Adaları Seven Adam

7,9/10  (10 Oy) · 
20 okunma  · 
5 beğeni  · 
669 gösterim
Joseph Conrad'ın Zafer adlı romanının kahramanı Axel Heyst, "Bu adalara vurgunum ben!" der. D.H. Lawrence'ın Adaları Seven Adam adlı uzun öyküsü de "Adaları seven bir adam vardı" diye bir masal gibi başlar. Çevresine yabancılaşmış modern insanın, mutluluğu kaçışta aramasını dile getiren Lawrence, Axel Heyst'i başka bir düzeyde yeniden anlatır sanki. "Hiç kimsenin bir ada olmadığını", bir kaçış ütopyasının çağdaş yaşamın insan bilincinde yarattığı bunalımlara çözüm getiremeyeceğini bir daha gösterir Lawrence. Bu bakımdan amacı, eninde sonunda Conrad'ınkiyle birleşir. Lawrence'ın kahramanı da herkesten uzaklaşmak, bir adaya, yalnız kendisinin olacak bir adaya, kendi dünyasına kapanmak ister. Bu özlemi gerçekleşir. 
Akşit Göktürk

Adaları Seven Adam çağdaş dünya edebiyatının en önemli yazarlarından D.H. Lawrence'ın üç öyküsünü bir araya getiriyor: "Adaları Seven Adam", "Dokundun Bana", "Sallanan At Birincisi".
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    126
  • ISBN:
    9786055904371
  • Orijinal Adı:
    The Man Who Loved Islands
  • Çeviri:
    Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster
  • Yayınevi:
    Notos Kitap
  • Kitabın Türü:
Gökhan Aktaş 
 04 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Kimi insanların zihinlerinde çokça canlandırdıkları bir ada fantezileri vardır. Genelde toplumdan ve insan ilişkilerinden kaçışı sembolize eder. Ulaşımın kısıtlı olduğu ve insanın kendiyle baş başa kalabileceği, kendine de yetebileceği kurgusuyla bezenmiş bir fantezidir bu. Ada fantezisi genelde ekvator kuşağındadır, her daim tropikal iklim hakimdir. Ha bir de palmiye ağaçları... Palmiye olmazsa olmaz!

Edebiyat geçmişine bakıldığında ilk olarak İbn Tufeyl'in Hay Bin Yakzan ında bir adada yalnız kalan bir insanın kendisi ve çevresiyle olan durumu anlatılmıştır. Hay bin yakzan'da gerçi adanın biricik insanı adada doğmuştur, dış dünyayla perçinleri bozulmamış, kapalı bir ilişkisizliği vardır. Tanrı-Alem-Adem figürünün incelendiği bu kitap daha sonra batı edebi metinlerini etkileyerek Robinson Crusoe un doğumuna sebep olmuştur. Robinson Crusoe ise bilinçli bir seçin değil de bir mecburiyet sonucu ada yaşamına girmiş bir acaip adalı'dır. Onun kendisi ve çevresiyle girdiği amasız mücadele anlatılmıştır. Başka bir örnekte, Sineklerin Tanrısı dır. Eser, mahrumiyet durumundaki insan davranışları ve hiyerarşinin acımasızlığı üzerine yoğunlaşmıştır. Çocuk hiyerarşisi !

Dinsel metinlerde de adalı insana dair anlatımlara değinilmiştir. El-Münziri'nin Tergib ve Terhib isimli eserinde Hz. Muhammed'den adada tek başına yaşayan bir insanın yaşamı ve neticesinde, ahirette ki durumu hadis olarak aktarılmıştır. Dinsel metin de olsa kanaatimce konuya dahil edilebilir.

Esere girersek, kitaba daha çok deneme demek yerinde olur. Kısa bir kitap ve olaylar örgüsünün hızlı bir şekilde gerçekleştiği de görülebilir. Dolayısıyla eserde anlatılan konulara dair ne söylesem spoiler vermiş olacağım için, içeriği kısaca ifade etmem gerekirse; Ada'da yaşamayı seçmiş bir insanın kendisi, çevresi (toplum) ve doğa ile alakalı durumuna kısaca değinilmiştir. Ada'daki bir insanın yaşamı kısaca üç farklı örnekle anlatılmıştır diyebilirim. Üç örnekten her biri farklı bir insan-ada ilişkisini ortaya koyar. Keyifli okumalar dilerim.

Kitaptan 10 Alıntı

Sergen Özen 
 16 Şub 00:24 · Kitabı okudu · 6/10 puan

"Kuşkumuz olmazsa, işler yolunda," dedi Paul. "Kuşkuya düşersek yitiriyoruz."

Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 111 - Notos Kitap Yayınevi, 2013. 1. basım, Çeviren: Celâl Üster - Ayşe Nihal Akbulut)Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 111 - Notos Kitap Yayınevi, 2013. 1. basım, Çeviren: Celâl Üster - Ayşe Nihal Akbulut)
Buse Koparal 
28 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ne kadar çok sesi vardı denizin!

Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 34 - Notos Kitap Yayınevi, 1. Baskı, Ocak 2013,  Çeviri: Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster)Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 34 - Notos Kitap Yayınevi, 1. Baskı, Ocak 2013, Çeviri: Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster)
Buse Koparal 
28 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Adalı, "Bu mutluluk mu?" diye sordu kendi kendine. Sonra kendi kendini yanıtladı: "Bir düşte gibiyim. Hiçbir şey duyumsamıyorum ya da ne duyumsadığımı bilmiyorum. Gene de, mutluymuşum gibi geliyor bana."

Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 37 - Notos Kitap Yayınevi, 1. Baskı, Ocak 2013,  Çeviri: Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster)Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 37 - Notos Kitap Yayınevi, 1. Baskı, Ocak 2013, Çeviri: Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster)
Buse Koparal 
28 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Adasının alçak tepesinde oturup denize bakı­yordu; görünürde başka hiçbir şey yoktu, yalnızca soluk, sessiz deniz. Ve puslu okyanus gi­bi, zihninin puslu bir dinginliğe büründüğünü duyumsayışı.

Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 47 - Notos Kitap Yayınevi, 1. Baskı, Ocak 2013,  Çeviri: Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster)Adaları Seven Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 47 - Notos Kitap Yayınevi, 1. Baskı, Ocak 2013, Çeviri: Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster)
Noir 
25 Oca 13:18 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Adaları seven bir adam vardı. Bir adada doğmuştu, ama çok kalabalık olduğu için oradan hoşlanmıyordu. Onun istediği, tümüyle kendisinin olacak bir adaydı: Orada ille de bir başına yaşaması gerekmiyordu, ama orayı kendi dünyası kılmalıydı.

Adaları Seven Adam, D.H. LawrenceAdaları Seven Adam, D.H. Lawrence
Noir 
27 Oca 21:18 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ses duymak istemiyordu. Farkında olmadan kedisiyle konuşacak olsa, kendi sesinin sesinden bile deliye dönüyordu.

Adaları Seven Adam, D.H. LawrenceAdaları Seven Adam, D.H. Lawrence
Ahmet Aydın 
27 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Adalı olmanın tehlikesi budur. Kentte, tozluklarını giyip iliklerine kadar duyduğun ölüm korkusuyla trafikten canını kurtarmaya çabalarken, sonsuz zamanın yılgılarından çok uzaktasındır. Oysa küçük adan zamanın içine girdiği an, uzaydaki evren çevrende hızla dönmeye başlar.

Adaları Seven Adam, D.H. LawrenceAdaları Seven Adam, D.H. Lawrence