Acı Çikolata

8,2/10  (19 Oy) · 
49 okunma  · 
15 beğeni  · 
1.000 gösterim
Yemek pişirerek, yemek yiyerek, yemekler aracılığıyla aşk ilanı, tinsel ve tensel iletişim gerçekleşebilir mi? Laura Esquivel, "Acı Çikolata" ile, içinde yemek tarifleri, aşk öyküleri ve kocakarı ilaçları bulunan bu romanla bu iletişimin gerçekleşebileceğini kanıtlıyor. Yüzyıl başlarında Meksika'da devrim, eski kolonyal toplumun son kalıntılarını temizlerken, aile geleneğine göre evlenmesi olanaksız, ama buna karşın Pedro'ya delicesine tutkun Tita, yemek yapmayı aşkının iletişim aracına dönüştürüyor. Laura Esquivel bu olanaksız aşkı yemek ve kocakarı ilaçları tanımlarıyla dile getiriyor ve sarsıcı, büyüleyici bir dille bu aşkın ezgisini yaratıyor; yarım kilo soğan, iki baş sarmısak, bir tutam fesleğen, romanın her satırından fışkıran yakıcı aşkın simgesine dönüşüyor. Yazarın ironik, neşeli ve yumuşak bir dili var; yaşam sevgisi ve tensel aşk bu dil içinde büyülü gerçekliğe bağlanıyor. Hiçbir kadın yazar, kadın dünyasını bu düzeyde dile getiremedi. Kısa zamanda on beş dile çevrilen ve yazarın senaryosuyla sinemaya aktarılan, filmi ülkemizde de büyük ilgiyle karşılanan "Acı Çikolata", başta Meksika ve ABD olmak üzere yayımlandığı her ülkede satış rekorları kırdı. Bir kez okumakla yetinemeyeceğiniz bir roman.
  • Baskı Tarihi:
    2000
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789750717888
  • Orijinal Adı:
    Como Agua Para Chocolate
  • Çeviri:
    Havva Mutlu
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
sevinç eroğlu keskin 
16 Haz 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Oldukça zengin bir kelime haznesine sahip Meksikalı yazar, 19.yüzyılda halkının kültürel yapısına ve siyasi gelişmelerine ayna tutarken, kendine özgü renkli anlatımıyla kah güldürüp kah ağlatmış. Bolca yemek tarifinin bulunduğu- farklı, toplumun gelenek ve göreneklerinin işlendiği- enteresan, aşkın birbirinden değişik hallerinin konu edildiği - keyifli, okunası bir roman.

Bizimmahalleninkitapcisi 
13 Şub 09:16 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Hiç, heybenizde okumak istediğiniz milyon tane kitapla kitabevinin kapısından içeri adım atıp o büyülü atmosferin etkisinde bambaşka kitaplara yöneldiğiniz ya da aklınızda olmamasına rağmen tek bir cümlesiyle bir kitaba vurulduğunuz oldu mu? Peki ya kitabevinden çıkarken uzun süredir aklınızda olup aldığınız kitaplardan çok, o kitabı merak ettiğiniz?
Bazen denemek, tek bir cümlenin peşine takılıp, kapağını araladığınız kitabın sayfalarında sizi neyin beklediğini bilmeden yeni bir yolculuğa çıkma cesaretini gösterebilmek lazım.
Acı Çikolata, okuduğu türlerin dışında farklı deneyimler tatmak, tek bir cümlenin peşine takılıp doyumsuz bir yolculuğa çıkma isteyen kitapseverler için biçilmiş bir kaftan.
Gelin, kendini "İçinde yemek tarifleri, aşk öyküleri ve kocakarı ilaçları bulunan roman" olarak tanımlayan bu kitaba daha yakından bakalım :)

Acı çikolata, okurunu bulunduğu zaman ve mekandan alıp Meksika Devrimi sırasında De La Garza ailesinin çiftlik evine konuk ediyor. Kitabımızın ana karakteri Tita, De La Garza ailesinin üç kızından en küçüğüdür. Evin en küçük kızı olması Tita'nın hayatının katı geleneklerin gölgesinde mahvolmasına neden olur. Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı, otoriter Elena, kızı Tita'yı sevdiği Pedro'ya vermediği gibi istemeye geldiklerinde Pedro ve babasını kesin bir dille reddeder. Çünkü geleneklere göre evin en küçük kızı annesi ölünceye kadar annesine bakmak ve evlenmemekle yükümlüdür. Bu nedenle Pedro'nun Tita'yla evlenmesi mümkün değildir. Kim bilir yüzyıllar boyu kaç genç kızın gençliğine mal olan bu gelenek, belki de herkesten çok Tita'yı derinden etkileyecektir. Gelenekler yüzünden Pedro'ya olan aşkını kalbine gömmek zorunda kalan Tita, annesinin önerisiyle Pedro'nun ablası Roussaura ile evlenmesiyle yıkılır. Pedro neden Tita'ya ihanet etmiştir? Elbette bir sebebi var, ki o ve daha da fazlası kitabımızın sayfalarında gizli :)
Velhasıl mutfakta oldukça maharetli olan Tita'nın elinden çıkan geleneksel Meksika yemeklerinin lezzet sırrı da işte hayatını mahveden bu olaylara karşı hissettiği duygularında saklıdır; her yemeğine Pedro'ya duyduğu aşkı, tutkuyu, umudu, acıyı hatta göz yaşını katar...

Meksikalı yazar Laura Esquivel'in ülkesinin tarihini ve geleneklerini temsilcisi olduğu büyülü gerçekçilik akımı ( ilk olarak Latin edebiyatında ortaya çıkan, mantık dışı ve doğaüstü olayların gerçekler ile uyumlu bir biçimde kaleme alındığı akımdır) çerçevesinde kaleme aldığı Acı Çikolata, çizdiği geleneklere baş kaldıran kadın portresiyle evrensel kadın kimliğine özgün bir yorum getiriyor. Doğaüstü, mistik, mantık dışı ögelerle (Tita'nın anne karnında soğana duyduğu hassasiyetten hüngür hüngür ağlaması ya da ağladığında göz yaşlarının evin her tarafına su basmışçasına akması gibi) gerçek arasında okurunu rahatsız etmeyen tatlı bir bütünlük sağlayan bu güzel roman, türünün muazzam bir örneği olmakla birlikte yemek tarifleriyle bezenmiş kusursuz kurgusuyla da okuruna kendine has bir şölen sunuyor.

Keyifle okuyacağınız, belki bir miktar pembe dizi tadında bu kitaba ( içinde tutku ve şehvet bulunduğu için her yaş grubunun okumasını tavsiye etmiyorum) bir şans vermenizi tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)

SEVİLAY SÖNMEZ 
21 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 9/10 puan

Meksika da yaşayanların örf ve adetlerine göre ailenin en küçük kızları ebeveynlerine bakmak için evlendirilmez.Meksikalı bir ailenin en küçük kızı olan Tita aşık olduğu Pedro ile evlenemediği gibi ablasının onunla evlenmesine tanık olur. Yemek yapmayı çok seven Tita yemek yaparken hissettiği tüm duyguları ve düşünceleri yaptığı yemeğe geçirecek ve hatta zehirleyebilecek kadar üstün bir yeteneğe sahiptir...
Keyifle okuduğum bir kitap oldu. Filmini de en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum. İyi okumalar dilerim :)

Dila. 
09 May 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Meksika edebiyatına ait okuduğum ilk kitaptı. Genel Güney Amerika edebiyatı örnekleri gibi bunu da sevdim açıkçası umarım bir kitaptan yola çıkarak meksika edebiyatı genellemem çok abes değildir ve sonraki kitaplar hayal kırıklığı yaşatmaz.

Kitaba gelirsem; çok büyük beklentiyle okunmaması gerektiğini düşünenelerdenim. ancak yemekler gibi anlatımın da lezzetli olduğu kesin. Kitaptan aldığım tat çok yoğundu ama açıkçası muhteşem falan gibi bir yorum yapamam.

Töreyle şekillenen hayatlar, ezilen, hor görülen kadınlar ve buna rağmen yaşanan aşklar... Konusu "evet dünyada da bunlar varmış" bakış açısı için anlamlıydı diye düşünüyorum.

Anlatımı dediğim gibi çok güzeldi. gerçek dışı öğeler de az veya çok değil, olması gerektiği kadar geldi bana, bir iki yerde Marquez'e benzetilip "büyülü gerçekçilik" tanımı kullanıldığını okudum ancak buna katılmıyorum, olsa olsa gerçek dışı olarak kabul edebilirim bunları.

Gerçek dışı haricinde anlamsız ve saçma bulduğum yerler de vardı

Bir de olay akışında önemli olan bazı noktalar aslında çok basit geçiliyor, birinin ölmesi gibi. Tek cümleyle karakter ölümü mü anlatılır dedim ama anlatılıyormuş, çok da abes durmuyor gidişata bakılınca.

Neyse özetleyeyim; lezzetli bir kitap ancak dediğim gibi çok büyük beklentiye de girmemek gerekli.

Kübra Bakırcı 
11 Şub 21:27 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

İnsanın yemek pişirerek, yemek yiyerek aşkını ilan etmesi, ruhsal ve tensel iletişim kurması mümkün müdür? Peki yemek ve kocakarı ilacı tariflerinden bir aşk öyküsü çıkar mı? Mümkündür ve çıkar! Üstelik bu aşk öyküsü öylesine etkileyici, doyurucu ve farklı bir aşk öyküsü olur ki, okuduğunuz hiçbir kitaba benzemez, pembeleşen soğanlar misali kavurur içinizi. Acı Çikolata, yemek tariflerinin içine gizlenmiş, fantastik ögelerle süslenmiş, dönemin ve içinde geçtiği coğrafyanın gerçekleriyle desteklenmiş, "evlenmesi yasaklanmış Tita ve ona sonsuz aşkla bağlanmış Pedro'nun" unutulmaz aşklarının hikayesi. Cümlelerinde Güney Amerika'nın ılık rüzgârlarının estiği bu kitap bambaşka bir okuma deneyimi sunuyor. Yazar kadın ruhunun derinliklerine inerken bu etkiyi yemeklere aktararak sizi şaşırtır ve eğlendirirken cüretkar cümlelerinden de asla ödün vermiyor. Kitabın çok boyutluluğunu anlatmak tabi zor ama gidişatlar hep çok iyi bağlandı, üzerinde iyi düşünülmüş ve ince planlanmış bir kurgusu-örgüsü var. Ara ara okumak isterim zira unutulmaz kitaplarım arasındaki yerini sağlamca edindi.

ÜMİT YILMAZ 
30 Tem 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bu kitabı her zaman "tam bir kadın kitabı" diye tanımlamışımdır.Yemek tarifleri var,aşk var,arka planda Meksika'daki devrim var,töreler var,gerçeküstü öğeler de fena değil.Ama beni en çok etkileyen coşkulu anlatımı oldu.Tita'nın yemeklere duygularını katması,yiyenlerin de etkilenmesi muhteşem.. Laura esquivel tanınmayı hakeden yazarlardan.Son kitabını dün bitirdim ama bu kitabını çok daha önce okumuş olmama rağmen eklemediğimi görünce bu eksikliği gidermek istedim.İlk yazdıklarıma bakarak erkek arkadaşlar sakın bu kitabı es geçmesin.
Onların da bu kitaptan keyif alacakalarından eminim.

Kitaptan 3 Alıntı

Bizimmahalleninkitapcisi 
13 Şub 09:23 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Bir tek gerçek vardır, o da gerçek diye bir şey olmadığıdır! Gerçek, herkesin baktığı noktaya göre değişir."

Acı Çikolata, Laura Esquivel (Can Yayınları)Acı Çikolata, Laura Esquivel (Can Yayınları)
Yeşim Özden 
16 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Büyükannemin ilginç bir teorisi vardı: Hepimiz, içimizde bir Kutu kibritle doğarız. Ama tek başımıza bunu yakamayız. Deneyde görüldüğü gibi oksijene ve mum alevine ihtiyacımız vardır. Örneğin, oksijen, sevdiğiniz insanın nefesinden gelebilir. Mum alevi ise güzel bir yemek, müzik, okşamalar yada güzel sözlerdir. Bunlardan biri parlamaya neden olur ve içimizde ki kibritlerden birini yakar. Bir an yoğun bir heyecan hissederiz. İçimizde çok hoş bir sıcaklık yayılır. Bu sıcak zamanla yavaş yavaş yok olur. Sonra yeni bir parlama olur ve içimizde bir kibrit daha yanar. Bu duyguyu yaşamak isteyen herkes, kendi içindeki park patlayıcıları keşfetmek zorundadır. Bunlar yanarak ruhumuzun beslenmesine yardımcı olur. Yani başka türlü söylersek, bu yanma ruhunuza enerji verir. Bir kişi kendi tutuşturucularını zaman içinde keşfedemezse, içindeki kibritler nemlenir, hiçbir şekilde yanmaz olur.
O zaman ruhumuz bedenimiz de terk eder. Karanlıkların içinde el yordamıyla boş yere kendisine besin arar. Ona besin sağlayacak tek kaynağının terk ettiği, soğutan titriyorum o vücutta olduğunu bilmez."

Acı Çikolata, Laura Esquivel (Sayfa 110)Acı Çikolata, Laura Esquivel (Sayfa 110)