm asmina!
    Kefen giymemiş bir bahar getir
    Alın değmemiş seccade değil!
    Bir güğüm kaynatırım gözlerimde abdest alırsın
    Yarım yamalak ıslatma .!
    dudaklarımda teyemmümsün asmina
    gözlerimde gusl!
    asmina müebbet,
    asmina ebediyyet
    gözlerin acıtıyor rüzgârı
    Aşk kıyametin ilk alameti,
    kılıyorum kazasını…

    Ellerim sürçüyor “yoksun”luğunu
    Suya yazılan kelimeler kurutuyorum
    Bu çare/sizlik asmina
    ve siz, ağır bir şarkının ezberindeki felçsiniz!
    Olası ne varsa, olmak uğruna
    Can istenmez , bağışlanır
    “hadi bağışla”..
    Özleminin perhizinde yağmalanıyor intihar rivayetleri
    Asmina
    Porsuk rahlelerde, hüzün fihristesi seni
    Susarsan anlarım yine bir yemin içtiğini..
    Mecnun’un Leyla’da çözdüğü rüya sen misin
    asmina
    sen misin Yusuf yoksa ?
    Sen gidersen kalanın ne olduğunu anlatma bana
    Seni Allah’a
    Allah’a tapmak için seveceğim seni..
    ../ anla artık asmina bir tevbe olduğunu / ..

    “susa/yazdım asmina
    susa/yazma”
    “şiir okurken, abdest bozdurma
    ve
    almadan abdest, bir şiir yazma
    şaşırma asmina.. şaşırma!”

    Gülay Yolcu