·
Okunma
·
Beğeni
·
90
Gösterim
Adı:
1871 Paris Komünü Tarihi
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
560
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059020848
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Historie de la Commune de 1871
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nota Bene Yayınları
Baskılar:
1871 Paris Komünü
1871 Paris Komünü Tarihi
Paris Komünü Üzerine Bir Klasik

Paris Komünü üzerinden yola çıkan değerlendirmelere çokça rastlanır. Özellikle dünyada ve Türkiye'de son yıllarda başlayan, arkasının kesilmeyeceği de anlaşılan isyan dalgasıyla beraber bu tür değerlendirmeleri daha çok duyacağımız da kesin. Ancak bu denli yoğun atıf yapılan Komün'de tarihsel olarak neler yaşandığı ülkemizde çok az bilinir.

Paris Komünü nasıl ortaya çıktı? Gün gün neler yaşandı? Hangi tarihsel deneyimler nasıl oluştu? Komün nasıl bastırıldı? Sonrasında neler oldu? Komüncüler anılarını mektuplarda nasıl yansıttılar? Bu soruların cevabını veren bir tek kaynak var: Lissagaray'ın kitabı. Marks'ın Komün üzerine yazılmış en önemli eser olarak değerlendirdiği bu kitap Komün üzerine yorum yapan ustalar dahil herkes için kaynak olmuştur. Bizzat Komün deneyiminin içinde bulunan yazarın, sonraki beş yıl boyunca yüzlerce kişiyle tek tek görüşerek ortaya çıkardığı bu klasik eser bir belgesel-roman tadında okunabiliyor.

Lissagaray'ın 1871'de Brüksel'deki sürgün günlerinde kaleme aldığı "Mayıs'ta barikatlar arkasında sekiz gün" (Huites journées de mai derrière des barricades) ve 1873'de kaleme aldığı "Versailles'in vizyonu" (Vision des Versailles) adlı çalışmalarının ürünü olan eser, Komün gibi son derece kompleks bir görüngünün nesnel bir incelemesidir.

Sosyalist niteliklerinden çok insancıllığı ve idealist cumhuriyetçiliğiyle öne çıkan yazar, anlattığı olayların hem aktörü hem de izleyicisidir. Öyküdeki öncelikli rol, Parislilerindir. Arka planda, Nisan ve Mayıs çatışmalarında inanılmaz özveri gösteren halk vardır. Eser yalnızca baskılara karşı gerçekleştirilen bir direnişin öyküsü değildir. Aynı zamanda dönemin tüm toplumsal düşünce akımlarının ve Komün içerisindeki çelişki ve çatışmaların geniş bir panaromasını içermektedir. Önemi, ekonomik olmaktan çok toplumsaldır. Marksist bir çizgiden çok ansiklopedist bir gelenekten gelen yazar, yirmi beş aylık çalışması boyunca, o dönemde Londra'da, İsviçre'de sürgünde bulunan herkesin tanıklığına başvurmuş, döneme ait eline geçirebildiği tüm belgeleri incelemiştir. Eser bu yönleriyle uluslararası literatürde Paris Komünü ile ilgili artık bir klasik olarak değerlendirilen temel başvuru kaynağı olarak ele alınmaktadır.
448 syf.
·Beğendi·10/10
İnsanlık tarihinin çeşitli evreleri vardır sıçrayış aşamaları yeni çağ açılıp kapatılması yada devrimlerle adlandırılır. Paris komünü de bu sıçramalardan biridir. Prusya (o dönemin almanyası ) ile girişilen savaşta yenilen paris hükümeti alman muhafızların parisi işgal etmesine göz yumması üzerine paris halkı bu yenilgiyi kabul etmedi ve başını işçilerin çektiği yıgınlar paris sokaklarına barikatları kurarak paris kömününü yani >Dünyanın ilk İşçi Devletini ilan etti kapitalimin kirli yüzü bu insanlığın ilk denebilecek insanlık çığlıgını bastırmak üzere kendini gösterdi hain hükümet almanları yardıma çağırdı bu arada paris komününde patronlugu ortadan kaldırmış özellikle kadınlara özgürlük sunmuş durağan fabrikaları komitelerle iş başı yaptırmış ağır çalışma koşullarını düzeltmiştir. Bu kötü örnek Avrupadaki tüm burjuva hükümetleri korkutmuştur ordu ikiye bölünmüş yurtseverler halka ateş açmayı reddetmiş ve komünarlara katılmıştır. İnsanlığın gördüğü görebileceği en büyük vahşet , katlimalarla paris kömünü yaklaşık 40.000 parislinin öldürülmesi ile versay sokaklarının kan nehrine dönmesiyle bastırılmıştır ancak fikirler kanla ölümle bastırılamaz ve komün insanlık tarihinde yol gösterici olarak yüce bolşevik devrimin bir ilk esintisi olarak tarihe geçmiştir selam olsun komüncülere ..
560 syf.
·7/10
1871 Paris Komünü tarihi, okurken epey zorlandığım bir kitap oldu. Bunun nedeni çevirinin kötü olması, konunun ilgimi çekmemesi veya yazılanları beğenmemem değildi. Aksine çeviri çok iyi, konu ilgi alanımın merkezinde ve yazara da büyük oranda katılıyorum. Kitabı okurken zorlanmam, ise olumsuz değil olumlu bir sebepten kaynaklanıyor: Yazarın acımasız gerçekçiliğinden...
Lissagaray, Paris Komünü'ne katılan bir devrimci olarak kitabını yenilgiden 5 yıl sonra kaleme almış. O tarihten sonra bu kitap Komün üzerine yazan herkes için temel bir başvuru kaynağı niteliğini kazanmış. Marx, kitabı "Komün üzerine yazılmış en önemli eser" olarak nitelerken, Lenin de birçok yerde Lissagaray'a göndermelerde bulunmuş... Kitabı zorlaştıran şey ise, Komün'den yana bir tarihçi olarak yazarın, Komün'ü yüceltmek yerine yetersizlikleri nedeniyle acımasızca eleştirmesi. Övgüler veya yergiler şeklinde bir tarih okumasına alıştırıldığımız için, şimdilik "yenilmiş ama tekrar kazanmak için kendini acımasızca eleştirme gereğini bilen bir devrimci tarih" pratiği insanı afallatıyor. Zaten Yazar da önsözünde "halka dalkavukluk yapan, ona sahte devrimci efsaneler anlatan biri, yarının savaşçılarına yanlış haritalar çizen coğrafyacı kadar zalimdir" diyerek kendi duruşunu gerekçelendiriyor.
Ama bunu soyut olarak kavramakla; Komün'ün neredeyse tüm kararlarını, yaptıklarını ve yapmadıklarını teker teker eleştiren, bunu yenilgi günlerindeki yanlış savaş taktiklerinden mahkemelerdeki politik tutumlara kadar ilerleten kitapta satır satır okumak bambaşka şeyler. Öyle ki Lissagaray tek bir satırında bile "nesnel faktörlerin imkansızlığı" mazeretine sığınmıyor, her hatayı tek tek bulup sonuna kadar eleştiriyor. İnsan zaman zaman yazarın Komün için çarpışmış bir devrimci olduğunu kendine hatırlatmak zorunda kalıyor ve kitabın sonunda, örgütsüz, öndersiz ve stratejisiz bir devrimin trajedisini deneyimliyor...
Tarihteki ilk işçi iktidarı, tarihin o güne kadar gördüğü en eşitlikçi ve en özgürlükçü devlet, bir proletarya diktatörlüğü olarak Komün'ün gerçek tarihini okumak ve her satırı her kelimeyi boğan hatalar, öngörüsüzlükler ve bunların bedeli olarak yitirilen hayatların dehşetini iliklerinde hissetmeyi göze almak isteyenlere tavsiye ederim...
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
1871 Paris Komünü Tarihi
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
560
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059020848
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Historie de la Commune de 1871
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nota Bene Yayınları
Baskılar:
1871 Paris Komünü
1871 Paris Komünü Tarihi
Paris Komünü Üzerine Bir Klasik

Paris Komünü üzerinden yola çıkan değerlendirmelere çokça rastlanır. Özellikle dünyada ve Türkiye'de son yıllarda başlayan, arkasının kesilmeyeceği de anlaşılan isyan dalgasıyla beraber bu tür değerlendirmeleri daha çok duyacağımız da kesin. Ancak bu denli yoğun atıf yapılan Komün'de tarihsel olarak neler yaşandığı ülkemizde çok az bilinir.

Paris Komünü nasıl ortaya çıktı? Gün gün neler yaşandı? Hangi tarihsel deneyimler nasıl oluştu? Komün nasıl bastırıldı? Sonrasında neler oldu? Komüncüler anılarını mektuplarda nasıl yansıttılar? Bu soruların cevabını veren bir tek kaynak var: Lissagaray'ın kitabı. Marks'ın Komün üzerine yazılmış en önemli eser olarak değerlendirdiği bu kitap Komün üzerine yorum yapan ustalar dahil herkes için kaynak olmuştur. Bizzat Komün deneyiminin içinde bulunan yazarın, sonraki beş yıl boyunca yüzlerce kişiyle tek tek görüşerek ortaya çıkardığı bu klasik eser bir belgesel-roman tadında okunabiliyor.

Lissagaray'ın 1871'de Brüksel'deki sürgün günlerinde kaleme aldığı "Mayıs'ta barikatlar arkasında sekiz gün" (Huites journées de mai derrière des barricades) ve 1873'de kaleme aldığı "Versailles'in vizyonu" (Vision des Versailles) adlı çalışmalarının ürünü olan eser, Komün gibi son derece kompleks bir görüngünün nesnel bir incelemesidir.

Sosyalist niteliklerinden çok insancıllığı ve idealist cumhuriyetçiliğiyle öne çıkan yazar, anlattığı olayların hem aktörü hem de izleyicisidir. Öyküdeki öncelikli rol, Parislilerindir. Arka planda, Nisan ve Mayıs çatışmalarında inanılmaz özveri gösteren halk vardır. Eser yalnızca baskılara karşı gerçekleştirilen bir direnişin öyküsü değildir. Aynı zamanda dönemin tüm toplumsal düşünce akımlarının ve Komün içerisindeki çelişki ve çatışmaların geniş bir panaromasını içermektedir. Önemi, ekonomik olmaktan çok toplumsaldır. Marksist bir çizgiden çok ansiklopedist bir gelenekten gelen yazar, yirmi beş aylık çalışması boyunca, o dönemde Londra'da, İsviçre'de sürgünde bulunan herkesin tanıklığına başvurmuş, döneme ait eline geçirebildiği tüm belgeleri incelemiştir. Eser bu yönleriyle uluslararası literatürde Paris Komünü ile ilgili artık bir klasik olarak değerlendirilen temel başvuru kaynağı olarak ele alınmaktadır.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Eray Alpay Özdemir
  • Münür Rahvancıoğlu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%25 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0