Açlık Oyunları Açlık Oyunları (The Hunger Games) 1

8,5/10  (1.368 Oy) · 
5.494 okunma  · 
1.162 beğeni  · 
22.094 gösterim
Açlık oyunları başlasın ve şans hep sizden yana olsun! 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2015
  • Sayfa Sayısı:
    420
  • ISBN:
    9786050929997
  • Orijinal Adı:
    The Hunger Games
  • Çeviri:
    Taylan Taftaf
  • Yayınevi:
    Dex Kitap
  • Kitabın Türü:
İsmail Altunbüker 
 16 Tem 07:56 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Açlık Oyunları
Suzanne Collins'in yazdığı ilk kez 14 Eylül 2008'de yayınlandı tam 420 sayfa macera distopya türü eser.

Kitabın iyi yönleri farklı bir bakış açısı ve ilginç kurgusuyla insanı şaşırması, akıcı bir üslubu ve sağlam kurgusu var.

Kitabın kötü yönleri ise bazı yerde vahşice tasarlanmış bir oyun var. İnsan bu kitabı okuduğu zaman bu nasıl bir oyun diyor.

Konusu her yıl yönetim tarafından düzenlenen, fakirlerin çocuklarının katıldığı açlık oyunları tekrar başlaması. Ölümüne bir yarış kıran, kırana bir savaş bu yarışmada yalnızca bir kişi hayatta kalacak. O kişi hayatını kurtarmış olacak, işte bütün konu bunun üzerine kurulu.

Sonuç "Açlık Oyunları" Kimileriniz onu Sinemadan, Kimileriniz kitaplardan tanıyorsunuz. Bu kitap bana bir şey hatırlattı okurken, her sene ülkemizde olan, ramazan ayında oynadığımız açlık oyunlarını. Evet ramazanda hepimiz oynarız bu oyunu, boşuna aç susuz kalmalar. İnsanlara ben oruç tutuyorum mesajları göndermeler, oyun diyorum çünkü ülke genli bunu Allah için yaptığı yok. Gerçekten Allah emrediyor diye yapsalardı, o zaman bütün emirlere uymazlar mıydı ? Allah demiyor mu size : Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir. Bakara suresi 85. ayet Yani şunu demek istiyorum orucu tutup namaz kılmayanlar, namazı kılıp diğer emirleri göz ardı edenler maalesef açlık oyunlarındasınız. Gelelim kitap ve seri hakkında eleştiriye. Tüm seri hakkında şunu söyleyebilirim, seri çok sağlam başladı ama her kitapta tempo ve kurgu iflasa gitti. Tek kitap olarak kalsaydı yani ilk kitapta son bulsaydı süper bir kitaptı. Ama maalesef yazarımız kurguyu yürütüp para kazanmak istedi, buda her şeyi alt üst etti. Evet belki çok para kazandı ilk kitabın namı sayesinde ama bu seriyi güzel hale getirmez. Önemli olan para değil okuyucu memnuniyeti olmalı bence. Seri bir bütün olarak ele alırsak, vasat bir seri ama yok tek bu kitaba odaklanırsak, gerçekten harika bir kurgu diyebilirim. Bu konuda dürüst olmak lazım hakkı ne ise söylemeliyiz. Dediğim gibi orta halli ama distopya severler için beğenilebilecek bir eser olabilir. Okuyan, okuyacak olan tüm kitap sevenlere keyifli okumalar diliyorum. En tatlı, En güzel kitaplar sizlerin olsun Türkiye ...

Damla Köseoğlu 
16 Eki 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

- Geçmişte Kuzey Amerika olarak bilinen Panem ve 13 Mıntıka bir araya gelerek Capitol'ü oluşturuyorlar. Bu 13 mıntıkanın Capitol'e karşı ayaklanmasının ardından 12 mıntıka yenilgiye uğruyor, 13. mıntıka ise yok ediliyor. Kazananların yani gücü elinde bulunduranların geri kalan 12 mıntıkanın bilmesini istediği bir şey var: " İstedikleri zaman, istedikleri şekilde onları da yok edebilirler." Açlık Oyunları da bunu her daim hatırlatabilmek için kullandıkları bir araç. Ölümcül, yıkıcı, vahşi bir araç.
12 mıntıkadan seçilen ikişer kişi olmak üzere toplamda 24 kişinin ölümüne savaştığı bir araç. Sonunda ise tek bir kişi hayatta kalacak ve mıntıkasını rahatlatabilecek. Ancak bunun için yapması gereken bir şey var aralarında küçük çocukların da olduğu diğer 23 kişinin ölümünü izlemek hatta bunu bizzat kendisi gerçekleştirmek.

- Açlık Oyunları Serisi New York Times Bestseller, USA Today Bestseller, New York Times Yılın Unutulmaz Kitabı ve bunlar gibi birçok ödül sahibi bir seri. İlk kitap itibariyle seriyi sadece normal bir fantastik kitaplar dizisi olarak nitelendirmek yanlış olur. Günümüzden çok sonraki dönemleri anlatan Açlık Oyunları her devrin sorunlarını anlatıyor: Yoksulluk, yaşam savaşı, insanların canını hiçe sayan otorite. Suzanne Collins yeni bir düzen, yeni bir ülke, yeni karakterler yaratmakla kalmıyor fantastik öğeleri çok önemli bir konuyla birleştiriyor: "Mutlak hakimiyet sahiplerinin, insanlara gücün kimde olduğunu göstermeye yönelik dürtüleri."

- Açlık Oyunları hayal gücünüzü zorlamanın yanında sizi dünyanın gerçekleri, güç-zayıflık, otorite-halk gibi konular üzerinde de düşünmeye itiyor.

- Açlık Oyunları, Ateşi Yakalamak ve Alaycı Kuş olmak üzere 3 kitaptan oluşan Açlık Oyunları Serisi bilindiği üzere beyaz perdeye de aktarıldı. Filmlerin tamamını izlememiş biri olarak ilk aşamada kitapları okuyabilecek olmam nedeniyle kendimi şanslı sayıyorum. Kitapları okumak ardından filmleri izlemek için de fazlasıyla sabırsızlanıyorum. Son olarak bu tür kitaplara ön yargınız varsa bunu kırmanızı ve bu seriye bir an önce başlamanızı öneriyorum.

Selin 
20 Tem 23:35 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Çoğumuz Açlık Oyunları'nın ya filmini izledik ya da kitabını okuduk. Neredeyse hepimizin bu kitap serisi hakkında doğru veya yanlış bir fikri var. Bu nedenle uzun zamandır nasıl bir yorum yazsam diye kıvranıyorum.
Açlık Oyunları'nı ilk olarak birkaç yıl önce okumuştum. O zamanlar bu tür kitaplar okumaya yeni başlamıştım ve bu kitap sayesinde fantastik-distopya türünde okumaya devam ettim. (Bunu aklınızda tutun çünkü ileride bu konuya değineceğim.) İlk olarak sadece filmleri izlemiş olanlar için şunu söylemek istiyorum:

Eğer filmleri beğendiyseniz, kitapları da okumalısınız çünkü filmler, kitaplarla kıyaslandığında kesinlikle çok eksik ve berbat. Bana göre en kötü film uyarlamalarından biri. Ama lütfen kitabın Pegasus basımını alın. Çünkü Dex Yayınları, muhtemelen bütün yayın hayatı boyunca basacağı en kötü çeviriyi basmış ki, bu da beni bir diğer konu başlığına getiriyor.
Üzüntüyle söylemek zorundayım ki, altı yıllık okuma hayatım boyunca gördüğüm en kötü çeviriydi. Üzüntüyle söylüyorum çünkü bu çeviri isimlerinin üstünde büyük bir leke olarak kalacak. Yazının başında bu kitap sayesinde fantastik-distopya türünü okumaya devam ettiğimi söylemiştim. Hatırladınız mı? Ama çeviri öyle kötü ki, kitaptan nefret ettim. Kitap benim için öyle bir yere geldi ki, bir anda Açlık Oyunları ve Dünyanın En Şanslı Kızı benim için aynı değere sahip oldu. Kitabı okurken çeviri yüzünden resmen acı çektim. O anda hissettiklerim gerçekten tarifsiz. Bu konu hakkında daha fazla konuşmayacağım çünkü bu konunun üstünde ne kadar durursam, yazının nefret yazısına dönme ihtimali o kadar artıyor.
Kitaba dönecek olursak kitabın en sevdiğim yönü Katniss'in soğukluğunu çok net bir şekilde hissedebilmemiz. Favori karakterim her zaman Haymich olmuştur hatta Katniss'ı pek sevmem. Ne kadar bu kitapta göremesek de Başkan Snow'da sevdiğim karakterlerden biridir. Kitabın hoşuma gitmeyen tek tarafı biraz fazla basit yazılması. Sonuçta karakterler benden büyük değil ama bana göre yine de basit.

Nazlıhan 
11 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kuzey Amerika büyük kuraklıklar ve sonrasında denizin, karanın büyük kısmını kaplaması gibi süregelen felaketler sonrası yıkılır. Kısıtlı kaynaklar için büyük savaşlar olur. Bunun sonucunda Panem denilen on üç mıntıkadan oluşan bir devlet kurulur. Daha sonraları mıntıkalar Panem'in yönetildiği bölge olan Başkent'e karşı ayaklanır. Bu ayaklanmada mağlup edilen mıntıkalar ile başkent arasında İhanet Anlaşması imzalanır. Buna göre o karanlık günlerin bir daha yaşanmaması ve geçmişteki ayaklanmaları hatırlatmak için Açlık Oyunları oynanacaktır. Oyunun kuralları ise şöyledir:
Her mıntıkadan bir kız ve bir erkek çocuk oyunlara katılmaları için verilecek. Bu çocuklara haraç denilmekte. Birkaç haftalığına ölümüne mücadeleye giren yarışmacılar ölmemek için öldürmek zorunda kalacak. Ölmeden kalan son kişi yarışmanın galibi olacak.
Başkahramanımız Katniss'in kurada adı çıkan kardeşi Prim yerine haraç olmaya gönüllü olmasıyla olaylar gelişir. Katniss'in kardeşine bir anne şevkatiyle yaklaşması ve aralarındaki o bağ oldukça etkileyiciydi. Kitabın dili sadeydi. Daha önce filmini izlemiş olduğum halde okurken heyecanlandım. Kitap çok hızlı ilerledi neredeyse bir günde bitirdim. Daha önce filmini izlediğim halde beni heyecanlandıran kitapları başarılı buluyorum. O yüzden bu kitap da başarılı bir kitaptı. Kahraman bakış açısıyla yazılmış bir kitap. Yorumun devamı için blogumu ziyaret edebilirsiniz :) http://birkitaphirsizi.blogspot.com.tr/...-aclk-oyunlar-1.html

A. Melissa CÜMRÜ 
08 Haz 12:30 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yanlış hatırlamıyorsam ilk Pegasus Yayınları basmıştı bu seriyi. Şimdi D&R'da gezdiğimde bulamıyorum eski basımı. Bu gri renkteki basımlar var sadece.

Her neyse, incelemeye gelecek olursak: Açlık Oyunlarını çok severim. Konusu gereği ilgimi çekmekte geç kalmadı. Filmleri de ayrıca güzeldir. (Jennifer Lawrence'i tanıdım bu sayede.) Ama her zaman kitabını okuyup kendi hayal gücünüzle izlemekte fayda var. Daha eğlenceli oluyor.

Suzanne Collins'in bu seriyi yazarken Fütürizm akımından etkilendiğini düşünüyorum. Farklı bir distopya ama gerçekleşebilme olasılığı olan bir distopya. Artık üst sınıf mensuplarının zevkinden insanları ölümüne yarıştırdığı bir gelecekten bahsediyoruz, korkunç değil mi sizce? Ve biraz da tanıdık?

Kitabı güzelleştiren de Katniss Everdeen. Bu karakteri çok severim. Açıkçası ezeli sistem karşısında varlığıyla isyan eden insanları çok severim. Sonu ne ile sonuçlanırsa sonuçlansın inadına direnmek! Bu kitapta bu direnişin en iyi örneğini son sayfalarında Peeta'yla yaptığı davranışla görebiliyoruz.

Her yaştan insanın okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ayrıca sürükleyici bir kitap. Sadece bu kitap için değil, okununca hızlı biten bir seri de.

Ahmed Yasir Orman 
 27 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bazı kitaplar vardır elinizden bırakamazsınız. Uzasında uzasın istersiniz. Canınız sıkılınca okuduğunuz kitap aklınıza geldi mi heyecanlanırsınız yüzünüzde bir tebessüm oluşur. İşte bu kitap bu tanımladığım kitaplar listeme giriyor. Bu kitabı okurken 10. sınıfa gidiyordum O sıra arkadaşlarla okula yakın bir evde kalıyorduk. Oturduğumuz semt gecekondu mahallesi olduğu için içime bir daralma gelirdi. Bilirsiniz camdan baktığınızda her taraf sadece evden ibaret. Böyle bir ortamda canım sıkılınca sonuna kadar açılmış kaloriferin önündeki mindere yatar açardım açlık oyunlarını. Beni bu dünyadan uzaklaştırır farklı dünyalarda yolculuk yapmamı sağlardı. Hele ki kitabı okurken uyuya kalma yok mu kalktığınızda her tarafınız terden sırılsıklam olmuş falan. Tadı anlatılamaz bunun.
Biraz da kitaptan bahsedeyim. Yazar kahramanımız olan kızı çok iyi anlatmış bu yüzden karakterle bütünleştim. Yazar ezilmişliği ve bir devletin başka yerleri sömürmesini çok iyi göstermiş. Bu kitabın filmi de çıktı. Acaba sömürgeci devletler bir ders çıkartmış mıdır bu kitap ya da filmden!
Bu üçlemenin en güzel kitabı bence bu. Okumanızı tavsiye ederim. Okuduktan sonra filmini izlemek de ayrı bir tat.

Nisa Atasever 
03 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaa nasıl anlatılır bilemiyorum. İlk bilim kurgu kitabım. Böyle filmleri ve kitapları çok seviyorum. Yazarlarına da neredeyse tapıyorum. Yani bir insan olmayan şeyi nasıl düşünür yazar... Aslında çok önceden beri okumak istediğim bir seriydi fakat bir türlü zaman bulamadım. Bende tatilde -daha doğrusu interneti olmayan köy- canım sıkılır okurum diye aldım. Ve ba-yıl-dım. Serinin devamını almadığım için kendime deli gibi kızıyorum ve acayip merak ediyorum. Çok tuhaf bir his var içimde.. Bende gidip savaşmak istiyorum nedense.. Filmlerini de hiç izlemedim. Ama eve döner dönmez sanırım ilk yapacağım iş filmini izlemek olur. Hayran kaldım bu yazara.. Bu seri biter bitmez diğer serisi olan Yeraltı Günlükleri'ni de okuyacağım hemen.... Allaaah dayanamıyorum. Inception izleyenler bilir kitabı var mı bilmiyorum ama birazcık karışık fakat muhteşem bir filmdi. Onun kitabını okuyasaydım asla anlamazdım. Ama burda Suzanne hanım maşallah öyle bir akıcı yazmış ki... Ellerine kalemine sağlık hatun. Okuyun ya valla çok şey kaybedersiniz demedi demeyin ;)
Ahh Katniss Everdeen Alevler İçindeki Kız
Not: Kitapta bir kaç yerde ağladım. Ve internette Rue'nun şu melodisini bulunca daha çok ağladım...
:(((((

Ümran Bulut 
25 Mar 18:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aslında bu seriye başlamak hiç aklımda yoktu fakat ilk kitabını çok ucuz bir fiyata bulunca bu ayki tbr listeme ekledim.Zaten hepinizin bildiği bir seri olduğu için konusunu anlatma gereğini duymuyorum.Kitap bende biraz yavaş ilerledi ama bu kitaptan değil benden kaynaklanan bir sorun.Gayet akıcı ve merak uyandırıcı bir anlatım tarzı vardı.Konusu itibariyle de gayet özgündü ve ben bu seriyi okumayı geciktirdiğim için pişman oldum.İlk kitabın bu kadar dolu dolu olması çok güzeldi ama bir yandan da ikinci kitap için çelişkiye düşmeme neden oldu bu durum.Çünkü yazar ilk kitaplarda tüm düğümleri çözdü ve bütün merak uyandırıcı olayları bu kitaba koymuştu.Bu yüzden ikinci kitapta ne işleyeceğini deli gibi merak etsem de arka kapak yazısını inatla okumayı reddediyorum.Ben genelde arka kapak yazılarını okuduğum kitapların gidişatını tahmin ettiğim için pek heyecanı kalmıyor.Bu kitaba bu haksızlığı yapmayacağım.Bunun dışında kitapla ilgili diyebileceğim başka bir şey yok açıkçası.Gayet kaliteli ve bilindik bir distopya olduğu için daha fazla uzatmayacağım.Siz de benim gibi hala bu seriye başladıysanız bir an önce başlayın ileride pişman olursunuz.

Döngüsel 
18 Kas 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · Puan vermedi

Yıllar önce.. On yıl olmuş mudur? Olmuştur muhtemelen.. Bir arkadaş tavsiyesiyle serinin ilk kitabı ile tanıştım. Ne tanışmak ama! Tam bir haftada tüm seriyi okudum. Merak mı diyeyim, kitabın sürükleyiciliği mi diyeyim, yoksa boş zaman bolluğu mu diyeyim? Bilemiyorum. Bildiğim şey şu ki; o bir hafta sonunda gözlerimin feci derecede ağrıdığı, bir süre bu kadar uzun kitap okumamaya söz verdiğim olduğuydu. Okurken çok eğlendiğimi, film seyreder gibi sayfaların gözümde canlandığını hatırlıyorum. Okurken adeta yaşıyordum da. Hatta, muhakkak ben bu filmi bir yerde gördüm diyordum, öylesine tanıdıktı anlatılanlar. Belki Zeyna’yı canlandırmıştım gözümde. İster istemez savaşçı bir kadın kimliğine, Zeyna gibi sert hatlı bir kız yerleştirdim zihnime. Ve filmi çekildiğinde, masum suratlı Jennifer Lawrance’i görünce şok oldum bu yüzden. Bendeki vahşi kızla alakası yoktu gördüğüm Katniss’in. Hayal kırıklığı yaşamıştım. Olmamıştı bu.. Beğenemedim, izleyemedim devamını. Bendeki Katniss saklı kalsın bende. Bozmadım..

Meltem Parlak 
02 Tem 14:57 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

KAZANMAK ÜN VE TALİH ANLAMINA GELIR. KAYBETMEKSE ÖLÜM. ŞANS DAİMA SİZİNLE OLSUN. ACLIK OYUNLARI BASLASIN...

Bu seri ile tanışmak için epey geç kalmışım.. Tek kelime ile muhteşemdi.. Bitmek bilmeyen bir macera ve müthiş bir aşk.. Büyük bir merak ve heyecanla sayfaları çevirdim..

Capitol'ün egemenliği altında on iki mıntıka var. Zorlu hayat koşulları arasında mücadele veren yaşları 12 ile 18 arasında değişen 12 kız ve erkek, her yıl yapılan Açlık Oyunlarına katılıyorlar.. Kura sistemi ile seçiliyorlar ve oyun canlı yayında herkes tarafından izleniyor.. 16 yaşındaki Katniss de bunlardan biridir. Kardeşinin yerine geçerek ölüm cezası olarak gördüğü bu görevi üzerine alır.. Katniss hayatta kalabilecek mi ? Bir yandan hayatta kalmak için savaş verirken diğer yandan da duyguları ile boğuşmaktadır.. Kesinlikle tavsiye edeceğim harika bir kitap..