4 Hane 1 Teslim

·
Okunma
·
Beğeni
·
867
Gösterim
Adı:
4 Hane 1 Teslim
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
404
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750519970
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Sabri gitgide korkusunu yenip dedesinin kara ve kırışık suratına yaklaştı, yaklaştı, yaklaştı... Yaklaştıkça görünen arttı. Kurumuş çatlamış toprakları gördü Sabri dedesinin yüzünde. O topraklarda yan yana oturmuş, el çırpıp türkü söyleyen, yüzü kaba fakat yüreği narin adamlar gördü. Dedesinin yüzünde engebeleri aşarak ağır ağır yürüyen hayvanları gördü. Kırmızı akan nehirleri gördü. Yağmur duasına çıkmış köylüleri gördü ve nihayet gözünden bir damla yaş düştü. Teneke Mahallesi'nden Bostancı'da bir apartman dairesine. Nalân, Baki'den illallah etti Baki de Nalân'dan. Bitmeyen bir hır gür. Erkekler ve erkeklikler… Bahçede tuhaf bir kara kedi… Sonra yıllar geçmiş, çocuklar büyümüş, gençler yaşlanmış, yaşlılar bu dünyadan göçüp gitmiş… Meyhanede bir masa. Bir ucunda Sabri diğerinde Gabriel Garcia Marquez… Sabri rakı içiyor, fısıl fısıl konuşuyor Gabo'yla.

"İnsan babasını sırf babası olduğu için sevmek zorunda mıdır?" Nalân bağırıyor oğluna, şaşkın ve öfkeli, "Hâlâ utanmadan baba diyorsun o şerefsize!"

4 Hane 1 Teslim babalar ve oğullarının, anneler ve kızlarının, sersefillerin, arafta kalanların, hayallerinden uzağa düşenlerin romanı… Haneler, aileler… Dualar ve beddualar… Eyüp Aygün Tayşir, efsunlu bir dilin maharetli yazarı… Yeni ve geleneği bilen… İlk roman.
404 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Yeni tanıştığım bir yazarın ilk olmasına rağmen çok güzel bir kurguyla, başarılı ve akıcı bir üslubu olan güzel bir kitabını okudum.
Kısa bir araştırma sonucu kitabın adını, Türk musikisinden aldığını görüyoruz.
“Saz eserlerinde en büyük form peşrevdir. Fasıl adı verilen takımda ilk olarak daima peşrev icra edilir. Peşrev formu, genellikle dört haneden meydana gelir. Her hanenin sonunda ‘Teslim’ adı verilen bir bölüm bulunur. Teslim ise makamın bitişi olduğundan ‘Durak’ perdesi ile son bulur. “
Tam da adına uygun bölümlerden oluşan bir eser.

70’ler, 80’ler ve 90’larda geçen roman üç kuşağı kapsıyor. Türk aile yapısını anlatan kitap bu nedenle tamamen bizden bir konuyu, bizim hikayemizi ele almış. Hem hüzünlü hem de keyifli bir yolculuğa çıkarıp ev ev gezdiren büyülü bir atmosfer. Ortak hayatın paylaşıldığı insanların sağlıklı bir geçmişi ya da yüksek bilinci olmadığı takdirde gelecek nesillerde nasıl bir yansımaya sebep olacağını anlatan muazzam bir kurgu. En çok da çocukluğuyla arasında derin uçurumlar açılmış, anne-baba olmuş ama kendi çocukluklarını unutanları düşündürüyor.

Beş bölümden oluşan hikaye dört ayrı hanede geçiyor ve teslim bölümünde karakterin kendiyle hesaplaşmasıyla son buluyor.

Kitapta çok fazla karakter var ayrıca şiveli konuşma biraz abartılı olmuş, okurken çok fazla zorluyor. Onun dışında kitap genel olarak güzeldi, özellikle de son kısmı oldukça etkiliydi.
2016 yılı SabitFikir dergisinin en iyi 50 kitabından biri seçilen bu güzel romana bir şans verilip okunmalı diyorum o yüzden gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.
404 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Hadi 1973 yılı İstanbul'una gidelim. 21 yaşındaki Nalan bir evlilik yapıp ayrılmış ve ikinci evliliğini de gazete ilanıyla tanıştığı Baki ile yapıyor. Kitabımızın ana kahramanı Sabri de onların çocukları.
Romanı çevreleyen konular; ayrılık, geçim sıkıntısı, cehalet, kültür farklılığı, aile içi şiddet, sevgisizlik, nesil çatışması. Özünde baba oğul gibi görünen hikayede güçler arasındaki hiyerarşiye dikkat çekiyor ve ara ara sorgulatıyor da yazar; karı koca, baba oğul, Allah kul.. 
Marquez den etkilendiğini söyleyen yazar son bölümde kendisini misafir etmiş. Kitap Sabit fikirin 2016 yılı en iyi 50 kitap listesinde yer alıyor. Bir de yazarın ilk kitabı. Yazmadan önce yoğun bir araştırmaya giren Tayşir kitabı dört yılda tamamlıyor.
Bu arada kitabın isminin de bir hikayesi var. Yaklaşık yirmi yirmi beş yılı okuyoruz ve bu süre içinde aile başka başka evlere taşınıyor. Aynı zamanda ara ara karakterlerle beraber şarkılar dinliyoruz pilli radyolardan, walkmanlerden. Hem bu hane değisikligine uygun olsun diye hem de kitapla müziği harmanlamak isteyen yazar, isim olarak saz semailerinin bestelenme şekli olan 4 Hane 1 Teslimi seçmiş. Okuyucuya bu romanla birlikte bir saz semaisi dinlettiğini düşündürtmek istemiş. Tabi ben bunu bu incelemeyi yaparken öğrendim :)
Günlük yaşamdan izler taşıyan kitapta beni çocukluğuma götüren detaylar oldu. Benzetmeler betimlemeler çok iyiydi. Türk aile yapısını anlatan bu tarz kitapları seviyorum
 
404 syf.
·Beğendi·8/10
Anlatımı, üslubu çok güzel ve sürükleyici bir kitap.
Hanelerin devamlı, bir şekilde mutsuz olmasına olan şikayetim, aslında benim dünya görüşümün eksikliğini gösterir bir şikayetmiş, teslim kısmını okurken anladım.
İçime işleyen bir hikâye oldu.
404 syf.
·Beğendi·8/10
Hayatın içinden sıradan insanlar. Sen ben yani hepimiz yer alıyoruz kitapta. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği sıcacık bir roman. Evlilikleri başarılı olamamış Nalan merkezli olan ve sonra Oğlu Sabri odaklı devam eden sürükleyici bir romanı okumak benim için güzel bir okuma deneyimi oldu. Tavsiye ederim. Böyle güzel kitapları keşfetmek ayrıca keyif verici
404 syf.
·22 günde·Beğendi·Puan vermedi
Eyüp Aygün Tayşir'in Tuhaflıklar Fabrikası kitapağacısabitfikirkulübü okuma listemizde.
Çok uzun zamandır kitaplığımda bekleyen, arkadaşlarımın ısrarla tavsiye ettiği 4 Hane 1 Teslim'i Tuhaflıklar Fabrikası'ndan önce okumalıydım elbette.️Okuyacağımız kitapları biz seçsek de okuma sırasını bazen kitaplar belirliyor.
Roman uzun yıllara yayılan bir aile öyküsünü anlatıyor.Aile bir ileri bir geri değişmez bir döngü yaşıyor hem yaşadıkları evlerle hem de ebeveyn çocuk ( bariz bir şekilde baba-oğul ilişkisi merkez) ilişkileriyle.
Ruhu sakat anne babalar, ruhu sakat anne babalar yaratıyor.Gecekondudan apartmana taşınış, gecekonduya dönüşle sonlanıyor.
4 Hane kitabın 4 ana bölümünü temsil ediyor, teslim kısmı ise son bölümü.
Son bölümde anlatım, kullanılan dil tamamen değişiyor.İlk dört bölümde olaylar ve kahramanlar romanı sırtlayıp götürürken, son bölümde ne oluyor böyle diyorsunuz.Zorlu bir okuma bekliyor okuru.Bunu çok ilginç buldum.
Kitapta sık sık ortaya çıkan kedilerin neyi temsil ettiğini bilmiyorum ama memleketine gitmek için dilenen yaşlı kadın, bahsettiğim hiçbir şeyin çok da değişmediğine dair sağlam bir ironi.Yaşlı kadın geçmişte de yaşlı, yıllar sonra da yaşlı.Aynı zaman parçasının tekrar tekrar yaşandığı gerilim filmlerini düşündürdü bu yaşlı dilenci bana.
Tuhaflıklar Fabrikası'nda nasıl bir anlatım, nasıl bir dil bekliyor okuyucuyu, merak ediyorum.
404 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Eyüp Aygün Tayşir ile tanıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum çünkü okuduğum muhteşem bir romandı. Başlamadan önce bu kadar kaliteli bir kitap okuyacağımı hiç beklemiyordum. Sayfalar ilerledikçe bitmesinden korkmaya başladığımı farkedip hızımı yavaşlatmam mı desem farklı şeylerle ilgilenip okumayı unutmuş gibi yapmam mı her yolu denedim ve güzel şeyler çabuk biter klişesini yaşadım. Bu yazarın ilk kitabı. Evet İLK! Bir yerde yakalayıp "yazıyorsun değil mi bak boş oturma, bekleyenler var" demek isterdim. Tanıyanlar varsa iletsinler rica ederim. Kitaba gelirsem; Teneke mahallesinde Nalan ile başlayan hikaye deli Baki ile devam ediyor ve Sabri ile resmen şahlanıyor. Muhlise Hanım, Sümbül, Ağah Bey ve daha bir çok karakteri kitabın baş kahramanı gibi okuyorsunuz. Yazar hepsine o kadar emek harcayıp bizlere lanse etmiş ki başrol onun sanıyorsunuz, bu kitap onun hikayesi sanıyorsunuz. Eğer gerçekten bir Sabri varsa ve bunların hepsi yaşandıysa hiç de yaşamak istemediğim bir hayatı okudum ve gerçekten üzüldüm. Cehaletin, hırsın, sevgisizliğin, aile kavramının bazı insanlar içim boşluğunun çok güzel bir yansımasıydı bu. Tebrikler Eyüp Aygün Tayşir sen yaz ben okurum bu saatten sonra.
404 syf.
·6 günde·9/10
Bazı kitaplar vardır hiç bitmesini istemezsiniz okurken 4Hane 1 Teslim de o kitaplardan.
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen kurgusu anlattıkları o kadar gerçekçi ki daha ilk cümlesinden yakalıyor okuyucuyu.Bütün karakterler tek tek iyi aktarılmış okuyucuya kitabı kapattığınızda hepsi gözünüzde canlanıveriyor adeta geleceğin Orhan Pamuk’u olacak türden bir yazar bana göre.
Nalan’ı Baki’yi Sabri’yi Muhlise Hanım’ı Raşit Amcayı ve daha fazla karakteri çok severek okuyacaksınız .
Hiç düşünmeden alacağınız çok akıcı sürükleyici bir ilk roman.
İlk zamanlar çok şaşırmıştım, sonra anladım ki şaşırmak yanlış; eğer bir insanın yaptıklarına gerçekten şaşırıyorsan onu hiç tanımamışsın, hangi koşulda, nasıl davranacağını anlamamışsın demektir. Kendi körlüğümüzü fark edemeyip insanları değişmekle suçluyoruz.
Eyüp Aygün Tayşir
Sayfa 87 - İletişim Yayınları
Unutma! Yol hep aynı da olsa görebileceklerin her yolculukta değişir ve görünenlerin altında yatan değişmezlik ancak hazır olanlara görünür.
Eyüp Aygün Tayşir
İletişim Yayınları
Dünya kuruldu kurulalı aynı şeyler yaşanıp duruyor. Biz ileri gittik sanırken, bir yörüngede dönüp duruyoruz. Aynı yerden iki kere geçmeye ömür yetmiyor diye aynı yerden iki kere geçilmez sanıyoruz.
Göklerde kartal gibiydim
Kanatlanmdan vuruldum
Mor çiçekli dal gibiydim.
Bahar vaktinde kırıldım.
_ Sabahattin Ali, Göklerde Kartal Gibiydim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
4 Hane 1 Teslim
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
404
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750519970
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Sabri gitgide korkusunu yenip dedesinin kara ve kırışık suratına yaklaştı, yaklaştı, yaklaştı... Yaklaştıkça görünen arttı. Kurumuş çatlamış toprakları gördü Sabri dedesinin yüzünde. O topraklarda yan yana oturmuş, el çırpıp türkü söyleyen, yüzü kaba fakat yüreği narin adamlar gördü. Dedesinin yüzünde engebeleri aşarak ağır ağır yürüyen hayvanları gördü. Kırmızı akan nehirleri gördü. Yağmur duasına çıkmış köylüleri gördü ve nihayet gözünden bir damla yaş düştü. Teneke Mahallesi'nden Bostancı'da bir apartman dairesine. Nalân, Baki'den illallah etti Baki de Nalân'dan. Bitmeyen bir hır gür. Erkekler ve erkeklikler… Bahçede tuhaf bir kara kedi… Sonra yıllar geçmiş, çocuklar büyümüş, gençler yaşlanmış, yaşlılar bu dünyadan göçüp gitmiş… Meyhanede bir masa. Bir ucunda Sabri diğerinde Gabriel Garcia Marquez… Sabri rakı içiyor, fısıl fısıl konuşuyor Gabo'yla.

"İnsan babasını sırf babası olduğu için sevmek zorunda mıdır?" Nalân bağırıyor oğluna, şaşkın ve öfkeli, "Hâlâ utanmadan baba diyorsun o şerefsize!"

4 Hane 1 Teslim babalar ve oğullarının, anneler ve kızlarının, sersefillerin, arafta kalanların, hayallerinden uzağa düşenlerin romanı… Haneler, aileler… Dualar ve beddualar… Eyüp Aygün Tayşir, efsunlu bir dilin maharetli yazarı… Yeni ve geleneği bilen… İlk roman.

Kitabı okuyanlar 56 okur

  • Melike koç
  • Nilay Ayvalı
  • Çağrı tuz
  • Y. Serkan Tuncer
  • ahsen
  • Efsun Elif Yurtsever
  • Özlem Akbaş
  • Didem
  • Nurgül
  • Banu dilek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.2 (6)
9
%37.8 (14)
8
%35.1 (13)
7
%10.8 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0