Adı:
1Q84 - 3. Kitap
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
540
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050928174
Kitabın türü:
Çeviri:
Hüseyin Can Erkin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Haruki Murakami başyapıtı 1Q84 bu kez de üç ayrı kitap olarak okurlarla buluşuyor…

"Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir…"
Sarsıcı bir yolculuğa hazır mısınız?
Öyleyse kemerlerinizi bağlayın. Erkekleri, titizlikle geliştirdiği bir yöntemle öteki dünyaya gönderen genç bir kadınla tanışacaksınız. Ve amansız bir takiple onun peşine düşen fanatik bir cemaatin müritleriyle…

Romantik misiniz?
Evet, bu kitapta aşk da var… İki dünya bir araya gelmeden mümkün olmayan bir aşk.
Yaşadığınız dünya gerçek mi, hiç düşündünüz mü?
Düşündüyseniz, paralel bir evrene geçmek sizi heyecanlandıracaktır o zaman. Hayatı algılayışınızı değiştirecek bir kitabın kapağını açmak üzeresiniz şu an.

Yaşayan en büyük yazarlardan biri olarak kabul edilen Haruki Murakami başyapıtı, tüm dünyada milyonlarca satan kitabı 1Q84'le bir imkânsızı başarıyor. Nefesinizi kesecek bir macera romanını, gerçek nedir, insan neye inanmalı, aşk dünyayı kurtarabilir mi soruları ekseninde bir yürek atlasına dönüştürüyor.
(Tanıtım Bülteninden)
540 syf.
·12 günde·5/10 puan
1Q84 - 1. Kitap incelemem #46340632
1Q84 - 2. Kitap incelemem #46690365

3 kitabı okuyup seriyi tamamladım. Aklımda tek soru
''BEN BU KİTABI (1Q84) NEDEN OKUDUM???''
Bu kitabı okuyacaklara tavsiyem: OKUMAYIN..

İlk iki incelememde de olduğu gibi bir takım bilgiler ve spoiler içeriyor.
Önce biraz 3. kitaptan bahsetmek istiyorum. Bilindiği üzere ilk iki kitapta Tengo ve Aomame ikilisinin kavuşma süreci acaba kavuşabilecekler mi? Aralarında ne gibi engeller var ve bu engelleri aşmak mümkün mü düşüncesi içinde geçiyordu. Görevler tamamlanmış, her ikisi için de iç sesinin dinlediği gibi farklı diyarlara gidip gereken zorluklar aşılmıştı oysa. Kitabın içimde bıraktığı muammalar zincirinin ucu hep açıktı ve hala açık bir şekilde duruyor. Kitap tam ortalarında tamamen kopuyor. Baskıdan dolayı mı yoksa yazarın kendi tercihi mi böyleydi bilmiyorum ama olaylar zinciri Tengo ve Aomame açısından bir ileri iki geri şeklinde dengesini yitirmiş bir haldeydi. Kitaba heyecan katan tek şey Uşikava karakterinin olaylara etkin bir şekilde dahil olmasıydı. Zekası ve yetenekleriyle, gerçekten fark yaratabileceğini düşünmüştüm ama yazar ne yazık ki bu karakterin de hakkını verememiş bence. İlk kitaptan beri bahsedilen 'Little People' diye diye kafayı yedirdiği ''Havadan Pupa'' olayı ise, gölgede kalmış karpuzdan başka hiçbir şey değil. Kitabın ana olayı diye tahmin etmiştim oysa ben bu dünyayı ve bu 1Q84 dünyasında olanları. Bu karmaşanın 3. kitapta çözülüp artık bir sonuca ulaşmasını umuyordum ama Murakami beni şaşırtmadı ve sonuç FOS çıktı. 3. Kitap için diyeceklerim kısaca bu kadar.

Şimdi gelelim 3 kitabın ortalaması bir incelemeye. 3 kitap ve tam 1.440 sayfada hiç mi aklıma kazınacak bir olay ya da edebi açıdan elde avuçta tutulacak, okudum deyip tadı damağımda kalacak bir olay yaşanmaz? Sen 3 kitap boyunca ver gizemi ver ucu açık olayları biz de hevesle okuyalım, acaba şimdi ne olacak? haydi bakalım bu zorluğun altından nasıl kalkacak? diye düşünürken her şey tren rayına oturmuş gibi yolunda gitsin ve kitap birden Pollyanna oluversin. Tengo'nun düşmanları ve peşindeki kişiler, utanmasa giderken yoluna güller dökecekmiş gibi bir izlenim bıraktı kitap bende. Çok fazla kendini yormamış bence yazar bu kitabı yazarken. Hayal gücünde oluşturduğu Little People'ları yerleştirecek bir yer bulamamış ve bir işe yarayacak hale getiremediği için her şey böyle askıda kaldı, karakterlere ne oldu ve hangisi nereye gitti? bir sürü belirsizlikle yine bir Murakami kitabı bitti gitti. 3. kitabı tamamen bitirmek için yazdı diye düşünüyorum. 3 kişinin gözünden olaylara bakmak insanın canını bir süre sonra sıkıyor. Akış bozuluyor ve olayların akışını da gereksiz cinsellikle süslemesi çok absürttü bence. En duygusal anlarda araya giren cinsellik. Özellikle tüylere pek düşkün bir yazar olduğunu sanıyorum kendisinin. Bolca yer vermiş kitabında da. Bu, inceleme olduğu kadar eleştiri niteliği de taşıyor tabii ki. Tamamen kişisel görüşlerim. Okuyan herkeste farklı etki bırakabilir. Bunu dikkate alarak okuyup değerlendireceğinizi düşünüyorum.

Bu kitap büyük bir hüsran ve hayal kırıklığından başka hiçbir etki bırakmadı bende. Bundan önce Rüzgarın Şarkısını Dinle , Sputnik Sevgilim ve 1Q84 üçlemesini okudum. Bundan sonra herhangi bir eserini okumayı düşünmüyorum. Medyanın abartılı bir şekilde şişirdiği ve (benim için) ekstra hiçbir özeliği olmayan bir yazar olduğundan hiçbir şüphem kalmadı.
540 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10 puan
Yirmi iki gün, iki kar yağışı, bir dolunay..kırk sekiz fincan kahve, otuz fincan çay, eser miktar çikolata... üç kitap, bin iki yüz elli beş sayfa, onlarca alıntı... iki'si başrol on'a yakın süper karakter, üç tane çok güzel şarkı, BİR DÜNYA, İKİ AY...

-Aomame kadehin içindeki kırmızı şaraba baktı.''Belki de korkuyorumdur. Fakat en azından sevdiğim biri var'' ''O seni hiç sevmemiş olsa bile mi?''
''Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir O seni sevmese bile'' -

Alıntısının peşine düşerek başladığım 1Q84 maceram bitti ama kafamın içinde hala;
Kulaklığından Janácek' in Sinfonietta'sını dinleyerek parkta kaydırağın üzerinden biri sarı, diğeri yeşilimtırak iki Ay'ı izleyen Tengo var. Onunda kafasında Aomame...

''Fakat sözcüklerle açıklandığı anda yitirilen anlamlar olur''

Bu cümleyi ikinci kitabın ortalarında falan okumuştum.
Hem bu '1Q84' kitabında hem de Murakami nin diğer kitaplarında gerçekten yaşanan bir durum. Açıklamaya çalıştığında, okurken zihninde açılan pencerelerin bir çoğu kapanıyor.Sadece yazar ile okuyan arasında yaşanan ama anlatılamayan duygular var.Kitapta gelişen olaylardan ziyade bence hissettirdikleri, hatırlattıkları önemliydi ve bu sebepten dolayı 10 puan! 10 puan! 10 puan!

Kitabın genel konusu, bir şekilde yaşadığı 1984 yılından, cevaplanması gereken sorularla dolu 1Q84 yılına geçen spor
hocası Aomame ile tam zamanlı matematik öğretmenliğiyle yarı zamanlı yazarlık yapan Tengo nun birbirlerine önce aşık olduklarını anlamaları sonrasında birbirlerini aramaları, üçüncü kitapta onların peşine düşen çirkin kral Uşikava finalde ise kavuşup tekrar normal 1984 yılına geri dönmelerini ve istiklal marşı, kapanış :)

Murakami olayları basitten zora gidip işleri soğan gibi katmanlı bir hale getirdikten sonra finali yine Sahilde Kafka gibi basit duran ama bence olması gerektiği sade yapmış.
Gerçek hayat gibi basit bir vazgeçiş ya da basit bir kabul ediş.
kitabın normal akışına bakılınca sonlar biraz sönük duruyor bu kitapta da öyle ama dediğim gibi bence normal, güzel yani.

Bölüm bölüm baktığımızda; en zayıfı birinci kitaptı çok tekrar çok ayrıntı vardı ama okunuyordu, merak uyandırıcıydı. En güçlüsü ikinci kitaptı, benim favorim, Murakami nin büyüsünü hissettirdiği kitaptı.
Üçüncü kitap biraz daha nasıl desem toparlayıcı ve heyecanlıydı aksiyonu bol bir de son olduğunu bildiğin için kafanda farklı farklı sonlar oluşturduğun bir bölümdü.ikinci kitapta can sıkıcı bir tip olan Uşikava üçüncü kitaba müthiş hava ve aksiyon katmış.Hem Aomame yi takip ederken yaşadıkları, pratik zekası, hem de geçmişi ile hem keyifli hemde üzücü bir karakterdi.

Yine diğer kitaplarında olduğu gibi harika klasik müzik repartuarının şovunu yapmış Murakami :)) Ama ben direndim! O Janácek istedi ben Zeki Müren dinledim o Bach istedi ben Harun Kolçak dinledim :) bence önemli olan satırları okurken hissettiğim geçmiş zamandı ve benim geçmiş zamanımda kulağımda çalan şarkılar bunlardı.
Ve yine sınırları bazı bazı zorlayan erotik sahneler oluşturmuş.Çok gerekli miydi bilmiyorum ama bence çok da rahatsız edici değildi.Ben rahatsız olmadım.Olmasaydı da olurdu dediğimiz bazı ayrıntılar da vardı tabi :)

Kitaptaki karakterleri genel olarak çok beğendim, bir çoğu ayrıntlarıyla işlenmiş ve hikayeye katkı veren tiplerdi bazıları az süre almış ama değer katmışlar.
Benim favorim Tengo. Ailesiyle olan, özelikle babasıyla olan ilişkisi, okul dönemi, kolay vazgeçişi ama aslında içinde yaşadığı saplantıları... aklımdan çıkmayacak bir karakter oldu.

Harika sahneler vardı .tarikat lideri ile Aomame nin otel odasında konuştukları bölüm.tengonun babası komadayken babası ile hesaplaştığı bölüm.saklanan karakterlerin kapısına NHK görevlisinin geldiği bölümler ki özellikle bu bölümler çok rahatsız edici ve gericiydi.

Velhasıl...okurken anladıklarımı yazarken anlatamayacağım belli ki kısa keseyim öyleyse, ben beğendim kitabı, çok mu az derseniz 1255 sayfalık bir kitap öyle idare eder denip de okunmaz ama Murakami 'yi sevip, Muraka' miyi anlamıyorsanız da adamı sıkar... az sıkılarak çok beğenerek okudum ben yazarın meraklısına da tavsiye ederim.

son bir not: Pupa hava, liltle poople, maza, tarikat, paşiva, raiva vs vs... konu ve içinde geçen ne olursa yazarın derdi çoğunlukla aynıdır o derdini anlatmak ister. Birinci kitapta Tengo nun ağzında şöyle demiş Murakami;

''Kendi içinde gizlenen öyküyü bulup çıkartarak, doğru sözcüklerle ifade etmek değil miydi yazarlık?

İkinci kitap incelemesi #102059922

Birinci kitap incelemesi#100541466
540 syf.
·5/10 puan
Çok uzun, derin ve yorucu okuma oldu benim için. Doğrusu üç kitaba hiç ara vermeden başlamak mantıklı mı değil mi henüz çözemedim. Yazardan okuduğum ilk kitap 1Q84 serisi idi. Herkesin övgü dolu sözleri üzerine başlarda sevsem bile, sonlara doğru kendimi itekleyerek okumak zorunda kaldım. Öncelikle ilk iki kitapta işlenen konunun bu kitapta son bulacağını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Yazar muğlak ifadeleri ve soru işaretleri seviyor. Bu anlamda okuyucusuna çok fazla soru bırakıyor. Belli problemler dolayısıyla çok ara vererek okumuş olmam da beni biraz soğutsa dahi, insan istemsizce "Tek kitapta bile bitebilirdi." kanısına kapılıyor. Aomame ve Tengo'ya avukat eskisi Uşikava katılınca son kitap hareketlenir sanırken daha fazla durağanlıkla karşılaştım. Yazarla tanışacaksınız, tercihiniz bu kitap olmasın. İyi okumalar dilerim!
540 syf.
·10/10 puan
Kapağı kapatıp Aomame ve Tengo’yu arkamda bıraktığımda derin bir hüzne boğuldum istemsizce. O kadar gerçek gibiydi ki bitmesin istedim. 3. Kişi olarak sessizle izlemek istiyorsunuz onları. Keşke hiç bitmese diyorsunuz, bir yandan da hemen okuyup olayların iç yüzüne öğreneyim diyorsunuz. İsteseniz de yavaş yavaş zamana yayarak okuyamıyorsunuz. Kafamda yine deli sorular :) hangi hayat gerçekti, merdivenin yukarısında ki dünya arzuladıkları dünya mı, ya Öncüler... Uzayıp gidiyor sorular ve netleşmesi sizin hayal gücünüzün sınırlarına kalıyor.
1Q84 kelimelerin gücüyle kurulmuş sihirli bir yol gibiydi. İçerisinde aşktan tutun din konusuna kadar bir sürü durum mevcut. Kitap iki karakter üzerinden anlatılarak olayları sıralıyor iki kahramanınız dışında da konuya bir çok yan karakter dahil oluyor ve olaylar silsilesi alıp başını gidiyor. O kadar etkileyici bir anlatım tarzıyla yazıyor ki Pupa Hava’da ki gibi gerçekten gökte iki ay var mı diye gökyüzüne bakmadan edemiyor insan. İlk sayfasından anlıyorsunuz bu kitap Murakami dışında kimsenin olamaz diye. Kitapta hoşuma giden şeylerin başında; güçlü, kendine güvenen, ne pahasına olursa olsun istediğini yapabilecek karakterdeki kadın kahramanımız Aomame vardı. Haruki, Aomame’yi öylesine güçlü betimlemiş ki hayran kalmamak mümkün değil. Aomame’ye göre biraz daha geriden yaşamayı seven yazarımız, dahi çocuğumuz Tengo Kavana ise romanın ikinci asıl kahramanı olarak karşımıza çıkıyor. Ya da Tengo 1Q84 yılını yaratarak bizi karşısına çıkarıyor bilinmez.
Kitap için yazılacak, hayal edilecek çok çok şey var ama Haruki’nin yaptığı gibi bunları en iyisi okuyucuya bırakmaktır, Tengo ve Aomame’nin, ‘kediler şehri’ne ya da ‘1Q84’üne’ dahil olmak, peşlerinden aya bakmamak elde değil.
540 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Merhaba;
1Q84 serisinin sonuna geldim. Serinin her kitabının ayrı bir tadı vardı. Hepsini çok büyük heyecanla ve çok severek okudum, fakat düğümler çözüldüğü için son kitabın heyecanı biraz daha fazlaydı.
Kitaptaki karakterler ve o karakterlerin ic seslerine kulak vermek yasam tarzlarını okuyor olmak çok keyifliydi.
Hatta belki de Murakami okumayı çok sevmemizin nedeni de bu karakterler olabilir. Çünkü bence çok sağlam karakterler yaratıyor. Hepside kendine güvenen, eksilerini ve artılarını analiz etmiş, bunun farkındalığı ile yaşayan karakterlerdi.
Sonlara yaklastıkca beni ne bekledigini asla bilemediğim ve tahmin edemedigim için son sayfasına kadar heyecanımı hic kaybetmedim.
Murakami okumaya alışkınsanız fark edeceksiniz ki yazım şekli de diger kitaplarında olduğu gibi ilerliyor. Son derece akıcı ve kolay okunan bir seri oldu benim icin. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Youtube hesabım icin;
https://www.youtube.com/...YAdpca9gSpXaa33F04Cw
540 syf.
·Puan vermedi
3. Kitabı okuduktan sonra kafamda soru işareti kalmaz diye düşünüyordum ama tüm düğümler çözülmedi. Kitap sonlarına doğru little people hakkında bazı şeyler açığa çıkar diye bekledim ama olmadı. Aynı şey Tengo'nun ailesi için de geçerli. Belki de Pupa Hava'da olduğu gibi sonu açıklamasız bitmesi daha mantıklıdır.Ayrıca 1Q84le ilgili yazılarda Murakami'nin George Orwell in 1984 kitabından etkilendiği yazıyordu. Big brother yerine little people hüküm sürüyor. Böyle düşününce taşlar biraz yerine oturuyor.
540 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Hikayenin bu 3. kitapta bir pupa evresine girdiğini söylemek yanlış olmaz sanırım.
1Q84'e genel olarak bakacak olursak hikaye; 1. ve 2. kitapta birbirinden oldukça farklı karakterlerin kesişim noktalarına ulaşmaları için katettikleri yollara tanık olurken oldukça aksiyonlu olması sebebiyle de keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Ben bunu tırtılın pupa evresine geçiş mücadelesi olarak yorumluyorum.
Pupa evresine geçen 1Q84'ün 3. kitabında hikaye frene basıp oldukça durağanlaşıyor. Geçmişteki olayların sürekli pişirilip pişirilip önümüze sunulmasının da kitabı hantallaştırdığını düşünüyorum. Bu kadar tekrar yerine, 1Q84 dünyasıyla ilgili daha detaylı, soru işaretlerinin daha az olduğu bir okuma yapmak istedim açıkçası. Fakat ne diyebilirim ki bıraktığı soru işaretleri Murakami'nin bir imzası adeta. Ammaaa!
1Q84'e bütünsel olarak bakacak olursam harika bir olay örgüsü, yepyeni bir fantastik dünya ve bu fantastik ögelerin gerçek dünyaya iyi bir şekilde absorbe ettirilmesiyle birlikte çok beğendiğim bir roman oldu. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim, başlangıçta bir örümcek- örümcek ağı betimlemesi var ki tadından yenmez.
540 syf.
·7/10 puan
Hayal Kırıklığı...

Kitabın sonu, birbirini seven bir çiftin sıcaklığı ne kadar güzel olsa da inanılmaz hayal kırıklığı yaşadım. Birinci ve ikinci kitapta sürekli aynı konuların tekrar etmesi beni çok yormuştu. Bir türlü sonuca varamamak, ha geldi ha gelecek, ha gitti ha gidecek, ha söyledi ha söyleyecek diyip durmak yormuştu. Sadece birinci kirap giriş ikinci kitap gelişme gibi görünce üçüncü kitap sonuç olur her şey açığa çıkar ümidi ile kitabın dinamiğini beğenmiştim.

Üçüncü kitapta yine aynı şeylerin tekrarı oldu. Evet, açığa kavuşan ya da bazı parçaların birleştiği şeyler var. Zaten bu yüzden 7 verebildim oylamada ama açığa kavuşan şeylerin yanında maalesef boşluklar o kadar fazla ki...

Hani sezonları ve bölümleri çok uzun süren dizinler artık kabak tadı verir, tekrar düşer ve insanı yorar ya işte öyle bir durum yaşanıyor kitapta. Kalın olarak okuduğum birçok kitapta bunu hissediyorum. Bu da sayfası değil neyi anlattığı önemli dedirtiyor.

Evet, ütopik roman. Anlıyorum ama o ütopyanın bile sınırı olmasa da anlaşılır olması gerekir. Akla yatmasa bile “ütopik olsa da böyle de olmaz” dedirtmemeli. Ben birçok noktada bunu dedim. Tekrarlar ve gereksiz ayrıntılar çıkarsa kitap aslında 300 sayfa. Hem de 3 kitap birden. O da tasvirler ve ütopik dünya anlatımları ile uzayan hali inanın.

Öyle olsaydı, yazarın bu denli uzatma telaşı olmasaydı belki sıkılmaz tuhaf gelen ütopyayı bile kabul edebilirdim. Tadından yenmezdi.

Belki verilen mesajları ben anlayamadım ama açıkçası vaaooov olduğum, evet burda bunu söyledi dediğim bir mesajda yoktu.

Her kitap öğreti vermez bazıları yalnızca sanattır sözüyle bu konuda kendimi teselli etmeye bakıyorum. :)

Estetik için bile okumak için tercihiniz olmalı mı? Hiç zannetmiyorum. Harry Potter okuyun onun yerine, çok seversiniz.

A birde. Tek cildi 1256 sayfa. 1256 sayfanın 600 sayfası sex, sevişmek, cinsellik. Bunu da kaldırabilir misiniz tartmalısınız.

İşin özeti, neden bu kadar popüler olduğunu anlayamadığım, kendi fikrim doğrultusunda önermeyeceğim bir kitap oldu.

Herkesin yorumu, görüşü ve bakışı kendine aittir. Beğenenleri saygım sonsuz. Ben nacizene eleştirimi yaptım.

Kitaplarla kalın. :)
540 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Spoiler vardır.

Haruki Murakami eşliğinde 1Q84 yılına yapılan gerçeklikte yaşanan son aylarımıza giriyoruz. Lütfen koltuklarınızı dik hale getirip kemerlerinizi bağlayınız. Size iyi uçuşlar dileriz. İşte son kitap tam bu moddaydı.

Son kitapta bizim için yanıtlar yok, tatmin edici bir son da yok. Yazar yine umarsızca canım istedi yaptım demiş, yazıp atmış ortaya.

Kitap boyunca aklıma sürekli Paulo Coelho' nun Simyacı isimli kitabından bir cümle gelip durdu;
'' Bir şeyi gerçekten istersen, onu gerçekleştirmek için bütün evren senin için işbirliği yapar.''

Murakami sanki onu desteklemek istermiş gibi yazmış üçüncü kitabı.
540 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Üç günde okuyup bitirdim. Dört beş gündür tatildeydim. Serinin son kitabı da bitti. Kurgu olarak gerçekten çok güzel. Üslub da akıcı. Daha öncekilerde yazmıştım, cinsellik sosu olmasa on numara beş yıldız.. Bizim kültürümüze ters. Şimdi diğer kitaplarına geçıyorum Haruki Murakami'nin, sıradaki Sahilde Kafka.
1Q84 romanı 2016 İdefix listesinde üst sıralarda yer almıştı. Roman iki ana karakter üzerinden -Tengo ve Aomame- ilerliyor ama dantel gibi ince işçilik yapılmış. Olayların akışı, birbirine bağlanışı, dalgalı zamanlar... Çok harika olmuş.
540 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Merhaba kitap dostları az önce bitirdiğim Haruki Murakami’nin devasa eseri 1Q84’ten bahsetmek istiyorum. Murakami’nin gerçek ve kurgu kavramlarıyla öyle üstü kapalı değil epey açık açık bir güzel oynadığı kallavi romanı.Hikayenin katman katman ortaya çıktığı oldukça etkileyici bir kurgusu var. ancak tekrarlar zaman zaman can sıkıyor. Belki birbirini takip eden bölümler farklı karakterleri anlattığından belki de kitap ilk başta üç ayrı cilt olarak basıldığından murakami sürekli daha önce ne olduğunu hatırlatıp duruyor.Aslında ağır bir kitap. konu olarak değil, karakterlerin yalnızlığı o kadar iyi tasvir edilmiş ki, okurken içimin sıkıştığını hissettim.Ayrıca bu kitap hakkında en son endişelenilmesi gereken sayfa sayısı oldukça akıcı bir şekilde ilerliyor.Çevirisini oldukça beğendim.Orijinal dilden çevrilmiş.Benim gibi çeviri noktasına takılan biriyseniz gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.
Okuduğum diğer Murakami kitapları arasında iyiden kötüye bir sıralama yapacak olursam yaban koyununun izinde'nin üzerinde, zemberekkuşu'nun güncesi'nin altında kalan bir kitap.Sahilde Kafkanın çok çok altında kalan bir roman.seviyorum bu adamı okumayı.Tavsiye ederim
540 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Bu gerçekten son kitap mıydı yoksa devamı var mıydı diye saatlerce internette aramama neden olan kitap :) Zaman zaman tekrar eden cümleler sizi yorsa da muhteşem bir kurguya sahip. Betimlemeler o kadar gerçekçi yapılmış ki rahatlıkla gözünüzde canlandırabiliyorsunuz.
Senin söylediğin şeyleri neresinden tutarsam tutayım, bir mantık çizgisi yokmuş gibi geliyor bana. Sebep-sonuç arasında mantıklı bir bağ kuramıyorum. Yine de konuştukça gitgide senin söylediğini olduğu gibi kabul edebileceğim hissine kapılıyorum. Neden acaba?
Haruki Murakami
26. Aomame-Çok romantik
Bu dünyadan kaybolsam kimse fark etmez. Zifiri karanlığın içinde çığlık atsam bile sesim kimsenin kulağına ulaşmaz.
Haruki Murakami
16. Uşikava-Becerikli, sabırlı, hissiz bir makine
Fakat yine de ölene kadar bir şekilde yaşamımı sürdürmekten başka yolum olmadığı gibi, yaşarken de kendimce yöntemlerle yaşamaktan başka yapacak bir şey yok. Pek övünülecek bir şey olmasa bile, benim bundan başka bir yaşam biçimim yok.
Haruki Murakami
16. Uşikava-Becerikli, sabırlı, hissiz bir makine
Bende bir sorun yok. Aklımda bir sorun falan yok. Çevredeki dünya çıldırmaya başlamış yalnızca.
Haruki Murakami
19. Uşikava-Onun yapabildiği, sıradan insanların yapamadığı şey

Kitabın basım bilgileri

Adı:
1Q84 - 3. Kitap
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
540
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050928174
Kitabın türü:
Çeviri:
Hüseyin Can Erkin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Haruki Murakami başyapıtı 1Q84 bu kez de üç ayrı kitap olarak okurlarla buluşuyor…

"Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir…"
Sarsıcı bir yolculuğa hazır mısınız?
Öyleyse kemerlerinizi bağlayın. Erkekleri, titizlikle geliştirdiği bir yöntemle öteki dünyaya gönderen genç bir kadınla tanışacaksınız. Ve amansız bir takiple onun peşine düşen fanatik bir cemaatin müritleriyle…

Romantik misiniz?
Evet, bu kitapta aşk da var… İki dünya bir araya gelmeden mümkün olmayan bir aşk.
Yaşadığınız dünya gerçek mi, hiç düşündünüz mü?
Düşündüyseniz, paralel bir evrene geçmek sizi heyecanlandıracaktır o zaman. Hayatı algılayışınızı değiştirecek bir kitabın kapağını açmak üzeresiniz şu an.

Yaşayan en büyük yazarlardan biri olarak kabul edilen Haruki Murakami başyapıtı, tüm dünyada milyonlarca satan kitabı 1Q84'le bir imkânsızı başarıyor. Nefesinizi kesecek bir macera romanını, gerçek nedir, insan neye inanmalı, aşk dünyayı kurtarabilir mi soruları ekseninde bir yürek atlasına dönüştürüyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 602 okur

  • Gamze Türkmen
  • Ezgi Özden
  • Fatmanur Büşra Otur
  • betülşafak
  • Fatma Nur
  • Burak Emre ÖZKAN
  • Hüseyin kaymaz
  • Nuriye Eda Çiçekdal
  • Süleyman ARSLAN
  • Vosvosyan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.6 (68)
9
%25.7 (57)
8
%23 (51)
7
%10.4 (23)
6
%6.3 (14)
5
%2.7 (6)
4
%1.4 (3)
3
%0
2
%0
1
%0