1339...Ya da Öyle Bir Yıl - Bir Sokak Satıcısı Adına Apoloji

·
Okunma
·
Beğeni
·
738
Gösterim
Adı:
1339...Ya da Öyle Bir Yıl - Bir Sokak Satıcısı Adına Apoloji
Yazar:
Baskı tarihi:
Haziran 2007
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753902090
Kitabın türü:
Orijinal adı:
1339 or so Being an Apology for a Pedlar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
Çok gezmiş, çok görmüş sokak satıcısıyla onun "aydın" arkadaşının yolunun, soğuktan donmamak için gizlice girdikleri boş bir malikaneye düşmesiyle başlıyor masalımız. Tahmin edileceği üzere malikane boş değildir. Yalnızca sakinleri köşelerine çekilmiş Tanrı'ya dua etmektedirler. Niye mi? Çünkü bu gece dünyanın sonudur ve yarın olmayacaktır. Dolayısıyla cennet ile cehennem arasında bir tercih yapmak zamanı gelmiş de zamanı geçmiş midir bilinmez. Cehennemin kapısından biraz uzaklaşmak için edilen dualar çok da sebepsiz görünmüyorlar çünkü. Elbette kimse kusursuz değil! Bunu becerebilenler ne alâ, ama zor görünüyor hem de herkesin aynı yönde dua etmesine rağmen.
Ne yazık! Okuyun siz de göreceksiniz.


Rodney W. Whitaker kitaplarını her zaman farklı adlarla yayınladı. Nicolas Seare da bunlardan biri. Ancak o bizde ve dünyada okur için hep Trevanian'dı. Aynı ustalık aynı zeka ürünü ve ince espri yeteneğiyle ortaçağın "karanlık" yüzüne ve masallarına ironik bir üslupla yaklaşıyor Seare. Tarihin tüm kahramanlıklarını ters yüz ediyor ve hem gerçek bir entelektüeli hem de müthiş bir anlatıcıyı ortaya çıkarıyor. Trevanian hayranlarının beğeniyle okuyacağı bir masallar dizini bu sefer Nicolas Seare adıyla karşınızda...
(Tanıtım Bülteninden)
Aslıhan Alpaslan
Aslıhan Alpaslan 1339...Ya da Öyle Bir Yıl - Bir Sokak Satıcısı Adına Apoloji'yi inceledi.
120 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Bir Trevanian daha bitti.
Yazarın günümüze taşıdığı masalın 1339 yılında Davydd ab Gwilym tarafından yazıya döküldüğü sanılmaktadır. Dönemin en önemli aşk şairi olan Gwilym'in bu masal ile anılmaması ya da belgelenmemiş olması çok şaşırtıcı değildir çünkü masal düz yazı olarak küçümsenen bir tarzdı. (Trevanian'ın ön sözünden)
Bana bir tiyatro sahnesini hatırlatan masal Dolbadarn Şatosunda geçmektedir. Yine bir kış günü iki kişi Satıcı ve Kipance davetsiz misafir olarak şatoya gelirler ve olaylar bundan sonra başlar. O gece yarısı saat tam 12 yi gösterdiğinde altıncı ve yedince çan sesleri arasında dünyanın sonu gelecektir ve tüm ev ahalisi odalarına çekilmiş bir şekilde tanrıya günahlarını affetmesi için dua etmektedirler. İşte kahramanımız Satıcı için bundan daha güzel bir ortam olamaz, tüm kurnazlığını, laf ebeliğini, şaklabanlığını ve aklını kullanarak o gece malikanedekilere unutulmaz bir gece yaşatır.
Trevanian'nın son okuduğum bu iki kısa kitabı Kelt döneminin masallarını içermektedir. Fakat yazı dili anladığım kadarıyla eski İngilizce ya da Klet dili olduğu için ( burayı çok çözemedim) Trevanian bunları günümüz İngilizcesine çevirmiştir.( bunda da epey zorlandığını kendi dip notlarından anlıyoruz.) Biz Türkçe çevirisini okuduğumuz için bazı ince nüansları kaçırıyoruz diye düşünmeden de edemedim. Yine burda İngilizce bilmemenin ezikliğini yaşadım.
Bu masallar sayesinde biraz o dönem yazılarına ilgim arttı, biraz araştırma yapacağım bakalım bu masallardan başka neler var.
Trevanian severler için mutlaka okunmalı diyorum. Keyifli okumalar...
Kitapkolikburda
Kitapkolikburda 1339...Ya da Öyle Bir Yıl - Bir Sokak Satıcısı Adına Apoloji'yi inceledi.
120 syf.
·Puan vermedi
#nicholasseare #trevanian #1339yadaöylebiryıl #birsokaksatıcısıadınaapoloji Bir satıcı, malikane sahipleri ve hizmetcilerden olusan bu anlatı tiyatro metni tadındaydı. Uyanık satıcının hikayesine kulak verin. Kitabın masalsı ve igneleyici bir anlatımı vardı. Trevinian’ın diger kitaplarını da edinecegim en kısa zamanda.
.
.
#bookstagram #books #book #okudumbitti #okudumokuyun #oku #sendeoku #neokusam #neokuyorum #neokumali #read #reading #hygge #hyggestyle #kitapkurdu #kitap #kitapsevgisi
"Şimdi, size dostumu tanıştırmama izin verin, Lord'um. Adı Kipance. Yıllar onun gençliğini almadan önce, bir soytarıydı. Artık yaşı itibariyle beyni gelişti ve bir filozof düzeyine indi."
Dünyanın son bulmasına duyulan bu iştah, bizden önce ve bizden daha karanlık dönemlere ait bir şey değildir. Her kuşak, bir sonrakinin bu sona doğru gittiğini kabul eder -hem de ciddiyetle. Anne-babalar çocuklarının yetiştiği çağı beğenmezler; kendileri çok farklı yetişmiştir.
"Hayır, hanımefendi, deli değilim. Ama hastayım, bu doğru. Şu yaşadığımız döneme özgü bir hastalık. Elimde olmayan krizler geçiriyorum. Çok yoğun ve son derece aklı başında krizler."
"Öyle mi?"
"Kriz geldiğinde, insanları görürüm ama üzerlerindeki giysileri görmem. Sözcükleri duymam, anlamlarını anlarım. Düşünceler aklıma gelir..."
"Ne kadar zor bir durum!"
"Evet, bayan. Ve bu hastalığım beni kibar toplumlardan uzaklara itti, doğal olarak."
Dünyanın sonunun geldiği an, insan mantığının kabul edemeyeceği kadar çok sık tekrarlanmıştır. Buradaki çelişki, Batı insanı'nın -kendince haklı nedenlerle- toplu intihar melodramına doğru derin içgüdüsel eğiliminde gizlidir; buna yok olma arzusu da diyebilirsiniz.
Öfkeden çılgına dönen ve ne yaptığını bilmez halde debelenen malikane sahibini, yine Satıcı yatıştırdı. "Gücenmesin ama karınız şirret cadının teki, efendim. İblisin dölü... Doğrusu sizin yerinizde olsaydım, dünyanın sonunun gelmesine sevinirdim. Şu kadından kurtulacağıma şükrederdim!"
"Gerçekten mi?" Malikane sahibi bütün bu kargaşa içinde bir teselli bulmaktan dolayı memnun olmuştu.
Bilgi, insanı kuşkunun tutsağı haline getirir. Para ise, onu adeta zincire vurur. Malvarlığı, kaybetme korkusuyla sırtında bir yük olur. Güce gelince, insanı büyük bir sorumluluk altında ezer.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
1339...Ya da Öyle Bir Yıl - Bir Sokak Satıcısı Adına Apoloji
Yazar:
Baskı tarihi:
Haziran 2007
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753902090
Kitabın türü:
Orijinal adı:
1339 or so Being an Apology for a Pedlar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
Çok gezmiş, çok görmüş sokak satıcısıyla onun "aydın" arkadaşının yolunun, soğuktan donmamak için gizlice girdikleri boş bir malikaneye düşmesiyle başlıyor masalımız. Tahmin edileceği üzere malikane boş değildir. Yalnızca sakinleri köşelerine çekilmiş Tanrı'ya dua etmektedirler. Niye mi? Çünkü bu gece dünyanın sonudur ve yarın olmayacaktır. Dolayısıyla cennet ile cehennem arasında bir tercih yapmak zamanı gelmiş de zamanı geçmiş midir bilinmez. Cehennemin kapısından biraz uzaklaşmak için edilen dualar çok da sebepsiz görünmüyorlar çünkü. Elbette kimse kusursuz değil! Bunu becerebilenler ne alâ, ama zor görünüyor hem de herkesin aynı yönde dua etmesine rağmen.
Ne yazık! Okuyun siz de göreceksiniz.


Rodney W. Whitaker kitaplarını her zaman farklı adlarla yayınladı. Nicolas Seare da bunlardan biri. Ancak o bizde ve dünyada okur için hep Trevanian'dı. Aynı ustalık aynı zeka ürünü ve ince espri yeteneğiyle ortaçağın "karanlık" yüzüne ve masallarına ironik bir üslupla yaklaşıyor Seare. Tarihin tüm kahramanlıklarını ters yüz ediyor ve hem gerçek bir entelektüeli hem de müthiş bir anlatıcıyı ortaya çıkarıyor. Trevanian hayranlarının beğeniyle okuyacağı bir masallar dizini bu sefer Nicolas Seare adıyla karşınızda...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • Züleyha Ergun
  • Serkan Gümüşbaş
  • Hırşit Kapıkırıldı
  • Kitapkolikburda
  • Melis Karaca
  • Refet Tuna
  • M. VOLKAN KUŞOĞLU
  • bookkeeper
  • İnsan Olun Biraz
  • Sibel Gedik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (3)
9
%22.2 (2)
8
%11.1 (1)
7
%22.2 (2)
6
%0
5
%11.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0