A Connecticut Yankee in King Arthur's Court

·
Okunma
·
Beğeni
·
766
Gösterim
Adı:
A Connecticut Yankee in King Arthur's Court
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
365
Format:
E-kitap
Kitabın türü:
Dil:
English
Baskılar:
Kral Arthur
Kral Arthur
A Connecticut Yankee in King Arthur
After Hank Morgan of Hartford, Connecticut, takes a blow to the head, he inexplicably awakens in sixth-century Camelot. At first lost and confused, the time traveler soon realizes that he can use modern knowledge and his ability to foretell the future to his advantage. Consequently, he is granted a place in the king’s court as Arthur’s right-hand man. When the Catholic Church grows fearful of his power, the Connecticut Yankee aims higher and concocts a grandiose plan to bring American ideals to sixth-century England to change the future.

In his imaginative comedy, Mark Twain infuses the eternal story of King Arthur with wit and satirizes past social hierarchies as well as nineteenth-century meritocracy.

AmazonClassics brings you timeless works from the masters of storytelling. Ideal for anyone who wants to read a great work for the first time or rediscover an old favorite, these new editions open the door to literature’s most unforgettable characters and beloved worlds.

Revised edition: Previously published as A Connecticut Yankee in King Arthur's Court, this edition of A Connecticut Yankee in King Arthur's Court (AmazonClassics Edition) includes editorial revisions.
456 syf.
·4 günde
19.yy'da yaşayan bir yankee, aldığı bir darbe sonucu kendini 6.yy'da bulur. Rüyada mıyım? falan derken, içinde bulunduğu duruma uyum sağlamaya çalışır.
Adamımız demokrasi taraftarı olduğundan, monarşi ile yönetilen halkı selamete çıkarmaya uğraşır..
Hedef Cumhuriyet!
Mark Twain'in muzip yönünü ortaya koyarak gerçekleri haykırdığı, eğlenceli bir macera kitabı.
Tavsiye ederekten;
Keyifli okumalar..
Aybüke Ceylan
Aybüke Ceylan Kral Arthur'un Sarayında Connecticutlı Bir Yankee'yi inceledi.
456 syf.
·6 günde·7/10 puan
19.yüzyıl da yaşayan Hank Morgan bir anda kendini 6.yüzyıl İngiltere sinde buluyor. İlk başta kendini deli hastahanesinde veya bir rüya da zannederken, çok zaman almadan duruma alışıyor. Amacı Arthur'un ülkesine cumhuriyeti getirmek. 6. Yüzyılda 19. Yüzyıl gelişmelerini bilen biri olarak yaşamak büyük şans...
Kitapta kilise ve monarşik aristokrasi eleştirisi keskin bir sekilde fark ediliyor. Devlet, ulus kavramlari, adalet, özgürlük temaları işleniyor. 6.yüzyıl penceresinden 19.yüzyıl devlet düzenini ve ekonomik algıyı eleştiriyor.
Kitabın akıcı olmasi, değindiği konuları açık bir sekilde ifade etmesi, Kral Arthur, Merlin, kraliçe Guinevere, Sir Lancelot karakterlerine hikayede yer vermesi keyifli bir okuma sağlıyor.
darcy
darcy Kral Arthur'un Sarayında Connecticutlı Bir Yankee'yi inceledi.
456 syf.
·9 günde·9/10 puan
Macera romanı severlerin kesinlikle memnun kalacağı bir kitap olmuş. Aslında sadece macera romanı olarak da bakmamak lazım, bu macera serüveni; ekonomik çıkarımlar, aile ilişkileri, evlilik, yönetim sistemleri, dinin ve din adamlarının toplum üzerindeki etkisi, vb. birçok konuyu kapsayacak şekilde ilerliyor. Haliyle tadına doyum olmuyor.
Basatbeg
Basatbeg Kral Arthur'un Sarayında Connecticut'lı Bir Yankee'yi inceledi.
456 syf.
·7/10 puan
Mark Twain'in klasik hicviye hünerini gösterdiği eserlerden birisi olmuş. 19'uncu asrın ABD'nde yaşayan bir mühendis bir anda kafasına darbe alır ve kendisini 6'ıncı asrın Birleşik Krallığı'nda bulur. İngiltere'nin mitilojik-efsânevî kralı Kral Arthur'un sarayındadır. Rüyâ olduğunu düşünür ama bir türlü bitmemektedir ve zamanla bu duruma alışmak zorunda olduğunu anlar ve uyum sağlamaya başlar. 13 asır gerideki bu dünyânın köhne, hurda ve enkaz düşünceleri karşısında hayretler içerisinde kalır ve bununla mücâdele yoluna girişir Kilise, soylular, şövalyeler ve sâir monarşi ve eklentileriyle 19'uncu asırda yaşamış olmanın verdiği avantajla önündeki engelleri bir bir yok edip zamanın İngiliz halkını uyandırmaya ve yeni bir medeniyet kurmaya çalışır ve serüvenleri başlar. Eski gelenekleri yer yer komedi yer yer dramatik şekilde eleştirir ve okura da bunu başarılı bir şekilde aktarır. Şahsen anladığım kıssadan hisse; insanlığın kendi haklı gayretleriyle kazanmış olduğu mücâdelenin ne kadar zor şartlar altında ve ne kadar değerli olduğunun anlaşılmasıdır ve bunu idrak etmektir, bunu can pahasına da olsa korumanın zarûretidir. Güzel bir eser, kafa dağıtıcı ve güldürüp, hüzne sevk edip düşündürebilen bir yanı var.
Kayıp Rıhtım
Kayıp Rıhtım Kral Arthur'un Sarayında Connecticutlı Bir Yankee'yi inceledi.
456 syf.
·Puan vermedi
Bugün karşınızda bir uyarlama var. Ama bu alışageldiğiniz türden bir uyarlama değil. Dramatik bir eserin beyazperdeye aktarılmasından farklı. Bu seferki mitolojiden uyarlanan bir roman, hem de konusunu Kelt Mitolojisi’nin en popüler efsanesi olan Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri‘nden alıyor.

Başlık seçimiyle sizi güldüren, sonra da üzerinde kafa yoracak fazlaca şey bırakan bir kitap Kral Arthur’un Sarayında Connecticutlı Bir Yankee. Size bir şeyler bırakması, kaliteli yapıtın en güzel özelliklerinden birisidir; okuru da kurguya dahil eder. Yazarımız Mark Twain bu yazar-okur ilişkisini daha başlıktan kuruyor. Ama biraz düşününce başlığın tarih bilgisinde sıkıntı var gibi duruyor. Öncelikle yanki, Amerika’nın kolonileştirildiği yıllarda o bölgelerde yaşayanlara verilen bir isim. Kral Arthur ise Orta Çağ İngilteresi’ne ait bir efsane. Bu efsanenin peyda olduğu zamanlarda Amerika falan bilinmiyordu tabii. Ortada böyle bir kıta yokken bir Amerikalının Britanya’da yaşayan Arthur’un sarayında olması imkânsız gibi duruyor. Twain, dersine az çalıştığından yanılıyor olabilir mi gibi bir soru geliyor akla. Okuduğunuz eser konu itibariyle bilimkurgunun en popüler temalarından biri olan zaman yolculuğunu kullanıyor olmasaydı öyle olabilirdi. Elbette Wells’in Zaman Makinesi kadar kurmaca bir eser yok karşımızda; tarih sahnesinde yer almış bir ülkenin ideolojisinin yergisi ile bir zaman yolculuğu öyküsünün başarılı bir sentezi bu sadece.

Bayram Sarıkaya

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...cticutli-bir-yankee/
Kadir Kılıç
Kadir Kılıç Kral Arthur'un Sarayında Connecticutlı Bir Yankee'yi inceledi.
456 syf.
·7 günde·9/10 puan
Kral Arthur'un Sarayında Connecticutlı Bir Yankee bitti. Tom Sawyer'ın Maceraları'ndan sonra sevmeye başladığım Twain bu kitapla birlikte favori yazarlarımdan birisi oldu, yazarın bulabildiğim tüm kitaplarını okumayı planlıyorum.

Kitap adından da anlaşılabileceği gibi bir zamanda yolculuk kitabı ama ortada bir zaman makinesi yok, karakterimiz Hank Morgan fantastik bir şekilde gözünü 6. yüzyılda açıyor ve hızla toplumu geliştirip Camelot'u endüstriyel hale getirme çabasına giriyor. Karakterimizin geçmişe nasıl yolculuk yaptığı açıklanmadığı için kitap bana animelerdeki Isekai türünün bir örneği gibi geldi, zaten kitabın ileriki sayfalarını da okuyunca tam bir animeleştirilecek kitap olduğuna kanaat getirdim.

Daha önceden yazarın sadece Tom Sawyer'ın Maceraları kitabını okuduğum için yazarın diline pek hakim değildim ama bu kitapla birlikte hayran kaldım. Kitaptaki espriler kitaptan aldığım keyifi artırırken aynı zamanda yazarın Hank Morgan aracılığıyla politik düşüncelerini bize mükemmel bir şekilde aktardığı için ayrıca keyif aldım. Kitapta Merlin ve Kral Arthur gibi sevdiğim karakterlerin şamar oğlanına dönmesi beni biraz rahatsız etti ama bu duruma kolayca adapte oldum. Bunun dışında kitabın sonunun biraz aceleyle yazılmış olduğu hissi uyandırdı bende eğer bu aceleciliği hissetmeseydim kitabı mükemmel olarak sınıflandırabilirdim.

Çeviri ve baskı konusuna gelecek olursam eğer hem çevirmenden hem de yayınevinden daha önce başka kitap okumadığım için kitabın pek kaliteli olacağını düşünmüyordum ama fena halde yanıldım. Çeviriyi tek kelimeyle ifade edecek olursam eğer bu kelime kusursuz olacaktır. Editöryel olarak da çok başarılıydı, kitapta rastlamışsam anca bir tane eksik harf basımına rastlamışımdır o kadar. Kitapta bol bol temsili resim vardı ve bu resimler ile metin arasında muhteşem bir uyum vardı, yayınevini de bu konuda tebrik etmek lazım.

Eğer daha önce Twain okumadıysanız yazara bu kitapla başlamanızı şiddetle tavsiye ederim.
456 syf.
·76 günde·7/10 puan
Kitap, 19. yy’da Connecticut’ta yaşan Hank Morgan’ın, aniden kendisini 6. yy’da Arthur'un sarayında bulmasıyla ilgili. Zamanda geriye gittiğini fark ettikten sonra Morgan'ın tek gayesi oldukça "cahil" bulduğu 6. yy toplumunu 19. yy’dan getirmiş olduğu bilgi birikimiyle dönüştürmek ve bir cumhuriyet devrimi yapmak oluyor. Sahip olduğu bilgiler nedeniyle büyücü sanılıyor ve Merlin'den daha fazla saygı görmeye başlıyor. Kısa sürede de krallıkta Arthur'dan sonra sözü geçen ikinci isim oluyor. Tüm yaşadıklarını el yazmaları olarak kaydedip 19. yy’da tanıştığı bir yabancıya veriyor. Biz de Morgan'ın hikayesini bu yabancıyla birlikte okuyoruz.

Bir yandan klasik Arthur efsanesini, Lancelot'ın kahramanlıklarını, onun Guenever ile ilişkisini, Yuvarlak Masa Şovalyelerini okuyoruz. Öte yandan kapitalist-emperyalist bir zihnin, koca bir krallığı aydınlatma projesine gönüllü oluşuna şahit oluyoruz. Twain'in alışılmış hicivci dili bu kitapta da hakim. Zamanının meşhur tarih romanları yazarlarının Ortaçağı romantize etmelerine karşın, dönemin tüm çirkinliğini komik bir dille aktarmaya çalışmış.

Ama kitapta beni rahatsız eden bir şey vardı: Twain'in eleştirel dilinin çok "beyaz Amerikalı" oluşu. Kitabın karakteri Morgan, ait olduğu ulusun ve o ulustan getirdiği bilimin kendisine mutlak bir güç ve haklılık verdiğine çok katı bir şekilde inanıyordu. 19. yy’dan 6. yy’a giden Morgan, başka ülkeleri aydın ve özgür birer ulus yapmayı hedefleyerek işgal eden Amerika'nın açık bir temsiliydi. 6. yy’a gerçekten değer verip bağlandığı bir iki insana karşı duyduğu sevgiye hep kibri anımsatan bir acıma da karışıyordu. Bu sadece benim de hissetmiş olduğum bir şey olabilir. Ama Twain'in bu kitabı yazdıktan 11 yıl sonra bir makalesinde, bugüne dek Amerikan emperyalizminin dünyayı daha özgür yapacağına inanmış olduğunu, ama artık bir anti-emperyalist olduğunu ifade etmiş olması, düşüncelerimi haklı çıkarıyor gibi. Bu romanda hala Amerikan emperyalizmine inanan bir Twain'i okuyoruz. Ama belki de 11 yıl sonra, Amerika'ya olan inancından vazgeçtiğinde yazmış olsaydı çok daha farklı bir şey ortaya çıkabilirdi.
Gerçekte ise tek vücut olmuş ulus varlığını tek bir amaca adamıştı. Kralın, Kilise'nin ve soyluların önünde diz çökmek; onların kölesi olmak, onlar için kan ter içinde kalmak, onlar beslenebilsin diye aç kalmak, onlar eğlensin diye çalışmak, onlar mutlu olsun diye sefalet içinde yaşamak, onlar ipek elbiseler giyip mücevherler taksın diye çıplak dolaşmak, onlar ödeme yapmaktan kaçınsın diye vergi ödemek, onlar gururla dimdik gezsinler ve kendilerini bu dünyanın tanrıları sansınlar diye tüm yaşamlarını bilmek ve aşağılanmak.
Kalbinizle mantık kuramazsınız. Onun kendi yasaları vardır ve zihninizin küçümsediği şeyler kalbinizin çarpmasına neden olabilir.
Aynı korkunç gücün eli, Roma Katolik Kilisesi'nde de görülebilirdi. İki ya da üç yüzyıl gibi kısa bir süre içinde insanlardan oluşan ulusu kurtçuklardan oluşan bir ulusa çevirmişlerdi. Kilise'nin dünyada üstünlüğünü kurmasından önce insanlar insandı ve başları dik yürür, bir insanın gururuna, ruhuna ve bağımsızlığına sahip olurdu. Ayrıca bir insanın büyüklüğü ve elde ettiği konum, başarılarıyla ilgiliydi, doğuştan gelmiyordu.
İnsan nihayetinde insandır. Asırlar süren istismar ve baskı onun içindeki insanlığı öğütüp yok edemez. Bunun tersini düşünen kendini kandırmış olur. Evet, en değersizleştirilmiş, en aşağılanmış halkların _örneğin Rusların, örneğin Almanların_ içinde bile bir cumhuriyet kurmak için yeterli malzeme, yeterli insanlık kalmıştır; yeter ki birileri o şeyi derinlerine gömüldüğü çekingen ve kuşkucu mahremiyetten çıkmaya zorlayıp herhangi bir tacı ve onu destekleyen aristokrasiyi alaşağı ederek çamurun içine atmak için kullansın. Belli başlı şeyleri görmemiz, inanç ve umut beslememiz gerekir.
Kalbinizle mantık kuramazsınız. Onun kendi yasaları vardır ve zihninizin küçümsediği şeyler kalbinizin çarpmasına neden olabilir.
Bir ipe tutunan ve o ipi kendi elleriyle kesen biri, düşmeye mahkûmdur. İpin geri kalanının sağlam olması bir savunma sayılmaz ve onu karşılaşacağı tehlikelerden korumaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
A Connecticut Yankee in King Arthur's Court
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
365
Format:
E-kitap
Kitabın türü:
Dil:
English
Baskılar:
Kral Arthur
Kral Arthur
A Connecticut Yankee in King Arthur
After Hank Morgan of Hartford, Connecticut, takes a blow to the head, he inexplicably awakens in sixth-century Camelot. At first lost and confused, the time traveler soon realizes that he can use modern knowledge and his ability to foretell the future to his advantage. Consequently, he is granted a place in the king’s court as Arthur’s right-hand man. When the Catholic Church grows fearful of his power, the Connecticut Yankee aims higher and concocts a grandiose plan to bring American ideals to sixth-century England to change the future.

In his imaginative comedy, Mark Twain infuses the eternal story of King Arthur with wit and satirizes past social hierarchies as well as nineteenth-century meritocracy.

AmazonClassics brings you timeless works from the masters of storytelling. Ideal for anyone who wants to read a great work for the first time or rediscover an old favorite, these new editions open the door to literature’s most unforgettable characters and beloved worlds.

Revised edition: Previously published as A Connecticut Yankee in King Arthur's Court, this edition of A Connecticut Yankee in King Arthur's Court (AmazonClassics Edition) includes editorial revisions.

Kitabı okuyanlar 38 okur

  • Mert Öncel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%4.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0