1930'larda Ankara Avusturya Büyükelçisi'nin Gözüyle - Norbert Von Bischoff

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
1 beğeni  · 
252 gösterim
İnsan faktörü konusu da farklı değildi. İmparatorluk döneminde ülkedeki tüm ekonomik faaliyetleri yabancılara ve Hıristiyan azınlıklara bırakan, bu konuda ne deneyime, ne de geleneğe sahip olan Türkler, şimdi ülkeden uzaklaştırılan Ermenilerin ve Rumların yardımı olmadan, politik nedenlerle bu işlerden uzak tutulan, kendileri de uzak kalmak isteyen yabancılardan da yardım görmeden, çok kısa bir süre içinde her işin üstesinden gelmek zorundaydılar.

Türk devriminin büyüklüğünü anlayabilmek için, geleceğe yönelik bir perspektif içinde Türkiye'ye bakmak gerekir. Ancak o zaman Türk devriminin dünya tarihi içindeki eşsizliği idrak edilebilir; gerek etkinliği, gerekse amacı itibariyle şimdiye kadar yaşanmış ulusal kurtuluş hareketlerinden çok farklı olduğu görülebilir. Ve ancak o zaman Türkiye'nin yeniden yapılandırılmasını tasarlayan ve gerçekleştiren rejimin eylemleri ile yöntemleri hakkında hüküm verilebilir...
(Tanıtım Bülteninden)

Derleyici: Necip Azakoğlu
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2015
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9786054534814
  • Çeviri:
    Güven Göktan Uçer
  • Yayınevi:
    Tarihçi Kitabevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 14 Alıntı

Türkün Ateşle İmtihanı
Selçukluların bu başarısı, Türklerin Anadolu'da egemen olma iddialarına, tarihin mahkemesi önünde yaklaşık altı yüz yıl boyunca meşruluk kazandırdı. Bu durum, ülkenin yeniden ihmal edilmesi, geri bırakılması üzerine, tarihin verdiği kararı değiştirme sürecine girmesine kadar sürdü. Bu karar aşamasında ise, bugünkü Türk ulusu sahneye çıktı ve aynı üstün başarıyı, aynı kahramanlığı göstererek Anadolu'daki Türk egemenliğini tarihe yeniden tescil ettirdi.

1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 39 - Norbert von Bischoff)1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 39 - Norbert von Bischoff)

Selçuklular
Selçuklular sadece sultanlığın merkezi olan Konya'da değil, bakımsız iç Anadolu'nun her yerinde, Sivas'ta, Kayseri'de, Niğde'de taş kemerlerinde su damlalarını andıran yontma oyaların bulunduğu camiler yaptılar; halka muazzam hamamlar, ıssız ülkeye de uzun geçmişinde benzerini pek görmediği okullar, tekin olmayan bozkırda şahane yollar, bu yolların üzerinde kervansaraylar inşa ettiler; öyle güzel, öyle büyük kervansaraylar ki, harabeleri bile bugün saygı uyandırıyor, Efes'teki, Bergama'daki muhteşem eserlerle karşılaştırılabiliyor.

1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 38 - Norbert von Bischoff)1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 38 - Norbert von Bischoff)

Avusturya Büyükelçisi'nin Gözüyle
Türk insanı günün değişen olayları karşısında soğukkanlıdır, çevresindeki insanlarla ilişkisinde sakin, onurlu ve kendinden emindir; dünyanın karmaşası karşısında telaşa kapılmaz, içindeki özgür ve soylu ruhu kaybetmez; kendi varlığı ile çatışan gerilimli Batılı insandan çok farklıdır.

1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 70 - Norbert von Bischoff)1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 70 - Norbert von Bischoff)

Selçuklular
Anadolu'yu ele geçirdikten sonra adeta destansı bir kültür atılımı yapan, öldürücü kaosun hüküm sürdüğü topraklarda yeni bir düzen kuran ilk Türk topluluğu, Selçuklulardır.

1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 38 - Norbert von Bischoff)1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 38 - Norbert von Bischoff)

Osmanlı Türkleri
İmparatorluğun altın çağında nüfusun beşte birini, son yıllarında ise, yabancı uluslu eyaletlerin kaybından sonra bile, nüfusun ancak yarısını oluşturan Türkler sayıca azınlıktaydılar, ama bu muazzam ülkenin yönetilmesi, korunması ve savunulması sadece onların omuzuna yüklenmişti.

1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 58 - Norbert von Bischoff)1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 58 - Norbert von Bischoff)

Ordunun komutası on yedinci yüzyılda vezirlere geçti ve Osmanlı ordusunun Avrupa'ya korku salan savaş gücü hızla azaldı.

1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 92 - Norbert von Bischoff)1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 92 - Norbert von Bischoff)

Eski uygarlıkların yaşam alanına girmiş hangi toplum vardır ki, kendinden önce yaratılmış olan değerlere dayanmadan, kendi düşünce dünyasını en baştan yaratmaya çalışmış olsun? Bir toplumun kültürel başarısını, kültür yapısındaki yabancı katkıların azlığı ya da çokluğu değil, o toplumun bu katkıları nasıl şekillendirdiği tayin eder.

1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 37 - Norbert von Bischoff)1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 37 - Norbert von Bischoff)

Osmanlının Sarrafları
Osmanlı sarayında çoğu kez en yüksek, en şerefli mevkilerde bulunan Ermeniler, ülkenin ekonomik hayatında da önemli bir rol üstlendiler.

1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 45)1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 45)

Osmanlı'da Türk
Askerlik ve memurluk dışındaki bütün mesleki faaliyetler, hemen hemen tamamen Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşayan diğer toplumların, Rumların, Ermenilerin, Suriyelilerin, Musevilerin ve Levantenlerin eline geçmişti. Ticarette, halı dokumacılığı gibi ev sanatlarının dışında kalan küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük bir bölümünde, serbest mesleklerin çoğunda, denizcilik sektöründe ve tüm bankacılık sisteminde, son zamanlara kadar Türklerin çalıştığı pek görülmemiştir. Bu nedenle de Türk ulusu burjuva yaşamından, geleneği en ileri derecede şekillendiren ortamdan yoksun kalmıştır.

1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 58 - Norbert von Bischoff)1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 58 - Norbert von Bischoff)

Meğer Ben Selçuklu Torunuymuşum
Selçuklu Devletini kuran Türkmenler ise, bu özümsemeye Ertuğrul'un Türklerinden daha iyi direndiler; Osmanlı ordusunda görev almadılar ve göçebelik vasıflarını korudular. İmparatorluğun merkezi gücü zayıfladıkça, İç Anadolu'da bir araya gelen Türkmenler, giderek daha bağımsız topluluklar oluşturdular. Anadolu'nun birçok yerinde çekik gözleri, çıkık elmacık kemikleri ve ince bıyıklarıyla mongoloid yüz hatlarına sahip olan insanlara bugün bile rastlarız.

1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 44 - Norbert von Bischoff)1930'larda Ankara, Kolektif (Sayfa 44 - Norbert von Bischoff)
2 /