30 Ağustos Hatıraları Mustafa Kemal, Fevzi Çakmak, Salih Bozok, Muzaffer Kılıç, Cevat Abbas Gürer

8,0/10  (2 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
31 gösterim
  • Baskı Tarihi:
    2000
  • Sayfa Sayısı:
    124
  • Çeviri:
    Nurer Uğurlu
  • Yayınevi:
    Cumhuriyet Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 3 Alıntı

İsmail Aldemir 
14 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

1924 senesinin 30 Ağustosunda Dumlupınar'da Başkumandanlık Meydan Muharebesinin ve zaferinin yıldönümünü tes'id için Gazi Mustafa Kemal'in de hazır olacağı büyük bir tören tertip olunmuştu. Neden sonra bu törene iki fırka askerin de iştirâki pek muvafık olacağı fikri ortaya çıktıysa da icrasında müşkülâta uğranıldı. Birer fırka asker Dumlupınar'a İzmir'den ve Konya'dan gelebildi. Halbuki bu kadar kuvveti oralardan buraya nakletmek için tahsisat yoktu. Bu zorluk önünde şöyle diyenler oldu:

- Şimendiferler için tahsisat yoksa fırkalar yürüyerek gelsinler. Dumlupınar'dan bir haftada İzmir'e giden bu asker değil miydi?

Fikir yürümedi. Çünkü çok geçmeden anlaşıldı ve üzerinde ittifak edildi ki, Dumlupınar'dan İzmir'e giden askerler zafer kanatlarıyla uçmuşlardı. O zaman bu gidiş mümkündü, şimdi aynı yolu tersine yürüyerek katlamak kolay değildi!

30 Ağustos Hatıraları, Kolektif30 Ağustos Hatıraları, Kolektif
Cafer Yaşar Karabulut 
23 Ara 2017 · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

...efendiler, harp, muharebe, nihayet meydan muharabesi yalnız karşı karşıya gelen iki ordunu çarpışması değildir. Milletlerin çarpışmasıdır. Meydan muharebesi milletlerin bütün mevcudiyetleriyle, ilim ve fen sahasındaki seviyeleriyle, ahlâklarıyla harslarıyla hülâsa bütün maddî ve manevî kudret ve faziletleriyle ve her türlü vasıtalarıyla çarpıştığı bir imtihan sahasıdır. Bu sahada, çarpışan milletlerin hakiki kuvvet ve kıymetleri ölçülür. Netice yalnız kuvveti cismaniyenin değil, bütün kuvvetlerin, bilhassa ahlâkî ve harsî kuvvetin tefevvukunu mertebei sübuta vardırır. Bu sebeple meydan muharebesinde yenilen taraf milletçe ve memleketçe, bütün mevcudiyeti maddiye ve maneviyesiyle mağlûp edilmiş sayılır. Böyle bir âkibetin ne kadar fecî olabileceğini tahmin edersiniz. Mahvü izmihlâl yalnız cidal sahasında bulunan orduya münhasır kalmaz. Asıl ordunun mensup olduğu millet feci âkıbetlere uğrar. Tarih, başlarındaki tacidarların, harîs politikacıların birtakım hayalî emellerle, vasıtası mevkiine düşen müstevli orduların, müstevli milletlerin uğradığı bu nevi fecî âkibetlerle malâmâldir.

30 Ağustos Hatıraları, Kolektif (Sayfa 14)30 Ağustos Hatıraları, Kolektif (Sayfa 14)
İsmail Aldemir 
14 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Trikopis tekrar derin derin düşünüyor.
Sonra:

- Bizim Anadolu'da işimiz ne idi? diyor. Bizim menfaatimiz Balkanlar'da, Makedonya'da, Adalarda olabilir amma Anadolu'dan bize ne? Ne diye bizi oralara gönderdiler. Aradan bunca yıl geçti. Şimdi insan maziyi çok daha iyi görebiliyor. Çok daha sağlam hükümlere varabiliyor. Şimdi artık itiraf etmekten çekinmiyorum. Bizim Anadolu savaşında hiçbir menfaatimiz yoktu. Biz yabancı devletlere âlet olduk. Sizden de, bizden de bunca insan öldü. Bu kadar şehit verdik Sonunda ne oldu? İşte bugün kardeşiz. Hata idi Anadolu harekâtı. Hem de muazzam bir hata..."

30 Ağustos Hatıraları, Kolektif30 Ağustos Hatıraları, Kolektif