A Brief History of Neoliberalism

·
Okunma
·
Beğeni
·
473
Gösterim
Adı:
A Brief History of Neoliberalism
Baskı tarihi:
18 Ocak 2007
Sayfa sayısı:
254
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780199283279
Dil:
English
Ülke:
United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland
Yayınevi:
Oxford University Press Publishing
Baskılar:
Neoliberalizmin Kısa Tarihi
A Brief History of Neoliberalism
Neoliberalism--the doctrine that market exchange is an ethic in itself, capable of acting as a guide for all human action--has become dominant in both thought and practice throughout much of the world since 1970 or so. Writing for a wide audience, David Harvey, author of The New Imperialism and The Condition of Postmodernity, here tells the political-economic story of where neoliberalization came from and how it proliferated on the world stage. Through critical engagement with this history, he constructs a framework, not only for analyzing the political and economic dangers that now surround us, but also for assessing the prospects for the more socially just alternatives being advocated by many oppositional movements.
256 syf.
'Özgürlük de diğerleri gibi bir sözcük sadece...'
'Herhangi bir düşünme şeklini egemen hale getirmek için hem sezgilerimize, içgüdülerimize, değerlerimize ve arzularımıza, hem de içinde yaşadığımız toplumsal dünyanın barındırdığı olasılıklara hitap eden bir kavramsal aygıt geliştirmek gerekir. Bu kavramsal aygıt başarıya ulaşırsa sağduyumuza öyle yerleşir ki, olağan sayılır ve sorgulanmaz kabul edilir.

Neoliberal düşüncenin kurucuları, politik idealler olan insan hassasiyeti ve bireysel hürriyeti temel aldılar, 'medeniyetin merkezi değerleri' kabul ettiler. Akıllıca bir tercihti, zira bunlar gerçekten ikna edici ve baştan çıkarıcı idealler. Sonra dediler ki, bu değerler sadece faşizm, diktatörlük, komünizm tehdidi altında değil, seçme özgürlüğüne sahip bireylerin yargıları yerine kolektif yargıları koyan her türden devlet müdahelesinin tehdidi altındadır.

Pek çok insan 11 Eylül'ü doğrudan bu fikre bir saldırı olarak yorumladı. O korkunç günün birinci yıldönümünde, 'Özgürlüklerin geliştiği barışçı bir dünya' diye yazdı Başkan Bush, 'Amerika'nın uzun dönem çıkarlarına hizmet eder, ölümsüz Amerikan ideallerini yansıtır ve Amerika'nın mütteklerini birleştirir. [...] Özgürlüğün ezeli düşmanları karşısında zafer kazanmasını sağlama fırsatı insanlığın elinde [...] Amerika Birleşik Devletleri bu yüce görevde liderlik sorumluluğunu memnuniyetle kabul ediyor.' Bu ifadenin ruhu, kısa süre sonra yayımlanan ABD Ulusal Savunma Stratejisi belgesinde de yer aldı. Daha sonra Bush, 'Özgürlük, Tanrı'nın bu dünyadaki her insana armağanıdır,' dedi ve şunu da ekledi: 'Özgürlüğün yayılmasına yardım etmek, dünyadaki en büyük güç olarak bizim yükümlülüğümüzdür.'

Bush, Irak'a bahşedilecek özgürlüğün savaş için kendi başına yeterli bir gerekçe olduğu fikrine sarıldı. Iraklılar özgürdü ve gerçekte önemli olan tek şey buydu. Peki burada tahayyül edilen ne tür bir özgürlük? Zira kültür eleştirmeni Matthew Arnold'un uzun zaman önce nezaketle ifade ettiği gibi 'özgürlük binmesi çok hoş bir attır; tabi, eğer o atı bir yere sürüyorsan.' Peki, Irak halkının kendilerine silah zoruyla verilen özgürlük atını nereye sürmesi beklenmektedir?

19 Eylül 2003'te Irak'taki Geçici Koalisyon Yönetimi'nin başkanı Paul Bremer'in 'kamu teşebbüslerinin tamamen özelleştirilmesi, yabancı şirketlere Irak işletmelerinde tam mülkiyet hakkı verilmesi, yabancıların karlarının ülke dışına eksiksiz transferi [...] Irak bankalarının yabancı denetime açılması, yabancı şirketlere yerlilerle eşit muamele ve [...] hemen hemen bütün ticari engellerin ortadan kaldırılması' gibi ifadeler içeren dört emri resmi olarak duyurmasıyla, Bush yönetiminin bu soruya yanıtı ortaya çıktı. Söz konusu emirler ekonominin kamu hizmetleri, medya, imalat, özel hizmetler, ulaşım, finans ve inşaat da dahil bütün alanları için geçerliydi. Bir tek petrol (muhtemelen gelir getirici kaynak olarak özel statüye sahip olmasından ve jeopolitik öneminden dolayı) bunun dışındaydı. Emek piyasasıysa katı kurallara bağlanmalıydı. Kilit sektörlerde grevler etkili şekilde yasaklandı ve sendikalaşma hakkı kısıtlandı.

İşgalci gücün işgal edilen ülkenin varlıklarını korumak zorunda olduğunu, bunları satıp savamayacağını, bu emirlerin Cenevre ve Lahey Sözleşmelerini ihlal ettiğini savunanlar vardı. [...] ABD'nin atadığı Geçici Koalisyon Yönetimi'nin bir üyesi, 'serbest piyasa köktenciliğinin' dayatılmasını şiddetle eleştirdi ve bunun 'tarihi göz ardı eden kusurlu bir mantık' olduğunu söyledi. Bremer'in kuralları işgalci güç tarafından dayatıldığında hukuk dışı olabilirdi; ama 'egemen' bir hükümet tarafından onaylandığında hukuki hale gelecekti. ABD'nin atadığı ve Haziran 2004'te yönetimi devralan geçici hükümet 'egemen' ilan edildi .Ama tek yetkisi mevcut yasaları onaylamaktı.

Neoliberal teoriye göre, Bremer'in ana hatlarını çizdiği türden önlemler servet yaratmak ve böylelikle genel nüfusun refahını arttırmak için hem gerekli, hem yeterliydi. Serbest piyasa ve ticaretin birey hürriyetlerini garanti altına aldığı varsayımı neoliberal düşüncenin temel bir özelliği ve uzun zamandır ABD'nin Irak'a olanca kuvvetiyle dayatmaya çalıştığı şey, hiç şüphe yok ki, asıl görevi yerli ve yabancı sermayenin karlı bir sermaye birikimi elde edeceği koşulları geliştirmek olan bir devlet aygıtıydı.

[...]
Dolayısı ile neoliberalleşmeyi, uluslararası kapitalizmi yeniden örgütlemeyi amaçlayan bir teorik tasarımı hayata geçirmeye yönelik ütopik bir proje olarak ya da iktidarı ekonomi seçkinlerine iade edip, sermaye birikimi için gereken koşulları yeniden oluşturmaya yönelik siyasi bir proje olarak yorumlayabiliriz. '
256 syf.
Birisi Iktisat veya Iktisat Sosyolojisi'ne nereden baslayacagin derse bu kitap iste tam da orasidir. David Harvey ekonomide kesinlikle bir numaradir. Bilgisi, uslubu, dili sahane bir dusunur.
"Alışveriş yapıyorum o halde varım" ile sahiplenici bireycilik el ele verip, dışı heyecan verici, içi boş bir sahte doyum dünyası inşa eder."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
A Brief History of Neoliberalism
Baskı tarihi:
18 Ocak 2007
Sayfa sayısı:
254
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780199283279
Dil:
English
Ülke:
United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland
Yayınevi:
Oxford University Press Publishing
Baskılar:
Neoliberalizmin Kısa Tarihi
A Brief History of Neoliberalism
Neoliberalism--the doctrine that market exchange is an ethic in itself, capable of acting as a guide for all human action--has become dominant in both thought and practice throughout much of the world since 1970 or so. Writing for a wide audience, David Harvey, author of The New Imperialism and The Condition of Postmodernity, here tells the political-economic story of where neoliberalization came from and how it proliferated on the world stage. Through critical engagement with this history, he constructs a framework, not only for analyzing the political and economic dangers that now surround us, but also for assessing the prospects for the more socially just alternatives being advocated by many oppositional movements.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 3 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0