70'lerin Tuvaleti

·
Okunma
·
Beğeni
·
212
Gösterim
Adı:
70'lerin Tuvaleti
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059491570
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Puslu Yayıncılık
Özkan Fuat

Baş ağrısıyla uyandığım sabahlardan nefret ederdim. Çünkü kendini öldürme işi biraz zorlaşırdı. Diğer herkesi yaşattığı gibi beni de acı yaşatıyordu. Yine de aynı geride bıraktığım sabahlar gibi uyanmıştım. Rutinime devam ederek baş ağrısını yavaşça dindirecek ve aynı yavaşlıkta bugünlük de ölecektim.

Süheyl Nadir Demir

Şimdilik polisçilik oynayan üniforma müşküllerinden ayrı bir yerde olmak ve kendi ekibimle çalışmak bütün polis işlerinden iyiydi. Yeni bir mevta haberine kadar beklemek sıkıcıydı elbette. Sokakları karış karış gezerdim beklemek yerine. Gezerken denk gelirim belki diye. Bu dönemde elma, erik ağacı gibi cesetler. Her köşe başında kurtlanırlar.

Celal Nafiz Kök

Boş bir odada ne yapar insan, bilemiyordum. Camın pervazındaki uçuşan tozları izleyerek, yan odada kalan iki arsız sevgilinin gıcırtılarını dinleyerek sabi adamı bekliyordum. Yatak gıcırtıları ve inlemeleriyle saatin tik takları ahengi yakaladı. Zihnimin içerisinde fikirler harbe tutuşmuştu ki o anın ahengini ve içimdeki harbi, kapı tıklaması bozdu. Sahiden böyle salaş bir ses nasıl bir sanat eseri bestesinin ilhamı olabilmişti ki? Hayret doğrusu!

Üç farklı dil,
Üç farklı hayat,
Üç karakter,
Dört final…

Yer altı edebiyatını, örneklerinden farklı bir yere taşıyan 70'lerin Tuvaleti; sıradan insanların, sıradan karanlıklarını sert bir dille gösterirken, ekolüne bağlı kalarak da yer altı edebiyatının işlevselliğine dikkat çekiyor.

Kral, Soytarı Donu Giyer'in yazarından.
208 syf.
·Beğendi·8/10 puan
3 farklı hayat...
Polis, gazeteci ve bir otel tuvaleti temizlikçisi...
70'lerde bir cinayet hatta belki birden fazla..
Peki bu 3 adamı bir cinayet nasıl bir araya getirebilir?
.
.
Yeraltı edebiyatı, argo ve küfürlü cümleler...
Ruhu olan akıcı bir kitaptı.
Bu 3 karakterle olay bağlansın diye beklerken bambaşka bir son oluyor.
Hayalinizde canlanan betimlemeler, sürükleyici bir olay örgüsü..
Karakterler öyle ilginç tipler ki cinayet bile olmasa bu kitabı merak içinde okurdunuz.
.
Güzel bir polisiye oldu benim için.
Yazarımızın anlatımını çok sevdim, oldukça orijinal.
Diğer iki kitabı da kitaplığımda mevcut , onları artık sabırsızlıkla en kısa sürede okuyacağım
.
Polisiye severlere tavsiye ederim
208 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
http://www.instagram.com/sanatdolusu
.
⭐Polis, gazeteci ve hayatını ruhsal çöküntülere alışık geçiren genç bir adam... Üç kilit karakter beklerken aslında bunların dışında belirleyici olan dördüncü bir kilit karakterin varlığıyla oluşturulmuş muhteşem bir kurgu.
⭐İsmi gibi 70'lerde geçen kitap,dönemin bakış açısını; bizlere, karakterler aracılığıyla birçok taraftan gösteriyor. Bunun yanında, inceden Rock'n Roll ruhunu da vererek kafanızda Pink Floyd'lar, Hendrix'ler yankılatıyor.
⭐Yazar, İstanbul'un aslında yeraltı sakinlerinin kök saldığı nice Avrupa şehrinden farksız olduğunu hissettiriyor okuyucuya. Kitapta, mekanların değil dönemin ruhunun hayatı nasıl değiştirdiği çok güzel işlenmiş.
⭐Kitap o kadar güzel ki; karakterler ve olaylarla ilgili bir ip ucu vermek istemiyorum.
⭐Özellikle yeraltı edebiyatında başı çeken Amerikan ve İngiliz yazarların eserleriyle yarışabilecek bir eser olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.
208 syf.
·2 günde
Her sabah hayata tepki olarak intihar fikriyle güne başlayan Özkan Fuat, çalıştığı ve zerre sevmediği Feza Otel'deki işine 1 Şubat 1975 sabahı da her zamanki ritueliyle başlamıştır. Fakat temizlediği tuvaletin içinden çıkan 'kesik el'le birlikte hayatı da alt üst olacaktır. Özkan Fuat'ın yanı sıra olayı çözmesi için görevlendirilen Süheyl Nadir Demir ve gazeteci Celal Nafiz Kök'un gözünden olaylar ele alınıyor ve 3karakter de başarılı bir şekilde tasvir edilmiştir. Gerek duygu durumları gerek fiziksel özellikleri olsun başarılı anlatılmıştı. Yeraltı edebiyatını ve sürpriz finalle biten kitapları seviyorsanız tavsiye ederim
Doğduklarının farkında olamayan insanların arasında yaşıyorum .Bir yanda elinde taş ve sopayla dünyalar kurup yakan insanlar diğer yanda ruhu mermi kovanını anca dolduran biz polisler...
"Geçtiğimiz sokak ve caddelerin cok fazla farkında olmadan yol bitmişti. Eziyete ve cefaya giden her yol kısa sürüyordu sanirim."
Mazhar Furkan Torun
Sayfa 12 - Puslu yayınları
"Benim sessizliğime bir anlam yüklemiş olacak ki cevap vermeden konuşmaya başladı. Bir seyler anlatmak isteyen insanlar genelde soruları da kendileri icin sorarlar."
Mazhar Furkan Torun
Sayfa 98 - Puslu yayınları
Baş ağrısıyla uyandigim sabahlardan nefret ederdim. Çünkü kendini öldürme işi biraz zorlaşirdi. Diğer herkesi yaşattığı gibi beni de acı yaşatıyordu
"Bir şekilde doğruyu yaparken bile yanlışa bulaşmak zorunda kalınca, artık doğrunun da pek bir önemi yoktu."
Mazhar Furkan Torun
Sayfa 164 - Puslu yayınları
"Burasi da böyleydi. Insanları, olayları, ağaçları, kuşları değişir ama biraz bekledikten sonra her şeyin aynı olduğunu görürdün."
Mazhar Furkan Torun
Sayfa 201 - Puslu yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
70'lerin Tuvaleti
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059491570
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Puslu Yayıncılık
Özkan Fuat

Baş ağrısıyla uyandığım sabahlardan nefret ederdim. Çünkü kendini öldürme işi biraz zorlaşırdı. Diğer herkesi yaşattığı gibi beni de acı yaşatıyordu. Yine de aynı geride bıraktığım sabahlar gibi uyanmıştım. Rutinime devam ederek baş ağrısını yavaşça dindirecek ve aynı yavaşlıkta bugünlük de ölecektim.

Süheyl Nadir Demir

Şimdilik polisçilik oynayan üniforma müşküllerinden ayrı bir yerde olmak ve kendi ekibimle çalışmak bütün polis işlerinden iyiydi. Yeni bir mevta haberine kadar beklemek sıkıcıydı elbette. Sokakları karış karış gezerdim beklemek yerine. Gezerken denk gelirim belki diye. Bu dönemde elma, erik ağacı gibi cesetler. Her köşe başında kurtlanırlar.

Celal Nafiz Kök

Boş bir odada ne yapar insan, bilemiyordum. Camın pervazındaki uçuşan tozları izleyerek, yan odada kalan iki arsız sevgilinin gıcırtılarını dinleyerek sabi adamı bekliyordum. Yatak gıcırtıları ve inlemeleriyle saatin tik takları ahengi yakaladı. Zihnimin içerisinde fikirler harbe tutuşmuştu ki o anın ahengini ve içimdeki harbi, kapı tıklaması bozdu. Sahiden böyle salaş bir ses nasıl bir sanat eseri bestesinin ilhamı olabilmişti ki? Hayret doğrusu!

Üç farklı dil,
Üç farklı hayat,
Üç karakter,
Dört final…

Yer altı edebiyatını, örneklerinden farklı bir yere taşıyan 70'lerin Tuvaleti; sıradan insanların, sıradan karanlıklarını sert bir dille gösterirken, ekolüne bağlı kalarak da yer altı edebiyatının işlevselliğine dikkat çekiyor.

Kral, Soytarı Donu Giyer'in yazarından.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Mavigibikitap
  • T.
  • Kitap Dolusu
  • derya nur hızarcı
  • Sertaç Endürlük
  • Burcu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%60 (3)
9
%20 (1)
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0