A Wizard of Earthsea (Earthsea Cycle #1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
13526
Gösterim
Adı:
A Wizard of Earthsea
Alt başlık:
Earthsea Cycle #1
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
251
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780547722023
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Graphia
Baskılar:
Yerdeniz Büyücüsü
A Wizard of Earthsea
A boy grows to manhood while attempting to subdue the evil he unleashed on the world as an apprentice to the Master Wizard.
188 syf.
Bu kitabı gece veya uyumadan hemen önce okuyacak olursanız. Yağmurda sırılsıklam kalabilir ve üşütebilirsiniz.

Çünkü benim gibi kitabın etkisinde kalıp yağmurlu bir izmir gecesi kendinizi sıcacık yatağınızı bırakıp, damda rüzgara ve yağmura yön verirken bulabilirsiniz. 🤭

Ay ışığında yürürken kendi gölgenizden ve karanlıktan korka korka sağınıza, solunuza, önünüze ama arkanıza bakmadan koşarak kaçabilirsiniz ...‍️‍️

Kitaba benim gibi kendinizi fazla kaptırırsanız. Bir kış günü denizin ortasındaıslanmış ve üşümüş hissedebilirsiniz. 🤷‍️

Öte yandan hayal gücünüzü yorabilir belki ama, geçmişimizde yapmış olduğumuz bazı hataların ne zaman nerde karşımıza çıkacağını ömür boyu nasıl bir gölge gibi bizi izlediğini fark edebilirsiniz.

Korkularınızdan kaçmak yerine, yok etmek için peşinden gidip, yüzleşmemiz gerektiği gerçeğinin farkına varabilirsiniz.

Ve ya kitabın bize vermek istediği mesajı anlamayıp kitabı sıkıcı bulabilirsiniz.

Yada kitabı size tavsiye eden kitabın baş kahramanı ile aynı ismi tasiyan Ged gibi bir kardeşiniz olduğu için şanslı olduğunuzu düşünüp, benim gibi belki sizde kendisine teşekkür edebilirsiniz.

Kitaplarla, sevgiyle, güzellik, huzur ve saglicakla kalin emi ...‍️
188 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Ursula K. Le Guin'in Yerdeniz adlı kitabını okuyorum. Bu kitap 6 kitaptan oluşan bir serinin bir araya getirilmiş hâli. Her gün bir bölüm okuyarak on gün içerisinde tamamlamış oldum birinci kitabı.

Yerdeniz Büyücüsü, Yerdeniz diyarının en büyük büyücüsü olan, halkın bildiği adıyla Çevik Atmaca'nın ya da gerçek adıyla Ged'in öyküsü. Tipik bir Le Guin özelliği olarak mekân, diyar ve karakter isimleri yine yazara özgü. Kitabın tamamına yayılmış olan kendine özgü üslûp hiç teklemiyor; yazar bu yeni dünyayı ağır ağır kuruyor önümüzde; Yerdeniz biz bakarken, okurken varolmaya başlıyor. Yine bir Le Guin özelliği olarak acele etmeyen dil, folklorü önemseyen ve bütün ağırlığını insana, insanın hikâyelerine, kendi hikâyelerini anlatan doğaya ve fantastik kurgunun vazgeçilmezi olan doğaüstü canlılara ya da örneğin ejderhalarına can veriyor, onları gerçekçi kılıyor, öyle ki konuşan ejderhalar da en az susan insanlar kadar gerçek geliyor bize. Le Guin bunu ağırdan alan, acele etmeyen, ikna etmek, inandırmak için karalamayan, sıkış tıkış bir üslûptan itinayla uzak duran o anlatım diliyle, edebi süsüyle yapıyor. Gördüğüm şey, bu dilin ve üslûbun okuduğum diğer kitaplarında da aynı olduğu yazarın.

Yerdeniz Büyücüsü bir büyücünün öyküsü evet, ama bir yandan da büyüyen bir çocuğun öyküsü; onun çocukluktan ergenliğe, ve oradan delikanlılığa geçişinin öyküsü. Bu öykü bir yandan da kendi karanlığına, gölgene temas etmenin, o karanlıktan ve kötülükten güçsüz kalmanın, yarım kalmanın öyküsü. Ged'in Yerdeniz'in nice adasına, toprağına uzanan yüzleşme ve cesaret öyküsünde nice dinin, inancın bize söylediği bir hakikati görüyoruz: bizler kötülüğümüz ve iyiliğimizle bir bütünüz ve tamız, bizi insan yapan da bu. Kötülük kınansa ve yerilse de varlığı daha iyi ve daha güçlü olmanın kaçınılmaz bir vasıtası belki de. Ged'in hakikate doğru akıp giden öyküsünde çok güzel bir yüzleşme, çok güzel bir idrak etme süreci de anlatılıyor. Ve bu, söylediğim gibi, Ursula K. Le Guin'in fısıltılı, bize anlattığı o rüzgârlarla taşınan, diyardan diyara uzanan güzel diliyle anlatılıyor; kitabın sonuna dek oldukça iyi bir lezzetle yazılmış çok güzel bir öykü okuyoruz. Ben çok beğenerek okudum.

Yerdeniz'i okuyan herkesin çok sevdiği Çevik Atmaca, yani Ged kusurları ve zaaflarıyla yüzleşebilen, yaşadıklarının sorumluluklarını alabilen, kendisine emanet edilen sırrı ya da sırları lâyıkıyla taşımaya çalışan ve bu uğurda gayretini esirgemeyen bir genç büyücü.Serinin diğer kitaplarında da Ged'in yetişkinlik dünyasından hikâyelerin anlatıldığını düşünüyorum. Seneler önce izlediğim Yerdeniz'den Hikâyeler adlı animasyonda izlediğim buydu. O filmde de Ged'i çok sevmiştim. Ged, yazarın anlattığı en güzel karakterlerden birisi gerçekten de.

Kitabı herkese öneriyorum.
188 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Aklımın ve kalbimin bir köşesinde bayâdır bu tarz bir eser okuma isteği yatıyordu aslında ama fantastik eserleri okumak benim için; gerçek dünyaya kısa bir mola niyetiyle başlayıp, fantastik kitabı okumaya başladığım andan itibaren, kendi hayal dünyamda,mola kavramından tamamen uzaklaştığım, uzun soluklu, gizemli bir maratona dönüşüyor.Ve fark ettim ki bu tarz kitaplar insanı duygusal olarak doyurduğu kadar, zihinsel olarak yorabiliyor.Çünkü okuduğunuz fantastik dünya yazarla beraber zihninize kuruluyor ve inanıp inanmamak tamamen size bırakılıyor.Ama her şeye rağmen okuduğumda mutlu olduğum türlerden biridir fantastique...

Gelelim kitabın ana temasına; olaylar kitap boyunca adalar diyarı olan (Bu adaların isimleri tek tek düşünülmüş hatta olayların geçtiği diyarın haritası bile çıkarılmış.) büyülü bir dünyada geçmektedir.Yazar kitabını tanıtırken konusunun: büyümek olduğunu belirtmiş ve büyümenin kendisi için hiçte kolay bir süreç olmadığını ,bu işlemi otuzbir yaşında anca tamamladığını (-tabi ne kadar tamamlanabilirse) vurgulamış.Ursula K. Le Guin için büyümek önemli bir kavram,ön okumadan anladığım kadarıyla bir sonraki kitapta da aynı konu işlenmiş. Kitap zaten ana karakter olan Gontlu Ged'in çocukluğunu anlatarak başlamış hikayeye. Bu tema kitapla bütünleştiği için mi bilmem kitap boyunca benim gözüme pek batmadı. Benim dikkatimi çeken durum ise Çevik Atmaca Ged'in gölgesi ile olan husumeti oldu. Kafamın içindeki gölge hâlâ gizemini korumakta.Ged'e karanlık dünyadan, gözünü hırs, gurur, kibir gibi duyguların bürüdüğü bir anda yaptığı bir büyü ile musallat olan bir gölge var ve bu gölge kitap boyunca Ged'in peşini bırakmamakta,
zamanla Ged'in en büyük korkusu hâline dönüşmekte.

Kitaptan yaptığım çıkarımlar ise; korkularımızla yüzleşmemizin ne kadar önemli olduğu, doğru arkadaşlık kurmanın faydaları, kuramamanı zararları, karanlığın ve aydınlığın bir bütün olması,birbirine dönüşebilmesi (yin yang) meselesi oldu.

Fantastik severlere tavsiye edebileceğim kendine özgün bir eser, sevilen yazar Ursula'nın başyapıtlarından biri.Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.
188 syf.
·10/10
Yerdeniz serisinin ilk kitabı . Bu seriyi yani 6 kitabı tek ciltte toplamış metis. Ben de kitabı o tek ciltten okuyorum aslında ama 6 kitabın sonunda inceleme yapmaktansa biten her kitabın peşinden yapmaya karar verdim.

Yazar ile ilgili bilgiyi seri bittiğinde şimdi okuduğum 6 kitap tek cilt olan kitabın sonunda vereceğim.

Yerdeniz büyücüsünden kısaca bahsedecek olursam; Gont adasında yaşayan küçük bir çocuk olan Çevik Atmaca’nın cadı teyzesinden öğrendiği büyülerle başlayan büyücülük serüveni anlatılıyor ilk kitapta. Hatta büyücülük serüveni kitabın yarısıysa diğer yarısı düşmanı gölge ile savaşı, kovalamacası. Cadı teyzesinden öğrendiği büyülerle köyünü bir savaştan kurtarır Çevik atmaca . Ünü yayılır ve Ogion adında bir büyücünün kulağına kadar gider. Ogion gonta gelir ve çevik atmacayı çırağı olarak alır. Adına Ged koyar ancak ona büyüden önce öğretmesi gereken şeyleri olduğunu düşünür. Çevik atmaca ise büyü öğrenmek istemektedir. Bu istekleri üzerine Ogion Gedi yani çevik atmacayı büyücü okulu olan Roke adasına yollar .

Ged zeki , kuvvetli ve çok güçlü bir sihirbazdır. Ancak kibir ve gurur onun zayıflığıdır. Okul hayatı boyunca kendini diğerlerinden üstün görür.

Kitabın ilk yarısı Ged’in hayatı,okulu,gücü ,dostları üzerine diğer yarısı ise kibirinin ve gururunun başına açtığı o dertle savaşması üzerinedir.

Ogion ve Ged den başka en önemli karakterlerden biri Vetch tir. Ged in kadim dostudur kendisi. Öyle ki Ged’e gerçek ismini (Estarriol) söyleyecek kadar güvenir.

Şu isim koyma ve gerçek isim mevzusuna gelirsek ; kitap da insanların garip isimleri var. Çevik atmaca, Ogion, civanperçemi, karabatak vb. Bunlar onların gerçek isimleri değil. Gerçek isimler ergenliğe ulaştıklarında veriliyor ve o ismi kendine veren kişi ve kişinin kendisinden başka kimse bilmemelidir çünkü ismi bilirlerse cadılar, kötü güçler vb. şeyler o insana büyü yapabilir, içine girebilir . Kısacası kötü şeyler olur. Gerçek isim çok gizlidir. Bilinirse felaket olur. Ogion da çevik atmacanın isim koyucusu oluyor ona ged ismini koyuyor. Kitap da sonra ondan ged diye bahsediliyor ama bu insanlar da ona Ged diyor anlamına gelmiyor tabii ki. Onu herkes çevik atmaca olarak tanıyor. Buda yazarın farklı hayal gücünden doğmuş bir ayrıntı.

Çok sürükleyici ve zevkle okuyacağınızı düşünüyorum. Fantastik bir kitap ve ben yazarın hayal gücüne hayran kaldım kesinlikle çok başarılı. Ülke , ada isimleri yazarın kendi koyduğu isimler ve metisin tek cilt olarak bastığı kitap da yazarın uydurduğu dünyanın haritasıda var . Büyük ihtimalle tek basımda da vardır bu harita.

Metisin bütün kitapları tek ciltte toplaması Harika olmuş. Bayağı kalın olmuş ama cildi ve kendisi Harika puntolar küçük değil.

Dediğim gibi tek cilt olan kitaptan okuyorum ve oradan her kitap bittiğinde inceleme yapacağım.
182 syf.
·5 günde·8/10
Fantastik kitaplarla pek aram olmasa da yazarın çok bilinmesi ve serinin ilk kitabı oluşundan dolayı okudum. Büyücü çırağı olan çocuk Ged'in büyücülükte kendini geliştirmek için çıkmış olduğu yolculuklar konusuyla başlayıp, yavaş yavaş büyüyen tecrübeli ve saygı duyulan güçlü bir büyücü olmasıyla devam ediyor. Kitap akıcılığı çok güzel. İçerisinde geçen büyücülük terimleri özellikle " Gözbağı " kelimesi eskilerin kullandığı "Gözbayıcı" kelimesiyle aşağı yukarı aynı anlam ifade ediyor galiba. Sonuç olarak bu kitabı okumak isteyenlere tavsiye ederim. Serinin diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım. Bakalım devam kitaplarında ne olacak. Herkese iyi okumalar.
188 syf.
·6 günde
Ana kahramanımız ejderhaların efendisi, büyücüler kralı Ged ya da diğer adıyla Çevik Atmaca. Çocukluğu huysuz, gürültücü, işten kaytarıp ormanın derinliklerine kaçan cinsten. Teyzesi büyücü olup onunda bu güçlere sahip olduğunu fark eder ve öğretmeye başlar, Ged gücünü dengeli kullanamadığından hastalanır ve gönlümüze taht kuracak Ogion amca yardıma gelir. Sakinliği, bilgeliği Ged'in kalbinde sevgi pınarcıkları oluşturur. Ogion amca bir teklif sunar ve der ki ''sen bana bağımlı değilsin istersen Roke adasına git ve bütün yüksek sanatları öğren istersen de benimle kal çünkü sen de olmayan şey ben de mevcut'' diyerek kendisinin karar vermesini ister ve Ged gençliğin verdiği heyecanla bir an önce zafere ve başarıya ulaşmanın sabırsızlığı neticesinde Roke adasını tercih eder .

Sonrasında maceralarla yoğrulup Ged'in hırsı dolayısıyla yaşadığı talihsizlik sonucu farkına varıp olgunluğa erişme süreci, dostluğu tatması , otakı( küçük faremsi bir hayvan) ile bağlılığı, kararlı duruşu, kendini bulma yolunda sükunetini koruyup cesurca yoluna devam etmesi kitabın içine gömülmemi sağladı ve bu sadece bir fantastik kitap değil felsefeyle yoğrulmuş büyüleyici bir durum diye iç sesimi konuşturuverdim.

Yeri geliyor Ged'in arkasında olup küreklerle kayığın ilerlemesine eşlik ediyor, Ged'in elinde porsuk ağacından yapılmış asayı görünce Ogion amca bana da yapabilir misin ricalarında bulunmayı, beraber ruşvaş çayı içmeyi( nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum ama :D :P), balıkçı kulübesinde balina barsağından yapılmış hamakta uyumayı istedim , Ogion amcanın Ged'e dair kendini bulma yolunda öğütlerini dinleyip değer verişindeki huzuru hissettim. Ah bir de Ged'in Vetch ile olan dostluğunun yıllar geçmesine rağmen sevginin değişmediğine, zorluklarla mücadele edişlerine tanık olunca ''işte buuuuu '' dedim. Tabi bir de dostunun kız kardeşinin '' elbisesinin kolundan, kanatlarıyla ve pençeleriyle, elinden daha uzun olmayan bir ejderha sallanıyordu.'' diye tabir edilmesi hem gülümsetip hem de hayal gücümüzü genişletmesi yazara olan sempatimi de artıran cinsten oldu.

Ayrıca kitabın her bölüm başlangıcında isimlere uygun çizimin olması da ayrı hoşuma gitti.1 puanı kırma sebebim ise sonunu daha heyecanlı ve aksiyonlu bekliyor oluşumdan idi, yüzeysel ve sanki acele bitmiş gibi bir hava sezinledim. Bu canımı sıktı biraz. Öyle olmasaydı bana göre 10 da 10 idi. Çevirmenin de emeği takdire şayan gerçekten çok başarılı idi bana göre, Yüzüklerin Efendisi kitabını da Çiğdem Erkal çevirmiş, ayrıca bir röportajında Guin'inin kitaplarını severek çevirdiğini ve ilk göz ağrısı olan Yerdeniz Büyücüsü olduğunu da belirtmesi başarısına yansımış bence ^_^
Kitabı okumanızı tavsiye ediyorumm :))


Son olarak okuduğum bir cümlenin tesir ettiği durumu yansıtıp notumu ve müziği ekleyerek sonlandırıyorum^_^
'' Gölge senin gerçek benliğini yok etmek için uğraşıyor. Seni bir şahinin benliğine sokarak bunu neredeyse başarmıştı da. '' (sy :131 )
Hepimizin önünde, ardında eşlik eden bir gölge yok mu uğrunda kendi benliğimizi yitirdiğimiz , karanlığa çekip ışığı yakalamamıza engel olan? Gölgenin bir çok adı var hayatımızda.. Kin, nefret, hırs, şöhret, bencillik gibi ruhumuzu ilmek ilmek karartıp, boğazımızı sıkarak yaşamımızı anlamsızlığa sürükler cinsten. O halde kendimizi hayatın derinliğinde binbir çeşit balıklarla karşılaşarak yeri geldiğinde nefesimizin kesildiği, yuttuğumuz suyun boğazımızda bıraktığı acı tatla, gözlerimizi kapayarak niyeti halis hislerimizle ve aklımızın da bize eşliğiyle yolumuzu ve kendimizi bulmanın sevincini tadan dalışlar yapmamız dileklerimle der sağlıcakla ve huzurla kalmanızı dilerim. ^_^

Therion - Lemuria https://www.youtube.com/...Jhacp9z9I&t=146s bu da benden sizlere gelsin. ^_^

Not: Bir de kitaplar insanın eline büyüleyici bir şekilde ulaşabiliyormuş, inandım buna ben :D Cem hocanın #27286805 güzel incelemesiyle bu kitabı tanımama vesile olduğu için tekrardan teşekkür ederim. Listeme ekleyip okumayı düşünüyor yaptım , ardından bir mesaj geldi önceden muhabbetim olmayan bir insandan . '' İstersen sana hediye edebilirim''diye incelikle samimi bir şekilde ardından kitaplar aracılığıyla sohbetimiz devam etti, dostluğumuzun tomurcukları yeşermeye başladı ve kalbimde neşe, tatlılık, huzur ve anlam katan bir dost olarak yer edindi, ilk fantastik kitabımı da onun vesilesiyle attım, çok teşekkür ediyorum tekrardan tatlı arkadaşım benim ^_^
188 syf.
·110 günde·8/10
Uzun zamandır ismini duyduğum Ursula'nın kitaplarını okumaya karar verdiğimde ilk ilgimi çeken bu romanı oldu. Ursula aslında kitabın içerisinde gerçekliği yeniden oluşturuyor. Ursula'nın akıcı bir dili var ve usta bir kalem olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Her ne kadar aynı etkiyi göstermesede Harry Potter'i ufaktan anımsatıyor diyebilirim.

Kitabı okurken baş karakterimiz Ged'in dünyasında buluyoruz kendimizi. Küçükken yaptığımız bazı hatalar vardır bunların bazılarını unutamayız ve sanki hep peşimizden gelirlerler taki bununla korkumuzu yenip yüzleşene kadar devam eder bu süreç. İşte serinin ilk kitabında Ged'in yaşadıkları bana bu durumu çağrıştırdı.

Kitabın son kısımları sanki genel havasından biraz daha kopuk ya da kısa tutulmuş gibiydi. Biraz daha betimlenip okuyucuya o an ki duygular daha canlı ve etkili bir şekilde aktarılabilirdi diye düşünüyorum. Buna rağmen serinin devamını kesinlikle okuyacağım. Ged'in bu büyüme yolculuğuna eşlik etmesem sanki eksik kalmış olur her şey.
Keyifli okumalar...
188 syf.
·Beğendi·7/10
Yakın bir arkadaşım Ursula Le Guin hayranı. O yüzden ne zamandır okumayı düşünüyordum ve bu kadar geç okuduğuma pişman oldum. Keşke o ölmeden önce tanışmış olsaydım onun satırlarıyla. Ne fark eder ki derseniz bunu açıklayamam sanırım. Başka çok sevdiğim bir yazar olan Tolkien için böyle hissetmiyorum ama. Çünkü zaten o hayattayken benim onun kitaplarını okuma ihtimalim yoktu. Ama Le Guin'in kitapları hep kitaplığımdaydı, gözümün önündeydi ve sürekli erteledim, o öldükten sonra da hevesimi mi kaybettim artık ne olduysa bu zamana kadar erteledim ama iki gün önce yeter bu kadar erteleme dedim ve başladım.
Kitapta ilk farkettiğim şey isimlerinin önemi oldu ki Bay Rothfuss sanırım bundan biraz etkilenmiş dedim ve bu biraz moralimi bozdu çünkü Kral Katili Güncesi benim için tamamen yeni ve özgün bir dünyaydı. Ama yine de Rothfuss'un isimleri öğrenme mantığını ve üniversitesini daha çok sevdim. Evet, Le Guin'in okulu bana hiç sıcak gelmedi. Orayı hiç okul gibi düşünemedim. Hogwarts gibi bir yer bekliyordum ben sanırım. Ged'i hiç öğrenci gibi düşünemedim orada.
Ged'in bu kadar çabuk her şeyi öğrenmesini, düşmanını bu kadar çabuk yenmiş gibi görünmesini de - yıllar aldığını biliyorum ama sadece Ged bunu söylediği için yoksa bir ayda olmuş bitmiş gibi geldi bana her şey- pek tatmin edici bulamadım.
Konu güzel aslında ama bunun bu kadar kısa anlatılması ben de hayal kırıklığına sebep oldu. Bu kitabı kapattıktan sonra daha net bir şekilde anladım ki ben sürekli olaylar dönmesini, karakterin oradan oraya koşturmasını pek sevmiyorum. Bunlar illaki olacaksa bu olayların, karakterlerin ve duyguların uzun uzun betimlenmesini istiyorum. Bu kitapla sürekli Kral Katili Güncesini karşılaşırdım. İkisi de sürekli isimlerin öneminden bahsettiği için hemen bir bağ oluşmuştu zaten kafamda bir de ikisi de bir kahramanın kahraman oluş hikayesini anlattığı için . Ve ben Rothfuss'un dilini daha çok sevdim çünkü Kvothe'un ne hissettiği bana tam olarak geçiyordu. Onunla üzülüp, onunla korkuyordum. Ama Ged'in dünyasına giremedim bu yüzden hikaye beni derinden etkilemedi ve bende bir iz bırakmadı.
Yine de devam kitaplarını okumayı düşünüyorum çünkü akıcıydı. Bu yoğun günlerde aklımı pek yormadı.
188 syf.
·2 günde
Kitap ilk başladığımda her sayfa çevirişimde yavaş yavaş beni içine çekmeye başladı, sanki bir girdaba kapılmış gibi girdikçe girdim.. ilk okumaya başladıgımda Ogion’u Shannara'daki Druid’e benzettim Ged’de onun çırağına gayet uydu :) Ama Ged çok daha tecrübeli.
Kitabın asıl konusu büyümek, Ged’in olgunlaşması üzerine Ogion kitapta sadece Ged’i eğitmiyor bize de ufaktan ufaktan yol gösteriyor, bazı yerler iki kere okutturuyor kendini.
Eserde çokça isimlerden bir şeyin asıl isimini öğrenmekten bahsediyor. Ged’in hocası Kurremkarmerruk, Kadim lisanda varlıkların asıl isimlerini öğretiyor. ‘’Kim bir adamın ismini biliyorsa, onun hayatını avuçlarının içinde tutuyor demektir.’’ diye geçiyor buraya gelmeden daha aklıma Kral Katili Güncesinden Elodin geldi(üniversitedeki Baş İsimcidir). Orada da Elodin Kvothe’ye nesnelerin asıl isimlerini öğretiyordu ve birinin ismine sahip olduğunda onun herşeyine sahip olabileceğini söylüyordu. Kitap aklımıza Harry Potterı getiriyor ikiside bir okulda büyücü olarak yetişiyor, aileleri yok, en önemlisi çağlarının e iyi büyücüleri olacaklar. Yüzüklerin Efendisinide hatırlatıyor gibi.
Seri 6 kitaptan oluşuyor devamınıda yavaş yavaş okuycam hemen bitirirsem olmaz. İlk kitap oldukça hoşuma gitti devamı daha heyecanlı olacaktır. 
188 syf.
·16 günde·Beğendi
Bir kitap olmalı, beni alıp bu dünyanın yüzeyselliğinden soyutlamalı mı diyorsunuz. O zaman Yerdeniz serisi tam size göre. Ursula Guın'in masalsı bir anlatımla bize sunduğu Ged'in öyküsü içeriğinde bir çok mesajda barındırıyor. Üstelik yerdeniz büyücüsü Ged, kült haline gelen Harry Potter karakterinin ilk habercisi ve Hogwarts okulunun temeli.


Fevkaladenin fevkinde bir büyüme ve olgunlaşma hikayesi. Hayata ne denli dezavantajla başlarsak başlayalım, iyi hocaların, iyi arkadaşların bizi ne denli değiştirip dönüştürebileceklerine; kişinin, benliğinin olumsuz yönleriyle savaşının nasıl bitmez ve zorlu olacağına dair bir destan. Varlıkların birliği, her şeyin yıldız tozlarından olduğunun bir hatırlatıcısı; 183 sayfalık bir başyapıt: Yerdeniz Büyücüsü.

Ged'in çocukluğu doğduğu adada Gont'ta başlıyor. Oradan büyücülük okuluna kaydoluyor. Buraya gitmeden önce karşılaştığı bilge adam Ogion Usta Ged'de çok büyük düşünsel izler bırakıyor. Ged'in bir hırs sonucu serbest bıraktığı kötücül güç: Gölge.
Ged'in çocukluğu gölgeyi takibe çıktıktan ve onu yendikten sonraki evrede hırslarını, güç istencini yenip tam insan (insan-ı kamil) olmakla son buluyor.

"Ve Vetch, gerçeği görmeye başladı: Ged, ne kaybetmiş ne de kazanmıştı, ama kendi ölümünün gölgesini, kendi ismiyle adlandırarak, kendisini bütünlemişti; tam bir insan olmuştu: Tüm kişiliğinin bilincinde olan, kendisinden başka hiçbir güç tarafından kullanılamayacak veya ele geçirilemeyecek, o yüzden hayatını hayattan yana yaşayacak, hiçbir zaman yıkım, acı, nefret ve karanlığın hizmetine girmeyecek bir insan." (s.184)
188 syf.
·117 günde·Beğendi·9/10
''Sanırım Yerdeniz Büyücüsü´nün en çocuksu yanı, konusu: Büyümek. Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuz bir yaşımda tamamladım ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek.'' diyor Ursula Yerdeniz Büyücüsü hakkında. Gerçekten de kitapta Ged'in çocukluğundan itibaren büyüme macerasına tanık oluyoruz. Ged'in Karg'lara karşı koymak için yaptığı büyü köyün hayatını kurtarır. Zaman içerisinde Ged çevrede ünlenir. Usta Ogion eğitmek üzere Ged'i Onakçaağaç'a götürür. Kendi gücünün farkına varan Ged Ogion'dan sıkılır ve büyücülük okuluna gider. Yapmaması gereken bir büyü yapan Ged, kontrol edilemez bir varlığı peşine takar. Ve kitap boyunca bu varlıkla olan mücadelesi ve pişmanlıkları gözönüne seriliyor. Ben bu kitabı Ged'in kendini keşfetmesi, yaptığı hatanın sorumluluğunu üstlenmesi ve büyümesi olarak görüyorum.
188 syf.
·1 günde·10/10
https://www.instagram.com/mimirtells/ (Kitap incelemeleri ve tavsiyeleri için.)

Puanım 5/5.

"Bazılarının anlattığına göre bunların en büyüğü, en azından en büyük gezgini, yaşadığı devirde hem ejderhalar efendisi hem de Başbüyücü olan Çevik Atmaca adında bir adammış."

Birçok türden kitap okumuş veya okumayı sevsem de fantastik tür benim en çok hoşuma giden şey. Benim için gerçeklikten ne kadar uzak, ne kadar doğaüstü element var o kadar iyi. Bir Orta-Dünya olmasa da Yerdeniz oldukça büyük bir dünya. Büyünün ve doğaüstü şeylerin bulunduğu çok başarılı bir dünya yaratmayı başarmış Ursula. Yerdeniz serisini henüz bitirmedim (5 ve 6. kitaplar kaldı.) Fakat bu kitapta tanıştığımız Ged'in hikayesi 3.kitapla bitiyor diyebilirim. Bundan sonraki kitaplar da Yerdeniz evreninde geçiyor ama bu 3 kitaptaki hikayelerle çok alakalı değil. İsterseniz ben kitapta ve bu dünyada hoşuma giden şeylerden bahsedeyim biraz.

"Sihir, zevk için veya övülmek için oynadığımız bir oyun değildir. Şunu düşün: Bizim Sanatımızdaki her söz, her hareket ya hayır için ya da şer için yapılır. Bir şey söylemeden veya bir şey yapmadan önce, ödemen gereken bedeli bilmen gerekir!"

1-Büyü
Büyü sevmeyen yoktur herhalde. Fantastik romanların hemen hemen hepsinde bulunan bu türün vazgeçilmezi haline gelmiştir. Yerdeniz evreninde büyünün önemi çok fazla. Ve büyünün kullanılışı, daha doğrusu dünyaya eklenişini çok sevdim. Üstteki alıntıdan da anlayabileceğiniz gibi büyü bir oyuncak değil. Yıllarca çalışmış büyücüler bile sık sık büyü yapmıyor çünkü her büyünün bir sonucu var. Bu yüzden "Ya şimdi neden bunu büyüyle yok etmedi ki hemen?" gibi sorular sordurmuyor kitap size. Büyü çok çalışma ve özellikle yetenek gerektiren bir şey.

2-Ejderhalar
Ee büyü dedik, fantastik roman dedik tabi ki ejderhalar da var kitapta. Ejderhalar benim en sevdiğim mitolojik/efsanevi yaratıklardandır. Yerdeniz evreninde ejderhalar çok yaşlı ve bilge yaratıklar. Bunun yanısıra oldukça cimriler ve tehlikeliler. Büyü ile ilgili her şeyi biliyorlar aslında büyünün ta kendisi bile olarak diyebiliriz. 3. kitapta Ged ejderhaları anlatırken kendisi şöyle diyor: "Ejderhalar! Ejderhalar, hırslı, açgözlü, haindirler; acımasız, vicdansızlardır. Ama kötü müdürler? Ben kimim ki ejderhaların hareketlerini yargılayayım? İnsanlardan daha akıllılar. Onlar rüya gibidirler Arren. Biz insanlar rüya görürüz, büyü yaparız, iyi yaparız, kötü yaparız. Ejderhalar rüya görmez. Onlar rüyanın kendisidir. Büyü yapmazlar: Bu onların özüdür, varlığıdır. Onlar yapmazlar, onlar olur."Bu yönden ejderhalar da büyü gibi evrene çok güzel bir şekilde işlenmiş.

3-Açılış
Bazı kitaplar yavaş yavaş zevkli gelmeye başlar sizi meraklandırıp içine çeker, bazıları da ilk sayfadan sizi direk o evrene sokar. İşte Yerdeniz ikinci türden bir kitap. İlk sayfada Çevik Atmaca adında ejderhalar efendisi bir Başbüyücü hakkında bilgi ediniyoruz. Yazar en baştan bu adamın ne kadar yüce ve ünlü birisi olduğunu veriyor. Vermesi gereken şey oraya ulaşmak için öğrendiği şeyler ve uzun macerası. Kitap daha ilk sayfadan benim gönlümü kazandı ve sonuna kadar da hikayenin içinde kalmaya başardım.

4-Macera
Beni tanıyanlar ve incelemelerimi okuyanlar, macera temasının işlendiği kitaplara bayıldığımı bilir. Binlerce yıl önce Odysseia ile başlamış olan ve günümüzde hala büyük bir önem taşıyan bu tema artık bir tür haline bile gelmiştir. Kitabın başında Ged'in ne kadar değerli birisi olduğunu öğreniyoruz ve 3 kitap boyunca onunla birlikte yola çıkıyoruz. Başbüyücü ve ejderhaların efendisi bu adam ama oraya gelebilmek için neler oldu? sorusunun cevabını eksiksiz şekilde alıyoruz. Macera ve büyüme teması kitapta harika bir şekilde işlenmiş.

Ged'in hikayesinin geçtiği Yerdeniz Üçlemesi'nde benim en çok sevdiğim kitap ilk kitap oldu. Bol bol fantastik element bulunuyor, Ged'i ve Yerdeniz evrenini yakından tanıyoruz bu kitapta. Yanlış anlamayın diğer kitapları da sevdim çeşitli yönlerden ama Yerdeniz Büyücüsü'nde sanırım gözüme çarpan beğenmediğim bir nokta yok. Başlarsanız pişman olmayacağınız bir seri Yerdeniz.
Bütün hayatımızı, aslında yapmaktan başka çaremiz olmayan şeyleri rızamızla seçmeyi öğrenmekle geçiriyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
A Wizard of Earthsea
Alt başlık:
Earthsea Cycle #1
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
251
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780547722023
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Graphia
Baskılar:
Yerdeniz Büyücüsü
A Wizard of Earthsea
A boy grows to manhood while attempting to subdue the evil he unleashed on the world as an apprentice to the Master Wizard.

Kitabı okuyanlar 1.524 okur

  • Aleyna H.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları