Adı:
16.50 Treni
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
288
ISBN:
9789752104673
Kitabın türü:
Orijinal adı:
4.50 From Paddington
Çeviri:
Çiğdem Öztekin
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Sıradan bir günde, herşeyin olması gerektiği gibi olduğu bir anda inanılmaz bir olay yaşanır.
Yan yana gelen iki trende ancak korku filmlerinde rastlanacak türden bir cinayet vakası yaşanmaktadır. Ve tüm bunların tek tanığı bir kadındır.
Elspeth çaresizlik içinde baktığı vagonun penceresinden bir adamın bir kadının boğazını hunharca sıktığını görür. Zavallı kadının bir süre sonra cansız bedeni yere yığılır ve o anda tren hareket eder.
Bu düğümü çözebilecek tek kişi Jane Marple dan başkası değildir.
Ve belki de Elspeth e inanacak tek kişi... Çünkü ortada ne şüpheli, ne başka tanık, ne de ceset vardır.
Trende işlenen bir cinayeti anlatsa da Doğu Ekspresinde Cinayet gibi bir tren (yol) hikayesi beklemiyor okuyucuyu. Yaşlı bir kadın, tren yolculuğu sırasında yanlarından geçen trende işlenen bir cinayete tanık olur ancak gördüklerini anlattığı kimse ona inanmak istemez, bir tek kişi dışında: Christie'nin iki baş karakterinden biri olan Jane Marple. Fahri dedektifimiz Marple akla gelmeyecek bir yol izleyerek izleyerek cinayetin adım adım izini sürer.

Agatha Christie'nin romanlarında sıklıkla kullandığı izlekler, unsurlar var. Bir malikane (canına yandığımın İngilteresinde hiç mi varoşlarda cinayet işlenmez?), her biri potansiyel katil adayı aile fertleri, hizmetçiler... Bu romana da klasik bir Agatha Christie romanı diyebiliriz bu anlamda. Hele de yazarın külliyatına hakim olanlar için katilin kimliği (spoiler vermemek için adlı adınca belirtmiyorum), cinayetin işleniş şekli de hiç mi hiç şaşırtmıyor. Henüz tüm kitaplarının yarısınıa bile erişememiş bir okur olarak benzer kurguda en az üç Christie romanı sayabilirim bir çırpıda.

Bir çok okur tarafından On Küçük Zenci ve Doğu Ekspresinde Cinayet'in hemen ardından en iyi Christie romanlarından biri olarak gösterilse de her bir örgüde özgün, ezber bozan bir anlatı bekleyen bir okur olarak ben aynı kanıda değilim. Akıcı mı? evet akıcı. Tempo, merak unsurları tatmin edici mi? Evet yeterince. Ama özgün değil. Bu yüzden çok daha zevk aldığım başka Christie romanları okuduğumu söyleyebilirim.
Güzel bir Jane Marple romanı. Marple'ın arkadaşı Elspeth trenle evine giderken trenin yavaşladığı sırada karşısındaki trende bir cinayete şahit olur ama bayan Marple dışında ona kimse inanmaz. Jane fe yaşlı olduğundan bir tanıdığı olan hizmetçi Lucy'den yardım ister. Cesedin Rutherford malikanesi sınırlarında olduğundan şüphelenir. Ve Lucy gerçekten de bulur. Cesedin o binada yaşayan Crackenthorpe ailesi ile bir ilişkisi olduğundan şüphelenilir. Ayrıca malikanede cinayetler işlenmeye devam eder. Evin reisi ölmez iken oğulları ölmeye başlar. Katil yakınlarda ve hiç beklenmedik bir isimdir. Acaba Scotland Yard'dan Dermot Craddock, Lucy ve Jane Marple bu olayı çözebilecek midir? Keyifle okunan bir roman.

Benzer kitaplar

Yine Agatha Christie yine kitabın sonuna kadar süren bir tempo. Trende işlenen bir cinayet sonrasında katilin kim olduğunu öğrenmeye çalıştığımız, bizi kitap boyunca farklı kişilere yönlendiren ve sonunda şaşırtan bir kurgu. Agatha Christie’nin zekice kurgulanmış, sürükleyici bu romanını okumanızı tavsiye ederim.
Kurgusuyla baştan sona kadar meraktan çatlatan bir kitap. Okuyanı sürekli acaba katil bu mu diye düşünmeye itiyor. Olayları kesintiye uğratacak, okuyanı sıkacak hiçbir bölümü yok. Kesintisiz bir kurgusu var. Her şey titizlikle düşünüp örülmüş. Sonuc olarak da çok şaşıracaksınız. Ayrıca okumaya başladıysanız bitirmeden rahatlamanız imkansız.
Bir Agatha Christie klasiği...Yine her zamanki gibi çok güzel. Çok usta bir kurgu ve akıcı bir dedektif öyküsü. Rahatlamak istediğim de arandığım bir yazar..
Miss Marple'ın yakın arkadaşı Elspeth yolculuk yaparken trenin yanından geçen başka bir trende bir adamın bir kadını boğarak öldürdüğünü görür. Her ne kadar bu konuyu yetkili kişilere bildirsede kimse ona inanmaz. Bunun üzerine Miss Marple'a bu olaydan bahseder. Miss Maprle'ın tutmuş olduğu Lucy 'nin de yardımları sonucu ceset bulunur. Ancak olay gittikçe karmaşıklaşır. Çünkü artık işin içinde yüklü bir miktar miras söz konusudur. Bölgenin polis gücünün yetersiz olması üzerine Scotland Yard'dan müfettiş Craddock olayı çözmek üzere görevlendirilir.
Agatha Christie milyonlarca satan polisiye roman yazarıdır. 80'e yakın belki de daha fazla kitabı bulunmakta. Hikayelerinde yarattığı karakter Jane Marple'ı kullanır ve çoğu zor olayları, çözümü karışık olanları bile sonuca ulaştırır. Bunun dışında Mary Westmacott takma adıyla duygusal romanlarda yazmıştır.
Kitabı uzun sürede okumuş olmamın nedeni hem aynı anda birden fazla kitap okumam hemde bu kitabı epub olarak okumam. Normal şartlarda bir gün içerisinde okuyabileceğiniz akıcı ve sıkmayan bir kitap.
Agatha Christie ile beni tanıştıran bir eser oldu, 16.50 Treni. Ne zamandır adını duyduğum ve okumayı merak ettiğim bir yazardı her ne kadar yazdığı türe mesafeli olsam da. Kanıt dizisini izlemiş ve sevmiş olan birinin Agatha Christie'i de seveceğine inanıyorum.


Yazar, zekası sayesinde okuyucuda kafa karışıklığına ve önyargılara rahatlıkla sebep olabiliyor. "Aa katil bu!" dediğiniz anda büyük ihtimalle yanılıyorsunuz. Çünkü bildiklerimiz yazarın verdikleri kadar. Yazarın verdikleriyle yetindiğiniz, hayal gücünüzü pek kullanmadığınız taktirde katili bulmanız çok zor olacaktır.

İnsanın alçaklaşması için ne kadar mal mülk gereklidir? Yoksa bunlar alçak olan insanoğlunun alçaklığını gösterebilmesi için sıradan bahaneler midir?

Kitap okuma konusunda, arada sırada okunulan tarzın dışına çıkılması gerektiği düşüncesindeyim. Alışık olduğumuz, sevdiğimiz türün dışına çıkmak ona olan bağlılığımızı artırmanın güzel bir yoludur ve yeni türlerle, güzel eserlerle tanışmanın...
Çocukluğumun yazarı. Yeniden okumak keyifliydi. O zamanlardaki heyecanın aynısını hissettim. Hele son 10 sayfayı, kimse bana dokunmasın; katili bulmak üzereyim, diye diye herkesi başımdan savarak okudum. Hafta sonlarında, derin okumaların arasında bir nebze soluklanmak için ideal yazarlardan. Gizem, heyecan, entrika seviyorsanız okuyun, derim.
cok güzel bir cinayet romanı kimse kitabın sonuna varmadan cinayetlerin kimin işledini bilemez ben beğendin...
16.50 treninde bir cinayet işlenir. Adamın biri bir kadını boğarak öldürür. Şans eseri o anda yanlarından geçmekte olan trende seyahat eden yaşlı bir kadın olaya şahit olur. Başlangıçta kimseye inandıramaz ve ceset bulunamadığı için de konu kapanır. Ancak dedektiflik konusunda yeteneği olan arkadaşı Miss Marple olaya el koyar. Lucy isimli bir yardımcıyı da olaya dahil ederek cinayeti araştırır.

Uzun zamandır aklımda olan bir kitaptı ve nihayet okudum. Söz konusu Agatha Christie ise kitabın kötü olma ihtimali yok gibi bir şey zaten. Sadece bazı olaylar şansa fazla bağlanmış gibi geldi ancak genel olarak beğendiğim bir kitap oldu.

!!SPOİLER!!
Bir ara Harold'ın ölümünde eşinin parmağı olabileceğini düşünmüştüm açıkcası ancak öyle olmadığı ortaya çıktı. Alfred'in ölümüyse beni fazlasıyla şaşırttı. Dr. Detektifle ilk konuşurken ona olayları anlatmaları içime sinmemişti zaten varmış bir bildiğim.Emma fazla masum bir karakter değil miydi? Böyleleri pek kalmadı bu zamanlarda :))
Kitabın sonunda Lucy'nin kiminle evlenceğini konuştular. En başından beri Cedric'le yakıştırıyorum Lucy'yi nedense ancak Bryan daha mantıklı duruyor. Sizce evleneceği kişi kim? Katili tahmin edebilmiş miydiniz?
Kitabı okurken meraktan çatladığınız,aşırı sürükleyici bir kitap. Az kalsın kitabın sonunu direk okuyacaktım ki kendimi zor tuttum.Kitabı özellikle yolda giderken okudum ve sürekli hikayenin en başını kafamda canlandırdım. Bana,şurdan bir kişi uzatır mısın diye teyzeden bile şüphelenmeye başladım..
Kitap güzeldi, yani bir önceki okuduğum "Doğu Ekspresinde Cinayet" adlı kitabından daha akıcıydı, tek olumsuz tarafı bence her şeyin çok çabuk oluşu ya da bana öyle geliyor ama güzel kitap okuyun :)
"Dr. Haydock eğilmemi ve diz çökmemi kesinlikle yasakladı... Eğilmeden, diz çökmeden ne yapılabilir ki?...
"Çok zor bir dünyada yaşıyoruz, değil mi?" diye sordu. "Doğru yolu bulup ayakta kalmak çok zor, demek istiyorum. Özellikle de buna göre yetiştirilmemişseniz."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
16.50 Treni
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
288
ISBN:
9789752104673
Kitabın türü:
Orijinal adı:
4.50 From Paddington
Çeviri:
Çiğdem Öztekin
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Sıradan bir günde, herşeyin olması gerektiği gibi olduğu bir anda inanılmaz bir olay yaşanır.
Yan yana gelen iki trende ancak korku filmlerinde rastlanacak türden bir cinayet vakası yaşanmaktadır. Ve tüm bunların tek tanığı bir kadındır.
Elspeth çaresizlik içinde baktığı vagonun penceresinden bir adamın bir kadının boğazını hunharca sıktığını görür. Zavallı kadının bir süre sonra cansız bedeni yere yığılır ve o anda tren hareket eder.
Bu düğümü çözebilecek tek kişi Jane Marple dan başkası değildir.
Ve belki de Elspeth e inanacak tek kişi... Çünkü ortada ne şüpheli, ne başka tanık, ne de ceset vardır.

Kitabı okuyanlar 652 okur

  • Hatice ÇİÇEKÇİ
  • Arees
  • AyşeNur
  • İbrahim Demiroz
  • AYŞE EVREM KAVAKLI
  • H.A
  • Mehmet uygun
  • Emine Odabaşı
  • Muhammed Ali KURT
  • Büşra Sarıyar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%28.9
25-34 Yaş
%29.9
35-44 Yaş
%21.3
45-54 Yaş
%7.6
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.7
Erkek
%26.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.9 (32)
9
%18.3 (28)
8
%32.7 (50)
7
%16.3 (25)
6
%4.6 (7)
5
%5.9 (9)
4
%1.3 (2)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları