58 Gün : Mustafa Kemal ile Filistin'den Anayurdun Dağlarına

·
Okunma
·
Beğeni
·
186
Gösterim
Adı:
58 Gün : Mustafa Kemal ile Filistin'den Anayurdun Dağlarına
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
509
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756047033
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ulus Dağı
Taif, İskenderiye, Tulkerim, Cenin, Nasıra, Nablus, es-Salt, Rayak, Baalbek, Halep, Katıma... Bize çok yakın ve bir o denli de uzak kentler! 15 Eylül 1918’de İskenderiye’nin dar sokaklarında başlayan 58 günlük yürüyüşün durakları...
Bir şiirinde “...eski zaman şeyhlerinin/sona ermesin diye saltanatları/ve kurulacak diye petrol ziftine bulanmış demokrasi/ölmemeli/buradakiler ve oradakiler” diyen Mustafa Yıldırım, Ortadoğu’nun son büyük işgalini araştırırken “Ulus Dağına Düşen Ateş”i tutuşturan kıvılcımı Filistin vadilerinde buldu. Akdeniz kıyılarından Tukan şatosuna yürüdü, Gerizm dağında Samarit kızı güzel Asu’nun sevda çığlığını duydu.

Issız vadilerde, gökten inen ateş içinde yürüyen, yaslandığı kayadan doğrulup tayyarelere söylenen Mustafa Kemal’e rastladı. Şeria ırmağının karanlık sularını onlarla birlikte geçti, Aclun dağlarında çalı bülbülünü birlikte dinledi. Lübnan dağında, Aliye istasyonunda uzun kirpikli Duriz güzeline gülümsedi. Büyük işgalcilerin yalanlarının Der’a istasyonunda, Barada ırmağında, Halep sokaklarında kanla yıkanışını, Rabuva geçidinde ‘ranger’ acımasızlığını yaşadı. Taif’te “Ehabbüke!” diye çığlık atan kızın elinden aldığı gül tohumunu, Seydi Beşir kumlarında sevgiyle büyütüp Tulkerim’de, Felluce’de ağlayan küçük çocuklara uzattı.

Hanedanın İstanbul’dan Limni adasına, oradan Çanakkale kıyılarına uzanan teslimiyetine karşı ıssız ovalarda, İskenderun limanında ve Toroslarda yakılan isyan ateşi... Gerçeklerin içinden süzülüp gelmiş 58 günde binlerce yıllık bir serüven; acısız sevdalar ve sonsuz barış için karanlığı yakmaya çağıran sarsıcı, sorgulayıcı, sürükleyici, lirik ve konusunda bir ilk...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Mekke'den beri İngiliz kuvvetlerinin koruması altında buralara dek gelebilen aşiret kuvvetleri, bu uzun yolculuğun Halep'te bir felakete dönüşeceğini anlayınca geriye Hama ve Assan'a doğru çekilmişlerdi.
Onları şaşırtan yalnızca askerlerin ve Haleplilerin direnci değildi. Filistin'de, Basra'da, Amara'da, Bağdat'ta on binlerce kayıp ve yüz binlerden fazla esir vererek dağılan bir ordunun birdenbire toparlanıp olağanüstü bir hırsla savaşmaya karar vermiş olmasıydı.
Kumandan (Mustafa Kemal), son derece yumuşak bir sesle "Kaybedecek vaktimiz yoktur, karargahlarımıza dönsek iyi olacak" dedi. Mareşal (Von Oppen) ile birlikte çıktılar. Mareşal Von Sanders'i Baalbek'e uğurlarken, içinden "Mareşal, kuzeyde bir müdafaa hattı kurulmasına karşı çıkarken, bir asker gibi mi karar vermişti?" diye soramadan edemedi.
Sorusunu kendi yanıtladı:
"Bu sorunun cevabını bilmek için İstanbul'da neler olduğunu öğrenmek gerek!"
Beyrut'a beklenildiği gibi istiklal verilmedi.
Faysal bin Hüseyin bin Haşimi, Şam'a girdi ve İngiliz gözetiminde kurulan askeri hükümetin başına geçti. Bu arada, Osmanlı ordusunun 8. Kolordu Kumandanı Miralay Yasin Hilmi, Faysal'ın idaresinde Erkanı Harp Reisi oldu.
Bunu duyan kimi zabitler, Ürdün'den çekilişte yaşanan olayları bir kez daha anımsamışlar ve bazıları, Teşkilat-ı Mahsusa'nın ne işe yaradığını sorup durmuşlardı.
Kumandan merakla sordu:
"Hayrola, neden durdunuz?"
"Haberler iyi değil! Binbaşı Rüştü'nün süvarileri İngilizlerin eline düşmüş."
"Haber önden giden süvari alayından mı?"
"Yok! Rüştü Bey' in süvarilerinden birini aşağılarda dolanıp dururken bulduk."
"Nerede çarpışmışlar?"
"Çarpışma yok! Bunlar nehrin ötesine geçmek üzere bir bedeviyi rehber edinmişler. Karşıya geçer geçmez Anzakların içine götürmüş bizimkileri. Bizim süvari alayından da haber yok."
Sıcak hava birden soğuyuvermişti. Arkalardan biri "Bu topraklar bundan böyle bize dost değil!" dedi.
Avustralyalı, Yeni Zelandalı, Keşmirli, Kanadalı askerler, Nablus çevresi dışında, ıssız ovaları fethedercesine at koşturmuşlardı. Kolayca ilerlemelerinde, istihbarat ağının, havadan yapılan keşiflerin ve özellikle otuz yılı aşkın bir zamandır yöreye yerleştirilen Yahudilerin, Osmanlı ordusundan ayrılanlardan oluşan rehber gruplarının katkıları yadsınamazdı.
Osmanlı ordusunda görevli zabitlerin gizli örgütü el-Ahd, Şam sokaklarında insan avına çıkan el-Fetat'ın militanları, aşiret elemanları ve onlara katılan kışkırtılmış çapulcular kentte Türklere saldırmaktadır. Şam iki gün önceki şen şakrak kent değildir artık.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
58 Gün : Mustafa Kemal ile Filistin'den Anayurdun Dağlarına
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
509
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756047033
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ulus Dağı
Taif, İskenderiye, Tulkerim, Cenin, Nasıra, Nablus, es-Salt, Rayak, Baalbek, Halep, Katıma... Bize çok yakın ve bir o denli de uzak kentler! 15 Eylül 1918’de İskenderiye’nin dar sokaklarında başlayan 58 günlük yürüyüşün durakları...
Bir şiirinde “...eski zaman şeyhlerinin/sona ermesin diye saltanatları/ve kurulacak diye petrol ziftine bulanmış demokrasi/ölmemeli/buradakiler ve oradakiler” diyen Mustafa Yıldırım, Ortadoğu’nun son büyük işgalini araştırırken “Ulus Dağına Düşen Ateş”i tutuşturan kıvılcımı Filistin vadilerinde buldu. Akdeniz kıyılarından Tukan şatosuna yürüdü, Gerizm dağında Samarit kızı güzel Asu’nun sevda çığlığını duydu.

Issız vadilerde, gökten inen ateş içinde yürüyen, yaslandığı kayadan doğrulup tayyarelere söylenen Mustafa Kemal’e rastladı. Şeria ırmağının karanlık sularını onlarla birlikte geçti, Aclun dağlarında çalı bülbülünü birlikte dinledi. Lübnan dağında, Aliye istasyonunda uzun kirpikli Duriz güzeline gülümsedi. Büyük işgalcilerin yalanlarının Der’a istasyonunda, Barada ırmağında, Halep sokaklarında kanla yıkanışını, Rabuva geçidinde ‘ranger’ acımasızlığını yaşadı. Taif’te “Ehabbüke!” diye çığlık atan kızın elinden aldığı gül tohumunu, Seydi Beşir kumlarında sevgiyle büyütüp Tulkerim’de, Felluce’de ağlayan küçük çocuklara uzattı.

Hanedanın İstanbul’dan Limni adasına, oradan Çanakkale kıyılarına uzanan teslimiyetine karşı ıssız ovalarda, İskenderun limanında ve Toroslarda yakılan isyan ateşi... Gerçeklerin içinden süzülüp gelmiş 58 günde binlerce yıllık bir serüven; acısız sevdalar ve sonsuz barış için karanlığı yakmaya çağıran sarsıcı, sorgulayıcı, sürükleyici, lirik ve konusunda bir ilk...

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • osman baykan
  • Emre Akdeniz
  • Çiğdem Kızılay
  • Berat
  • Levent Kızılay
  • Hasan Baybörek
  • Göktuğ
  • Serkan
  • Hacer özbay
  • Cumhur Salcı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.4 (4)
9
%11.1 (1)
8
%0
7
%11.1 (1)
6
%11.1 (1)
5
%11.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%11.1 (1)
1
%0