03:03 Dolunayda Açan Çiçek

·
Okunma
·
Beğeni
·
461
Gösterim
Adı:
03:03 Dolunayda Açan Çiçek
Baskı tarihi:
Ekim 2020
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257077439
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
Çiçek, bu dünyadaki griliği temsil ettiğine inanıyordu. Hiçlikten ibaret olduğunu... İnsanların görmemek için başını çevirdiği ama hep orada olduklarını bildiği kişiydi. Bu yüzden insanlardan, özellikle varlıklı olanlardan nefret etti ama kendisi gibi yoksul ve kimsesiz olanlarla da hiç yakınlık kurmadı.



En sevdiği yemek, en sevdiği renk...Bir hayali veya bu dünyadan istediği hiçbir şey yoktu.

Ama hayatın kendisi için bir planı daha vardı.

Bir anlaşma yaptığı mücevher tasarımcısı Ayza, hayatı Çiçek'e sevdirebileceğine inanıyordu amazamanla Çiçek'le hayattan nefret etmeyi öğrenmeye başlayacaktı.

İkisi de bu anlaşmada kendi oyununu oynuyor ama hiç kimse kimin kazanacağını bilmiyordu.

"İtiraf edilen her günah,bir kereliğine bağışlanmayı hak eder."
416 syf.
·Beğendi·10/10
Çiçek'in neler yaşadığını çok merak ediyordum. Kitap elime ulaştığı gibi bir çırpıda okudum. Ama hem Çiçek'in yaşadıkları hem de kitabın içinde bize verilen mesajlar, hayatın çarpıcı gerçekleri bana düşündürttü gerçekten. Kitabın sonu ayrıca duygusal ve şok ediciydi. Ayza'yı da gerçekten çok çok çok seviyorum. Duyduğuma göre 04.04 de devam kitabı olacakmış. Şimdiden merakla ve heyecanla 04.04ü bekliyorum. Eğer hala okumadıysanız 02.02 ve 03.03ü şiddetle tavsiye ediyorum. 02.02 daha eğlenceli çerezlik bir kitap iken 03.03 gerçekten derin mesajlar içeriyor ve bir şeylerin farkına varmamızı sağlıyor. Her ne kadar söylecek daha bir sürü şey olmasına rağmen şimdilik söyleyeceklerimi bitiriyorum. Kitapla kalın
416 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Selam. Bugün @ngkabal ‘ın Gençlik Serüveni serisinin en yeni kitabı olan Dolunayda Açan Çiçek’in yorumuyla geldim.

Kitap hakkında düşündüklerim ve kitabın kendisi o kadar karmaşık ki umarım cümlelerimi bir araya getirip kitabı ve kendimi doğru bir şekilde ifade edebilirim. Kitap, klişe olduğu inkar edilmeyecek bir şekilde -ki yazar da klişe konuları kendi yazım diliyle özgünleştirdiğini söylüyor ve ben buna sonuna kadar katılıyorum.- ikiz kardeşlerin bazı sebeplerden dolayı yer değiştirmesiyle, yoksul olan kardeşin zengin, zengin olan kardeşin yoksullaşmasıyla başlıyor. Zengin ailelerin yaptığı bir anlaşma doğrultusunda, Ayza ve Dolunay evlendirilecektir, bu yüzden Dolunay kendi rolüne geri döner ancak düğünden kaçar ve Dolunay’ı evlatlık edinen aile o an düğünde bulunan Çiçek’e Ayza ile evlenmesini teklif eder. İşin ucunda para olduğu için, bir gün kendi hayatına dönmeyi planlayan Çiçek’e cazip bir teklif olarak gelir ve bunu kabul eder. Ama tahmin edeceğiniz üzere Ayza Çiçek’e gerçekten aşıktır. Kitabın asıl konusu bu değil elbette, kitap yaşamın genelde görülmeyen veyahut görülmek istenmeyen taraflarını açığa çıkarıp yüzünüze vuran bir kitap. Aslında bizim gördüğümüz gerçek kılığındaki yalanın değil de çıplak gerçekliğin tam anlamıyla ifade edildiğini düşündüğüm bir kitap. Kitabın yazarı, kitabı okumadan önce kendinize yanan bir ateşe bir kova su döker miydiniz, dökmez miydiniz? diye kendinize sormanızı ve kitabı okumadan önceki-sonraki cevaplarınızı karşılaştırmanızı istemiş, ben kitabı okumadan önce dökerdim cevabını verdim ama Çiçek kitaptan anladığım kadarıyla dökmezdim der, “Çünkü yaptığım tüm iyiliklerin bedelini ödedim.” diyor ve aslında yaptığı iyiliklerin bile ona kötülük olarak döndüğünü yaşayarak öğrenmiş, ayrıca kendisi bir yangını söndürse bile, bilmediği binlerce yangın olduğu düşüncesi de o an için o yangını söndürmemeye iter kendisini diye düşünüyorum. Ama yine de ne olursa olsun insanlığı iyileştirmeye çabalıyor, Çiçek’in böyle düşünmesinin sebebi de insanlara duyduğu öfke bence. Kitabı okuduktan sonra da dökerdim, zaten kitabın amacı o yangını söndürmeye yardım etmek, bu yüzden hala dökmezdim diyen biri olacağını sanmıyorum. Yazım dili harikaydı, ve atıfta bulunduğu eserler kitapla muhteşem bir uyum içerisindeydi, kitapta kötü eleştirebileceğim tek bir nokta olduğunu düşünmüyorum. Yazarın da genç okur kitlesine hitap ederek bir şeyler değiştirme çabasını çok takdir ediyorum ve başarılı olduğunu bir genç okur olarak kesinlikle söyleyebiliyorum. Bir kere değil sürekli okunması ve yüzeysel değil derinlere inerek, anlayarak okunması gerektiğini düşünüyorum. Kesinlikle size çok şey katacağını ve bir noktada sizi iyi yönde değiştireceğini umduğum bir kitap oldu. Ve N.G. Kabal, her kitabında dünyayı daha iyi bir yer haline getirdiğin için sana minnettarım.
416 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bu yorumu kitabı bitirdikten 5 dakika sonra yazıyorum. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bu kitap... Bu kitap çok özel. Herkesin, her yaşta insanın alıp okuması gereken bir kitap. Okuyup bir ders çıkarması gereken bir kitap. Şuan bunları yazarken ağlamamı durduramıyorum. Beni etkileyeceğini biliyordum ama bu kadarını tahmin etmiyordum. Kitap beni paramparça etti. Toparlanamıyorum.

Çiçek... Sen o kadar güzelsin, o kadar güçlüsün ki... Sana ne desem az kalır. Sen kendi hikayeni kendi ağzından anlatabilecek kadar güçlüsün. Sen tüm kötülüklere rağmen o güzel kalbinle yardım edebilecek kadar güzelsin. Bana çok şey kattın Çiçek, bana çok şey öğrettin.
Ayza... Sen çok güzel ruhlu bir adamsın. Senin böyle biri olabileceğin aklımın ucundan bile geçemezdi. Çok güzelsin. Çok özelsin.

O kadar öfke duyuyorum ki. Hayat, dünya çok acımasız. İnsanlar çok acımasız. İnsanlar sadece kendini düşünüyor. İnsanlar etrafında olup biteni göremiyor. Diyecek çok şey var ama bunu yazabilecek kadar güçlü değilim. Çiçek kadar güçlü değilim. Bu kitabı ikinci kez okumayı belki kaldıramam ama her zaman kalbimin derinliklerinde kalacak.

"Sokak lambası," diye fısıldadım. "Sokak lambasını tamir etmişler."
Bu cümle beni öyle bir sarstı ki. Kitabı okumadan önce gördüğümden çok daha farklı hissettim.

Kitabın sonunu böyle beklemiyordum ama kitabın ruhunu da bozmadığını düşünüyorum. Sanki böyle olması gerekiyormuş da olmuş gibi. Başta da söylediğim gibi bu kitap her yaş kesiminden okunması gereken bir kitap. Gençlik Serüveni'nin ve 2020'nin en favori kitabı oldu benim için.
Puanım: 10/10
416 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Hayatım boyunca her yıl en az 1 defa okuyacağım. Herkesin okuması gereken bir kitap. Çiçek... Ayza... Gerçekten iyi bir insan olmak istiyorsanız okuyun. İyi bir insan olmak ne demektir öğreniyorsunuz. İyki okumuşum :,) N. G. Kabal 03:03 Dolunayda Açan Çiçek
416 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Elimde kitapla eve girdiğimde ergen kızım çığlık attı meğer çok istiyormuş bu kitabı okumayı:) Kusura bakma benim dedim ;) Boyunca kızın olunca beraber ergen kitapları da okursun diyecektim ama kitap ergen kitabı değil. Yazarın gençliği ve gizemli adlar kullanması sizi yanıltmasın . O yüzden yazar ve kitapla ilgili ön yargılarınızı bir yana bırakıp arkanıza yaslanın ve kitabın tadını çıkarın.

Türk filmi tadında zenginliğine zenginlik katmak isteyen iki ailenin çocuklarını evlendirme kararıyla başlıyor kitap. Sonuçta senelerce bu yöntemle kaç fabrika , kaç iş yeri batmaktan kurtuldu di mi? Fabrikatör zengin bir aileye doğmadığım için şükür param için evlenmek isteyen olmadı :) Türk filmlerinden aşinayiz sadece :)

Takı tasarımcısı Ayaz (... ki ben en çok onu sevdim) Diğer zengin ailenin kızı Dolunay ile evlenmelilerine cebren ve hileyle karar verilir . Dolunay'ın evlatlık olduğu, onu zengin bir ailenin evlatlık edinindiği ve hatta bir ikiz kardeşi olduğunu (Çiçek) öğrenirler.

Dolunay tam düğün günü sevmediği bir adamla sırf para için evlenemeyecegini anlayınca düğünden kaçmaya karar verir. Zengin insan aklını da çabuk kullanan insan sonuçta o kadar sağlıklı beslenmeler vitaminler boşa mı gitsin !!!

Ayaz para karşıligi Dolunay'ın sokaklar da yasayan kimsesiz ikizine kardeşinin yerine onunla evlenmesini teklif ediyor. Böylece kirilan onur ve gururunu cemiyet hayatına koz olarak vermeyecek tabi! Hey gözünü sevdiğimin parası açmadığı kapı, onarmadigi yara yok inanır mısınız kırılan kalbi de yapıştırıyormuş!!!

Velhasıl sahte evlilik böyle dümdüz anlatınca hani çok sıradan banel geliyor ya ! Hiç öyle değil. Kitap buram buram hayat dersi veriyor insana. Birsürü sosyal mesaj aktarıyor dan dan diye , kıvırmadan öyle dümdük yüzüne yüzüne...

Ayaz ve Çiçek arasında olup bitenler, yaşananlar ve kitabın sonu okuyucuya sürpriz olsun bu kadar anlatmak yeter spoi cinayetine kurban gitmek istemiyorum:))

Kitabın kapağında, her bir sayfasında yazan 03:03 Sen ne özelsin kalbimi fethetti kitap durduk yere :))

Kitabı hediye eden Kıymetlim çok ama çok teşekkür ederim :))

Yeter ki sulayanı olsun Dolanay da da Çiçek açar insan...
416 syf.
·3 günde·10/10
02.02 Kitabındaki Ciçekin Hayatını Ele Alınmış Bir Kitapti.Kitapta Bazı Diyalogları Anlamak İçin Fareler Ve İnsanlar Kitabını Okumanızı Öneriyorum. Yaşadıkları Çok Derinden Etkiledi Ve Düşüncelerinde... Çiçek Çok Özel Bir Karakter Benim Için.Toplumsal Konulara Değinmeside Çok Güzeldi.Herkesin Hayatında Ayza Gibi Biri Olsun İsterdi.02.02 Ne Kadar Güldüysek 03.03 O Kadar Ağladım.
416 syf.
·3 günde·8/10
Selamlar! Yazarla ilk tanışma kitabımı bu kadar çok seveceğimi düşünmezdim. Kitabı bitirdikten sonraki ilk cümlem önceki kitapları da hemen okumam gerektiği oldu. Olaylar o kadar güzel bütünleşmiş, karakterlerin iç dünyası öyle güzel betimlenmiş ki, kapak tasarımından bahsetmiyorum bile. Kitabı elinize aldığınızda zaten içinde güzel şeyler olacağının habercisi oluyor. O zaman kitabın konusuna geçelim. Çoğu zaman hayatımızın seçimlerimizden ibaret olduğunu düşünürüm, sen ne seçiyorsan onu yaşıyorsun. Kaderin varlığına da inanıyorum, kaderimizin önceden çizilmiş olduğuna da. Ama seçimlerimizin hayatımızda büyük bir rolü olduğunu düşünüyorum. Kitaptaki karakter için de aynı şey geçerli. Çiçek, bu hayatta hep kötülüğün var olduğuna inanıyor. Dolayısıyla da hayatına buna göre yaşıyor. Kendisi çok iyi bir insan olmasına rağmen başına hep felaketler geliyor. Önemli olan bu felaketlerin karşısında nasıl bir duruş sergilediğindir aslında. Çiçek, çizgisini hiç bozmadan her şeye nefretle yaklaşıyor.. ta ki karşısına Ayza gibi bir adam çıkana kadar :) Çiçek ve Ayza bazı sebeplerden ötürü bir evlilik gerçekleştiriyorlar; aşksız.. tamamen iş odaklı gibi düşünebiliriz. Ayza inanılmaz iyi ve anlayışlı bir insan olduğu için Çiçekse bunun tam tersi olduğu için her sayfasını 'acaba Ayza, Çiçeği iyileştirebilecek mi?' diye düşünerek çevirdim. Bu sorunun cevabı da kitapta saklı. Alın okuyun derim ben. Okurken hayli keyif aldım çünkü. :)
416 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Kitap her zamanki gibi çok güzeldi.Önce Ayçiçeği Karnavalını okumanızı tavsiye ederim.Çiçek beni çok etkiledi özelliklede kitabın sonu...
Ayçiçeği Karnavalı çok sevmiştim bunuda seviceğimi
düşündüm ve pişman olmadım kesinlikle tavsiye ederim.
416 syf.
·4 günde·10/10
Naginin 01:01 dışında bütün kitaplarını okudum. Ancak 03:03 birçok açıdan endi. Çiçek, Ayza ikisi de olağanüstüydü. Söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. Hele o sonu...
Bence sonunu okumayın. Dürüst olayım ki şu ana dek hiçbir kitabın veya filimin sonu yüzünden ağlamadım. 03:03 dışında. Benim üzerimde klasiklerden bile daha çok etki bıraktı. Dünya’ya bir daha asla aynı gözle bakabileceğini düşünmüyorum.
416 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitabı bitirdim ve üzerinden çok zaman geçmeden hemen yazmaya karar verdim. Çiçek’in hayatı o kadar üzücüydü ki hele anlattıklarının gerçek olması, belki birkaç sokak ötemizde bunların yaşanma ihtimali olma düşüncesi beni çok etkiledi.
Önce açıp kitabın sonunu okumama rağmen finalinde ağlattı beni. Bir yandan da Çiçek’ e böyle bir sonun yakıştığını düşündüm. Ayçiçeği Karnavalında ne kadar gülüp eğlendiysem bu kitapta da o kadar ağladım, sorguladım. Favori karakterim Dolunaydı hala öyle ama artık Ayza da var. Keşke Ayza üzülmeseydi çünkü harika bir insandı. Çiçek için mücadelesine hayran kaldım. Çiçek’i sevememiştim. Özellikle 129. Sayfayı okuyunca şok oldum bu kadarını beklemiyordum. Hala çok sevmiyorum ama onu , hayata bakış açısını anladım hatta benimsedim . Zaten onun istediği de anlaşılmaktı bence. Yaşadıkları elbette çok zordu. Ama bencil bir insan değildi asla.
Çiçek yaşamayı belki çok sonradan keşfetti ama umarım Şimaller daha iyi bir hayatta yaşar Çiçek , Dolunay, Ayza gibiler sayesinde. Yazarımız elinizde bir kova su olsa yangının sönmeyeceğini bilseniz de döker miydiniz? Demişti. Belki herkes birer kova su dökse yangını söndürebiliriz. Kitabın konusu da zaten Çiçek’in bir kova suyla yangını söndürebileceğini umut edebilme süreci üzerine kurulmuştu.
Kitapta merak ettiğim tüm soruların cevaplarını buldum. Bence Çiçek, Fareler ve İnsanların sonunu biliyordu da. 02.02 deki karakterlerin de mutlu olmalarına sevindim.
Aynı zamanda Oz Büyücüsü, Alice, Fareler ve İnsanlar, Küçük Prens’ ten (en sevdiklerim) bahsedilmesi bildiğimiz Kabal’dı;) Gençlik serüveniyle sadece kitap okumuyoruz yeni bilgiler de öğrenmiş oluyoruz. Özellikle bu kitaptaki Van Gogh, 52 Hertz balinası , Amsterdam/Paris sahnelerine bayıldımm! NG Kabal‘ın kalemi çok güzel, genç kurguya önyargınız varsa alıp okuyun mümkünse bu kitabı herkes okusun. 10 puanı sonuna kadar hak ediyor. Kesinlikle her yıl insanlığımı kaybetmeme engel olsun diye birkaç defa okuyacağım bir kitap. N. G. Kabal
416 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Çiçek çok yoksul büyümüş, yıllarca sadece çalışmak zorunda kalmış ve hayatını buna göre programlamış bir kızdır. Yıllar sonra zengin ve kendisine tıpatıp benzeyen ikiz kardeşiyle yer değiştirir. Bu böyle on beş gün gider. Ancak kardeşi Dolunay' ın nişanlısı vardır ve yakın zamanda evlenecektir. Dolunay bu evliliği kesinlikle istemediği için düğün günü kaçar. Hâl böyle olunca, Dolunay' ın ismiyle Çiçek evlenir. Anlaşma karşılığı yaptığı evlilik Çiçek' i tekrar hayata döndürebilecek midir?

Öncelikle kitap çok çok güzel anlatılmış. Çevirdiğim her sayfada Çiçek sen bunlara nasıl dayandın, dedim. İnsanın içine dokunan, yürek burkan bir öyküsü var Çiçek' in. Siz de Çiçek' in hayata, insanlara, insanların açgözlülüğüne ve doyumsuzluğuna karşı verdiği mücadeleyi okumak isterseniz kitapçılar bir adım uzağınızda. :)
416 syf.
·Beğendi·10/10
İlk kitap olan Ayçiçeği Karnavalı'nı okumuş ve çok beğenmiştim. O kitap Çiçek'i geri planda bırakıp şanslı olan, zengin bir aile tarafından evlât edinilen Dolunay'ın yaşadıklarını anlatıyordu. Bu kitap ise ikizler arasından hayata yenik düşen, yetiştirme yurdunda büyümek zorunda kalan sonra da sokaklara düşen Çiçek'in neler yaşadığını, hissettiğini anlatıyor.

Kitabı okurken Çiçek yüzünden sinir krizi geçirmemek için direndim resmen. Her ne kadar aksini iddia etse de psikolojik tedaviye ihtiyacı olan bir karakter ve psikolojik tedaviye ihtiyaç duymakta çok haklı. Öyle şeyler yaşamış ki hem yok artık dedim hem de içimde bir yerde abartı değil, onun konumunda birinin bu ülkede, bu dünyada bunları yaşama ihtimali çok yüksek dedim.

Sıcak evinde uyuyabilen birçok insanın yaptığı gibi, yaptığımız gibi görmezden gelinen gerçekleri o kadar sert bir şekilde yüzüme çarptı ki kitap içim ölesiye buruldu. Nerdeyse her bölümde yutkunmama sebep olacak şeyler okudum. Hele de Çiçek'in yetimhaneden çıktıktan sonra yaşadıklarını hazmedebilmek için kitabı bir süre elimden bırakmam gerekti.

Kitabın sonunda ise ağladım. Evet evet bildiğiniz oturup ağladım. Böyle bitmemeliydi dedim. Çiçek'e ayrı üzüldüm, Ayza'ya ayrı..

Ahhh Ayza üzümlü kekim.. Hem bu kadar yakışıklı, hem zengin, hem başarılı, hem zeki hem de iyi kalpli olmayı nasıl başarabildin acaba sen? Bu kitabın girişinde bir not olmalıydı "DİKKAT: Ayza karakteri tamamen hayal ürünüdür. Lütfen varlığına inanmayınız" diye.

Kitap çok güzel arkadaşlar. Kesinlikle tavsiye ederim.
"Bencil de değilsin, sen bencil biriymiş gibi davranıp kendini korumaya çalışan küçük bir kızsın."
N. G. Kabal
Sayfa 283 - Ephesus Yayınları 1. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
03:03 Dolunayda Açan Çiçek
Baskı tarihi:
Ekim 2020
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257077439
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
Çiçek, bu dünyadaki griliği temsil ettiğine inanıyordu. Hiçlikten ibaret olduğunu... İnsanların görmemek için başını çevirdiği ama hep orada olduklarını bildiği kişiydi. Bu yüzden insanlardan, özellikle varlıklı olanlardan nefret etti ama kendisi gibi yoksul ve kimsesiz olanlarla da hiç yakınlık kurmadı.



En sevdiği yemek, en sevdiği renk...Bir hayali veya bu dünyadan istediği hiçbir şey yoktu.

Ama hayatın kendisi için bir planı daha vardı.

Bir anlaşma yaptığı mücevher tasarımcısı Ayza, hayatı Çiçek'e sevdirebileceğine inanıyordu amazamanla Çiçek'le hayattan nefret etmeyi öğrenmeye başlayacaktı.

İkisi de bu anlaşmada kendi oyununu oynuyor ama hiç kimse kimin kazanacağını bilmiyordu.

"İtiraf edilen her günah,bir kereliğine bağışlanmayı hak eder."

Kitabı okuyanlar 65 okur

  • Elif deniz dallı
  • Şenay
  • Mels
  • Ocen Vaveyla
  • bookgirlemm
  • Ece İslam
  • Osman EREN
  • Elvan tuna
  • Beyza Karadeniz
  • Sevda Er

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%84.1 (37)
9
%6.8 (3)
8
%9.1 (4)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0