67'de Yenikapı sahilde Nisan-Mayıs aylarında her gün birer saat kırk gün boyunca yazılmış kırk şiir. Hızırla buluşmak, kırk gün..kırk saat..
Genellikle dağ havası taşıyan, konuşmasını hint ilahisi, ürküntüsünü çocuk çilesi, yemesini bir gülün dirilişi olarak tasvir ettiği Hızır’ı anlatmakla başlıyor şair.
Ardından Hızır’la bir yolculuğa çıkıyor, Zülkifl, Meryem, İsa, İlyas, Musa, Ashab-ı Kehf’i anlatıyor. Şam, Bağdat, Mürsiye, Mısır’a uğruyor, Miraç’ta bitiriyor.
Karakoç’un zihin dünyasını telmihlerle anlıyoruz aslında bu kitapla.
İbn Arabi, Hallac-ı Mansur, Mevlana, Şems, İbn Rüşd’e atıflarda bulunması ile aynı zamanda Karakoç’un ilmi birikimini ve İslam düşüncesine hakimiyetini de görüyoruz.