• Hikayeler hayatın içinden olduğu için aynen devam ediyor.
    Çünkü hayat da aynı şekilde akıyor. Burada hayatın sadece belli bir anı ya da gözlemlediği bir olayın günlük ya da haftalık gidişatını okuyorsunuz. Doğal, içten, samimi. Bizi anlatıyor ama eski bizi anlatıyor. Yeni bizlerden belki bir kısım okuyucu ilk defa duyacağı ya da bu nedir diye soracağı şekilde yerler, kelimeler de vardır. Yaşadığı dönem itibarıyla bilinen, yaşanan, görülen, duyulan şeyler şu anki zaman dilimi içinde eski kalmış olabilir. Ama yine de anlatımı, gerçekliği ile durum tespiti
    yapıyor.

    Hikayelerinde anlatılan kişiler sıradan olup, özel ya da doğaüstü güçlere sahip de değil. Günlük hayatın içinden kitap sayfaları arasına giren kişilerdir. O kişilerin gözünü, kaşını, saçını, burnunu, boyunu, kıyafetlerini, mekanı, gündüzü, geceyi vb., varolan durumu olduğu gibi yansıtır. Gerçekçidir, o yüzden de samimidir.

    Kelime oyunları, anlaşılmayan cümleler ya da süslü anlatımlarla olayı boğma yok. Görünenin yazılması yani olayın yorumlanıp anlatılması var. Okuyucu bir şeyler bulabiliyor. Ama, aması ise
    kendi yaşadığı dönem içinde olan durumu anlattığı unutulmasın.

    Kitap 13 öykü, 4 masaldan oluşuyor. Çok sevilecek öykü/masal var. Herkes farklı tatlar alabilir ve herkesin beğendiği ya da ortak beğenilen öykü/masallar olabilir.

    Cankurtaran hikayesinde gerçekten de ibretlik bir olayın anlatımı var. Yaşayan Türkiye gerçekliğini olduğu gibi yazıya döken S.Ali, buradan da yine apayrı bir yara olan hastahane sorununa yöresel sözlerle dem vuruyor.

    Koyun Masalı'nı okuduğunuzda bir an da kendinizi George Orwel / Hayvan Çiftliği'nde bulabilirsiniz. Tema aynı ama çok daha kısa bir masal anlatıyor. Ama 4 masal da güzel.

    Kitaba adını veren 'Sırça Köşk' ise kitabın bitişi olarak oldukça güzel, etkili ve dikkat çekici. Düne, bugüne ve yarına ışık tutabilecek niteliğe sahip. Bir zamanlar 'cezalıymış' bu masal. Belki şimdi de çok dillendirilse yine 'cezalandırılabilir'. "Bu kitap ilgili kanunun o, bu, şu maddeleri uyarınca .... o, bu, şu sebeplere istinaden cezalandırılmıştır". "Bu kitabı elinde bulunduranlar en yakın kolluk kuvvetlerine getirsin, ayrıca beyinlerinde oluşan tahribatı gidermek için ilgili kuruma gelip yeni beyin alsınlar...." distopya gibi ama bu zamanda bile yine akıllının (!) biri çıkarak, yasaklatabilir. Ne de olsa 'sırça köşkler' bitmiyor. Ama yine de unutulmaması lazım ki o sırça köşkleri yapanlarla yıkanlar aynı eldir.

    1940'lı yılların ikinci yarısında yazılmış. Halk dili ve hatta yöre dili bile kullanılmış. Bazı anlaşılmayan kelimeler dipnot olaak verilmiş. O yüzden okuma anlamında herhangi bir sıkıntı yok.

    Kendisini eleştirenlere (kitaplarını okuduğunuzda sizde fark edeceksiniz) 'Bahtiyar Köpek' hikayesinde cevap veriyor.

    Tüm hikayeler kısa, güzel ve didaktik (öğretici). O yüzden okunmasında, okutulmasında fayda var. Ayrıca nereden nereye
    gelindiğini görmek açısından da faydalı.

    Dolaylı bir şekilde önemli toplumsal sıkıntılara/yaralara değinir. Bunu da farklı hikayelerle farklı karakterlerle ama gerçek dünyadan bahsederek yapar. Kısa kısa farklı hikayelerden oluşan; bizden bir şeyler içeren ve adı 'Sırça Köşk' olan bu 'öykü' kitabı okunmaya değer.

    Sabahattin Ali'nin eline sağlık diyelim. Tavsiye ederim. İyi okumalar.

    Bu kitap 5/9/2018 - 9/9/2018 tarihleri arasında okunup, notlar çıkarılıp, 21/10/2018 tarihinde yazıya dökülüp, siteye
    eklenmiştir.
  • Her okuyanda mutlaka belli bir etki birakan ve hayranlik uyandiran kitap.
    Kitapta hayvan çiftliğinde geçen karakterler hayvanlardır. bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirirler. amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. aralarında en akıllı olan domuzlar; kısa sürede önder bir takım oluştururlar, devrimi de onlar yolundan saptırırlar. insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük olmuştur artık.
    Alt başlığı "Bir Peri Masalı " , kitapçılarda çocuk kitabı diye geçen ama çocuk kitabı olmayan George orwell in mükemmel eseri :)
  • güzeldi hayvanlar üzerinden insanların vahim ironi komik yönü eleştirilmiş kıtapta sosyalizm eleştirisi veriliyor günümüz sistem anlatılmış sorgusuz sualsiz itaat tek adamlılık özgür düşüncenin yasaklanması sorgulanmanın yasak olması vs... yetişkin masalı olarak gayet kısa ve öz düşündüren kitap
  • Sevgili yazar dün başladım şimdilik çok güzel kitapa benziyor gibi ama devam edecem. Çünkü kitap okumayı seviyorum şimdilik hayvan çiftliği ve george orwell. İngiliz yazar George Orwell (1903-1950), ülkemizde daha çok Bindokuzyüzseksendört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş ikinci ünlü yapıtıdır. 1940'lardaki 'reel sosyalizm'in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında 'yergi' türünün başyapıtlarından biridir. Hayvan Çiftliği'nin kişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirirler. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olanlar domuzlar; kısa sürede önder bir takım oluştururlar, devrimi de onlar yolundan saptırırlar. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin'i simgelediği açıkça görülecektir. Öbür kişiler bire bir belli olmasalar da, bir diktatörlük ortamındna olabilecek kişilerdir. Romanın alt başlığı Bir Peri Masalı'dır. Küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değildir; ama roman, bir masal anlatımıyla yazılmıştır.
    (Arka Kapak)

    SEVGİLİ HAYVAN ÇİFTLİĞİ

    George Orwell diye hayvan çiftliği var. Çeviri : CELAL ÜSTER BEY YAZMIŞTIR. Çok güzel kitap birden çok hayvan var. Say say bitmez. Toplantı da hayvan seçmeleri , rol almaları , başkan seçmeleri , plana göre , çizimlere , yerleşim yerlerine , insanlara vb . gibi . Barakalar , samanlar , geliştirme , hayvanlara göre yerleşim planı , hayvan çiftlik şarkısı . Bu zamana kötü ve iyi duydum karışık . Kötü anlamlı söz duymadım . Ama genel olarak beğendim kitabınızı . Masal etkinlik kitabı 20.03.2018 salı mart 2018'te başlamışım. İnşallah bitimde yine yazıcam yılı,günü,ayı . 78 sayfadayım şuan bakalım ilerde beni neler bekliyor olucak çok merak ediyorum . Heyecanlayım ve çok iyi bir ders çıkarılması gereken kitap herkes okumalı bu kitabı bulan devam kitapa eğer başka kitap okunsa bile devam mükkemel gidiyor kitap harika hayvanlar çiftliği var . Bazıları sorumlu bazıları da yönetimden sorumlu bir de rollerden sorumlu ve insanlar da önemli ne yaza ki okuyanlar mutlu oluyor belki ders çıkaran olur benim gibi iyi ki bu kitapı okuyorum ben . Ben çok beğendim hala okuyorum . Hayvan çiftliği dayanışması toplu davet ve topluntular. Savaşlar, yer değirmeni, yıkım, düşmanlar, roller, yavrular, ölümler , karşıdaki düşmanlarla anlaşmalar ve balkonlar yanlış sahte olması oyuna getirilmeli, yanlış bilinmeli uzaklaşma saklanma ağaçlar, yerleşme , yorulma , destek çıkması, hayvan çiftliği şarkısı, emirler, yazılar , dersler, konumlar, bahçeler, yeni çiftlik kurulması , yardımlaşma bakma birbirine hasta olunca, samanlar , yeşilikler , insanlar, biralar, yorganlar, ayıp şeylerde bulunması biraz gösterme ve eylemler, yer değirmeni her zaman yapma , her defasında düşman yıkması, iş saatti ve pes etmemek , oyuncular, mutluluk ve mutsuzluk , siyaset konusu olması , dışlanmak, konuşmak, bir sürü hayvan ölmesi , yaşlanması ve yaşabildiği kadar mücadele tek başına taş götürme ve bazen hep birlikte taşımak. Bazen mutlu bazen ise mutsuz , yeni şarkılar yazılması , ingiltire yasağı gelmesi şarkının iyi ki okumuşum bu kitapı . Yaşasın Beylik Çiftliği insalar eşit , Hayvanlar eşit , Tüm değişik canlı ve insalar farklılar eşittir. Toplumlatılar , farklı hayvanlar gelmesi herkes birbirine çalışıyor ve diğerleri de kendine çalışıyor. Koyunlar ve domuzlar,köpekler . Son .
  • bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirirler. amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. aralarında en akıllı olan domuzlar; kısa sürede önder bir takım oluştururlar, devrimi de onlar yolundan saptırırlar.
    jessie'yi julia ormond seslendiriyor
    ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük olmuştur artık. george orwell bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. romandaki önder domuzun, düpedüz stalin’i simgelediği açıkça görülecektir. diğer kişiler birebir belli olmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir. romanın alt başlığı ‘bir peri masalı’dır. küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değildir ama bir masal anlatımıyla yazılmıştır.
  • Komünist sistemin nasıl ortaya çıktığını ve nasıl yıkıldığını anlatan bir peri masalı niteliğinde kitap. Kitabı okurken bir an olsun bile sıkılmıyorsunuz zaten kısa olduğu için kolaylıkla bitiyor. Kısa dediğime bakmayın 400-500 sayfa romanlardan daha iyi anlatıyor olayları. Basit bir uyarı yapayım kitabı okurken anlattığı şeyleri ve temsil ettiği insanları bilmiyorsanız takıldığınız yerleri internetten bakın.
  • Çocukların değil de yetişkinlerin okuması gereken bir peri masalı... Kısa sürede okunabilecek fakat üzerine uzun uzun düşünülebilecek bir eser.

    George Orwell'ın okudum ilk kitabıydı. Konusu, anlatım tarzı, eleştirdiği konuyu farklı bir üslupla ele alışı beni oldukça etkiledi. Bazı kitaplar vardır, aradan belli bir zaman geçtikten sonra tekrar okunduğunda kişiye yine çok şey katar. Tabii bunda geçen zamanda artan bilgi birikiminin de etkisi oldukça büyük diye düşünüyorum. Hayvan Çiftliği de benim için tekrar okunmayı hak eden eserlerden biri.

    Kitapta, insanların zorba yönetiminden kurtulup özgürlüklerini kazanmak isteyen çiftlik hayvanlarının hikayesi anlatılmakta. "Bütün insanlar düşmandır! Bütün hayvanlar yoldaştır." "Dört ayak iyi, iki ayak kötü!" gibi sözlerle başlayan serüven "İnsan'a karşı savaşırken sonunda ona benzememeliyiz." diye devam edip sonunda da insanla aynı masada oturup kadeh tokuşturmakla son bulur.

    Keyifli okumalar.