A Darker Shade of Magic (Shades of Magic, #1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.080
Gösterim
Adı:
A Darker Shade of Magic
Alt başlık:
Shades of Magic, #1
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780765376459
Kitabın türü:
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Tor Books
Baskılar:
Sihrin En Koyu Tonu
A Darker Shade of Magic
Kell is one of the last Antari—magicians with a rare, coveted ability to travel between parallel Londons; Red, Grey, White, and, once upon a time, Black.

Kell was raised in Arnes—Red London—and officially serves the Maresh Empire as an ambassador, traveling between the frequent bloody regime changes in White London and the court of George III in the dullest of Londons, the one without any magic left to see.

Unofficially, Kell is a smuggler, servicing people willing to pay for even the smallest glimpses of a world they'll never see. It's a defiant hobby with dangerous consequences, which Kell is now seeing firsthand.

After an exchange goes awry, Kell escapes to Grey London and runs into Delilah Bard, a cut-purse with lofty aspirations. She first robs him, then saves him from a deadly enemy, and finally forces Kell to spirit her to another world for a proper adventure.

Now perilous magic is afoot, and treachery lurks at every turn. To save all of the worlds, they'll first need to stay alive.
400 syf.
·6/10 puan
congratulate me!!

Beni kendine çeken, elimden bırakamadığım, şahane, duygu dolu bir kitap değildi. Bu kitap, diğer kitapların vaadi gibi bir şeydi. Kurgulanmış dünya çok farklı. Büyüyü ele alan bir çok yazar var bu yüzden fark yaratmak zor. Bu seriyle bir fark yaratılmış. Bu yüzden hakkını vermek lazım. Duygusallık, kişiler arasındaki ilişkiler bu tarz kitaplarda pek ön planda olmuyor zaten, bu yüzden eleştirmeye gerek duymuyorum.

Tam puan vermememin tek nedeni benim, ben ve hislerim. Belki diğer kitaplarda daha çok içine gireceğim ve serinin fanlarından biri olacağım (orası hiç belli olmuyor.)ama şimdilik böyle kalsın.

Seriye devam edip etmeyeceğimi çizgi romanlarını okuyup karar vereceğim. Bugünlerde bir şeyler okumak çok zor. :""""
400 syf.
·Puan vermedi
||Sihrin en koyu tonu-V.E.Schwab||

Bu kitap çok ilgimi çekmişti ve beklentim de bir yana çoktu. Neyse ki tüm beklentilerimi karşılayan bir kitap oldu. Kitapta en çok ilgimi çeken yazarın Londra’yı dört ayrı renge ayırmasıydı. Kırmızı Londra,Beyaz Londra,Gri Londra ve Siyah Londra var. Gri Londra daha çok sihirsiz bir alanın olduğu yer Siyah Londra ise çok fazla güç kullanımı yüzünden artık var olmayan bir Londra ama Kırmızı Londra ise sihrin var olduğu ve gösterişli bir Londra, Beyaz Londra da onun gibi ama Beyaz Londra daha çok kötü şeylerin geliştiği bir Londra.

Bizim ana karakterimiz de Kell, Kırmızı Londra’da bir imparatorluğun büyükelçiliğini yapıyor ve kendisi bir antari büyücüsü ve antari büyücüleri de sadece iki tane var biri kırmızı Londra’da bizim Kell olan ve beyaz londra’dan Holland’ımız var ve onu da serinin devamında çok daha iyi tanımayı bekliyorum.

Antari’ler bu londralar arasında geçiş yapabiliyorlar ve de Kell’de sürekli Gri Londra’ya gidip oradaki koleksiyonerlere diğer londralardan bir şeyler getiriyor falan ama bu aslında büyük bir suç iken bunu baya severek yapan birisi. İşte Gri Londra’ya geldiği bir zamanda bir yankesicinin gazabına uğrayarak çok değerli bir şeyi çaldırıyor ve bu yankesicimiz de müthişler müthişi olan Delilah yani Lila oluyor ve bizim kitaptaki maceramızda bu ikilinin karşılaşması ile tamamıyla başlamış oluyor.

Karakterleri çok sevdim ve olaylar da çok iyiydi ve de kitap da çok akıcıydı. Kısa bir süre içerisinde hemen okuyup bitirebileceğiniz bir kitaptı. Çok heyecanlı olayların geliştiği anlarda da da heyecanla okudum ve Lila ile Kell’e tamamıyla bayıldım. Özellikle Lila çok sevdiğim kadın karakterlerden biri oldu. Aralarındaki diyaloglarda çok iyiydi ve ekip olarak da o kadar iyiydiler ki.

Bu ikiliyi daha fazla okuma isteği nüksetti sürekli. Umarım ki Pegasus yayınları da en yakın zamanda serinin devamını çıkartır da Lila ve Kell’in maceralarına kaldığımız yerden devam ederiz. Fantastik kitapları seviyorsanız mutlaka şans vermelisiniz ve seveceğinize eminim sizi böyle hemen içine çeken bir dünyası var ve yazarın anlatımı da bir o kadar güzeldi. 5/5
400 syf.
·14 günde·8/10 puan
Sihrin En Koyu Tonu için iki puanlama yapacağım, biri kitabın bana hissettikleri üzerinden, öbürü ise hisleri bi kenara bırakarak edebi yönden olacak.
Kitap cheesy diyaloglar, tahmin edilebilir akışı, klişe üstüne klişe gidişi ile tanıdık bir hikaye verip, normal kurgusu ile okuyorsunuz. Fakat yarattığı dünya ve konsept o kadar iyi ki, daha fazlası için sayfalar daha hızlı akıyor.
Kitabın konusuna gelirsek; Kell karakterimiz var, dünyalar arası geçiş yapabilen iki insandan biri. Yasak olmasına rağmen dünyalar arası kaçakçılık yaparken herşey ters gitmeye başlıyor, yolda Lila adlı bir hırsız/korsan/con-artist ile yolları kesişiyor ve beraber sıçıp batırdıkları durumu kurtarmaya çalışıyorlar. Olay bu, aşırı 2010 fantastik eser tadı var kitapta ama orjinali 2015 de basılmış ilk. Durum bu olunca bu eserin bu kadar güzel karakterler ve dünya yaratmış olması ama hikayenin de aşırı basit oluyor olması 8/10 dan 6/10 a çekiyor. Klişeler silsilesi resmen. *LAKİN*
Karakterler; Kell ile Rhy in ikili ilişki dinamiği, Kell ile Lila’nın kurduğu arkadaşlık/yoldaşlık o kadar doğal ki, bitsin istemedim. Karakterler iyi yazılmış, Kell, kendisinin üvey ailesi ile olan ilişkisinde hissettiği ‘nesnelik’ kitapta bol bol karşımıza çıkıyor, Lila’nın hayatta kalmak için umursamaz olmaya çalışması fakat moral insanlığı olsun, sarkastik yapısı vs çok güzel dengelenmiş. Hal böyle olunca da ver elini 8/10 a geliyor.
Kitabın geçtiği dünya ise ayrı bir güzel fakat, OKUYUN KENDİNİZ KEŞFEDİN. Pegasus yayınları da serisinin son iki kitabını hemen bassın bi zahmet. Victoria Schwab (V.E. Schwab) ablamız da umarım serinin öbür kitaplarında açık bıraktığı soruları ve konulara fazla uzatmadan açık getiriyordur.
400 syf.
·16 günde·Beğendi·8/10 puan
Çeviriyi çok beğendiğimi ilk olarak belirtmek isterim. Olay ve ortam betimlemeleri daha iyi çevrilmezdi. Virgülü bol uzun cümleler olsa da dil o kadar güzel kullanılmış ki zorlanmadan akıp gitti tüm öykü...
Biraz Yüzüklerin Efendisi hissi uyandırsa da kendine özgü bir evrende sihirler büyüler havalarda uçuştu. Benim için en güzel tarafı da hayranı olduğum Londra'nın birbirinden farklı tasvirleriyle birden fazla oluşu ve yine betimlemelerdeki güzellikti. Resmen yaşadım satırları. Grisini... Beyazını... Kırmızısını...
Fantastik sevenler düşünmeden okusun.
%24 (95/398)
·6/10 puan
Tüyaptan satın almıştım zaten daha öncesinde de takip ettiğim bir youtuber önermişti. Kafama estiği bir zaman başladım okumaya ama genellikle okula gidip gelirken serviste okuyordum ve çok keyif alamadım. Bilmem kaç ay sonra yine başlıyorum. Ben fantastik delisi olduğum için çok beğenmiştim konusunu falan. Bugün tekrar başlıyorum bitince tekrar yazarım belki.
400 syf.
·4 günde·9/10 puan
Sihrin En Koyu Tonu benim Schwab'tan okuduğum ilk kitaptı ve gerçekten yazara bayıldım. Kitabı yurt dışında görmüştüm ve bizde de çıkınca sevinçten delirmiştim ancak ne hikmetse almak da okumak da bu zamana nasip oldu.
Kitapta tek bir Londra yok, her biri ayrı özelliklere sahip dört Londra var. Bu dünyalar arasında geçiş yapabilenler ise Antariler yani büyücüler. Esas karakterimiz Kell de tabi ki bir Antari. Biz de kitap boyunca onun başına gelenleri heyecanla okuyoruz.
İtiraf etmeliyim ki kitap gerçekten çok güzeldi. Keşke arka kapağını okumadan kitaba başlasaydım böylece daha etkileyici olurdu yani size tavsiyem arka kapağı okumayın, direkt alın kitabı okuyun En başta kurguya alışmam için bir 50 sayfa okumam gerekti, 4 ayrı Londra'nın ve sihrin özelliklerini okumak biraz kafamı karıştırır gibi oldu ama kesinlikle her şey yerli yerine oturduğunda muhteşem bir dünyaya giriş yapmış oldum.
Kell'e gerçekten bayıldım! Her şeyi bir dokunuşuyla alt eden o güçlü karakterlerden değildi, yine güçlü biri ancak daha duygusal ve gerçekçi -büyücüyken ne kadar gerçekçi olabilir anladınız siz- bir karakterdi. Ancak kurguya Lila karakteri dahil olduğunda kitap MUHTEŞEM bir yönde ilerledi. Lila gerçekten çok iyi bir karakterdi. Eğlenceli, gözü pek ve ne istediğini bilen biriydi. Kendisini çok ama çok sevdim. Keşke Rhy ve Holland karakterleri üzerinde de daha çok durabilseydik çünkü onları okumaktan da keyif alacağıma emindim.
Yazar çok güzel bir dünya kurgulamış ve bunu okuyucuya hissettirmekten de geri kalmamıştı. Kalemi akıcı ve çok güzeldi. Sadece Kell&Lila ilişkisini daha fazla okuyabilmeyi isterdim.
Kitap boyunca aksiyon hiç düşmedi, sürekli bir olay ve heyecan döngüsü içindeydim. Sonu da gerçekten çok tatmin ediciydi benim için. Devam kitabını okumayı iple çekiyorum. Kesinlikle okumalısınız
İnsanların sorunu, gerçekten bilmek istemiyor oluşlarıydı. İstediklerini zannediyorlardı ama bilmek onları sadece daha perişan ediyordu.
İnsanların sorunu, gerçekten bilmek istemiyor oluşlarıydı. İstediklerini zannediyorlardı ama bilmek onları sadece daha perişan ediyordu.
Suç o kadar karmaşık değildir. İnsanlar çalarlar çünkü bir şey almak onlara bir şey verir. Bunu para için yapmıyorlarsa üstünlük sağlamak için yaparlar. Almak, kuralları yıkmak eylemi onlara daha güçlü hissettirir. Bunu sırf meydan okumak için yaparlar. Bazıları hayatta kalmak için çalar, bazıları da yaşadığını hissetmek için. Bu kadar basit.
Senin kral olacak olman ayakların altındaki toprağın umurunda değil. Aynı şekilde bardağındaki suyun ve soluduğun havanın da. Onlara eşit bir şekilde konuşmalısın, hatta rica etmelisin.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
A Darker Shade of Magic
Alt başlık:
Shades of Magic, #1
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780765376459
Kitabın türü:
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Tor Books
Baskılar:
Sihrin En Koyu Tonu
A Darker Shade of Magic
Kell is one of the last Antari—magicians with a rare, coveted ability to travel between parallel Londons; Red, Grey, White, and, once upon a time, Black.

Kell was raised in Arnes—Red London—and officially serves the Maresh Empire as an ambassador, traveling between the frequent bloody regime changes in White London and the court of George III in the dullest of Londons, the one without any magic left to see.

Unofficially, Kell is a smuggler, servicing people willing to pay for even the smallest glimpses of a world they'll never see. It's a defiant hobby with dangerous consequences, which Kell is now seeing firsthand.

After an exchange goes awry, Kell escapes to Grey London and runs into Delilah Bard, a cut-purse with lofty aspirations. She first robs him, then saves him from a deadly enemy, and finally forces Kell to spirit her to another world for a proper adventure.

Now perilous magic is afoot, and treachery lurks at every turn. To save all of the worlds, they'll first need to stay alive.

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • Selen E.
  • Thenightcircusbooks
  • Tuana köse
  • Yaren
  • Hilal
  • Aycan
  • e. kunter

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.8 (4)
9
%3.7 (1)
8
%0
7
%0
6
%3.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0