A. Ş. K. Neyin KısaltmasıTuna Kiremitçi

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.066
Gösterim
Adı:
A. Ş. K. Neyin Kısaltması
Baskı tarihi:
Kasım 2005
Sayfa sayısı:
191
ISBN:
9789759914561
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
Aşk, yalnızlık, baba olmak, dostluk, hüzün, ayrılık... Çok satan romanıyla tanıdığımız Tuna Kiremitçi, kalemiyle hayatın köşelerine tek tek dokunuyor... Bazen eski bir şarkının peşine düşüyor, bazen de yeni öykülere açıyor yüreğini... Işıklı caddeler ıssız patikalarl, sonbahar rüzgarları sıcak sevişmelerle buluşuyor... Genç bir yazarın özel dünyasını merak edenler ve Tuna Kiremitçi'yi daha yakından tanımak isteyenler için...
(Arka Kapak'tan)

Hayatın her köşesinde adımlarını duyacaksınız Tuna Kiremitçi'nin. Hayatın her köşesine dair fikirlerini işiteceksiniz, duygularına tanık olacaksınız. Bazen bir çığlık gibi gelecek sesi kulaklarınıza, bazen de sevdayı, ayrılığı, hüznü fısıldayacak kendi sesinden bile ürkercesine. Tuna Kiremitçi'yi kahramanlarının ötesinde, kahramanlarının dışında, Tuna Kiremitçi olarak bulacaksınız karşınızda. Bir baba, bir erkek, bir dost, bir yazar olarak onu bir kez daha tanıyacaksınız. Bazen eski bir şarkının peşine düşeceksiniz onunla birlikte, bazen de onun rehberliğinde yeni öykülere açacaksınız yüreğinizi... Işıklı caddeler ıssız patikalarla, sonbahar rüzgârları sıcak sevişmelerle buluşacak kitabı okurken... Kiremitçi'nin sözcükleri hayattan sayfalar açacak önünüzde, üstelik bu sayfaları birlikte okuyacaksınız onunla. Hayatta kendini hiçbir şeye hazır hissetmeyen, yeni şeyler söylemenin peşinden giden, gökyüzüne işaret fişeği gibi cümleler gönderen, kadınların sevdiği, bazen ihmal ettiği, aşkı sorgulayan, aşkı tanımlamaya çalışan, taze bir babayla karşılaşacaksınız. A.Ş.K. Neyin Kısaltması? genç bir yazarın özel dünyasını merak edenler için karşınızda!


Kitaptan bir bölüm...
" Sevgiliyi taşımak, bir giysiyi taşımak gibi; şık takımların yaptığını yapıp bizi olduğumuzdan daha çekici gösterebiliyor sevgililer. Onlarla yara izlerimizi örtebiliyor, kusurlarımızı gizleyebiliyoruz.

Tek fark, elbisenin çok daha az bakım istemesi.
Aşkımızın sık sık tozunu almaz, onu en iyi koşullarda saklamazsak, ağır bir yüke dönüşmesi işten bile değil. O zaman birbirimizi değil, aşktan geriye kalanları, hüzün ve umutsuzlukla ağırlaşmış o tatsız şeyi sırtlamış oluyoruz. Kurallara uyma merakımız bizi beş dakikalık bir yolculuk yerine uzun ve anlamsız bir hamallığa mahkûm ediyor.
Kimin kimi taşıdığıysa önemli olmuyor artık. İkimizin omuzları da çok ama çok ağrıyor." (sayfa 143)
A.ş.k neyin kısaltılması diye görünce fuarda tamam buldum dedim.Okuyunca aşkı bize ifade eden fakat duygudan çok bedene hitap eden bi kitap olmuş.Her bölümde ayrı hikayeyle önümüze sunmuş hikayeler güzel tamam ama ilk cinsellik deneyimini aşka bağlamadan anlatmış.Umarım ileriki zamanlarda aşkı daha detaylı yazan bi kitabı olur.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Çok beğenmiştim. Hayatımızdaki yalnızlığı, kırgınlıkları, heyecanı ve aşkı eşsiz bir dille anlatıldığı bir yazım olmuş. Ve Tuna Kiremitçiyi yakından tanımak isteyen kişiler için kusursuz bir kitap.

Benzer kitaplar

Kitapla ilgili olumlu yorumlarım olmayacak maalesef.
Sanat sanat için midir, insan için midir tartılşılır. Ancak bu kitap ne sanat ne de insan için fikrimce.
Popülist yazarların "yazarım" diyebilmek için çıkardığı işlerden biri gibi hissetmiştim okurken; hani bazı kitapları okurken "eee, yani?? Hepsi bu mu?" deyip "o zaman herkes kitap çıkarır" diye içinizden geçirdiğiniz kitaplar var ya; işte bu onların en başında geliyor.
Kitap yer yer farklı konuları ele alıyor bazende bölümden sonra yakın konulardan bahsediyordu. Üzüntüyle başına oturdum ve az önce bitirdim. İnce ama gayet akıcı bir kitap. Bir bölüm daha diyerek kitap bitti. Kitap bana iyi hissettirdi. Bazı yerlerde kendimden buldum kitapta. Tebessüm ettiren yerler oldu ve bu bir yazarın okuruna hissettirmesi yaptırması gereken bir şey bence. Ben kitabı gerçekten çok sevdim ve yazarın diğer kitaplarınıda okumayı düşünüyorum ve size de öneriyorum. Ben keşke Tuna Kiremitçi yi daha önce okusaydım dedim o yüzden siz de geç kalmayın bir an önce okuyun derim.
Kendi kitap çeşitlendirmemde çerezlik olarak adlandırdığım, okumazsan hayatında bir ley eksiltmeyen okuduğunda damakta güzel bir tat bırakan bir çırpıda okunulası kitap
Kitaptan bir bölüm...
" Sevgiliyi taşımak, bir giysiyi taşımak gibi; şık takımların yaptığını yapıp bizi olduğumuzdan daha çekici gösterebiliyor sevgililer. Onlarla yara izlerimizi örtebiliyor, kusurlarımızı gizleyebiliyoruz.

Tek fark, elbisenin çok daha az bakım istemesi.
Aşkımızın sık sık tozunu almaz, onu en iyi koşullarda saklamazsak, ağır bir yüke dönüşmesi işten bile değil. O zaman birbirimizi değil, aşktan geriye kalanları, hüzün ve umutsuzlukla ağırlaşmış o tatsız şeyi sırtlamış oluyoruz. Kurallara uyma merakımız bizi beş dakikalık bir yolculuk yerine uzun ve anlamsız bir hamallığa mahkûm ediyor.
Kimin kimi taşıdığıysa önemli olmuyor artık. İkimizin omuzları da çok ama çok ağrıyor." (sayfa 143)
Yazar bile bu kitabı ikinci kez eline almamıştır. Akla gelenin yazıldığı hissini uyandıran süzülmemiş zırvalıklar. Adam, aşkın uzun tanımını bulmuş. Üstüne de kitabında kısaltmasını yapmış. Onca yazar gibi yazar, aşkı sayfalarca anlatamamışken, Tuna Kiremitçi'den çağın filozofluğunu beklemek benim hatam oldu. Kitap isminden bile iddiası gereği fazla ciddiye alınmamalı. Mümkünse yarım bırakılmalı.
"Atmışlı yıllarda yazdığı Volkswagen ilanlarıyla gönüllere taht kuran Bill, aynen şöyle demiş: "Yazarken kendinizi o güne kadar kimsenin düşünmediği cümlelerle ifade ettiğinizden emin olun."
Bir Orhan Veli şiiri gibi yani... O kadar yeni, aydınlık ve temiz...
İnsana, "Ben de yazarım bunu" dedirten ama altmış yıldır başkası tarafından yazılamayan... Güneşin altındaki o eski şeyleri yepyeni bir ışıkla görüp yeni sözcüklerle anlatan..."
Yazının büyüsüne kapılıp yalnızlığa sürüklenenler olduğu gibi, aşkın büyüsüne kapılıp iki kişilik bir ıssızlık inşa edenler de var. Aslında yazı da aşk da aynı şeyini tehdit esiyor insanın: özgürlüğünü.
Gerçi güzel kadınların ayna karşısındaki hazırlıklarını sonsuza kadar seyredebilirim. Onların ruj sürüşleri, gözlerine kalem çekişleri, allığı ve pudrayı kullanışları şu dünyadaki en güzel görsel şölendir.
Hayatımda ilk defa içinde Atilla İlhan olmayan bir sonbahara baktım. Tek bir rüzgarı ya da tek bir sarı yaprağı tanımıyordum. Sonbahar da benim küçük kalbimden ve yalnızlığımdan habersizdi. Bizi birbirimize anlatan şair gitmişti çünkü.
İcabında değmeyecek biri için acı çekecek kadar yüeekli olduğumuzu düşünüp kendimizle gurur duyuyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
A. Ş. K. Neyin Kısaltması
Baskı tarihi:
Kasım 2005
Sayfa sayısı:
191
ISBN:
9789759914561
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
Aşk, yalnızlık, baba olmak, dostluk, hüzün, ayrılık... Çok satan romanıyla tanıdığımız Tuna Kiremitçi, kalemiyle hayatın köşelerine tek tek dokunuyor... Bazen eski bir şarkının peşine düşüyor, bazen de yeni öykülere açıyor yüreğini... Işıklı caddeler ıssız patikalarl, sonbahar rüzgarları sıcak sevişmelerle buluşuyor... Genç bir yazarın özel dünyasını merak edenler ve Tuna Kiremitçi'yi daha yakından tanımak isteyenler için...
(Arka Kapak'tan)

Hayatın her köşesinde adımlarını duyacaksınız Tuna Kiremitçi'nin. Hayatın her köşesine dair fikirlerini işiteceksiniz, duygularına tanık olacaksınız. Bazen bir çığlık gibi gelecek sesi kulaklarınıza, bazen de sevdayı, ayrılığı, hüznü fısıldayacak kendi sesinden bile ürkercesine. Tuna Kiremitçi'yi kahramanlarının ötesinde, kahramanlarının dışında, Tuna Kiremitçi olarak bulacaksınız karşınızda. Bir baba, bir erkek, bir dost, bir yazar olarak onu bir kez daha tanıyacaksınız. Bazen eski bir şarkının peşine düşeceksiniz onunla birlikte, bazen de onun rehberliğinde yeni öykülere açacaksınız yüreğinizi... Işıklı caddeler ıssız patikalarla, sonbahar rüzgârları sıcak sevişmelerle buluşacak kitabı okurken... Kiremitçi'nin sözcükleri hayattan sayfalar açacak önünüzde, üstelik bu sayfaları birlikte okuyacaksınız onunla. Hayatta kendini hiçbir şeye hazır hissetmeyen, yeni şeyler söylemenin peşinden giden, gökyüzüne işaret fişeği gibi cümleler gönderen, kadınların sevdiği, bazen ihmal ettiği, aşkı sorgulayan, aşkı tanımlamaya çalışan, taze bir babayla karşılaşacaksınız. A.Ş.K. Neyin Kısaltması? genç bir yazarın özel dünyasını merak edenler için karşınızda!


Kitaptan bir bölüm...
" Sevgiliyi taşımak, bir giysiyi taşımak gibi; şık takımların yaptığını yapıp bizi olduğumuzdan daha çekici gösterebiliyor sevgililer. Onlarla yara izlerimizi örtebiliyor, kusurlarımızı gizleyebiliyoruz.

Tek fark, elbisenin çok daha az bakım istemesi.
Aşkımızın sık sık tozunu almaz, onu en iyi koşullarda saklamazsak, ağır bir yüke dönüşmesi işten bile değil. O zaman birbirimizi değil, aşktan geriye kalanları, hüzün ve umutsuzlukla ağırlaşmış o tatsız şeyi sırtlamış oluyoruz. Kurallara uyma merakımız bizi beş dakikalık bir yolculuk yerine uzun ve anlamsız bir hamallığa mahkûm ediyor.
Kimin kimi taşıdığıysa önemli olmuyor artık. İkimizin omuzları da çok ama çok ağrıyor." (sayfa 143)

Kitabı okuyanlar 240 okur

  • Ayşe Ay
  • Tuğba
  • Sema Uzun
  • Elif İleri
  • Semra Yazıcı
  • Ayçiçek
  • Büşra Ceyhan
  • Galadriel
  • ilayda
  • Bestesultan Saraç

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%4.3
18-24 Yaş
%17.4
25-34 Yaş
%38.4
35-44 Yaş
%26.8
45-54 Yaş
%11.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%81.6
Erkek
%18.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.1 (3)
9
%6.1 (3)
8
%12.2 (6)
7
%18.4 (9)
6
%2 (1)
5
%16.3 (8)
4
%4.1 (2)
3
%6.1 (3)
2
%14.3 (7)
1
%14.3 (7)