12 Eylül Sabahı

·
Okunma
·
Beğeni
·
31
Gösterim
Adı:
12 Eylül Sabahı
Yazar:
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054307425
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Heyamola Yayınları
Kapı gıcırtıyla kapandı. Gittin işte. Gitmek değildi aslında, götürülüyordun, bir insana yakışmayacak hakaretler ve sözler eşliğinde. Bana sarılmak istediğinde buna bile izin verilmemiş, beni kucaklamak için açtığın kollarına acımasızca vurulmuştu.

Arkandan çabuk dönmen için su döken yoktu. Rüyasız bir uykudan uyanmış gibi hüzünlü gözlerle bakıyordum ardından, boyumun yetmediği pencereden seni görebilmek için binbir zorlukla. Birkaç adım ötede ağlayan annemin çığlıklarına karışıyordu, benim hıçkırıklarım. O günün, ömür boyu bir iç yarası olarak kalbimin en derininde kalacağını nerden bilebilirdim ki. Pencerelerin önüne ekmek koyarak alıştırdığın güvercinler fark etti yokluğunu önce, gelmez oldular, sonra yavaş yavaş her şey senin yokluğuna büründü. Senden sonra bütün düşlerimi bir sandık odasına kaldırdım. Babasının prenses kızı olarak büyüyen arkadaşlarımın içinde yalnızlığımı çoğaltarak geçiriyordum günlerimi. Hiçbir karne gününde yanımda değildin, karşıdan karşıya geçerken hep bir elim boşlukta kalıyordu. Senin yokluğunun açtığı hiçbir yara kapanmadı. Ne zaman bir çocuk parkında, bir babanın kızına sarıldığını görsem içimdeki kapanmaz yara biraz daha kanıyor, biraz daha derinleşiyor.

12 Eylül arkasında hiç unutulamayacak acılar bıraktı, bir de ömür boyu babasının gittiği yaşta kalacak olan küçük kızlar…
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
12 Eylül Sabahı
Yazar:
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054307425
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Heyamola Yayınları
Kapı gıcırtıyla kapandı. Gittin işte. Gitmek değildi aslında, götürülüyordun, bir insana yakışmayacak hakaretler ve sözler eşliğinde. Bana sarılmak istediğinde buna bile izin verilmemiş, beni kucaklamak için açtığın kollarına acımasızca vurulmuştu.

Arkandan çabuk dönmen için su döken yoktu. Rüyasız bir uykudan uyanmış gibi hüzünlü gözlerle bakıyordum ardından, boyumun yetmediği pencereden seni görebilmek için binbir zorlukla. Birkaç adım ötede ağlayan annemin çığlıklarına karışıyordu, benim hıçkırıklarım. O günün, ömür boyu bir iç yarası olarak kalbimin en derininde kalacağını nerden bilebilirdim ki. Pencerelerin önüne ekmek koyarak alıştırdığın güvercinler fark etti yokluğunu önce, gelmez oldular, sonra yavaş yavaş her şey senin yokluğuna büründü. Senden sonra bütün düşlerimi bir sandık odasına kaldırdım. Babasının prenses kızı olarak büyüyen arkadaşlarımın içinde yalnızlığımı çoğaltarak geçiriyordum günlerimi. Hiçbir karne gününde yanımda değildin, karşıdan karşıya geçerken hep bir elim boşlukta kalıyordu. Senin yokluğunun açtığı hiçbir yara kapanmadı. Ne zaman bir çocuk parkında, bir babanın kızına sarıldığını görsem içimdeki kapanmaz yara biraz daha kanıyor, biraz daha derinleşiyor.

12 Eylül arkasında hiç unutulamayacak acılar bıraktı, bir de ömür boyu babasının gittiği yaşta kalacak olan küçük kızlar…

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Müjde

Kitap istatistikleri