2001: Bir Uzay Efsanesi

8,5/10  (26 Oy) · 
60 okunma  · 
19 beğeni  · 
1.001 gösterim
“Aman Tanrım, yıldızlarla dolu!” 2001: Bir Uzay Destanı, Bilimkurgu Klasikleri dizisinin bir parçası olarak yeniden İthaki Yayınları’nda! Gizemli bir monolit, Ay’ın yüzeyinde gömülü halde bulunduğunda, bilim insanları büyük bir şaşkınlıkla bu monolitin en azından 3 milyon yıllık olduğunu keşfederler. Daha da hayret verici olan, ortaya çıkarıldıktan sonra monolitin Satürn’e doğru güçlü bir sinyal göndermesidir. Bu sinyalin kaynağını öğrenmek için Discovery yola çıkar. Discovery’nin tayfası en iyinin iyisidir ve yanlarında, onlara destek olması için bilinç sahibi süper bilgisayar HAL 9000 de vardır. Fakat HAL’ın programlaması insan zihnine biraz fazla benzemekte ve Discovery’nin her bir parçasının kontrolünü elinde bulundurmaktadır. Monolitin peşinden gitmek istiyorlarsa, bu psikotik bilgisayarla başa çıkmak zorundadırlar. Arthur C. Clarke’ın Stanley Kubrick ile beraber geliştirdiği, filmle aynı zamanda yazılan bu klasik roman, uzay keşfiyle insan evrimini, yapay zekâyla insanın evrendeki yerinin sorgulamasını bir araya getirdiği kurgusuyla, bilimkurgu yazınında bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Kitabın yazılış süreci üzerine notlar ile…Kitaba ilham olan Gözcü ve Şafakta Karşılaşma öyküleri ile…Arthur C. Clarke ve Stanley Kubrick’in önsözüyle…
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2016
  • Sayfa Sayısı:
    365
  • ISBN:
    9786053755951
  • Orijinal Adı:
    2001: A Space Odyssey
  • Çeviri:
    Oya İşeri
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Esma Tezgi 
02 Haz 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Aslında uzayla ilgili şeyleri seven biri değilim ancak bilim kurgu okumak istiyordum ve bu kitap ilgimi çekti. Durgun bir kitaptı pek olay yaşanmadı, genel olarak uzay ve uzay gemisi hakkında bilgi içeriyordu ki beni sıktı. Giriş kitabı olduğu için mi durgundu bilmiyorum ama bende seriye devam etme isteği uyandırmadı. Yazarın çok güzel kurguladığı yerler vardı ancak genel olarak saçma ve sıkıcı buldum kitabı.

Bu kitap, kuşkusuz müthiş bir bilimkurgu klasiği. Yazılma süreci de bir o kadar ilginç. Yazarımız Arhur C. Clarke, ünlü yönetmen Stenley Kubrick ile karşılıklı bir beyin fırtınası neticesinde kurgunun ilk taslağını oluştururlar. Ortaya çıkan şey, Kubrick'in kolları sıvayıp bu kez bir bilimkurgu filmi çekmek istemesi sonucunda, bir çeşit senaryo olur.

Kitap bitmeden filmi çekilir. Ortaya sadece tüm zamanların en iyi on filmi listesine giren bir film çıkmaz; bir yıl sonra kitap yayınlandığında bu kez tüm zamanların en iyi bilimkurgu yapıtı ile de karşı karşıya kalırız.

A Space Oddyssey (kitabın orijinal adı), kelimenin tam anlamıyla bir kült romandır. Kurgusu mucize denecek kadar şaşırtıcı, sıkı ve iyi işlenmiş bir romandır bu.

Evrimsel basamağı sıçramaya yatkın primatları seçmek amacıyla üç milyon yıl önce, dünyada birden beliren üç metrelik bir monolit, diğer adıyla bir dikilitaş kullanılarak, primatlara alet kullanmayı öğreten dünya dışı yaşam unsurlarının dünyayla esrarengiz temasları.

Ardından günümüzde Ay araştırmaları sırasında Ay'a gömülü üç milyon yaşında olduğu keşfedilen bir başka monolit. Ve kitaba göre Satürn'e, filme göreyse Jüpiter'e, monolitin yaydığı sinyallerin takibi için başlatılan yolculuk.. Ve tüyler ürperten bir final...

Bilim sevenlere, kurgu sevenlere, ikisini birden sevenlere..

Ahmet Boyraz 
27 Haz 22:23 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 9/10 puan

Başından sonuna kadar sürükleyici bir kitaptı. Bir bölümü bitirdikten sonra diğer bölümü merak ettiğinizde, kitabı nasıl bitirdim diye düşünebilirsiniz.

Serdar Poirot 
07 Ara 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uzay Efsanesi serisinin ilk romanı. Son derece güzel bir bilim kurgu romanı. Heywood Floyd meşhur bir uzay araştırmacısıdır ve bir sıkıntıdan dolayı aniden Ay'a gitmesi gerekir. Ay'da araştırmacılar çok garip bir şey bulmuştur. Ve sonrasında David Bowman ile Frank Poole adında iki bilim adamı, 3 adet dondurulmuş bilim adamı ile beraber Discovery uzay gemisi ile Satürn'e doğru yola çıkarlar. Kendilerine meşhur bir bilgisayar olan süper zeki HAL eşlik etmektedir. Ancak HAL bir süre sonra kontrolden çıkar. Poole ölür ama Bowman geçinin kontrolünü ele geçirmeyi başarır. Floyd ile görüşür ve gerçeği öğrenir. Ay'da bulunan taş milyonlarca yıl önce insanlığı kurtaran ve dünya dışı medeniyete ait bir taştır ve Satürn'ün bir uydusundan emir aldığı düşünülmektedir. Bownan bu uyduya gidecek ve incelemede bulunacaktır. Bunu zor da olsa başarır ve uyduya yaklaşır. I taşa benzer bir yapı vardır. İçine girer ve tüm hayatı değişir. Acaba dünyaya dönebilecek midir? Boyut mu atlamıştır? Bowman'ı ne gibi sürprizler beklemektedir? Soluksuz okunan bir roman. Ayrıca kitabın sonuna da iki adet kısa hikaye eklemişler. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.

Burak Erdoğdu 
09 Kas 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Arthur C.Clarke'dan bilim ve edebiyatın ahenkli raksı... Zihin açıcı bir üslupla ustaca kaleme alınmış zamanın ötesinde bir eser. 20. yüzyılın ortalarından iki yüz yıl sonrasına selam çakan bir başyapıt. İnsan türünün evrende işgal ettiği yerin önemsizliğine dair naif, ustaca işlenmiş ve oldukça gerçekçi bir eser.

Mustafa izmirli 
07 May 13:44 · Kitabı okudu · 10 günde · 9/10 puan

Okurken hep vakıf serisi aklıma geldi... Aynı destansı anlatım da bireyin gücü etrafında dönen gelişim evrimleşme toplumun etkilenmesi konu alıyordu. Tabi ki keyifli bir okuma ve aynı zamanda merak duygusu sürekli canlı kalıyordu. Hani "Hal" bulunan kısmı biraz daha entrikalı ve ya sinsi olsaydı daha heyecanlı bir okuma gerçekleşebilirdi keza bölümün kısa olması romanın o bolumdeki sıkıcılığinı gidermek için yazılmış gibiydi ki ana konumuzla alakasız bir durumdu konuyu geniş tutup daha anlamlı ve etkili olabilirdi neyse serinin diğer kitapları için bir bekleyiş dönemi olacak ithaki bastığı taktirde alıp okuyacağım. Bilimkurgu candır ithaki bilimkurgu ise bambaşka bir candır...

Cavanşir Gadimov 
13 Oca 23:25 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Müthiş bir uzay ve bilim kurgu romanı. Ama aynı zamanda insanounun serüvenini anlatıyor. Mağaradan çıkıp uzayın derinliklerine kadar devam eden bir yolculuk ve macare. 1968'de bir bilim kurgu romanı olarak uzay konusundaki gelişmeleri çok öncesinden iyi tahmin eden bir yazar. O kadar ki yazdığı şeylerin bir çoğu gerçekleşti. Her ne kadar kitabın ana fikri olan insanın evrimi konusuna katılmasam da şimdiye kadar okuduğum en iyi uzay konulu bilim kurgu, hatta bana göre en iyisi..
https://kitapokurum.blogspot.com.tr/...bir-uzay-destan.html

wise colt 
17 May 12:49 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Cok guzel basladi, gelisme bolumu de cok guzel devam etti. Fakat gelisme bolumunun sonlarina dogru anlatilanlar benim hayal gucumu cok zorladi. Yani, yildizlar, gezegenler, galaksi vs.. gibi konularda bilgi sahibi iseniz ve gorsel anlamda gozunuzde canlandirmakta sorun yasayamayacaginizi dusunuyorsaniz, bu hikaye inanilmaz keyifli olacak sizin icin! Ayrica sonu da devami gelecek sekilde bitti ki zaten 2010, 2061 ve 3001 seklinde seri devam ediyor. "İthaki Bilimkurgu Klasikleri" catisi altinda cikacagini umdugum devam kitabini heyecanla bekliyorum.

Onur Utku Ceyhan 
24 Haz 04:00 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kitap baştan sonra güzel bir akıcılığa sahip. Başta biraz zorlayabiliyor bilimsel mekanik terimler.Şayet ben okurken olayları gözümde canlandırmakta zorlandım.Lakin bi 100 sayfa okuyunca alısıyor insan terimlere.Kitabın sonu biraz bana zayıf geldi. Okuyanlar veya okuycaklar anlayacaktır beni ama kitabın gerçekten iyi olduğu gerçeğini değiştirmiyo tabi bu ;)

Kitaptan 5 Alıntı

Murat Ç 
 01 May 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Uzay
Iapetus’un Gözü ufak bir toz zerresinden kurtulmak istiyormuş gibi açılıp kapandı. David Bowman dokuz yüz milyon mil uzaklıkta ve doksan dakika gelecekte bekleyen Görev Kontrol’dekilerin asla unutamayacakları son birkaç kelime söyleyebildi ancak...

“Bu şey boş... Sonsuza dek sürüyor ve... Aaa, Aman Tanrım, bu yıldızlarla dolu!”

2001: Bir Uzay Efsanesi, Arthur C. Clarke (Sayfa 143)2001: Bir Uzay Efsanesi, Arthur C. Clarke (Sayfa 143)

Onlarınki bizim hayal bile edemeyeceğimiz bir yalnızlık, sonsuzluğa bakıp da orada düşüncelerini paylaşacağı hiç kimseyi bulamayan tanrıların yalnızlığıydı.

2001: Bir Uzay Efsanesi, Arthur C. Clarke2001: Bir Uzay Efsanesi, Arthur C. Clarke
Volkan Ağbulak 
17 Haz 20:44 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bütün meslektaşları gibi Bowman da bekardı; evli bir erkeği bu kadar uzun bir göreve göndermek doğru sayılmazdı. Birçok kadın, onlar görevden dönene kadar bekleyeceklerine söz vermişti ancak kimse buna tam olarak inanmamıştı. Önceleri Poole ve Bowman onları dinliyor olmalarından tedirgin olsalarda haftada bir kez Dünya'dakilerle kişisel görüşmeler yapıyorlardı. Ancak yolculuk henüz başlamış olmasına rağmen, Dünya'daki sevgilileriyle yapılan konuşmaların sıcaklığı ve sıklığı azalmaya başlamıştı. Bunu zaten bekliyorlardı, bir zamanlar denizcilerde olduğu gibi bu, astronotların katlanması gereken bir cezaydı.

2001: Bir Uzay Efsanesi, Arthur C. Clarke (Sayfa 128)2001: Bir Uzay Efsanesi, Arthur C. Clarke (Sayfa 128)
vanessablack324 
 30 Haz 22:47 · Kitabı okuyor · Beğendi

"Teoriniz çılgınca, ancak gerçek olabilecek kadar çılgınca değil." Niels Bohr

2001: Bir Uzay Efsanesi, Arthur C. Clarke (Sayfa 212 - İthaki yayınları)2001: Bir Uzay Efsanesi, Arthur C. Clarke (Sayfa 212 - İthaki yayınları)
Gürkan Metin 
12 Ağu 14:32 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İşte önünde, hiç bir Yıldız Çocuğun karşı kayamiyacagi bir oyuncak, bütün insanlarıyla Dünya gezegeni duruyordu.

2001: Bir Uzay Efsanesi, Arthur C. Clarke (Sayfa 339)2001: Bir Uzay Efsanesi, Arthur C. Clarke (Sayfa 339)