Açık Toplum ve Düşmanları (2 Cilt Birarada)

·
Okunma
·
Beğeni
·
509
Gösterim
Adı:
Açık Toplum ve Düşmanları
Alt başlık:
2 Cilt Birarada
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
664
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756201824
Çeviri:
Harun Rızatepe, Mete Tuncay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Liberte Yayınları
1. Cilt Platon'un Büyüsü
2. Cilt Hegel, Marx ve Sonrası
Birinci Dünya Savaşı sırasında siyasi sürgünde yazılan ve ilk kez 1945 yılında basılan Açık Toplum ve Düşmanları, 20. Yüzyıl'ın en etkili kitaplarından biridir. Bertrand Russel'ın "demokrasinin kuvvetli ve derin bir savunusu "diyerek selamladığı bu esere, Platon, Hegel ve Marx'ın felsefelerinin merkezden planlanmış siyasi sistemlerinden mündemiç olan tehlikeleri açığa çıkaran efsanevi bir saldırıdır. Popper'ın oldukça kolay kavranabilir üslübu, bilgeliği, büyük filozofların fikirlerinin berrak açıklamaları ve günümüzde dünya genelinde totaliter sistemlerin yeniden dirilmeleri, Açık Toplum ve Düşmanları'nın hala devam eden popülaritesini açıklatan üç sebeptir.
Karl Popper o sivri dili ile yapacağını yapmış. Kitabın çok net bir şekilde ana konusunu özetlemek gerekirse; Tarihin başından bu yana siyaset felsefesine konu olmuş Platon'un Devleti, (özellikle ilk cilt neredeyse tamamen Platona ayrılmış) ki bu ayrılma da aslında Popper'in başından beri hep savunduğu Yunan felsefesinin ilahlaştırılmasının önüne geçilmesi içindir. Bundan dolayıdır ki ilk ciltte Plütokrasiyi yerden yere vuruyor Platon'un oligarşik fikirlerini çok sivri bir şekilde eleştiriyor. İkinci cilt ise daha çok Hegelci Alman felsefesi ve Marksın yönetim ideallerine göre şekilleniyor. Marksın toplum bilim ve sınıf anlayışını detaylıca anlatırken her zaman yaptığı gibi onuda eleştirmekten geri durmuyor. Kitap genel hatlarıyla Devlet üzerine kurulu bir eser okuması keyifli.
Platon göre, Kanunlar 'da eşitlikçiliğe formül şu şekildedir ;

"Eşit olmayanlara eşit davranmak haksızlık doğurur." Siz, uşaklarınızla, kölelerinizle, hayvandan farkı olmayan kol işçisiyle eşit misiniz? Bunu sormak bile gülünçtür.
Marxçı devlet kuramı; Eğer devlet, aslında bir sınıf tiranlığı ise, o zaman bir yandan şiddete cevaz vardır, bir yandan da yapılabilecek şey, burjuvazinin diktatörlüğü yerine proleterlerinkini koymaktan ibarettir. Biçimsel demokrasi konusunda fazlaca titizlenmek, tarihsel kavrayış azlığını gösterir; ne de olsa, Lenin'in dediği gibi

"Demokrasi tarihsel gelişme sırasında ortaya çıkan devrelerin birinden ibarettir."
Schopenhauer'a göre Hegel'in diyalektiği "her türlü zekayı mahvedici" bir nitelik taşıyordu.
Sokrates ölüme mahkum edilmişti, ama davayı açanların niyeti, onu öldürtmek değildi. Platon'un Kanunlar'ı bu niyet eksikliğini telafi etmektedir. Platon burada engizisyon teorisini serinkanlılık ve titizlikle inceden inceye geliştirir. Özgür düşünmek, siyasal kurumları eleştirmek, gençlere yeni düşünceler öğretmek, yeni din uygulamaları, hatta görüşleri getirmeye kalkmak, bunlar hep açıklanmış ölümlük suçlardır. Platon'un devletinde Sokrates'e kendisini kamuya açık bir mahkemede savunma fırsatı hiç verilmeyebilirdi.
Kierkegaard ve Schopenhauer Hristiyanlık savunucusu Hegel'e karşı şöyle diyordu;

Hegelcilik "bu parlak korkaklık ruhu ipsiz sapsızlığın en iğrenç biçimidir. Ve o küf tutmuş tantanasından, düşünsel sefaletinden ve rezilane kokuşmuşluk şaşaasından başka hiç bir şey değildir"
Schopenhauer'in şu sözlerini düşünüyorum: "Eğer bir zaman gelir de bir gencin zekasını kör etmek ve aklını her türlü düşünmeye yeteneksiz bir hale getirmek istersen, onun Hegel okumasını sağlamaktan daha iyisini yapamazsın."
Halkın iradesi kendilerinin değil de, bir tiranın yönetmesini isterse ne olacak?

Platon, özgür kişinin mutlak özgürlüğünü önce yasalara başkaldırarak, sonra da özgürlüğe yüz çevirip bir tiran için can atmaya kullanabileceğini söylemektedir. Bu uzak bir olanaktan ibaret değildir; birçok kereler böyle olmuştur ve oluşunun her defasında, siyasal inançlarının son temelinde çoğunluk yönetimi ilkesini ya da benzer bir egemenlik ilkesini benimseyen demokratları 'umutsuz bir düşünsel bunalıma sürüklemiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Açık Toplum ve Düşmanları
Alt başlık:
2 Cilt Birarada
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
664
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756201824
Çeviri:
Harun Rızatepe, Mete Tuncay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Liberte Yayınları
1. Cilt Platon'un Büyüsü
2. Cilt Hegel, Marx ve Sonrası
Birinci Dünya Savaşı sırasında siyasi sürgünde yazılan ve ilk kez 1945 yılında basılan Açık Toplum ve Düşmanları, 20. Yüzyıl'ın en etkili kitaplarından biridir. Bertrand Russel'ın "demokrasinin kuvvetli ve derin bir savunusu "diyerek selamladığı bu esere, Platon, Hegel ve Marx'ın felsefelerinin merkezden planlanmış siyasi sistemlerinden mündemiç olan tehlikeleri açığa çıkaran efsanevi bir saldırıdır. Popper'ın oldukça kolay kavranabilir üslübu, bilgeliği, büyük filozofların fikirlerinin berrak açıklamaları ve günümüzde dünya genelinde totaliter sistemlerin yeniden dirilmeleri, Açık Toplum ve Düşmanları'nın hala devam eden popülaritesini açıklatan üç sebeptir.

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Hayati Taban
  • Hasan Yıldırım
  • Roark
  • Göktürk.
  • Ahmet Turan AKGÜNEŞ
  • Jah
  • Ahmet Selim
  • Efe Can Oğur
  • Martin Bextewar
  • Arche Arpeion

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%33.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0