8,0/10  (60 Oy) · 
130 okunma  · 
59 beğeni  · 
2.453 gösterim
Japonya'da ilk günden birinci baskısı tükenen Murakami başyapıtı sonundaTürkiye'de...

"Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir..."

Sarsıcı bir yolculuğa hazır mısınız?
Öyleyse kemerlerinizi bağlayın. Erkekleri, titizlikle geliştirdiği bir yöntemle öteki dünyaya gönderen genç bir kadınla tanışacaksınız. Ve amansız bir takiple onun peşine düşen fanatik bir cemaatin müritleriyle...

Romantik misiniz?
Evet, bu kitapta aşk da var... İki dünya bir araya gelmeden mümkün olmayan bir aşk.

Yaşadığınız dünya gerçek mi, hiç düşündünüz mü?
Düşündüyseniz, paralel bir evrene geçmek sizi heyecanlandıracaktır o zaman.

Hayatı algılayışınızı değiştirecek bir kitabın kapağını açmak üzeresiniz şu an.

Yaşayan en büyük yazarlardan biri olarak kabul edilen Haruki Murakami başyapıtı, tüm dünyada milyonlarca satan kitabı 1Q84'le bir imkânsızı başarıyor.

Nefesinizi kesecek bir macera romanını, gerçek nedir, insan neye inanmalı, aşk dünyayı kurtarabilir mi soruları ekseninde bir yürek atlasına dönüştürüyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    1256
  • ISBN:
    9786050906387
  • Orijinal Adı:
    1Q84
  • Çeviri:
    Hüseyin Can Erkin
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
mithrandir21 | Uğur D. 
 17 Oca 10:51 · Kitabı okudu · 30 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bazı kitaplar vardır okuyup bitirdikten sonra o kitabı çok beğenirsiniz ama o kitaplar da sizi etkisi altına o kadar kuvvetli alır ki sizin başka bir kitabı beğenmenizi adeta engeller, her yeni bir kitabın konusuna bakınca, sayfalarını açıp kokusunu içinize çekince ve kitaba başladığınızda size sürekli kendini hatırlatır ve bunlarla beraber de okuduğunuz kitabı bitirince daha çok aklınıza girer ve “hadi kabul et, benim kadar güzel değildi” der, işte bu dediklerime örnek verebileceğim ve okura doyumsuz bir kitap 1Q84. Eminim ki bundan sonra okuyacağım ve okuduğum tüm kitaplarda 1Q84 kendisini bana hatırlatacak ve bana verdiği zevki, tarifinin yapılmasının zor olduğu o güzel duyguları hissettirecek.

1Q84 bana göre kesinlikle son yüzyılın kitapları arasında yer edinmesi gereken bir kitap diyebilirim ve son yılların tartışmasız en büyük edebiyat olayı 1Q84’tür ve bana göre tartışmasız bir şekilde Murakami de yaşadığımız yüzyılın en büyük yazarlarından biridir, özellikle de son 2 senedir Nobel’i kazanmasını bekliyorum ve bir türlü beklentim gerçeğe de dönüşemedi. Bu yıl kazanır mı ya da bu yıl içinde bir acil çıkıştan çıkıp başka bir yılda, başka bir diyarda Murakami kazanabilir mi daha çok merak ediyorum.

Kitap kimine göre 1Q84 yılında geçiyor kimine göre Kediler Şehri’nde geçiyor ama aslında o kimileri Kediler Şehri’nin 1Q84 yılına ait bir şehir olduğunu bilmiyor, kitap anlaşılacağı üzere ismini Kara Dörtleme’nin bana göre en güzel kitabı dediğim George Orwell’ın 1984 isimli kitabından alıyor, alıyor almasına ama 1984’e de sadece ilk başlarda kısa kısa göndermeler yapıyor yani birçok arkadaşın tahmin yürüttüğü üzere aralarında sağlam bir bağ yok. Roman içinde 1256 sayfa boyunca bir romanda olması gereken ve bulmak isteyeceğiniz her şeyi bulabiliyorsunuz, romantizm, aksiyon (abartılı bir aksiyon değil), din ve mezhepçilik, gizem, bilim kurgu, cinsellik ve fantastik öğeler. Fantastik öğeler ama nasıl desem böyle büyü, süper güçleri olan insanlar tarzında bir fantastik öğeler değil, masal ve gerçeğin harmanlanıp önümüze sunulması gibi, bir taraftan diyorsunuz ki bu gerçek olamaz, roman olsa bile bu nasıl bir saçmalıktır demek istiyorsunuz ama bir yandan da bu öğeleri aslında tartışmasız olarak kabul ediyorsunuz; çünkü dediğim gibi masalsı öğeler ve gerçekler o kadar güzel harmanlanıp aslında sırıtmadan önümüze konuyor ki bize sadece okumak düşüyor ve yazılanlara inanmak kalıyor ama dediğim gibi de bunları sorgulamamızı aslında Murakami de istiyor. Kitap genel olarak 2 karakter üzerinden gidiyor, kitap başlarında bazı şeyleri genel olarak yüzeysel bir şekilde tahmin yürütebilirken esas konuları hiçbir şekilde Murakami tahmin etmemizi istemiyor, bize birçok soru işareti verirken birçok da cevaplar veriyor, kitabın çoğu yeri aslında gündelik olaylarla dolu ama ne okurken “e hani konu nerede” diyorsunuz ne de bu bölümleri okuma kısmında en ufak bir sıkıntınız oluyor, hem yazım hem de başarılı çeviri sayesinde kitabın her bir kısmı çok güzel gerçekten, he bu arada kitabın en başında taksi şoförümüzün dediği gibi “her şey göründüğü gibi değildir” demek istiyorum, onun için belki de bu gündelik olaylar diye okuduğumuz sayfaların arasında, arkasında gizlenmiş çok önemli unsurlar da olabilir.

Bazı bölümlerde bir tahsildar görevlisi görevini yerine getirmek, tahsilatını yapabilmek için geldiği dairenin kapısını ısrarla yumruklayarak çalarken ve o esnada cümleler kurarken, içeride saklandığını ve kapıyı açmayı düşünmeyen kimseye baskı kurmak istiyor ve o kişiyi psikolojik olarak germeye çalışıyor ve işte burada Murakami’nin yazarlığının büyüklüğü tekrardan ortaya çıkıyor, bu kadar basit bir sahnede bu kadar basit bir olayda okuru bu derece gerebilmek, psikolojisini bu derece yerinden oynatabilmek gerçekten de kolay olmasa gerek. O kapıdaki tahsildarın kurduğu cümleler, kapıyı yumruklaması filan o kadar başarılı bir şekilde anlatılmış ki sadece bu kısımlar için bile okunabilir; ama bu bölümlerde Murakami’nin başarısı kadar çevirmen Hüseyin Can Erkin’in de başarısını kenara atmamak lazım yani genel olarak Erkin o kadar güzel bir çeviri yapmış ki kitabın başarısını hak ettiği ölçüde tutmuş, düşünsenize kitabın çevirmeni bir profesör.

Murakami’nin diğer kitabında da olduğu gibi bu kitapta da karakterlerin bir yalnızlığı mevcut ve bu yalnızlıkları ile beraber yaşadıkları aşkı bize anlatış şekilleri de çok güzel belki bu aşk içinde aşka uymayan hareketleri de var diyebiliriz ama kitap içinde inanın bunlar göze çarpsa da 1Q84 yılı içinde çok fazla önemsenmiyor. Romanın kalınlığı ilk başta size kitabın içinde çok fazla karakter var gibi bir hava verebilir ama dediğim gibi içindeki karakterler yalnızlar ve kitap içinde de çok fazla bir karakter yok, genel olarak 2 karakterimiz var ve bu karakterlere bağlı yaklaşık olarak 10 karakterimiz var, bu 10 karakter içinde de konu içinde ön plana sıyrılan az sayıda başka karakterlerimiz var ve Murakami bu kişileri bize en ince ayrıntısına kadar tanıtıyor, uzun uzun betimlemeleri bizlere anlatırken ne okuru sıkıyor ne de konudan bizleri uzaklaştırıyor, o tanımlamalar o betimleler bölüm aralarına sayfa içlerine o kadar güzel serpiştirilmiş ki şurada sorun var demek imkansız. Tek kusur diyebileceğim ise karakterlerin düşüncelerini okurken biraz fazla kısa kısa tekrarlara giriyor gibi ama aslında kitabın ana temasını Murakami beyinlerimize işlemek istediği için bu yola başvurduğunu düşünüyorum ve aslında bu kusur dediğim de okuru sıkmıyor aksine kitabın gelecek bölümlerine devam etme isteğimizden daha çok biraz rahatsızlık veriyor gibi.

Sahilde Kafka kitabında Sakura karakteri gibi 1Q84’te de aşık olunası kadın karakterler vermiş bize Murakami ama bu sefer 1 değil 2 karakter vermiş. Aomame ve Fukaeri. Bu kişileri bizlere kusurları ile tanıtıp nasıl bu kadar güçlü ve onlara bağlanılası kadınlar oluşturabiliyor çok hoş gerçekten. Fukaeri mi desem yoksa Aomame desem hala bilemedim. Aomame için de güzel bir videoyu sizlere burada paylaşayım. https://www.youtube.com/...F-SQGyPyDc&t=39s Sizce de Aomame çok güzel değil mi?

Roman bize bol bol müzik dinlettiriyor ve zaten Murakami takipçileri Murakami ile müzik bağlantısını çok iyi bilirler, bu kitabında da Leoš Janáček – Sinfonietta bize en büyük hediyesi ve dinlemenizi tavsiye ederim. https://www.youtube.com/...ncXDimwbQ&t=348s

Doğan Kitap gerek baskı olarak, gerek çeviri olarak gerekse de editörlük kısmında çok başarılı bir iş çıkarmış ve her kitap okurunun bence kesinlikle okuması gereken bir kitap 1Q84.

“Evet, evet” dedi altısı birden hep bir ağızdan.

Nina 
 05 Haz 2016 · Kitabı okudu · 43 günde · Beğendi · 10/10 puan

Her şeyden önce bir uyarıda bulunmak isterim Değerli okurlar: Bu romanı sushi’yi tatmadan Japon çorbasını içmeden başlamayın :) Dışarıdan pek basit gibi görünen şeyler hiç de basit değildir .

Kendimce bu romana fantastik öykü diyorum. Bazı şeylerine inanılması gerçekten güç olacaktır.

Japonya'da 1984 te olaylar gelişiyor demekte doğru değil ama böyle başlamak istedim. Tengo ve Aomame adındaki iki kişinin hayatları dolu dolu anlatılıyor. Bazen soluk almadan bazen yazara sitem edercesine sayfaları çeviriyordum. Spoiler olacaksa olsun ama bunu söylemek isterim Tengo ve Aomame ile birlikte bu kitapta olan karakterlerin hepsi bir birine bağlıdır. Dini cemaatin yapısı ve işleyişini, onun görünmez gücü ve büyüklüğünü değinmiş yazar. ‘’Lider’’ kişinin felsefesini, yaptıklarına ve yapacaklarına anahtar olarak kullanılır ve bu şekilde ‘’dönen dolaplar’’ anlaşılıyor, bazı kişilerin bu dünyaya gelişinin farklı bir misyon olarak değerlendirebilinir. Bir şey daha var: Hz.Meryem'in cinsel ilişkiye girmeden hamile kaldığını bilirsiniz. Burada da benzer olay var açıklaması bi hayli ilginçtir.


İnanç ve dini, aşk ve seksi, silah ve aile içi şiddeti, cinayet ve intihar temaları, çocukluğunda temel olarak döşenmiş ‘’taşların’’ ilerleyen zamanda ne kadar ve nasıl verimli bir zemin olabileceğine, insanların ilişkilerini nasıl etkileyeceğini düşündüren bir kitaptır. İyi ve kötü kavramların çok farklı boyuta girebileceğini şaşkınlıkla takip etmiştim. Siyahın beyaz beyazın da siyah olduğuna bile inanmaya başlamıştım. Kitaptaki karakterleri birleştiren bence tek bir nokta var; yalnız olmaları. Kimisi küçük yaşta aile fertlerine başkaldırı da bulunmuş ve aile içerisindeki ciddi sebeplerden dolayı ailesini terk etmiş, kimisi de çok çirkin olduğu için aileden dışlanmıştır, kimisi … kimisi… kimisi… Yani yalnızlık ve tabii ki büyük aşk.

Haruki Murakami benim için anlatılması zor okuması bi’ o kadar güzeldi.

NOT: Çocuklarımızı yetiştirirken ceza uygulaması olmasın, yoksa böyle korkutucu hikayeler gerçek olabilirler.

ESRA ÖZGÜL 
04 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bir fantastik murakami kitabı daha,alışığız artık tarzına.
paralel evrende yaşanan hikayeler barındırıyor içinde.
oldukça hümanist bir yaklaşımla ''iyi''bir dünya resmedilmiş.Şiddet gören kadının korunması,kötülerin cezalandırılması ve daha çocuk yaşta hissedilmiş bir aşkın peşinde koşan kahramanlarımız romanın gerçekleri.
Yürekten sevdiğiniz tek bir kişinin bile yaşamınızı kurtarabileceği gerçeği ile yazılmış 1256 sayfalık roman sayfa sayısına bakarak ''sıkıcıdır'',''okunamaz'' ön yargılarınızı bertaraf ediyor ,oldukça akıcI
senfoniler var romanda,sanki müzik eşliğinde okuyorsunuz.bach,vivaldi,janacek,jazz var,billie holiday var.cehov'dan alıntılar var,samsa var,gilyak people var;kısacası roman içinde ufkunuzu genişletmenize yarayan başka bir dünya var!
''1q84'' orwell'ın ''1984'' romanına başlık olarak bir gönderme ama ''q''ingilizcede soru işareti anlamına gelen sözcüğün baş harfi!olayları algılamakta güçlük çeken aomame'nin bir seçimi bu,1984 yılını 1q84 olarak adlandırmak!

ESRA KADIOGLU 
21 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 55 günde · Beğendi · 8/10 puan

Merhaba 1K dostlarım :) Yaz mevsiminin de araya girmesiyle kitabı nerdeyse 2 aylık bir zamanda bitirebildim. Gerçekten keyifle okudum. Murakami'nin okuduğum ilk kitabıydı. Son sayfalara kadar sürekli merak içindeydim. Her türlü duygunun biraz değişik tarzda anlatılmasının güzel bir örneği. Duygular samimi ve içten olduktan sonra her şekilde ifade edilebiliyor. Tengo ve Aomame'nin hikayesi anlatılıyor. Nasıl konular birbirine bağlanacak derken birdenbire içindeydim... Okuyun ve sonrasında gökyüzüne bakın, ay nerede ve nasıl ...... Sevgiyle kalın

Caretta Caretta 
09 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hüseyin Can Erkin'in Japonca'dan Türkçe'ye çevirisi muhteşemdi. Çeviri kalitesi farkediliyordu. Yalnızca Fantastic Vogaye'ın (Tr: Kan Damarlarından Yolculuk)"Fantastik Yolculuk" ve Iron Man'in "Demir Adam" olarak çevrilmesi anlamsızdı. Bazı Japon kültürüne ait yemek vs. gibi ögeler de Türkçeleştirilmek yerine dipnotlarla ne olduğu belirtilebilirdi. Ayrıca yine özel isimler okunduğu gibi yazılmış. Ör; Ushikawa'nın Uşikava yazılması gibi. Siz hiç bi kitapta James isminin Ceyms ya da Michael isminin Maykıl olarak çevrildiğini gördünüz mü sevgili Doğan Kitap editörleri?:/

Rezzan 
 17 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 64 günde · 5/10 puan

Spoiler içerebilir.
Okuduğum edisyon 3 cilt birarada olmasaydı 3.cilde başlamakta nasıl zorlanacağımı düşününce iyi ki hacimli kitabı seçerek, hacimli bir hayal kırıklığı yaşadım diyebiliyorum. Başladığım kitabı bitirme konusundaki takıntım nedeniyle 3. cilt, okunması zorunlu olanlar arasında uzun zaman bekleyerek stres yaratırdı. Uzun bir okuma serüveninden sonra şu an hissedebildiğim tek haz, kitabın arka kapağını kapatabilme sabrını gösterebildiğimdir.

Kitap güçlü karakterleri ile beklentilerimin üzerinde bir tempoyla başladı. Özgün karakterlere bağlamayı, herbirinin hayat anlayışına karşı merak uyandırmayı başardı. Lakin 2. Bölümün (2. kitap) ortalarından itibaren bu karakterlerin bir bir kurgudan çıkması ile tempo düşmeye ve ilerleyen sayfalarda iyice durağanlaşmaya başladı. Öyle ki birbirinin tekrarı olan günlerin, aynı sözcüklerle anlatımını okurken bunalarak kitabı sıklıkla elimden bırakmak zorunda kaldım.

Ana temasının cemaat yapılanması olması ve Ülke gündemimizle örtüşmesi okuma zamanım açısından tamamen tesadüftü. Bu tesadüfün beklentimi yükseltmiş olabileceğini de sorguladığım halde, okunmasını önerebilir miyim? Maalesef...

Çevirisi, dili, betimlemeleri ve baskı kalitesi okumayı cazip hale getirebilir. Kurgusu da kişisel ilgi alanına hitap edebilir ama duyguyu geçirebilme yönünden başarılı bulduğumu söyleyemem.

AYŞE SEMA GÜNER 
 11 May 2016 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · Puan vermedi

Bir kitap bin emek demekmiş üstat yazmamış iyice düşünüp karakterleri heykeltraş gibi yontmuş üşenmemiş ikizlerini resmetmiş!... Hayata dair bir paralel evrende felsefi bir yolculuk. Sevdim sizi Haruki üstat hemde bayağı içten sevdim. Bir cümleniz var ki kitap içinde tekrar tekrar kullandığınız kendime mantra edinebilirim "Açıklanmadığı zaman anlayamıyor olman, ne kadar açıklanırsa açıklansın anlayamayacağın anlamına gelir". Bu güne kadar yazılmış tüm masalların ve kahramanlarının iyi kötü bazında felsefini okumak istiyorsanız mutlaka tanışın 1q84' le. Keyifli okumalar.

Ugur Ucr 
30 Tem 2013 · Kitabı okudu · 8/10 puan

bı kıtap ancak bu kadar dolu olur denecek turden bır kıtap ıcın kocaman bır ısbat. size bır sır vereyım mı ? ve bu sırrımı her kese soyleyın olur mu ıste sır : BU KITABI OKUYUN OKUYUN OKUYUN... kalınlıgına bakmayın sakın yeter kı bır baslayın gerısı kendılıgınden gelıyo.kocaman degıl mı 1256 sayfa hıc muhım degıl:))) keyıflı okumalar

ozge 
12 May 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Murakami'nin ilk okuduğum kitabı. Dili çok sade ama çok fazla ayrıntıya yer vermesi ve sürekli yapılan tekrarlar beni hem yordu hem de olaydan koparttı. Kitabı ,tarzını sevdim mi sevmedim mi karar veremedim. En iyisi başka bir kitabını daha okuyarak yazar hakkında öyle karar vermek . Konu fantastik öğeler içerse de birbirlerini yıllardır arayan ve düşleyen çocukluk aşklarının kavuşma serüvenİ. Aynı anda hem 1984 hem de 1q84 yada kediler ülkesi dönemini yaşıyorsunuz. Benim için kafa karıştırıcı,sabır isteyen bir eser oldu. Ama e kitap ile tanıştırması ve e kitap okumayı sevdirdiği için minettarım.

Şeyma 
12 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Kitap 1256 sayfa olmasına rağmen son derece akıcı. 1984 yılına paralel olarak 1Q84 yılında geçen bir olayı konu ediniyor. Düz bir anlatım yerine romanda yer alan 3 farkli karakterin hayatlarınin kısım kısım ele alınması ve bu hayatlarin kesişmesi doğrultusunda bir anlatım gerçekleştirilmiş. Bu da akıcı olmasinda büyük bir etken. Fantastik öğeler üzerine kurulu bir roman ve kurgu iyi oluşturulmuş. Fakat romanda aşırıya kaçan erotik anlatımlar var ve bu bölümler romanın kalitesine gölge düşürmüş. Ayrıca çoğu olayın bir sonraki bölümde tekrar tekrar anlatılması da okuyucuyu sıkıyor. Tengo adli karakter tarafindan anlatilan Kediler Şehri adli öykünün de cok hoş olduğunu belirtmek isterim. Firsatiniz olursa internet üzerinden okuyun. Romanın sonuna gelince açıkçası beklediğim kadar heyecanlı bir son değildi. Romanda yer alan fantastik öğelere dair pek çok soru cevapsız kalıyor. Bu da 1000 küsür sayfalik bir romanin sonuna gelen okuyucuyu ister istemez tatmin etmiyor.

3 /

Kitaptan 67 Alıntı

Nina 
24 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Geçmişi yeniden yazmanın gerçekten bir anlamı yok.

1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 488 - Doğan Kitap)1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 488 - Doğan Kitap)
Nermin Güneş 
06 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yalnızlık, asit haline gelerek insanı eritir.

1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 822)1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 822)
Nina 
20 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

''Ey, Tanrım! Bizi neden yarattın?''

1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 354 - Doğan Kitap)1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 354 - Doğan Kitap)
mithrandir21 | Uğur D. 
22 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

En çok rahatladığı anlar bunlardı işte. Kitabevinden yeni çıkan kitaplar alıp, yakınlarda bir yerde içkisini yudumlarken kitap okuduğu anlar.

1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 238 - Doğan Kitap)1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 238 - Doğan Kitap)
Nina 
24 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Belli bir yaşı geçince yaşam dediğin, sahip olduğun şeyleri sürekli olarak kaybettiğin bir süreçten öteye geçmez. Yaşamın için önemli olan şeyler, birer birer tarağın dişlerinin kırılıp gitmesi gibi insanın elinden kayıp düşüverir. Bunların yerine eline geçense, değersiz, tuhaf şeyler olur. Vücudun yetenekleri, arzular, hayaller, idealler, kendine güven, anlam, hatta aşık olduğun insanlar, peş peşe önce biri sonra diğeri şeklinde yok olup gider. Vede ederek ayrılanlar, hatta bir gün hiçbir şey söylemeden ortadan yok olanlar olur ve bir kez yitirince bunları bir daha asla tekrar elde edemezsin. Yerine koyacak bir şeyler de bulamazsın. Bu, çok acı veren bir şeydir. Bazen vücudunu lime lime doğranıyormuş gibi hissedersin.

1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 517 - Doğan Kitap)1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 517 - Doğan Kitap)
Nermin Güneş 
26 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Çehov şöyle der " dedi Tamaru yavaşça ayağa kalkarak, "öykünün içinde bir tabanca varsa bu tabancanın patlaması gerekir."

1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 438)1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 438)
Nina 
20 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

''...Ne kadar mükemmel de olsa bir insanın yeteneklerinin sınırları vardır. O yüzden emniyet kemerlerini sıkıca bağlamak gerek.''
''Komatsu Bey, düşen bir uçakta emniyet kemerlerini ne kadar sıkı bağlarsanız bağlayın hiçbir işe yaramaz.''
''Fakat en azından avutucu olur.''

1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 408 - Doğan Kitap)1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 408 - Doğan Kitap)
Çağrı KESEMEN 
29 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İstasyonda sevdiklerini bekleyenler gibi saatine bakıyordu...

1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 341)1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 341)
Nina 
27 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Zaten içinde düzen olmayan bir şeyde bir düzen oluşturmaya çalışılsa bile, bu boşa çabadan öteye geçmezdi. Ulaşabilecek sonuçlar sınırlıydı.

1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 700 - Doğan Kitap)1Q84, Haruki Murakami (Sayfa 700 - Doğan Kitap)

Kitapla ilgili 3 Haber

Japonya'dan Bir Yunan Adasına Yolculuk: Sputnik Sevgilim
Japonya'dan Bir Yunan Adasına Yolculuk: Sputnik Sevgilim Yaban Koyununun İzinde, Sahilde Kafka, 1Q84, Koşmasaydım Yazamazdım, Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları, Uyku ve Kadınsız Erkekler gibi unutulmaz eserler kaleme alan Haruki Murakami’nin Sputnik Sevgilim isimli kitabı Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı.
Altı Kıtayı Sallayan Yazar
Altı Kıtayı Sallayan Yazar İlk kez bir Japon yazarın kaleme aldığı bir kitap hem de bin sayfanın üzerinde, altı kıtayı salladı ve sallamaya devam ediyor.