6 № -li Palata

·
Okunma
·
Beğeni
·
111,2bin
Gösterim
Adı:
6 № -li Palata
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
62
Format:
Karton kapak
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Vivo - Book
Çexovun “6 nömrəli palata” əsəri ictimai-fəlsəfi pro­blemləri iti şəkildə işıqlandıran xarakter daşıyır. Əsər vasitəsilə yazıçı bədii imkanlardan ustalıqla istifadə edərək, cəmiyyəti dağıdan ən əsas qüvvə olan insan şəx­siyyəti üzərində zorakılıq, hörmətsizlik, ona qarşı olan haqsızlıq və bəraət, cəmiyyətdə fərdin haqq-ədalət uğrunda mübarizəsi kimi mühüm problemləri aydınlaşdırmağa çalışır.
72 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Anton Çehov’un bu novellasının iskeletini Rusya’nın bir taşra kasabasındaki akıl hastanesinde hasta olarak yatan iyi bir eğitim görmüş İvan Dmitrıç ve Doktor Andrey Yemifıç arasındaki felsefi tartışma oluşturmaktadır.

İvan Dmitrıç maruz kaldığı adalet yoksunu kötü koşullara karşı çıkarken, Doktor Andrey Yemifıç bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantalitesine binaen bu serzenişe kayıtsız kalmaktadır. Gün olur devran döner Andrey Yemifıç’te akıl hastenesine kapatılır ancak o zaman İvan Dmitrıç’in haletiruhiyesini anlar lakin artık iş işten geçmiştir..

Çehov Altıncı Koğuş ile ülkenin sorunları ile ilgilenmek yerine onları uzaktan izlemeyi tercih eden Rus elit kesiminde durumsal bir farkındalık oluşturmayı amaçlamıştır..

Bence okunmaya değer ders çıkarılabilecek nitelikte gayet kaliteli bir novella..

Okuyunuz efendim..
72 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Bir akıl hastasıyla doktorun hayata, mutluluğa dair felsefi atışmalarını ve doktorun zamanla başına gelenlerden sonra yaşadığı iç çatışmayı ve dönüşümü konu alıyor. Akıl hastasının problemi benim de yaşadığım bir rahatsızlığa benzediği için ekstra hoşuma gitti, yer yer kendimle özdeşleştirdim. Zihninin ona yaptığı eziyete rağmen yaşama arzusu, hayata katılma çabası çok güzeldi. Okumayanlara tavsiye ediyorum.
72 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
Bir Anton Çehov kitabı olan ‘Altıncı Koğuş’ sayfa sayısı olarak kısacık bir hikaye, okuyucuya hissettirdiklerine bakılınca derin bir roman adeta. http://www.bumesele.com/...i-kogus-anton-cehov/
72 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitabı başlangıçta alırken, hapishane ile ilgili olduğunu sanarak almıştım. Hapishane olduğu kısmı doğruydu aslında; insan düşünmeye başlar yerli yersiz, düşündükçe aklını yitirir ve hapishanede yaşamaya başlar. İvan deliydi. Andrey ise, deli ile deli olandı.

Hayata dair düşünceler çok iyiydi kitapta. Acının hafife alınmayacağını, hayatın ciddiye alınması gerektiğini vurguluyordu. Hayatı sorgulatan diyaloglar vardı.

Sonunu "Zindan Adası" gibi olmasını bekledim. Kitapta deliyle deli olan bir doktor vardı, bu durum ayrı bir hava kattı kitaba.
72 syf.
·Puan vermedi
Altıncı Koğuş isimli bu novella 1892 yilinda  Anton Çehov tarafından yazılmış. Çehov Leninden Wolfa, Salingerden Bukowskiye kadar bir çok yazari etkilemeyi başarmış Pişkin ödülüne layık görülmüş Gorkinin derin övgulerine mashar olmuş Rus edebiyatının önemli yazarlarından birisi.

Bu kitapta dönemin çarlık rusyasinda burjuva ile ezilenler arasındaki derin uçurum çeşitli tartismalarla felsefi atismalarla anlatilmaya çalışılıyor. Kitabın en bariz konusu toplumun çürümüş yapısı ve zengin olmayanların insan yerinede koyulmadigi olarak ifade edilebilir.

Bununla birlikte kıtabin İlk yirmi sayfasında uzun karakter tasvirleri var. Sonraki bes on sayfada ana karakter doktor Yefimiç in varoluş krizleri ve dünya hayatı üzerine kafa patlamaları var. İşte tam burada insan kitabın içinde kalbolmaya başlıyor.

Derken birden bire piyasaya altıncı koğuşta ki "deli" Dimitriç piyasaya çıkıyor. Dimitric avazi çıktığı kadar bağırıp kapatıldığı deli hastanesi koğuşunu sorgularken Yefimiç ile uzun bir felsefi atışmaya giriyorlar... Bu tartışma konusu bakimdan varoluş tartışmasını barındırıyor olsa da Doktor Yefimiç in Deli Dimitriç i adam yerine koymamasi olaya toplumsal bir boyut kazandirip Zengin Fakir burjuva işçi ezilen meselelerini düşündürüyor. Zaten ilerleyen bölümlerde evine giden Yefimiç tartismanin etkisinden çıkamayip bir türlü Dimitriçi unutamıyor.... Bundan sonra ne söylersem spoiler olur. Zaten bahsettiğim seylerin hepsinin içi boş ve anlamsiz. Muhakkak okumaniz gereken kısa bir kitap. UCUZ, KİSA, EĞLENCELİ, BİLGİLENDİRİCİ. Daha ne olsun tam bizim topluma göre :))))))
72 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Çevremizde yaşanan acının bir başkasının duyduğu acının tarifini ancak ,kalbimizde,iliklerimizde ,beynimiz de ve ruhumuz da yaşadığımız da anlayabiliriz yoksa bize hepsi düzmece,sıradan ve olağandışı gelir...Başkalarının yaşadığı acıları ,ruhumuz da hissetmeden önce tepki vermemiz gerektiğini anlatıyor ......okunmalı
72 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Her şeyi çok mu biliyoruz? Yoksa gerçek delileri bile bulamayan cahilliğimizin cüretkârlığıyla hareket edip sadece kendimizi mi kandırıyoruz? İsmet Özel'in deyişiyle kaybedenler kazanıyor olmasın?
.
Lisede Yunan ve Latin klasiklerini temel alan bir eğitim gören Çehov Moskova'da tıp okumuştur, doktordur. 453 kişiyi hastanede, 536 kişiyi evde muayene etmiş de olsa 1982 yılında bu kitabı yazmıştır. Durum öyküleri ve tiyatro eserleri oldukça fazladır. Tolstoy'dan etkilenen yazar insanı baz alıp acılarına odaklanır, zaafları üzerinde durur. Basit sandığımız şeyleri anlatırken onun basitliğini artık hissedemez oluruz.
.
6. Koğuş'un girişi ve sonucu yoktur. Bittiğinde dahi kafamızda devam ettirdiğimizi farkederiz. Belki de bunun nedeni gerçekçi anlatımıdır. Rus kasabasında bir hastanede 6. Koğuş'ta hastalarla birlikteymişsiniz hissi verir.
.
Hastalarımızdan biri eğitimli İvan Dmitriç'tir. Anksiyete bozukluğu olan Dmitriç'i dinlerken gerçek "deli" o mu ben mi dersiniz. Zira doktoru Andrey Yetimiç de aynı düşüncelere düşmüştür. "Benim hastalığım, yirmi yıl içinde bütün kasabada tek bir akıllı adam bulabilmemdir. Ama o bir deli!" sözleri bunu en güzel anlatan ifadelerden olsa gerek. Tescilli ve tescilsiz delilerin olduğu şu dünyada akıl hastanelerindekilerin asıl delilier olduğunu kim iddia edebilir ki?
.
Acı ve adalet kavramları üzerine derin felsefi düşüncelere yoğunlaşırken, statükoya olan kızgınlığı derinden hissediyorsunuz. Dert ile barışmanın önemli olduğu şu dünyada insandan kaçıp kitaba sığınan ancak kitaptan kaçıp kendine döndüğünde acıdan başka bir şey bulamayan Dmitriç'in duyguları derinden hissedişi ile kayıtsızlığımız arasındaki karşılaştırmalar "olması gereken ne" sorusunu sordurur. Asıl vurgulananın farkındalık olduğunu düşündüren kitap doktorun da bu farkındalığa ermesi ile dışlanması sürecini net biçimde belirtir.
.
Düşünmeden düşünün, belki onlar yanlıştır. :)
72 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Benim bütün hastalığım yirmi yılda kasabada bir akıllı insan bulabilmem ve bu bulduğum kişinin de deli oluşudur. Bence kitabı özeti. Albert Camus'un Yabancı adlı romanında ki 'yabancılaşmadan' aşağı kalır yanı yok. Herkesin defalarca okumasını tavsiye ettiğim nadir kitapların arasında yer alacak...
72 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Çehov’un güçlü edebiyatı bu eserinde bizi sorubları gözardı eden ve kendinin başına gelmedikçe insanların problemlerini görnezden gelen burjuvazinin önemsemediği problemlerin içine hapsolup yok oluş hikayesini gözler önüne sermektedir. Net bir eser !
72 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Anton Çehov’un, bir doktorla akıl hastasının diyaloglarını ön planda okuyucuya sunduğu romanıdır.

Konuşmalar, genelde zihinsel sorgulamalardan yola çıkılarak gerçekleştiğinden, okuyucuyu derinlere götürüyor. Zamanı yönetemeyen ve bu yüzden birçok şeye zaman bulamadığından yakınan insanlığı, yavaşlamaya davet ediyor Yazar bu kitabıyla. Okuduğu, izlediği, gördüğü ya da yaşadığı şeyleri düşünmeyen, adeta robotlaşan zihinlerin çalışmaya ne kadar ihtiyacı olduğu bir gerçek. Yüzeyden derine giden yolu bulmak, zihni çalıştırmaktan geçiyorsa, çevremizi “akıllı” sıfatıyla başlayan elektroniklerin sardığı günümüz dünyasında, bu kitabın birçok insana ilaç gibi geleceğini düşünüyorum.

Gerçek tutsaklığın ne olduğu ve gerçek tutsağın kim olduğu konularına ışık tutuyor kitap. Manevi esaret mi yoksa maddi esaret mi gerçek esarettir? Zihindeki düşüncelerin etkisiyle, kendini yalnızlığa mahkum eden insanın, kapalı kapılar ardına mahkum edilmesinin o insana hissettirdiklerini, yaşamadan bilmenin imkansızlığı gün yüzüne çıkıyor kitapta.

Okuru kendi iç dünyasıyla baş başa bırakan bu güzel ve akıcı kitabı, herkese tavsiye ederim. Yaşama, ölüme, akıl ve deliliğe dair konular hakkında düşündürüyor ve sorgulatıyor. Keyifli okumalar dilerim.
72 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Çehov'un okudugum ilk oykusu ve Rus halkinin psikolojisi iyi tahlil edilmis ve okura sunulmus. Yefimic'in dustugu yanilgiya cogu zaman hepimizin dustugunu dusunuyorum felsefik olmasa da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamizdan kaynaklaniyor. Yefimic felsefik acidan dustugu bu yanilgiyi aci bir sekilde ogreniyor ve is isten gecmis oluyor. Okurken bircok cumlede insani dusunduruyor..
Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?
Anton Çehov
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
En acı ve kırıcı olan şey, bu hayatın acılara karşılık olarak mükafatla sona ermemesi. Operadaki gibi zaferle değil ölümle son bulacak olması.
Lanet olası hayat! En acı ve kırıcı olan şey, bu hayatın acılara karşılık olarak mükâfatla sona ermemesi. Operadaki gibi zaferle değil ölümle son bulacak olması.
Acıya karşı bağırarak, gözyaşlarımla cevap veririm. Yapılan alçaklıklara öfkeyle, iğrençliklere ise tiksinti duyarak tepki gösteririm. Bana göre bu hayatın ta kendisidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
6 № -li Palata
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
62
Format:
Karton kapak
Dil:
Azerice
Ülke:
Azerbaijan
Yayınevi:
Vivo - Book
Çexovun “6 nömrəli palata” əsəri ictimai-fəlsəfi pro­blemləri iti şəkildə işıqlandıran xarakter daşıyır. Əsər vasitəsilə yazıçı bədii imkanlardan ustalıqla istifadə edərək, cəmiyyəti dağıdan ən əsas qüvvə olan insan şəx­siyyəti üzərində zorakılıq, hörmətsizlik, ona qarşı olan haqsızlıq və bəraət, cəmiyyətdə fərdin haqq-ədalət uğrunda mübarizəsi kimi mühüm problemləri aydınlaşdırmağa çalışır.

Kitabı okuyanlar 29,6bin okur

  • niloya
  • Gulsen Musali
  • Fatima Taghiyeva
  • Maga Kerimli
  • Aisell
  • İsmayılzadə Gülgün
  • Kərimli
  • İbadzadə Turan
  • Huseyn Agayev
  • Juseyin Demir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0 (2)
9
%0 (3)
8
%0 (3)
7
%0 (2)
6
%0 (1)
5
%0 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları