40 Şiir ve Bir

·
Okunma
·
Beğeni
·
2451
Gösterim
Adı:
40 Şiir ve Bir
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
ISBN:
6059908733
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Bu sabah şu denizi kirala, mavi
mavi hatırlayalım birbirimizi,
bu öğlen güneşi kirala da bir
daha soğukluk girmesin aramıza,
bu ikindi tembelliği kirala, belki
gölgesinde kedin olurum senin,
bu akşam bahçeyi kirala, elimizde
büyüsün gül, menekşe, yasemin,
bu gece uykuyu kiralarsan, rüyama
yalnız senin gözlerini konuk ederim,
bu bahar bu gövdeyi kirala, vücut
kitabında tozlandı kelimelerim.
(Tanıtım Bülteninden)
68 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Şiir böyledir biraz Mavi biraz NAR ve Sevgiler NARMAN....

Dışından başlayarak anlatmalı. Çünkü bu adam bir Nar. Baştan sona kimsenin görmediği Mavi bir Nar...
Narman dedim içimden okurken. Denize yavaş yavaş açılır gibi önce kapağı alıyor insanı serinliğine ve sonra götürüyor derinliğine.
Hatıralarını şiire döktüğünü belirtiyor
Ve diyor ki
-" Bu hatıra defteri başıma yeni şiirler açacak demektir."
Bana da Mavi bey demişti bir kaç güzel insan fakat bu şiirlerin içinde kayboldukça bu mahlasa sahip olacak kişinin kim olduğunu gördüm.
Hangi alfabeyle yazılırsa yazılsın hangi yazım tekniği ve rengi kullanılırsa kullanılsın tüm dizeleri Maviydi bu güzel abinin..

"Bütün kadınlar şiiri bir kadına terk eder "

Belki de beni en çok düşündüren kısımdı bu. Ne demek olabilirdi bu. Aynı şey biz erkekler için de geçerliyse şiirlerimiz hangi kadının kaleminde mürekkebi kurumuşcasına kaldı.

Şiirlerden alacağımız var demektir bu. Öyle değilse bu Beckett'ı haklı kılar. Ne olur haklı çıkma Beckett.

Kadınlar, Erkekler ve şiirler diyordum ki
"Atın beni içimden kimse yok artık "
Bu dize sen nereye der gibi çıktı karşıma. Hasretin o namussuz ezgisi aklıma küfürler getirdikçe ve küfretmek kötü birsey olduğundan şiir yazmaya başladım bende. Ne zaman birinin ayak izlerini hissetsem en derinde böyle güzel şairler tutar oldu elimden. Evet küfretmek toplumsal bir suçtur ama şiir değil.
Keşke dedim ama Füruğ ile Haydar el ele tutuşabilse. Bir Farid Farjad ezgisi ile..
Madak Haydar abiyi düşlerken Muhsin abi de onun elinden tutsa Burçak' abla yı yok sayarak...
Neyse efenim üstünüzde beyaz bile olsa içinizdeki narı dürtsün güzel insanlar..
Maviyle kalın. Şiirle ve Sevgilerle....
68 syf.
·5 günde
"Mavi diye yazılır; sen diye okunur..."

"Eylem Okur ve Mavi Kelebek'in gözünden mavinin seyri.."

Mavi iki heceden oluşuyor olsada anlamı kimine göre gökyüzü, kimine göre bulut, kimine göre su, kimine görede denizdir..

Bazen insan içinde buluduğu rûh halini anlatmak isterken, anlatacak kelimeler bulamaz.

Kelimeler birer anahtar görevini görürken kapıları açıp ardındaki bilinmezliklere bir
fener gibi ışık tutup aydınlatmak ister.

Ancak insan bulunduğu  rûh halini anlatacak bir kelimeyi bulamadığı gibi oda da ışıkla aydınlanmaz..

Zihinde var olan kelimeler ile bir savaş verilsede sonuç olumsuzdur.

Çünkü: hiçbir kelime tam olarak anlatılmak istenene karşılayacak nitelikte bir anlam ifade etmez.
Sonra durup derin bir nefes alındığında tek bir  kelime çıkar ortaya ve o karmaşayı darma duman eder.

Satır satır  anlatılacak cümleler ya da saatler süren bakışmalara gerek kalmadan.
Tek bir söz söylenir "maviyim" diye. Ve sonra anlaşılmak için beklenilir.

Çünkü maviyi bilen biri bilir ki;
Mavi bazen gökyüzü gibi bulutlu, bazen deniz gibi durgun, bazende bulut gibi yağışlı olmaktır..



 Mavi;sevinçleri, hüzünleri, umutları içerisinde barındırdığı bir hava ya da bir gökkuşağıdır.
Bazen hüzün kaplarken maviyi bazende umut sarkar nefesinde.. Mutluluk selinden akan güzelliktir mavi.



 Elbette her güzellik gibi şiirde almıştır nasibini maviden:
Kadın deniz, adam ada, hem bütün adalar kadınla ıssız hem adam kadının ortasında tenha, bir kuğu bile bir kez olsun kendi etrafında kirlenmeden dönemiyorsa bu dünyada neyi yazacaksın sevgilim,yaz!




 Cemal Süreya'nın şöyle bir sözü vardı:
"Şiir yaz. Şiirdir kişiyi kurtaran...
Birde sevgiler kurtara bilir." diye. O halde

"Bu şiir bir şeye benzeyecekse en çok
Unutulmuş bir şehre benzesin isterim
Hiç kimse görmemiştir çünkü orada
İnce çatılı alnına acıya siper edip
Evinin yolunu gözleyen yakışıklı bir "Gezgin"!
Bu şiir yarıda kalacaksa, ıssız kalsın
İsterim, benimde sessizlikten başka bir anlam bulmayan şu kelimelerim
Ve kağıttan bedeni şiirden ince ruhuna iliklensin...
Bu şiir bir yağmuru çağıracaksa,kül
şiire düşmeden seni çağırsın isterdim."





  "İnsan hayli üzgün bahçelerden geçmese şiir yazar mı?"diye sormuş Haydar Ergülen.

Evet bu sorunun cevabını ne kadar merak ediyor olsamda aklıma Nazım Hikmet Rân'ın şiirinden bir kısım geliyor o da şu:


"Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
Fakat asla ümitsizliği değil..."

 Ümidin olduğu yerde her zaman mavi hüküm sürer

Mavinin olduğu yerde de solgun bahçeler bulunur mu?


...dalımdan tut, benimde yapraklarım var
güneşli gövdene müjde eli kulağında bahar,
benimde şiirlerim var aşk konulu, senin
O şehri sevmene benziyor, seni sevmeye benziyor...
Bir şehri kıskanıyorum, benim böyle neyim var?

****


Ve "Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye?" diye bir soru daha sormuştu
Haydar Ergülen
yanıtını Cemal Süreya olsaydı şöyle cevap
verir miydi acaba?

Şiirin birimi sözcüklerdir. Şair sözcüklere dayanarak yazar.

Sözcük nedir?

Sözcük aynı zamanda duygudur, düşüncedir, hayatın bütünüdür.

****

  Sözcükler kırık olsalarda kalbin en güzel ilacıdır aynı zamanda.

Kalp nice acemi olsada başkası kadar kıramıyor kendini, sağolsun, kırmadı beni sökükleri, yırtıkları bir bir onardık!

Ama kalbim sana bir şey söylemek istiyorum.


"Saatler nasıl yorulmazlarsa işlemekten
Sen de yorulmuyorsun ey kalbim büyümekten."
(A.Erdem Bayazıt)


Bir hadise için yüz rüyaya katlanan senin gözlerin! Öyle gözyaşından olan var mı öyle servet döker gibi, hem uyanma rüyadan, incilerin gözden olacak, hem uyanıp ne olacak?


Maviyi görüyorsak rüyada ne sakıncası var ki?

Soruyor Mavi Kelebek ne sakıncası olur ki maviye bakmanın, gözleri delicesine koyu olan bir kuyunun dibine inerken..

"Bir ima battı şimdi bu cümleden bir ima doğdu bundan" derdi mavinin adamı.

Tam da yağmur yağarken şu deli gönlüme. Tam da yağmur dinmeden Tabibi ararken gökyüzünde..

Gel(me)di iki sese esir etti kendini ondan arar olduk ya gözlerdeki maviyi. Ne kadar koyu olsa da içindeki gözbebeği denizi anımsattı her seferinde kıyısında şiir yazan sevgiliye...

Kiralama bu şiiri, şairin olurum yoksa! Derken bile ayrılığın rengine boyadı maviyi. Ne kaldı ki geriye;

"Atın beni içimden kimse yok artık! Diye bıraktık kendimizi gecenin rengiyle boyanan kalplere... Ve ayıkladılar bizi... Pirinci taşla yüzleştirdiler rüyayı gözle... Benden yabancıyı çaldılar ondan beni..."

Eylem Okur'un inci tanelerinden biri..
https://youtu.be/3oopwCHapq0

Mavi Kelebeğin incilerinden biri ..
https://youtu.be/JQmk-cSgHcE
68 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Öncelikle adındanda anlaşıldığı üzere bir kırk yaş kitabı. Ayrıca olgunlaşmanın analizi ve şiirin aşk olduğunun bilincinde olup direk onu hissettiğim, şairin dil ve üslubunun tamamen kusursuz olduğu buna istifaden başarıyla uygulayanın Harika bir şair olduğu kesin. Küçük İskender’in bir yorumuna dikkat çekerek devam ediyorum. Zekâ kavramının şiire uygulanış biçimini sevdim ben de onun gibi.Her zeki insan şiir yazabilir değil de her zekâ bir şiire verilemez. Bakın ne diyor Haydar: “Beni de gizle ey nar bin âşığın biri gibi!” Tamamen anlatıyor burada olayın uyarlanış şekli ve şairin tarzının duygu hitabının da ağırlıklı olduğu, zeki bir şairin duygularını içtenlikle ifade edişinin tamamen cömertliği olsun merhameti olsun beni derinden etkiledi. Son olarak kardeşliğe önemi de gözden kaçırılacak bir husus değil. Okuyup şiirerlerinin her mısrasını epey derinden yaşadığım bir kitap oldu.
68 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kitap alamayan çocuklara kitaplar hediye edeceğim Youtube kanalımda, kitaplardaki alıntılar hakkında videolar hazırlıyorum. Destek olmak isterseniz abone olabilirsiniz: http://bit.ly/alintilarlayasiyorum

Kapağı gibi masmavi dizeler.

Bahadır Bayrıl'ın da dediği gibi bir dize şairidir Haydar Ergülen. Yahya Kemal'in mısra haysiyetimdir demesi gibi, Haydar Ergülen'e göre de yalnızlığı, kızı olan Nar'ı, şiiri onun haysiyetidir.

Dizelerinin ayrı ayrı hepsinden birer kitap çıkartılabilecek nitelikte olan 40 Şiir ve Bir, empatinin sınırlarını zorluyor. Kimse birbirine üstünlük sağlamaya çalışmaz. Çünkü bahçe-avlu da ev-oda da baba-oğul da birbirleriyle anlam kazanan kavramlardır.

Erdal Doğan'ın da kendisi hakkında dediği gibi şiir yalnızlıktır, aşk da öyle. Hem şair de yalnızdır. Ama kendi ruhunun tezahürünü şiirlerinde gösterebildiği kadar yalnızdır.

40 Şiir ve Bir, bütün şiirlerinin yalnızları oynadığı bir orkestra gibi sanki. Orkestra şefi Haydar Ergülen ve bütün enstrümanlarına ayrı ayrı hak veriyor hünerlerini sergilemeleri için. Anlamların kurgusundan sözcüklere giden bir şair olmayı başarabilmesi için de enstrümanları olan dizelerin sırrını bize harika kişileştirmeleriyle açıklıyor.

Ne kadar şanslıyız ki onun yaşadığı dönemde, onun bize anlatmaya çalıştığı mavilikleri okuyabiliyoruz.
68 syf.
·23 günde·Puan vermedi
Ne zaman bir yağmur yağsa hemen Haydar Abi gelir aklıma sorsalar kaç kitabını okudun diye sadece bir ama
"40 Şiir ve Bir" öylesine mavi öylesine sevdalı..
..
"Mavi bir yağmurluğun da olsa şiirden ıslanırdın!" Diye diye bisikletimin pedalını sürerdim kimsesizliğe. Her gittiğim yer onunla, ansızın durup bir noktadan okurdum şiirini seslice..
(İnsanlar anlamıyordu bu deli hallerimi ne de olsa anlaşılmak için yazılmadık maviye) Tam gidicem diyorum bir şiir daha önümü kesiyor sanki bisiklet yarışındasın ve senin hızından etkilenen herkes önüne bir buket koyar gibi geçiyor dizeden..
..
"Nereye?
Bir hayal arası bile vermeden bir filmden diğerine koşturur gibi böyle?"
ve ona onun sözüyle ikramda bulunuyorum o anda
" Sözlerime gülecek kadar yakınıma gelecek birini aramaya.."

Hoşgeldin
demek istiyorum bende belki maviye belki de bir şiire.. Kim bilir bir gün diyerek sürüyorum kendimi hiçliğe...
"Üç yanım kara benim bir yanım ıssız

denizsiz, vapursuz, yolcusuz, susuz.."
Ülehyn denizi görmedik diye maviyi de unutacak değiliz ya diyerek göğü liman belledik kendimizce. (Bizim şehirde kimse görmez denizi vapuru ama hep "Boğulayazarlar karanın sözleriyle açıldıkları şiire" neden bilmem..) velhasılı yürü git uzaklara derken hooop (İsmail abi gelmiyor tabii, keşke gelse..) yerde bir çocuk görüyorum hiiii dizi yaralı bisikletten düşmüş sanırım o da giderken uzaklara, yakalandı yağmura..

İşte diyor Haydar Abi " Benim çocukluğum şurda duruyor, pek uzağa gitmedi, sen bulut ol o yağmur.." diye kaldırıyorum kendi çocukluğumu yerden .. dizindeki kırmızı renkse maviye boyalı yağmur yıkadı şiirle orayı diyerek yürüyorum usulca. Elimde Mavi varken daha bir cesaret alıyor insan ve bağırıyorum düştüğüm noktadan hayata

"YOK MU GELEN ÇOCUKLUĞA YOK MUSUN?"...
...
Haydar Abi anlatılarak bitmez bende sizin dizleriniz kanamasın ama her kanayan yerinize bir mavi konsun ki unutmayalım çocukluğumuzu ve soruyorum yok musunuz?...
68 syf.
·6 günde·Beğendi·6/10
Ergülen’ in özel baskı olarak yayımladığı bu kitabında eserin dış tasarımından başlayarak ilerlediğimiz her sahife içimize ılık ılık mavilikler getiriyor. Şiirlerinin adı genelde günlük yaşamda sıkça kullandığımız isimlerden oluşuyor. Bu kadar hayatilik okurda kitapla sanki evvelinden tanışık olma hissiyatını doğuruyor. Özellikle Sis, Abdal, Kısa şiirleri en beğendiklerim... bir şiirden daha fazla şey barındıran o nadide cümleler hariç. Hiç etki yaratmayan şiirlerde var elbette. Fakat genel anlamda kitap hayatın koşturmacasından yorulmuş durup nefeslenmek isteyen bir benlik için ideal bir durak oluveriyor.
68 syf.
·154 günde·Beğendi·8/10
Haydar Ergülen modern Türk şiirinde gözden kaçmaması gereken bir güzellik...onun şiirlerinde ruh var, hayat var, özlem var, sevda var...çok severek okuyacaginiza eminim
68 syf.
·Beğendi·9/10
Diyebileceğim bir çok şeyden vaz geçip...okumazssaniz bir cok şey kaybedeceginiz diyeyim sadece... üstünde yağmurdan başka hiçbir şey yoktu
anlam olmak için yeterince çıplaktın
şiirin nasıl bir şey olması gerektiğini
hatırlatıyordu gözlerin, sana böyle inandım:
ben inanmak için şiir yazıyorum, gözlerin
cihangir'i hatırlatıyordu, hayal içinde fakir
üsküdar'dan o rüyaya baktım: maviydin
bir özletip bir geri çekiyordun denizlerini!
usul usul inandım güzelliğin hatırına yağan
yağmurun üstümüzde hakkı vardır, inandım
uzak bir mavi kızın gözlerindeki bulut
burada içimize yağacaktır, inandım, mavi
bir yağmurluğun da olsa şiirden ıslanırdın!
gövdene de böyle inandım, duruydu, şiirin
nasıl bir şey olması gerektiğini hatırlatıyordu:
öyle çıplaktın ki içinde şiirden başka
hiçbir şey yoktu, gövden neyi hatırlatıyorsa
ona inanıyorum, beni hatırılamasa da, biliyorum
bazı uzaklıkların hiç mektup beklemediğini...

bazı şiirler de bekleyemiyor yağmurun dinmesini!
68 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Mavi bir yağmurluğun da olsa şiirden ıslanırdın diyen üstad, benim için yeri her zaman ayrıdır Ergülen'in. Masmavi şiirler yazarken öyle bir hissettirdi ki bize acının en sevimli hallerini, biz kederimizi unuttuk mutlu olduk bir mavi görünce. Kesinlikle okunmalı!
68 syf.
·3 günde·10/10
İster kapağından başlayın, ister isminden, isterseniz ödüllerini saymaktan... 1997 Behçet Necatigil şiir ödülü, 1997 Cahil Külebi şiir ödülü ve Akdeniz Altın Portakal şiir ödülü 1998 gibi ödüllerle dolu; kapağında

Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız / göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır. / ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir.

diye kapak dizesiyle başlayan bir kitap daha nasıl anlatılabilir.

Özel baskı olarak, yazarın yaşına ithafet basılmış bu eser incecik ama tamamen doyurucu bir özelliğe sahip. Şiirlerin isimleri gündelik yaşamla birebir örtüşüyor. İsimler üzerinden mükemmel bir kurguyla mecazları ve örtülü bir anlatıma yüklenmiş kelimeler.

Aralarda tamamı büyük harflerden oluşan cümleler vurucu bir etki yapıyor. Kişileştirmeler tam bir sanat eseri. Üslüp, edebiyat hepsi bir sanat eseri.

Mutlaka tavsiye edeceğim eserlerden...
68 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Haydar Ergülen benim için (Birhan Keskin'le birlikte) tam manada idoldür her zaman. Şiir deyince aklıma gelen efsane ikilidendir ve bu kitabı okuyunca "40 şiir"i kadar, "ve bir..." kısmına da hayran oldum. Ergülen sanki başka şiir okumayalım diye yazıyor bunları :)
68 syf.
·2 günde
Haydar Ergülen... 40 şiir ve bir...
Hani bir kitap okur, bitirir, kitabı kapatıp elinizle kapağını bir okşarsınız ya, içinize dokunmuştur çünkü ruhunuza... 40 şiirde aynı öyle oldu benim için kapattım kapağını elimle bir süre okşadım kapağını, içeriği kadar kapak görseli de bunda etkili oldu ama her şiirinde kendimden o kadar şey buldum ki, o kadar zarif o kadar naif dizeler içeriyor ki bam telime dokundu.
Sanırım eşine ithaf olunmuş bir kitap ve bu ithaf öyle güzel öyle ince kurgulanmış ki tam bir zerafet örneği. Sevginiz daim olsun...
Şiiri seven herkesin okuması gerektiğine inanıyorum.

Keyifli okumalar...
Çocuk ki kaybolmuş bir şiirin nakaratıdır
onu terkediyorum, beklemediğim bir mektubu
terkederken ve terkederken beni ıssız
adası arkadaşlığın, bu gövdeye taşınacak
eski bir ruh arıyorum, bu kâğıttan kaygıyı
susturacak ağır bir söz arıyorum, çoğu bana
sayılsın, boş kalsın kâğıtta bir yerim varsa

Boşluğuna kıyacağım ne kaldı kâğıttan başka?
Sevgilim, güzel yazım, ince randevu
verirsen bana: Adam evdir, kadın avlu
yaz! Ben sana açılayım, sense sokağa
yaz, beni de bir ince vakte ayarla,
bir adam adası varsa oraya bırak,
ister ıssız bırak, uğurla, dilersen uğra,
su gibi yaz: Kadın deniz, adam ada,
hem bütün adalar kadınla ıssız hem
adam kadının ortasında tenha, bir kuğu
bile bir kez olsun kendi etrafında
kirlenmeden dönemiyorsa bu dünyada
neyi yazacaksın'sevgilim, yaz! Ucu
kırılmaya doğru açılmaktaysa kalemin,
yükselmekteyse şiirin adasındaki sular da!
İşte ıssız adalar bir bir kadınlarda boğuldu,
en iyisi denizin yuttuğu bir adam oldu...
Dünya avlumuz olsaydı da evler gibi
yüzyüze bakabilseydik orada, yaz ve açıl
sevgilim, güneş bir avlu daha kazansın sende
denize de benden bir adam daha...

Güzel avlumsun benden sokağa açılsan da!
Eksiği çok olan şiir söylesin, dize değil ey şairler kupon biriktiriniz! Ne yedek yerine geçiyor dize, ne biriktirince şiir solgun bir gül oluyor
Hem gül de biriktirdiği yok kimsenin kimseye,
...
Şiir değil şikayet burçlarındanız.
Haydar Ergülen
Sayfa 28 - Kırmızıkedi
Şimdi yanık şekerim sert, hayat ondan da dert,
ben zaten tiryakiyim, ayrılık aşktan da berbat!
Ah karamela, şekerim, aşk tatlı da insanlar berbat!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
40 Şiir ve Bir
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
ISBN:
6059908733
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Bu sabah şu denizi kirala, mavi
mavi hatırlayalım birbirimizi,
bu öğlen güneşi kirala da bir
daha soğukluk girmesin aramıza,
bu ikindi tembelliği kirala, belki
gölgesinde kedin olurum senin,
bu akşam bahçeyi kirala, elimizde
büyüsün gül, menekşe, yasemin,
bu gece uykuyu kiralarsan, rüyama
yalnız senin gözlerini konuk ederim,
bu bahar bu gövdeyi kirala, vücut
kitabında tozlandı kelimelerim.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 225 okur

  • İsmet Katı
  • Hafsa Arslan
  • Emine
  • Hande
  • Dilsoj
  • Burak Yürekdelen
  • Osman Bodur
  • Özlem Uçar
  • murat koçhan
  • Ayşegül Gündüz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%50
25-34 Yaş
%35.7
35-44 Yaş
%7.1
45-54 Yaş
%3.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73
Erkek
%27

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.2 (25)
9
%27.5 (19)
8
%13 (9)
7
%13 (9)
6
%5.8 (4)
5
%2.9 (2)
4
%1.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%0