21. Yüzyıl İçin 21 Ders

·
Okunma
·
Beğeni
·
7.191
Gösterim
Adı:
21. Yüzyıl İçin 21 Ders
Baskı tarihi:
1 Eylül 2018
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052205082
Kitabın türü:
Orijinal adı:
21 Lessons for the 21st Century
Çeviri:
Selin Siral
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kolektif Kitap
Baskılar:
21. Yüzyıl İçin 21 Ders
21 Lessons for the 21st Century
21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. İngiltere ve ABD’yle eşzamanlı olarak yayımlayacağımız 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Tanrı geri mi dönüyor?

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?

Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?

Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?

Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?

Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?

Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?

Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Yayıma Hazırlayan: Eda Çaça
Kapak Tasarımı: Deniz Akkol / Kolektif Tasarım
Sayfa Düzeni: Semih Büyükkurt
İnceleme Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=e1HHTSNQI2A

"Demokrasi Abraham Lincoln'ın, "Tüm insanları bir süre kandırabilirsiniz,birtakım insanları sürekli kandırabilirsiniz ama tüm insanları sürekli kandıramazsınız." prensibi üzerine kuruludur. Bir hükümet yozlaşmış ve insanların hayatını iyileştirmekten acizse, eninde sonunda yeterli sayıda vatandaş durumu idrak eder ve bu hükümetin yerine başkasını getirir. Ancak hükümetin medya üzerindeki kontrolü Lincoln'ın mantığını boşa çıkarır çünkü bu durum vatandaşların hakikatin farkına varmasını engeller. Medyayı tekeline alan oligarşi tüm başarısızlıklarını tekrar tekrar başkalarının üzerine atıp dikkati hayali ya da gerçekdışı mihraklar üzerine çeker."

Dünya çapında tanınmış tarihçi ve yazar olan Harari, yeni kitabının ilk sayfalarını bu şekilde yazmış. Peki Harari'nin sözleri size bir yerlerden tanıdık geldi mi?


1976 yılında doğan tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari 21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden...
İlk kitabı "Hayvanlardan Tanrılara Sapiens" ile tanınmaya başlanan ve ardından çıkardığı "Homo Deus - Yarının Kısa Bir tarihi" kitabıyla da dünyada çok satanlar listesinin başına geçen Harari yeni bir kitap ile karşımızda.

Sapiens kitabı ile insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü anlatırken, Homo Deus'ta da insanlığın geleceğini ve ölümsüzlük,mutluluk,tanrısallık gibi konularda nasıl çaba gösterdiğini anlatmıştı.

Yeni çıkan kitabı 21. Yüzyıl için 21 Ders adlı kitabı ise bu iki kitabının arasında kalarak bugünü,yani 21. yüzyılı anlatıyor.
Harari kitabının giriş kısmında,bu kitabının diğer iki kitabından farkını şu şekilde söylüyor: "Sapiens ve Homo Deus'un aksine bu kitap tarihsel bir anlatı olarak değil bir ders seçkisi şeklinde tasarlandı."

Ders seçkisi mi? Yazarımız 2002 yılında Oxford Üniversitesi'nde tarih doktorasını tamamlamış.Şimdilerde de Kudüs İbrani Üniversitesi Tarih Bölümü'nde dünya tarihi dersleri veriyormuş. Ee tabi ders seçkisi demesi normal çünkü hayatı ders olmuş bir nevi...

Kitabın da giriş bölümünde bahsedildiği gibi bu kitap halkla diyalog içinde yazılmış. Diyaloglar nasıl oluyor derseniz Harari birçok konuşma,sohbet ve konferansa katılmıştır. Bunlardan birisi de Davos...

Okurların,gazetecilerin ve iş arkadaşlarının kendisine sorduğu soruları bu kitapta cevaplamaya çalışmış.
Önceki kitaplarında da olduğu gibi bu kitabında da "yerellik" var. Kitapta Melis'i görebilirsiniz Ahmet'i de... Ya da müziklerden örnek verdiği kısımda Nilüfer ve Sezen Aksu'yu... Bu yazarın özel isteği olduğu için kitap basılacağı ülke için yerelleştiriliyor :)

Dediğim gibi 21. yüzyılı eleştiren,insanı düşünmeye teşvik eden ve farklı konulara değinen bu kitapta demokrasiyi eleştirdiği kısmı ben çok sevdim.
Başka sevdiğim kısmı ise modern çağda insanlığın bilgiye çok mu çok gömülmesini anlattığı ve "Bilgi Yanılsaması" diye adlandırdığı kısım.

Yazarın Yahudi olması nedeniyle bazı yerlerde İsrail'i övdüğünü okudum. Bunun dışında tuhaf bir şekilde de ilk kitabı olan Sapiens çıktığı zaman da yahudiler, bize yeteri kadar yer vermemişsin diye Harari'ye kızmış :D

Kitapta hoşuma gitmeyen diğer kısım ise "Ermeni Soykırımı" kelimesini yazdığı kısım ki bunu anlatmama gerek yok...

Kitap genel olarak güzel olmakla beraber Teknoloji,Siyaset,Din gibi konularda gerçek anlamda sorgulamalar yaptıracak sorulara cevap arıyor.
Bu noktada kitabı okumanız için söylemek istediğim son cümle ile incelememi bitirmek isterim.

Pavese der ki: "Okurken aradığımız yeni düşünceler değil, kendi düşüncelerimizin basılı sayfada doğrulandığını görmektir."

Hadi o zaman, bu kitabı alın ve okuyun. Kendi düşüncelerinizi doğrulamak için değil, farklı bakış açılarını ve farklı düşünceleri de öğrenmek için...

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
Harari'nin ilk iki kitabını okuduğumda çağımızın vebasının insanın sorgulama, düşünebilme ve cehaleti kabul etme yetilerinin körelmesi olduğu ayırdına vardım ve hemen beynimdeki ampulü yaktım. O yüzden yazarın bir deha ve zihin açıcı olduğunu kabul etmekle birlikte bu kitabı diğer iki kitabın tekrarı olarak görmekten ileri gidemedim. Mesleki evrim, yapay zeka, ekolojik çöküş, kurumlar ve anlatılar. Zaten diğer iki kitabında da belirttiği konuların altını bir kez daha çizmiş. O açıdan beni fazla beslediğini söyleyemem. Yine de farkındalığımı pekiştiren bir kitap oldu.
Kitabın adına bakıp madde madde öneriler bekliyorsanız, aldatıcı olduğunu söylemek isterim fakat bu Harari'ye kızmanıza sebep olmamalı. Eğer 21 tane öneri de bulanabilmiş olsaydı bu kez kızmalıydınız çünkü teknolojinin ve iklim değişikliklerinin önümüzü tam olarak görmemizi engellediğini söyledikten sonra, Harari önerilerde bulunabilse tam göremediği bir gelecek hakkında ahkam kesmiş olurdu.

Harari, insanların kurmacalara inanarak güçlendiğinden ve bu sayede dünyayı yönetmesinden bahsediyor ve genel olarak bakıldığında Harari'nin kendisi de iyi bir kurmaca ustası :D

İlk bölümler okuru epey heyecanlandırsa da ilerleyen bölümlerde çözümler beklerken, çözümleri bulamıyorsunuz. Bu sebeple asıl iş kitap bitince başlıyor ve kitapta bahsi geçen problemlere çözüm aramaya başlıyorsunuz.
Yazar, ilk kitabı “Sapiens” ile insanlığın tarihini, ikinci kitabı “Homo Deus” ile insanlığın geleceğini son kitabı olan bu kitap ile de insanlığın günümüzdeki halini inceliyor ve bizlere büyük dersler veriyor.

Kitabın giriş bölümü çok etkileyiciydi ve çok beğendim. Harari, giriş bölümünde bu kitabın diğer kitapları gibi tarihsel anlatı şeklinde değil “ders seçkisi” şeklinde tasarlandığını belirtmiş.

Kitapta günümüzün yani 21. yüzyılın evrensel sorunlarını ve bunların getirileri ve götürülerini kaleme alınmış. Laiklikten milliyetçiliğe, terörizmden savaşa, göçten cehalete, bilimkurgudan meditasyona kadar birçok konu kitapta mevcut.

Kitapta en çok dikkatimi çeken konulardan biri sürekli izlendiğimiz konusuydu. Kalp atışlarımızdan dinlediğimiz müziğe, ne düşündüğümüzden nereye gittiğimize, ne yediğimizden ne içtiğimize kadar her şeyin izlendiğini biliyoruz ve buna biz izin veriyoruz. Orwell’ın ünlü romanı 1984’te dendiği gibi “ Big brother is watching you”

Kitapta olumsuz gördüğüm iki nokta var. Birincisi yazarın İsrail milliyetçiliği yapması. İkincisi ise kitapta sadece bir yerde geçen “Ermeni Soykırımı” terimi. Harari kitaplarını okuyanlar bilir. Yazarın kitaplarındaki örnekler ülkelere göre farklılık gösterebiliyor. Mesela kitabın Amerika baskısında New York, Los Angeles, Washington gibi örnekler veriliyorsa Türkiye baskısında İstanbul, Ankara, İzmir örneklerini görebilirsiniz. Bu konuda hassas olan yazar, yayınevi, çevirmen ya da her kimse “Ermeni Soykırımı” yerine “Ermeni Sorunu” yazabilir miydi?
Dün, Yarın ve Bugün. Başka bir deyişle, Homo Sapiens, Homo Deus ve 21. Yüzyıl için 21 Ders: Yuval Noah Harari'nin muhteşem üçlüsü. Harari yine bilgi dolu bir kitapla bizimle buluşuyor. Üstelik, kişisel fikirlerini bizimle diğer kitaplarında olduğundan daha fazla paylaşıyor. Bununla birlikte, diğer kitaplarından aşina olduğumuz, çeviri yapılan dile uygun yerelleştirmelere bu kitapta da devam edilmiş. Gerçekten de 21 ders var kitapta. Bazıları şöyle: Büyüdüğünüzde işsiz kalabilirsiniz, tanrı artık milletin hizmetinde, insanların aptallığını küçümsemeyin, kimi yalan haberler kalıcıdır, hayat bir anlatı değil. Bu 21 ders beş bölümde ele alınmış. Bunlar: Teknolojik Zorluk, Siyasi Zorluk, Umut ve Umutsuzluk, Hakikat, Direnç.
Harari'yi objektif olmaya gayret eden bir yazar ve bilim insanı olarak görüyorum ama bu kitabın son bölümüyle beni şaşırttı. Özellikle, kitabın Direnç ismini taşıyan kısmında, bugüne kadar bildiğimiz her şeyin, özellikle uhrevi dünya ile ilgili olarak bize öğretilenlerin birer "anlatı" olduğunu söylerken, kendisinin her gün iki saat meditasyona zaman ayırması tuhaf geldi. Yahudi toplumuyla ilgili verdiği bazı bilgiler de oldukça ilginç. Örneğin, Sebt günü.
Kitap, yakın gelecekte insanlığı bekleyen aslında öngörülemez ama bir nebze tahmin edilebilir teknolojik, siyasal ve toplumsal olayları, dünyanın karşı karşıya olduğu küresel ısınma tehdidi altında ele alıyor. İlk kısım bazı okuyuculara "kendini tekrar ediyor" izlenimi verebilir. Okumaya devam edin derim. Her sayfasında altı çizilecek en az bir cümle bulacağınızı söyleyebilirim.
Yeterince tatmin etmeyen bir kitap. Beni tatmin etmedi, doyurmadı. Ufkumu açtığını söyleyemem, kitabı alırken beklentim bu yöndeydi. Düşünce dünyamı genişletmesini bekledim.
İlk bölümlerde güzel, akıcı, ilgi uyandırıcı bi anlatım var. Bi yerden sonra kitap kilitleniyor. Bilindik şeyler sürekli tekrar edildi. Sıkıcılaştı. Ve son 50 sayfayı filan okumadım. Bana bişey katmadığını farkettim.
Merak edenlere keyifli okumalar.
Çıkar çıkmaz satın alışım Yuval Noah Harari'nin kalemine ne kadar güvendiğimi gösteriyor. Bu sefer de güvenim boşa çıkmadı ve kitaba hayran kaldım. Detaylı inceleyecek olursak; önceki iki kitaptan daha genel olarak günümüz dünyasının sorunlarının ve olası çözümlerinin ele alındığını görebiliriz. 21 ayrı başlıkta inceleniyor bu sorunlar ve çözümler, başlıklar arasında bir bağlantı olduğu için okumada herhangi bir kopukluk olmuyor. Paylaştığım alıntılardan da anlayacağınız gibi kitabın birçok yerinde durup "İşte bu." dedim, altını çizdiğim cümleler, üzerine düşündüğüm fikirler cabası. Çeviri ve yazım hataları var ama bunun sorumlusu da Kolektif kitap. Sonuç olarak Harari'nin diğer kitaplarından geri kalır bir yanı yok bunun da, şimdiden keyifli okumalar.
Öncelikle şunu söylemek gerekirse birçok okur tarafından beklentileri yüksek olan bir kitap olan bu eser, maalesef tam bir hayal kırıklığı. Günümüzde yaşanmış ve gelecekte yaşanabilecekler hakkında farklı bir yorum bilgilendirme beklentisine girdiğim bu eserde, herzaman duyduğumuz, yeri geldiği zaman dostlar konuştuğumuz, tartıştığımız bilgiler dışında farklı birşey bulamadık bu eserde. Yorumlar alışılagelmiş ve çok da aydınlatıcı bulamadım. Ekolojik tehdit ve teknolojik sıçrama ile nükleer silahlanma konuları ilgimi çekti diyebilirim. Ama sonuçta bir emek verilmiş her eser okunmayı hakeder kanısındayım...
Harari Harari ve Harari. İşte tüm mesele bu. Dehasına daha kaç kez hayran olabilirim diye düşünürken bir yandan da her gün yeni kitap çıkarması için dua ediyorum. Harari’yle tanışmadıysanız bir an önce tanışın, tanıştırın! Açık zihinlere ihtiyacımız çok.
Bu da yuval noah harari’nin son kitabı.
Ted konuşmasıyla tanıdığım bi yazardı kendisi. İnsanlık tarihine yön vermiş büyük olayları anlatış tarzıyla hayata bakış açısı çok farklı bir bilim insanı .en azından teddeki konuşmalarını izlerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız .Tarih kitaplarına elim gitmiyordu bir türlü ama macera kitabı okur gibi okuduğumu söyleyebilirimm..
Her ne kadar Harari, "Son dönemlerde şamanların ve mucize yaratan peygamberlerin yerini biyologlar ve cerrahlar aldı." diyerek göz kırpsa da, geçmişe yönelik muhteşem 'HomoSapiens' ve ondan birkaç adım geride kalan 'HomoDeus'un ardından üçüncü kitabı '21.yüzyıl için 21ders' şimdiye yönelik, kendini tekrarlayan ve HomoDeus dan da geri kalan bir güncel tarih kitabı. Ama gene de bu adamın sizi rahatsız edebilecek gerçekleri tokat gibi yapıştırmasını seviyorum.
Medyayı tekeline alan oligarşi tüm başarısızlıkları tekrar tekrar başkalarının üzerine atıp dikkati hayali ya da gerçekdışı mihraklar üzerine çeker.
Dünya giderek daha da karmaşıklaşıyor ve insanlar ne olup bittiği hakkında ne kadar cahil olduklarını algılayamıyorlar. Bunun sonucunda meteoroloji ya da biyoloji hakkında neredeyse hiçbir şey bilmeyen biri, kalkıp iklim değişikliği ve genetiğiyle oynanmış ekinler hakkında siyasi önerilerde bulunabiliyor; haritada Irak ya da Ukrayna'nın yerini gösteremeyecek insanlar, bu ülkelerde ne yapılması gerektiği konusunda son derece kesin görüşlere sahip olabiliyorlar. İnsanlar cehaletlerinin ayırdına pek varmazlar çünkü kendilerini, benzer düşünen arkadaşlar ve düşündüklerini olumlayan haberlerden oluşan bir yankı odasına kapatırlar ve odada inançları durmadan desteklenirken neredeyse hiç sorgulanmaz.
Siyasetçilerin müzisyenleri andıran bir yanı vardır ve çaldıkları enstrüman insanların duygusal ve biyokimyasal sistemidir.
"Hayattan beklentiniz belliyse, teknolojinin o şeyi elde etmenize yardımı dokunur. Ama hayattan ne beklediğinizi bilmiyorsanız, teknolojinin amaçlarınızı şekillendirmesi ve hayatınızın kontrolünü ele geçirmesi çok kolaydır. Özellikle de teknoloji insanları daha iyi anladıkça, o size hizmet edeceğine siz ona hizmet eder hale gelirsiniz hızla. Suratları akıllı telefonlarına yapışmış şekilde sokaklarda dolaşan zombileri gördünüz mü? Sizce onlar mı teknolojiyi kontrol ediyor, yoksa teknoloji mi onları?"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
21. Yüzyıl İçin 21 Ders
Baskı tarihi:
1 Eylül 2018
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052205082
Kitabın türü:
Orijinal adı:
21 Lessons for the 21st Century
Çeviri:
Selin Siral
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kolektif Kitap
Baskılar:
21. Yüzyıl İçin 21 Ders
21 Lessons for the 21st Century
21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. İngiltere ve ABD’yle eşzamanlı olarak yayımlayacağımız 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Tanrı geri mi dönüyor?

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?

Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?

Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?

Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?

Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?

Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?

Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Yayıma Hazırlayan: Eda Çaça
Kapak Tasarımı: Deniz Akkol / Kolektif Tasarım
Sayfa Düzeni: Semih Büyükkurt

Kitabı okuyanlar 172 okur

  • Batu Güney
  • Gizem Tüyene Aksoy
  • Gökhan Alkan
  • metehan aydın
  • Mehmet Salih AKÇA
  • İsa
  • Simularkrlarınkraliçesi
  • Kamil Güllü
  • M. ϜϓſϞ ^-^
  • Savaş Tanrıverdi

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37 (37)
9
%24 (24)
8
%18 (18)
7
%10 (10)
6
%5 (5)
5
%2 (2)
4
%1 (1)
3
%1 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları