Acıtan GüzellikGeorgia Cates

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.250
Gösterim
Adı:
Acıtan Güzellik
Alt başlık:
Beauty (Acıtan Güzellik) Serisi 1
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
356
ISBN:
9786050918557
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Beauty From Pain
Çeviri:
Belgin Selen Haktanır
Yayınevi:
Dex Yayınevi
Üç ay sürmesi konusunda anlaşmıslardı... Ama aşkları sınır tanımayacaktı.

Jack McLachlan nam-ı diğer Mağara Adamı, Avusturalya'nın en gözde bekârlarından milyoner bir şarap üreticisiydi. Başarısı, ünü ve zenginliği, romantik ilişkilerini karmaşık ve sorunlu bir hale getiriyordu, bu yüzden basitliği seçiyordu: isimsiz, kısa ilişkiler.
Bu onun oyunu ve kurallarıydı. Ta ki Laurelyn Prescott hayatına girene kadar.

Ateşli oyunun kuralları değismek zorunda kaldı, çünkü genç kadın öncekilere hiç benzemiyordu. Amerikalı nefes kesici müzisyenle iliskisi basladığı andan itibaren Jack'in ayakları yerden kesildi. Hiçbir sey planladığı gibi gitmemeye basladı ve Jack kuralları birer birer kendi elleriyle yıkmak zorunda kaldı.

Ve Laurelyn, mümkün olmayanı, mümkün kıldı.
(Tanıtım Bülteninden)
İki kitabı okuyan ve bir tanesini de okumaya çalışan ben, ruh halimin değişkenliği nedeniyle başka bir kitap bulup onu bitirdim. Gerçekten okunmuyorsa okunmuyor, bundan sonra başladığım kitapları okuyamadığım zaman başka bir kitabı deneyeceğim. Böyle yapmadığımda hiçbir şekilde kitap okuyasım gelmiyor çünkü.
Dediğim gibi ruh hali nedeniyle elime geçen ilk aşk romanını aldım, okumaya başladım. Biraz önce bitti, sarhoş edici derecede güzel değildi ama tekrardan kitap okuma isteğimi arttırdı.
Kitaba başlarken arka kapağını okumadım, önyargı oluşacağını bildiğimden bilgi edinmeden başladım. Ve şaşırtıcı bir şekilde berbat bir kitap değildi. Son zamanlarda çok nadiren güzel kitapları yakalayabiliyorum. Bu yüzden bu kitap biraz umut ışığı oldu diyebilirim.
İlk sayfalarda kadın karakterimiz olan Laurelyn’in düşünce şekli dikkatimi çekti. Devam etmemin nedeni gerçekten o düşünceydi. Uçakta yolculuk ederken e-reader’ını alıp bir kitap okumaya başladı ve okuduğu kitaptan bahsetti, ‘Kitabın sadece altıncı bölümüne gelmiştim ama baş kadın karakter yeni tanıştığı yakışıklı adama çoktan aşık olmuş, bunu itiraf etmekte zorlanıyordu. Basmakalıp, dedim içimden.’ Tam olarak bunlar yazıyordu. Ve ben yazarın, herkesin işlediği bu konuyu, bizim klişe olarak adlandırdığımız bu konuyu nasıl ilerleteceğini çok merak ettim.
Hikayenin içine girmekte asla zorlanmadım ama yazarın yaptığı ters köşeler… Laurelyn ve Addison Wagga Wagga’ya indiklerinde Laurelyn’in Ben’le bir ilişkisi olacağını düşündüm. Yanıldım. Hemen ardından Zac girdi araya (bundan önce Addison abim yanında bir arkadaşını getiriyor dediğinde acaba Zac’le mi bir şeyler olacak diye düşündüm. Yanıldım.) ve Addison’la Zac’in birlikte olacağını anladım. Biraz kafam karıştı ama yazar yardıma yetişti.
Jack MclachIan diye bir başlık altında, farklı bir bakış açısından anlatılmaya başlandı. Merakım arttı tabii. Sonuç olarak ana erkek karakterimiz Jack oldu! Farklı bir kadın arayan Jack şanslı günündeydi çünkü tam da o gün Amerikalı kızımız sahneye çıktı. Jack, aradığını bulduğunu hissetti. Garson kızın yardımıyla bilgiler edindi. Ama ismini öğrenmek istemedi. Burada biraz durmak istiyorum. İsimlerin bir gücü olduğuna inanırım, benim için isimler önemlidir ve duygulara karışabilir. Jack’in neden isim bilmek istemediğini ve ismini söylemediğini anlayışla karşıladım bu yüzden. Bazıları için saçma gelebilir ama benim için öyle değil.
Aradaki detayları geçiyorum ve esas meseleye geliyorum. Beraber akşam yemeği yerlerken Jack üstü kapalı bir şekilde teklifini sunuyor. Laurelyn biraz geç olsa da durumu kavrıyor ve tam beklenildiği gibi kabul etmiyor. Kim tanımadığı ve daha bir iki kez karşılaştığı adamın teklifini kabul eder ki?
Aldığı red cevabını kendine yediremeyen Jack yine de Laurelyn’in peşinden gidiyor. Peşinden gitmesi fikrini değiştirmeyecektir ama şansını dener. Düşünmesini ister… Sonuç olarak önce tanışmak koşuluyla teklif kabul edilir. Herkes mutlu olur. Ve kimse sadist değildir. Bu kısım içimi rahatlattı çünkü son zamanlarda yaygınlaşan bu sadistlik konusuna dayanamazdım. Olmaması çok iyi olmuş.
Jack’in anlaşması üç aylık. Üç ay beraberiz sonra ne sen ara, ne de ben arayayım. E tabii bu anlaşmayı görünce diyorsunuz ki, ‘Biz çok duyduk bu lafları…’ Doğal olarak bende böyle dedim.
Teklifine ‘evet’ cevabını almak için romantik tavırlar sergileyen (çok az bir miktardı bana göre) bir Jack gördüm. ‘Kendini rahatsız hissetmeni istemem. O yüzden, canın yanarsa bana derhal söyle.’ Gibisinden topuklu ayakkabıyla yürürse ayakları ağrır düşüncesine sahip birini gördüm. Sonrasında ayaklarını ovan bir Jack daha gördüm. Ve gerçekten romantik bir erkek göreceğimi sandım. Tamam yine gördüm ama hayalimdeki gibi değildi…
Yazarın Laurelyn’i 13.kız yapmasını ve 13’ün uğursuzluğunu şöyle bir düşününce… Belki de yazar 13ü uğurlu buluyordur diye düşünmekten kendimi alamadım. Güzel bir detay olmuştu. Tıpkı Laurelyn’in tamamen tesadüf eseri Jack’e Jack demesi gibi.
Tamam Jack’in değişeceğini biliyoruz, hissedebiliyoruz ama bunun ağırdan alınması benim çok hoşuma gitti. Noel için Laurelyn’i ailesinin evine davet etmeyişi gibi. Biraz kırıcı ama gerekli bir durumdu. Daha sonra ailenin yanından erkenden kaçıp Laurelyn’in yanına gelişi hoştu.
Aralarındaki esprilere gülümsediğim de doğrudur. Yazarın ‘ilişkide netlik’ konusuna yaptığı vurgular gözümden kaçmadı. Kitapta iki kişi de ne istediğini biliyordu. Ergenlik yoktu. Gayet olması gerektiği gibiydi diye düşünüyorum. Öyle saçma sapan kıskançlıklar, ergen tavırlar, şımarık bir kadın görmedim. Ve görmediğim için de gayet mutluyum.
Jack’in annesi de olmazsa olmazlardandı. Habire Jack’e öğretemedikleri hakkında üzgündü. Çok tatlıydı.Bir de ben aile üyeleriyle olan diyalogların daha fazla olmasını isterdim. Mesela Jack ve Chloe. Sonuçta kız kardeş,daha fazla konuşma daha fazla kavga isterdim. Aile için sıcak ve tatlı kavgalardan. Olmadı, bende içime gömdüm.
Şu asla kelimesini bu kadar keskin bir şekilde kullanmaktan korkuyorum. Kullananları da görünce ‘hıhı’ demekten kendimi alamıyorum. Neler olacağını nereden bilebilirsin. Olmaz dediğin oluyor genelde, bu yüzden annesinin gelin ve torun istemesine karşılık Jack’in ‘Bu. Asla. Olmayacak. Önce cehennemin buz tutması lazım.’ Tarzı düşüncelerini okuyunca küçümseyen gülüşlerimi atmadan edemedim.
Laurelyn’in gitmeden önce aklı başına gelen Jack sonunda sevdiğini kabullendi. Ama tahmin edersiniz ki çok geç kalmıştı. Laurelyn çoktan gitmişti.
Genel olarak sevdiğim yanları vardı evet, sevmediğim yanları da vardı. Çok mükemmel şeyler hissettiğimi söyleyemem. Nötr durumdayım. İkinci kitabın ilk kitaptan daha iyi olacağını ümit ediyorum.
ikincisini beklediğim ama bi türlü çıkmayan kitapların başında yer alan kitaptır..hoştur,sarar sarmalar,alır götürür..aşk hikayesi olması hikayenin bayacağı anlamına gelse de insanların birbirlerinde bulduğu güzellikler bakımından yüreğinize ince ince dokunur..

Benzer kitaplar

  • Yeni Bir Başlangıç
    6.7/10 (23 Oy)14 beğeni64 okunma8 alıntı1.260 gösterim
  • Kaç Benimle
    6.7/10 (21 Oy)16 beğeni74 okunma3 alıntı1.339 gösterim
  • Yaralı
    6.0/10 (25 Oy)11 beğeni67 okunma4 alıntı1.548 gösterim
  • Ateş
    6.6/10 (20 Oy)13 beğeni69 okunma1 alıntı1.276 gösterim
  • Sana Kapıldım
    5.4/10 (19 Oy)5 beğeni76 okunma1 alıntı1.502 gösterim
  • Uçuşta
    5.8/10 (40 Oy)12 beğeni106 okunma6 alıntı1.855 gösterim
  • Gizemli Adam
    7.7/10 (35 Oy)21 beğeni90 okunma2 alıntı2.190 gösterim
  • Yükseklerde
    6.6/10 (28 Oy)13 beğeni88 okunma1 alıntı1.111 gösterim
  • Savaş Benimle
    6.9/10 (18 Oy)12 beğeni65 okunma1 alıntı1.889 gösterim
  • Yerde
    5.5/10 (22 Oy)11 beğeni72 okunma1 alıntı836 gösterim
GEORGIA CATES ~ ACITAN GÜZELLİK
İki gün bile dolmadan bitirdiğim yaz günlerimi güzelleştiren aşk dolu kitabım.. (: Birbirlerinin kişiliklerine ve hatta gerçek adlarına dair hiçbir şey bilmeyen ve sadece mutlu olmak, unutmak isteyen bir genç kadın ve bir genç adam.. Adamın sınırları belliydi. Birliktw geçirmek istediği üç ayı vardı ve bu sürede kimliklerine dair hiçbir şey öğrenmeyeceklerdi, aşık olmayacak ve hatta bağlanmayacaklardı.. Üç ay sonra herkes kendi yoluna gidecekti. Ve bir daha asla birbirlerini görmeyeceklerdi.. Peki her şey bu kadar kolay mıydı ? Tabi ki hayır.. Tutku en beklenmedik anda kapınızı çalabilir ! ~ Kitap 18 yaşından büyük okuyucularımız için uygundur.. ~ (:
Aşktan kötü bir şekilde nasibi alan bir kız, ve süper zengin evliliğe uygun bekar bir iş adamı. Haliyle her ilişki yaşadığı kız kancayı takabilmek umuduyla peşini bırakmamaktadır Jack Henry'mizin. Buda kendine yeni bir yöntem bulmuş ve sözleşmeleri ilişkiler yaşamaya karar vermiş... Ve bu seferki avı da Laurelyn Prescott.
İsimlerini ve kişisel bilgilerini kesinlikle paylaşmıyorlar birbirleriyle. Başka isimler ile ve Laurelyn'in seks-hattı adını verdiği telefonla iletişime geçiyorlar.
Bu klişeyle oluşturulmuş tüm kurgularda olduğu gibi evdeki hesap çarşıya uymuyor tabi ki... Daha fazla detay vermeyeceğim okumak isterseniz kendiniz görürsünüz
Jack Mclachlan ilk gördüğü anda Laurelyn Prescott'tan etkilenmiştir. Ve ona bir teklifte bulunur. 3 ay boyunca birlikte olacaklardır. Ama gerçek kimliklerini asla bilmeyeceklerdir.

Peki bu anlaşma ne kadar devam edecek?
Aşk bu anlaşmanın neresindeydi?
Ya da ikisi birbirinden vazgecebildi mi?

Hepsinin yanıtları bu kitaplarda :)
"Takım elbiseler hoşuna gitmez mi?"
"Çok hoşuma gider ama başka ne tür kıyafetler giydiğini merak ettim."
"O halde, bunu öğrenmek için beni tekrar görmek zorundasın."
Georgia Cates
Sayfa 60 - Dex Plus

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Acıtan Güzellik
Alt başlık:
Beauty (Acıtan Güzellik) Serisi 1
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
356
ISBN:
9786050918557
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Beauty From Pain
Çeviri:
Belgin Selen Haktanır
Yayınevi:
Dex Yayınevi
Üç ay sürmesi konusunda anlaşmıslardı... Ama aşkları sınır tanımayacaktı.

Jack McLachlan nam-ı diğer Mağara Adamı, Avusturalya'nın en gözde bekârlarından milyoner bir şarap üreticisiydi. Başarısı, ünü ve zenginliği, romantik ilişkilerini karmaşık ve sorunlu bir hale getiriyordu, bu yüzden basitliği seçiyordu: isimsiz, kısa ilişkiler.
Bu onun oyunu ve kurallarıydı. Ta ki Laurelyn Prescott hayatına girene kadar.

Ateşli oyunun kuralları değismek zorunda kaldı, çünkü genç kadın öncekilere hiç benzemiyordu. Amerikalı nefes kesici müzisyenle iliskisi basladığı andan itibaren Jack'in ayakları yerden kesildi. Hiçbir sey planladığı gibi gitmemeye basladı ve Jack kuralları birer birer kendi elleriyle yıkmak zorunda kaldı.

Ve Laurelyn, mümkün olmayanı, mümkün kıldı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 66 okur

  • Aşkın Nur Karataş
  • NERGİS ALTAN
  • Mehtap Akalın
  • Burcu Erguvan
  • pınar bayrak
  • Irmak Eflin
  • Öznur Durgut
  • Merve Naykı
  • Gamze Sel
  • Aycan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%46.3
25-34 Yaş
%29.6
35-44 Yaş
%18.5
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%98.4
Erkek
%1.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.5 (2)
9
%19.4 (6)
8
%12.9 (4)
7
%19.4 (6)
6
%19.4 (6)
5
%16.1 (5)
4
%3.2 (1)
3
%3.2 (1)
2
%0
1
%0