Adaları Seven AdamD.H. Lawrence

·
Okunma
·
Beğeni
·
800
Gösterim
Adı:
Adaları Seven Adam
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
126
ISBN:
9786055904371
Orijinal adı:
The Man Who Loved Islands
Çeviri:
Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster
Yayınevi:
Notos Kitap
Joseph Conrad'ın Zafer adlı romanının kahramanı Axel Heyst, "Bu adalara vurgunum ben!" der. D.H. Lawrence'ın Adaları Seven Adam adlı uzun öyküsü de "Adaları seven bir adam vardı" diye bir masal gibi başlar. Çevresine yabancılaşmış modern insanın, mutluluğu kaçışta aramasını dile getiren Lawrence, Axel Heyst'i başka bir düzeyde yeniden anlatır sanki. "Hiç kimsenin bir ada olmadığını", bir kaçış ütopyasının çağdaş yaşamın insan bilincinde yarattığı bunalımlara çözüm getiremeyeceğini bir daha gösterir Lawrence. Bu bakımdan amacı, eninde sonunda Conrad'ınkiyle birleşir. Lawrence'ın kahramanı da herkesten uzaklaşmak, bir adaya, yalnız kendisinin olacak bir adaya, kendi dünyasına kapanmak ister. Bu özlemi gerçekleşir. 
Akşit Göktürk

Adaları Seven Adam çağdaş dünya edebiyatının en önemli yazarlarından D.H. Lawrence'ın üç öyküsünü bir araya getiriyor: "Adaları Seven Adam", "Dokundun Bana", "Sallanan At Birincisi".
Kimi insanların zihinlerinde çokça canlandırdıkları bir ada fantezileri vardır. Genelde toplumdan ve insan ilişkilerinden kaçışı sembolize eder. Ulaşımın kısıtlı olduğu ve insanın kendiyle baş başa kalabileceği, kendine de yetebileceği kurgusuyla bezenmiş bir fantezidir bu. Ada fantezisi genelde ekvator kuşağındadır, her daim tropikal iklim hakimdir. Ha bir de palmiye ağaçları... Palmiye olmazsa olmaz!

Edebiyat geçmişine bakıldığında ilk olarak İbn Tufeyl'in Hay Bin Yakzan ında bir adada yalnız kalan bir insanın kendisi ve çevresiyle olan durumu anlatılmıştır. Hay bin yakzan'da gerçi adanın biricik insanı adada doğmuştur, dış dünyayla perçinleri bozulmamış, kapalı bir ilişkisizliği vardır. Tanrı-Alem-Adem figürünün incelendiği bu kitap daha sonra batı edebi metinlerini etkileyerek Robinson Crusoe un doğumuna sebep olmuştur. Robinson Crusoe ise bilinçli bir seçim değil de bir mecburiyet sonucu ada yaşamına girmiş bir acaip adalı'dır. Onun kendisi ve çevresiyle girdiği amasız mücadele anlatılmıştır. Başka bir örnekte, Sineklerin Tanrısı dır. Eser, mahrumiyet durumundaki insan davranışları ve hiyerarşinin acımasızlığı üzerine yoğunlaşmıştır. Çocuk hiyerarşisi !

Dinsel metinlerde de adalı insana dair anlatımlara değinilmiştir. El-Münziri'nin Tergib ve Terhib isimli eserinde Hz. Muhammed'den adada tek başına yaşayan bir insanın yaşamı ve neticesinde, ahirette ki durumu hadis olarak aktarılmıştır. Dinsel metin de olsa kanaatimce konuya dahil edilebilir.

Esere girersek, kitaba daha çok deneme demek yerinde olur. Kısa bir kitap ve olaylar örgüsünün hızlı bir şekilde gerçekleştiği de görülebilir. Dolayısıyla eserde anlatılan konulara dair ne söylesem spoiler vermiş olacağım için, içeriği kısaca ifade etmem gerekirse; Ada'da yaşamayı seçmiş bir insanın kendisi, çevresi (toplum) ve doğa ile alakalı durumuna kısaca değinilmiştir. Ada'daki bir insanın yaşamı kısaca üç farklı örnekle anlatılmıştır diyebilirim. Üç örnekten her biri farklı bir insan-ada ilişkisini ortaya koyar. Keyifli okumalar dilerim.
ADALARI SEVEN ADAM
Kalabalıkları sevmeyen, insanlardan uzak olmayı tercih eden, hatta kendi varlığını bile rahatsız edici bulan bir adam... Kendi köşesine, sadece ona ait olan bir köşeye çekilmeyi uzun zamandır bekliyor, ve sonunda bir gün istediğine ulaşıyor. Fakat bu ulaşım pek de onun beklediği gibi gitmiyor ne yazık ki. Hayaller bazen hayalken daha güzeldir, ya da bu bey gibi kendimizi çok kaptırmamamız gerekir.

Kendi kişiliğini yansıttığı için adaları bu kadar çok seviyor galiba kahramanımız. Tabi ki her değişen adayla birlikte kendini keşfediyor, daha karanlık, dünyadan daha kopmak isteyen bir benlik. Adaların değişimi karakterimizin de ve hatta bizim bile içimize ayna olabilir.

DOKUNDUN BANA
Babaların kızlarına sahip olduğu, erkek evladın her şey olduğu zamanlar...
Bir çömlekçi ailesini konu alıyor hikayemiz. Mr. Rockley ölüm döşeğinde 3 kız 1 üvey evlat sahibi bir babadır. Vakti dolmak üzeredir ve tüm mal varlığını dul olan 2 kızına eşit paylaştırır. Fakat uzun süre ortalarda gözükmeyen üvey evlat Hadrian'ın gelmesi her şeyi değiştirir.

Oğul babanın aklını çeler, belki de sadece kızının mutluğunu düşünür - ona sormadan!) ne komik.

İnsanların birbirleriyle para için evlenmeleri, çocuklarını satmaları ne acı bir olay. Hala daha oluyor ki şu zamana kadar kendimizi ne kadar değiştirebildik acaba? İnsanlar tuhaf; elbetteki anne baba (insan olanlar) evlatlarının iyiliğini, mutluluğunu düşünürler. Fakat sırf ebeveyn olmaları çocukları üstünden hak idda etmeleri ve onları zorunlu bir yola sokmaları doğru değil.
Sırf eli eline değdi diye ayıplanıp zorla evlendirilen insanlar da ayrı bir konu. Yine burada da bir kadın sahiplenmesi. Gerçekten acı olaylar ve bunların günümüzde hala yaşanıyor olması daha da bir acı.

SALLANAN AT BİRİNCİSİ
Para talihtir. Hikayenin özü. Para her şey olduğu gibi talihtir de. Ve tabi toplumumuzda görülen sosyal yapıda olduğu gibi yine paranın nasıl geldiğini, kazanıldığını bilip umursamadan hep harcayan, daha da harcayan bir anne var. Oğlu Paul, bilinmez bir şekilde tüm at yarış sonuçlarını bilir ve para kazanmaya başlar. Hiç yetmemiş, yetmeyen ve yetmeyecek olan zalim para!

Hayatımızın böylesine maddiyata çevrilmesi ve buna da bizim izin verişimiz tuhaf. Siyaseti, eğitimi, toplumu, insanları yöneten yegane şey. Garip.

Kitap da genel olarak hoşuma gitti diyebilirim. Cümleler, anlatım gayet akıcı ve hoştu. Tavsiye edilir efendim, iyi okumalar.
Bir yaz gecesi oturup bir ada'da olmayı hayal etmiştik. Belki kitap hayal ettiğimiz gibi bir hikaye anlatmıyor ama güzel bir anıyı hatırlattı bana.( zaten o kadar güzel olmaz da ) Kitaplarda birçok şeye rastladım en güzeli buydu. @cengiz94
"Kuşkumuz olmazsa, işler yolunda," dedi Paul. "Kuşkuya düşersek yitiriyoruz."
D.H. Lawrence
Sayfa 111 - Notos Kitap Yayınevi, 2013. 1. basım, Çeviren: Celâl Üster - Ayşe Nihal Akbulut
Ne kadar çok sesi vardı denizin!
D.H. Lawrence
Sayfa 34 - Notos Kitap Yayınevi, 1. Baskı, Ocak 2013, Çeviri: Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster
Adalı, "Bu mutluluk mu?" diye sordu kendi kendine. Sonra kendi kendini yanıtladı: "Bir düşte gibiyim. Hiçbir şey duyumsamıyorum ya da ne duyumsadığımı bilmiyorum. Gene de, mutluymuşum gibi geliyor bana."
D.H. Lawrence
Sayfa 37 - Notos Kitap Yayınevi, 1. Baskı, Ocak 2013, Çeviri: Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster
Adasının alçak tepesinde oturup denize bakı­yordu; görünürde başka hiçbir şey yoktu, yalnızca soluk, sessiz deniz. Ve puslu okyanus gi­bi, zihninin puslu bir dinginliğe büründüğünü duyumsayışı.
D.H. Lawrence
Sayfa 47 - Notos Kitap Yayınevi, 1. Baskı, Ocak 2013, Çeviri: Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster
Ses duymak istemiyordu. Farkında olmadan kedisiyle konuşacak olsa, kendi sesinin sesinden bile deliye dönüyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Adaları Seven Adam
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
126
ISBN:
9786055904371
Orijinal adı:
The Man Who Loved Islands
Çeviri:
Ayşe Nihal Akbulut, Celal Üster
Yayınevi:
Notos Kitap
Joseph Conrad'ın Zafer adlı romanının kahramanı Axel Heyst, "Bu adalara vurgunum ben!" der. D.H. Lawrence'ın Adaları Seven Adam adlı uzun öyküsü de "Adaları seven bir adam vardı" diye bir masal gibi başlar. Çevresine yabancılaşmış modern insanın, mutluluğu kaçışta aramasını dile getiren Lawrence, Axel Heyst'i başka bir düzeyde yeniden anlatır sanki. "Hiç kimsenin bir ada olmadığını", bir kaçış ütopyasının çağdaş yaşamın insan bilincinde yarattığı bunalımlara çözüm getiremeyeceğini bir daha gösterir Lawrence. Bu bakımdan amacı, eninde sonunda Conrad'ınkiyle birleşir. Lawrence'ın kahramanı da herkesten uzaklaşmak, bir adaya, yalnız kendisinin olacak bir adaya, kendi dünyasına kapanmak ister. Bu özlemi gerçekleşir. 
Akşit Göktürk

Adaları Seven Adam çağdaş dünya edebiyatının en önemli yazarlarından D.H. Lawrence'ın üç öyküsünü bir araya getiriyor: "Adaları Seven Adam", "Dokundun Bana", "Sallanan At Birincisi".

Kitabı okuyanlar 26 okur

  • veysel demirkol
  • İbrahim Can
  • ecitah
  • Zübeyde Uyutmaz
  • Zümrüt Liz
  • Hüzünlü Palyaço
  • Ben de Severim Kitapları
  • Sergen Özen
  • Yok
  • salih

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.3 (3)
9
%0
8
%27.3 (3)
7
%18.2 (2)
6
%27.3 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0