50 Soruda Görelilik Kuramları

·
Okunma
·
Beğeni
·
106
Gösterim
Adı:
50 Soruda Görelilik Kuramları
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
266
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055888114
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilim ve Gelecek
Bilim ve Gelecek Kitaplığı 50 Soruda dizisi, bilimin temel kuramlarını ve kimi alanlarını, popüler ve temel düzeyde anlatan kitaplardan oluşuyor.

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi İbrahim Semiz, dizinin "50 Soruda Görelilik kuramları" adlı kitabında özel ve genel görelilik kuramlarını herkesin ilgisini çekebilecek biçimde anlatıyor. Özel ve genel görelilik kuramları, insanoğlunun evrene bakışını değiştirmiş, devrimsel yenilikler getirmiştir. Sezdirdiği düşünsel ufuklarla da bilimin en heyecan verici konularındandır. Semiz kitabında, bu kuramları herkesin anlayabileceği sadelikte anlatmak ve metni "sürükleyici" hale getirmek için her türlü araçtan, örneğin evrenbilimden bilimkurguya uzanan sıra dışı temalardan yararlanıyor.

Yazarın, konuyu en basit çerçeveden başlayarak genişletirken geçtiği kimi sorular şöyle:
Galileo göreliliğiyle Einstein özel göreliliğinin ilişkisi ne? Ya Einstein'ın Newton'u yanlışladığı gibi yarın birisi de Einstein'ı yanlışlarsa? Newton'un hareket yasaları nedir; veba salgını sayesinde bulundukları doğru mudur? Özel göreliliğin nesi özel? Işık hızı neden gözlemciye göre değişmez? Zaman genleşmesi nedir; hızlı giderek genç kalabilir miyim? Uzay-zaman nedir? Kütle ile enerji arasında ne ilişki var? Işıktan hızlı giden nesneler olabilir mi? "Genelçekim kuvveti" aslında yok mu? Eğri uzay-zaman ne demek? Evrenin genleşmesi ne demek? Nereye doğru genleşiyor? Her şey mi genleşiyor? Ben de genleşiyor muyum? Kara delik nedir? Kara delik başka evrenlere ya da evrenin uzak köşelerine geçit olabilir mi? Ne olacak bu evrenin hali? Bu bilgiler ne işime yarayacak?
İçerisinde gayet güzel bilgiler vardı, ama en azından görelilik kuramıyla ilgili bir makale okumuş olmanız lazım ve sözelciyseniz bazı yerlerde ağzınız açık kalakalırsınız.

Altını çizmediğim sayfa yok gibi, iyi güzel, ama çok sinir olduğum bir konu var: Örnek olarak gösterilecek şekiller, fotoğraflar, grafikler vb. ilgili sayfadan, 5-6 sf önceye konulmuş, geri dönüp bul, sonra onu da incele, aklın dağılıyor tabi. Bu sorun e-kitap olarak okuduğum için mi oldu, anlamadım ama hiç hoş değil.
Bilimsel bilgi üretmede amaç, doğayı, evreni tanımak, onun işleyiş kurallarını anlamaktır; çoğu zaman bilimcinin dürtüsü, sadece meraktır. Sonuçta bu evrende yaşadığımıza göre, onu daha iyi anlamak mutlaka eninde sonunda bir işe yarayacaktır, ama bilimci bu yararın (ya da kullanımın) ne olabileceğini çoğu zaman kestiremez. Maxwell bilgisayarı öngörebilir miydi?..
İşte bu yüzden bilimsel bilgiden fayda talep etmek yersiz ve gereksizdir. Çünkü zaten doğa ile ilgili faydasız bilgi diye bir şey yoktur. Uygulamadan en uzak olduğu düşünülen matematik dalı olan -ki matematik bilimden çok bir dil sayılabilir- sayı kuramının bile bugün kriptoloji, yani şifreleme alanında uygulamaları var… Faydalı-faydasız bilgi ayrımı yapmaya çalışmak, bilimin gelişimini kösteklemekten başka bir işe yaramaz.
Bana göre hızla giden bir araba, sen giden bir otobüste otururken, sana göre ne yapıyordur? Benim falanca frekansta duyduğum sesi ya da gördüğüm ışığı, sen hangi frekansta duyar ya da görürsün? Duyar ya da görür müsün? Bunları, yani senin olayları nasıl gördüğünü/duyduğunu, sana sormadan bilebilir miyim? Sen ve ben bir arabanın, kuşun, merminin... hareketini, ışığın ya da sesin davranışını aynı şekilde mi anlarız?
Görelilik kuramı, bu soruların cevaplarını araştıran bir düşünce disiplinidir. Ancak, bu soruları yalnızca fizik (dolayısıyla doğabilimleri) açısından ele alır, felsefi yönleriyle ilgilenmez.
Şu koskoca evrenin karşısında ne kadar küçük, ne kadar önemsiz olduğumuz... Ama bir taraftan, biraz da olsa gururlanıyorum insanlık adına: O küçücük toz zerresinin üzerinde yaşayan bizler, bu küçüklüğümüze, önemsizliğimize karşın, temel bir seviyede de olsa, bu koskoca evreni anlayabiliyoruz… Bence bu da çok güzel bir duygu…
Göreliliğin Türkiye’de yazılı olarak benim bildiğim en erken bahsedilişi, 1919’da Mehmed Âkif’in Safahat’ının altıncı kısmı olan “Asım”ın sonundadır. Âkif 1916 yılında Berlin’e gitmişti, orada duymuş olabilir:
Yarının ilmi nedir, halbuki? Gayet müdhiş:
“Maddenin kudret-i zerriyesi” uğraştığı iş.
O yaman kudrete hakim olabilsem diyerek,
Sarf edip durmada birçok kafa binlerce emek.
Onu bir buldu mu, artık bu zemin: başka zemin.
Çünkü bir damla kömürden edecekler te’min
Öyle milyonla değil, nâ-mütenâhi kudret!
[kudret-i zerriye: zerrelerin (atomun ya da kütlenin) enerjisi (aslında “kudret” enerji demek değildir ama, o kadar kusura bakmayacağız); nâ-mütenâhi: sonsuz]”
Yani herkes diyebilir ki, “Vaktim olsa, yeterince çaba göstersem, bir de anlatan olsa, ben de Güneş’in nasıl ışık verdiğini ya da bir pilin nasıl çalıştığını ya da deterjanların nasıl üretildiğini ya da kara delikleri anlayabilirim.” Yani biz bilimciler, bir anlamda insanlığın dünyayı/evreni anlamadaki vekilleri oluyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
50 Soruda Görelilik Kuramları
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
266
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055888114
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilim ve Gelecek
Bilim ve Gelecek Kitaplığı 50 Soruda dizisi, bilimin temel kuramlarını ve kimi alanlarını, popüler ve temel düzeyde anlatan kitaplardan oluşuyor.

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi İbrahim Semiz, dizinin "50 Soruda Görelilik kuramları" adlı kitabında özel ve genel görelilik kuramlarını herkesin ilgisini çekebilecek biçimde anlatıyor. Özel ve genel görelilik kuramları, insanoğlunun evrene bakışını değiştirmiş, devrimsel yenilikler getirmiştir. Sezdirdiği düşünsel ufuklarla da bilimin en heyecan verici konularındandır. Semiz kitabında, bu kuramları herkesin anlayabileceği sadelikte anlatmak ve metni "sürükleyici" hale getirmek için her türlü araçtan, örneğin evrenbilimden bilimkurguya uzanan sıra dışı temalardan yararlanıyor.

Yazarın, konuyu en basit çerçeveden başlayarak genişletirken geçtiği kimi sorular şöyle:
Galileo göreliliğiyle Einstein özel göreliliğinin ilişkisi ne? Ya Einstein'ın Newton'u yanlışladığı gibi yarın birisi de Einstein'ı yanlışlarsa? Newton'un hareket yasaları nedir; veba salgını sayesinde bulundukları doğru mudur? Özel göreliliğin nesi özel? Işık hızı neden gözlemciye göre değişmez? Zaman genleşmesi nedir; hızlı giderek genç kalabilir miyim? Uzay-zaman nedir? Kütle ile enerji arasında ne ilişki var? Işıktan hızlı giden nesneler olabilir mi? "Genelçekim kuvveti" aslında yok mu? Eğri uzay-zaman ne demek? Evrenin genleşmesi ne demek? Nereye doğru genleşiyor? Her şey mi genleşiyor? Ben de genleşiyor muyum? Kara delik nedir? Kara delik başka evrenlere ya da evrenin uzak köşelerine geçit olabilir mi? Ne olacak bu evrenin hali? Bu bilgiler ne işime yarayacak?

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Fatma Zehra Göktaş
  • Sude Köseoğlu
  • Seyidhan Yalçın
  • Ahmet ZG
  • Umut
  • Halil İbrahim
  • Mustafa İbrahim Aksu
  • Cevat Mert Çetin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%33.3 (1)
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0